Son sürümde değişti Önceki sürümde değiştiMülga
Madde dahilindeki — Ancak bir veri kayıt sisteminin parçası olmayan otomatik olmayan işlemelerde ve 28/1.
Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Dolayısıyla doğrudan
adresleyen atıf hükmü nedeniyle, kapsam içinde kalanlar ile kapsam dışında kalanlar için
belki de aynı fiillerden fakat farklı suç tiplerinden cezai himaye söz konusu olabilecek,
bu da eşitlik ilkesi gereği çelişkiye neden olacaktır. İkinci husus ise içtima noktasında
karşımıza çıkmaktadır. Kişisel verilerin korunması Anayasa’da “Özel Hayatın Gizliliği
ve Korunması” kısmının “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 20. maddesinde düzenlenmiş,
Türk Ceza Kanunu’nda “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının, “Özel Hayata ve Hayatın
Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Kişisel Verilerin Korunması
Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı “özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin
temel hak ve özgürlüklerini korumak” şeklinde geçmektedir. Görüldüğü üzere,
kişisel verilerin korunması kavramı, kanun metodolojisinde özel hayat alanı içinde
yer bulmuş ve özel hayatın gizliliği çerçevesinde tartışılmıştır. Oysa özel hayat alanı
içindeki veriler, çoğunlukla kişisel veri olarak nitelendirilebilirken, her kişisel veri özel
hayat alanı içinde nitelendirilemez. Hal böyle iken yargılamalarda Türk Ceza Kanunu;
suçun özel hayat alanında olması durumunda özel hayatın gizliliği kapsamında, aksi
durumda ise kişisel verilerin korunmasına ilişkin suçlar kapsamında özel norm-genel
norm şeklinde değerlendirilerek uygulanmıştır. Ancak Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu’nun 17/1. atıf hükmü gereğince ceza kanununda uygulanabilecek maddeler
açıkca belirtildiğinden, Kişisel Verilerin Korunması Kanun’nun kapsamı dahilindeki
kişi ve fiiller için, yargılamalarda esas alınan işbu kriterlerle oluşan içtihat geçerliliğini
kaybetmiş olmaktadır. Diğer taraftan yargılamalarda uygulanacak kanun maddesinin
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında olan ve olmayan kişi/fiiller açısından
farklı olması neticesi de ortaya çıkmakta, bu da yine eşitlik ilkesi gereğince çelişkiye
neden olmaktadır.(Ketizmen, Kart 267) Bu nedenlerle, Kişisel Verilerin Korunması
124
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Kanunu’nda doğrudan ceza maddelerini adresleyen atıf hükmü yerine, somut duruma
göre Türk Ceza Kanunu’ndaki diğer suç tiplerini de içine alacak şekilde “ilgili hükümler”
şeklinde bir ibarenin bulunması yerinde olacaktır.
Türk Ceza Kanunu’nda “Kişisel Verilerin Kaydedilmesi” suçunun düzenlendiği 135.
maddenin 2. fıkrasında “Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık
durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca
verilecek ceza yarı oranında artırılır.” denilmek suretiyle suçun nitelikli hali belirtilmiştir.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 6/1. maddesinde ise, “Özel Nitelikli Kişisel
Veri”, “Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer
inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza
mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel
nitelikli kişisel veridir” şeklinde tanımlanmıştır. İdari düzenlemede tahdidi olarak sayılan
bu veri türleri ayrıcalıklı düzenlemeye tabi tutulmuş iken ceza düzenlemesinde nitelikli
hale tümüyle dahil edilmemiştir. Şöyle ki; “etnik köken”, “mezhep veya diğer inançlar”,
“kılık ve kıyafet”, “dernek, vakıf üyeliği”, “ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle
ilgili veriler”, “biyometrik ve genetik veriler”; Türk Ceza Kanunu’nda nitelikli hal olarak
bulunmamaktadır. Dolayısıyla, “Özel Nitelikli Kişisel Veri” kategorisindeki verileri
işlemenin, mutlaka ağırlaştırıcı bir ceza sorumluluğu getireceğini söylemek doğru
olmayacaktır.(Küzeci 373) Konu itibariyle birbirine yakın veri türleri söz konusu
olduğundan adil bir yaklaşım adına Türk Ceza Kanunu’nda değişikliğe gidilerek sayılan
veri türlerinin de nitelikli halden sayılması yerinde olacaktır. Diğer taraftan Türk
Ceza Kanunu’nda nitelikli haller arasında sayılan ancak Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu’nda yer almayan “ahlaki eğilimler” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği
de muğlaktır. Kanunun şerhinde de bu konuda bir açıklık bulunmadığından genel
düzenlemeler ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir ki bu da belirlilik ilkesi gereği
yerinde görülmemektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” ve
“Verileri Yok Etmeme” suçlarını düzenleyen 136. ve 138. maddelerinin başlıklarında;
sadece “veriler” ifadesine yer verilmiştir. Oysa, işbu maddelerde kendilerinden önceki
Madde g
veri” olduğu aşikardır. (Koca, Üzülmez 591) Türk Ceza Kanunu’nda kişisel verilere
ilişkin suçlar, kanun sıralamasında sadece kendilerine ayrılmış ayrı bir kısımda yer
almadığından ve veri kavramının kapsamı, kişisel veri kavramının kapsamından oldukça
geniş olduğundan Türk Ceza Kanunu’nda işbu madde başlıklarında kişisel veri ifadesine
yer verilmesi yerinde olacaktır.
Türk Ceza Kanunu’nun 136. Maddesinde düzenlenen “Verileri Hukuka Aykırı Olarak
Verme veya Ele Geçirme” suçunun madde başlığında suça vücut veren “verme” ve “ele
geçirme” fiillerinden bahsedilmiştir. Ancak madde içeriğinde, işbu fiillerden farklı olarak
“yayma” fiilinden de bahsedilmektedir. Madde metninin içeriği, “verme” fiili, “yayma”
fiili ve “ele geçirme” fiillerinden bahsedilerek kaleme alınmışken, başlığında sadece
“verme” ve “ele geçirme” fillerinin yer almış olması doğru görülmemiştir. Dolayısıyla
hem kanunilik ilkesinin gereklerine uyulabilmesi hem de kanun yapma tekniği açısından
ilgili madde başlığında “yayma” fiiliIn. UinLdUeSbLeAliRrtAilRmAeSsIi yerinde olacaktır. (Özbek, Doğan,
12-14
Bacaksız 592) KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ Kasım 2021
125
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ALBAYRAK AKDEVECİ ; Yargı İşlemlerinde Kişisel Verilerin Korunması
Türk Ceza Kanunu’nun 137. maddesinde, 135 ve 136. maddelerde düzenlenen suç
tiplerinin nitelikli haline yer verilmiştir. Madde, “…b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı
kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
şeklindedir. Kanun koyucunun “meslek ve sanat” ifadesinde, “veya” bağlacı yerine “ve”
bağlacını tercih etmesiyle failin hem mesleği hem de sanatından yararlanması koşulu
aranacak, bu da uygulama alanının daralmasına neden olabilecektir. (Özbek, Doğan,
Bacaksız 584) Dolayısıyla madde metnindeki “ve” bağlacının “veya” olarak değiştirilmesi
yerinde olacaktır.
Türk Ceza Kanunu’nun 138. maddesinde, “Verileri Yok Etmeme” suçu, “Kanunların
belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü
olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir”
şeklinde düzenlenmiştir. “Verileri Yok Etmeme” suçunun oluşması için; “kanunların
belirlediği sürelerin geçmiş olması”; “failin bu verileri sistem içinde yok etmekle
yükümlü olması”; “failin bu verileri yok etmemiş olması” gerekir. Ancak Kişisel Verilerin
Korunması Kanunu perspektifinden baktığımızda, “kanunların belirlediği sürelerin
geçmiş olması” ile “failin bu verileri yok etmemiş olması” noktalarında farklılık göze
çarpmaktadır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Kişisel verilerin silinmesi, yok
edilmesi veya anonim hale getirilmesi” başlıklı 7/1. maddesi “Bu Kanun ve ilgili diğer
kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren
sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine
veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir.” şeklindedir. Yine
17/2. maddesi “Bu Kanunun 7 inci maddesi hükmüne aykırı olarak; kişisel verileri
silmeyen veya anonim hale getirmeyenler 5237 sayılı Kanunun 138 inci maddesine göre
cezalandırılır.” şeklinde Türk Ceza Kanunu’na atıf yapmıştır. Görüldüğü üzere öncelikle
Türk Ceza Kanunu sadece “kanunları belirlediği sürelerin geçmiş olması” unsurunu
gözetirken, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, “işlenmesini gerektiren sebeplerin
ortadan kalkmasını” da belirterek suçun unsurunu genişletmek durumunda kalmıştır.
(Ketizmen, Kart 266) Diğer nokta açısından ise Türk Ceza Kanunu sadece “yok etme”yi
öngörmektedir. Nitekim suçun başlığı da “yok etmeme suçu”dur. Oysa Kişisel Verilerin
Korunması Hukuku “yok etme”yi, “silme”yi ve “anonim hale getirme”yi ayrı olarak
değerlendirmekte, hepsini birden ise “imha” olarak nitelemektedir. Bu nedenle Kişisel
Verilerin Korunması Kanunu’nda bahsedilen tüm fiilleri, Türk Ceza Kanunu’ndaki
138. madde karşılamamaktadır. Nitekim kanun koyucu 17. madde ile “yok etmeme”
fiiline, “silme” ve “anonim hale getirme”yi de ekleyerek Türk Ceza Kanunu’ndaki
suçun unsurunu genişletmek durumunda kalmıştır. Bu nedenlerle amaçla bağlılık
ilkesi gereğince Türk Ceza Kanunu’ndaki suç başlığının “İmha Etmeme” olması, suçun
unsurlarının da “işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması”; “failin bu verileri
sistem içinde yok etmekle yükümlü olması”; “failin bu verileri imha etmemiş olması”
şeklinde düzenlenmesi yerinde olacaktır. Diğer taraftan Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu, ilgili suçun unsurlarında değişikliğe giderken, sadece “anonim hale getirme”
fiilini kanun düzeyinde tanımlamış, “silme”, “yok etme” ve “imha”yı ise “Kişisel Verilerin
Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik”in 4., 8.
ve 9. maddeleriyle tanımlamıştır. Oysaki Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerin sadece
kanun ile sınırlanabileceğine dair açık hükmü gereğince Kişisel Verilerin Korunması
Kanun’unda tanımlanmış olmaları yerinde olurdu.
126
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Türk Ceza Kanunu’nun 138. madde içeriğinde verileri, “sistem içinde yok etmek” ifadesi
geçmektedir. “Sistem” ifadesi akla, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda tanımlanan
“Veri Kayıt Sistemi”ni getirmektedir. Kanuni tanıma göre “Veri Kayıt Sistemi”; “kişisel
verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği kayıt sistemi”dir. Kanun koyucu
eğer veri kayıt sistemini kastediyor ise suçun konusunu; otomotik yollarla işlenen kişisel
veriler ile otomatik olmayan yollarla en az iki verinin belirli bir kriterle işlendiği bir
sistemde işlenen kişisel veriler oluşturacaktır. Bu durumda Türk Ceza Kanun’nda açıkca
“sistem” yerine, “veri kayıt sistemi” ifadesinin yer alması yerinde olur. Eğer “sistem”
ifadesinden herhangi bir sistem kastediliyor ise bu kez suçun konusunu; otomatik yollarla
işlenen kişisel veriler ile otomatik olmayan yollarla kriter gözetmeksizin bir sistem içinde
işlenen kişisel veriler oluşturacaktır. Ancak bu kez de yok etmekle yükümlü olunmasına
rağmen bir sistem içinde olmayan veriler kapsam dışında kalacak, bu şekildeki dar
yorum amaçla örtüşmeyecektir. Dolayısıyla kanun koyucunun bu çelişkilerin önüne
geçmek üzere Türk Ceza Kanunu’nda “sistem” ifadesini madde metninden çıkarması
daha yerinde olur.(Küzeci,65)
“Kişisel Verilerin Korunması Hukuku”nda korunan hukuki değer ve koruma ile
amaçlanan hedef belirlendiğinde, kanun koyucunun veri koruma hukukuna bakış açısı da
ortaya çıkmaktadır. Tüm bu vb. çelişkili hususlara rağmen “Kişisel Verilerin Korunması
Hukuku”nun ülkemizde gelişmeye açık bir alan ve radikal bir düzenleme olduğu gerçeği
hem teoride hem pratikte daha yolumuzun uzun olduğunu göstermektedir.
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
127
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ALBAYRAK AKDEVECİ ; Yargı İşlemlerinde Kişisel Verilerin Korunması
KAYNAKÇA
Ketizmen Muammer, Aslıhan Kart; Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 17. Maddesi
ve Yargıtay Kararları Doğrultusunda, Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Suç Teşkil
Eden Fiiller Açısından Uygulanacak Norm Hakkında Değerlendirme; KHM Cilt 1, Sayı
2, 2021
Koca Mahmut, İlhan Üzülmez; Türk Ceza Hukuku, Özel Hükümler; Ankara, Adalet
Yayınevi; 2020
Küzeci Elif; Kişisel Verilerin Korunması; Ankara, Turhan Kitabevi, 2010
Özbek Veli Özer, Koray Doğan, Pınar Bacaksız; Türk Ceza Hukuku, Özel Hükümler;
Ankara, Seçkim, 2021
128
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
129
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
130
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
BilgiSÇeanğdıinkdaalaİrlgveiliKKişiişsienliVneBrilMgiaAhlrmema iHyeatkikı ve
Hatice Duygu ÖZER* Ticari Sır Çatışması
IŞ.ehGriibrainşİpek Aşıkoğlu*
KÖiZşisel verilerin korunması, tüm hukuk dallarında olduğu gibi işçinin korunmasını
ÖtGeümzenelüllimkallüaeznddieşijviatekaısllolıtseyckainhl agozülolvajeirnn, iblniükyhgüueklkişvumekruei,sainçyeılsesınnebdliearlrniikndtaeinbtküeiryşnüiseketilö, nüveçemrbieoiysşaulehtmliupeyyaefznaıaiclbıilyiarerat,lleyaranipndaiınry.
dzeekâarvtteığbıukluutşkteuksnuozldoujirle(rHi ielkeimtetleikrle6n3e2n vddö)r.düSnocnü dsöannaeymiddeevkriişmisielürveetirmiledreinn töüzkeeltliimklee
bteidreayriskelziinşchiruinkiunkhuerbaaşkaımmaınsıdnadna edtkeği egrölesntedrmirielmkteesdiinr.inBuyaeptkılidiılğeıhıazklaadgeemlişikençtaelkışnmolaoljair,
agrettmirmakitşadoılrd.uBğuuçbaillışgmi avdeaailsgeı, kilieşisienlsvanerlailreır,gteorpidlue işbıhruakkmukauktbaodyıru. tuGyelraçeelketeanlındaecabkilvgei
dçaeğğıenrdleandbiürymüeklevreimriizhdaecismen, dhiıkzalvöergçüeştlietlnikmöezveellvikerlei rkioyrleumanaıylamoadkataklvaneıldaecvakbtiırr. bellek
olarak çalışırken; aynı zamanda insan hayatının her noktasında etkisini göstermektedir.
KBiişlgisie, lbevleleriklervien alkgoır, uinnsmaanslıığıanmvaacrılyığlaındmaenvzituibaatırmenızheçreşzitalmi adnüzilegnileçmekeilceir byirapkmonışu,
boulmubşatğulra.mİdnasanullıuğsınlarbareallseıkhüuzkeurkintaekianklaumrallalanrdaırmpaaraçlealbablairrı şseükrieldrkeenk,iştieseklnovleorjiilneirni
Bsvvakyyıneeüoaunrrrlkrnıaiiaufülllşlteenaammırrmlrn,mdılvödşüaaeanıslnrsüoeıömıklmbzadileilıseuiraşlenritğnn,ıvedurıibn.eebtiredBbirçinlaesuiaukaiylbıelildsşiişenırmelnkreeviiiıyşnnaşfllleibekeaksnneoenrielmşlindllievugstıeerğeeimmşsrlilinaiiuvslakrezetyiçerllşraaaadiiolrllibgıleelışamöarrbmrieğraanielaşbkkakiıknhrmpkoiatharşrıkıeluiranıslnşknaedoısmmrloaliabnlvvaınaizees,drarısavaiseaklçhoeenlırtanrakdei,numsissökııçikonaszaırdkeveuükaltedmayuknidelrivlimlaıutetireleğl.rillamiaşiiÖnrtkriıüeeazlrnilr.etiaeKlaleoitbngşnmlimkişseiteittitseruaniürelytsiivlumakilsemvnlltamrieeiinkkrşlmueiliilaşorşşiertdiinlruıssaiiineerrnnnıll..
Soelunşdtuikraml aökrgtaüdtılre.nBmierehyalekrkeı, tiaşnilıinşmkiısşinodleançahlıaşaknlalra,railtgainliınkainşiyene övneerimilşilhemakelafradaalniydeırti.nBiun
huakkuıknakuuyllgaunnımluığnuınnukidşeisneeltvlemrileervine kkoişriusnelmvaesrıiblearğilaümzeırninddaeokritakyoançtırkoalrüddığeıvsaomnuiçmlakrâinkıi
avnerambeakşltıekdairl[t1ı]n. dKaişeilseeal lvınearibleilriirn. Bkuonrulanrmdaansıilmkie,v“zseunatdıikapüsyaemliığnindae iblişlgkinalvmerainhiankikşıv,evrerni
staorraufmınlduasnuniaşlgeentmirielsmi”işsoülraencianyedıinlilşaktminadiyr.ükTüomplluülüişğühuvkeuilkguilimkeişvizyueatteımsisızeddailmseinşdoilkaanl
kbiaşğilsaenltvıenrieldereeneiyrlieşimayrhıamkckıılıkkapysaapmılmındasaıninaceklaernşeı bdilüezceenklteinr[2m].enin bulunması, sendika
üyeliğinin özel nitelikli kişisel veri sayılmasıyla da uyumludur. Çalışmamızda, Kişisel
VKeişriisleerlivneKriolerurinnmhuaskıuKkainbuonyuutvuekGişeinliekl VhaekrikKı,omruümlkaiyTeützvüeğfüikkraipmsaümlkıinydeat tmeoarhirleermi aiylteıtnindae
ötanretımşılırvkeernil[e3n]; vseerni idşilkeameümyeelitğoitlaorlıgvuesubnuuanlanTdüargkelvişetiryilambaişnocılanülaklegouriytmguallaamr iasleartıincadrai
hgearyçaetktaleöşnenemvelirbi irhrlaelklearbieitnacrealceınoelcaerkatkird. eğerlendirilmektedir. Yeni ekonominin yapı taşı
olan veriden en optimal düzeyde yararlanma amaçlı yoğun yatırımların yapıldığı dijital
dssboÇh“sÖvoKaoetüüuaroğrrrynsigluuimşlıuyülüaşimemssmaknatcueüdtlmleliuauaökk(Vmesal,nItuulesLikeeaırkınrzOa.mliulbıgaNraUn)nailor’rıinrtyınrhfapiiügiamikatşkrnumncyıiormenclaeibaahkektcmallm,alaiteaekAıznmranrütıkıi.varlnezKıkrldoscKmauoimıelvmyrVpadak.eeıraluı,KntaaşB”vKukdrKhoıeuuyoaanlkrgydnkıikakuanuilsarsarialeğşpşeaırçpyınul,ımsmaesia,c’vlamn“aımasıemsşziöd,eenmaıstzadnniel1macçadednr0aışiaakdep8rmkdstimir+aatokseeslnetaaansılynıkrknlaasnalaiydtirıarşablııirdaainldkiiısınşnaınaıaeSlnreiıelt.töknadvkvizivveilşkeloğiseieoşrisrirkşykiureimlouesileknninnrikemvşifmsaenibieaişsrridalsvekailesegılero,inırıihrUaevatnulasaneralinylaucrtlmoieaisisklrılbnleaöliinaeiğşrlrrdlaiihriinannrnarareılbikdknainkğaikesklkiıodeıgöotıÇrreöamzliiunmlarrneemıgetllenııavleşşviadynmmykesaaveilırnnneaae”ri
Tkoeknnuosuloyjiakpıglaeclaişkmtıre.ler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bIIir. Sşeeknidldiekavevrei VsoerruimKluolraurım, baüyyaüİklivşkeriinuKygauvlraammaslaarlınÇınerççaelvışema prensiplerine ilişkin
1D*Şa.elıSh,rİeisbntaanndbİipukel kÜaAnivşvıekerosKğitleuos,iAnSrofaesşytdıarlmeBariGlaimsöryleevor lEinsnisİKtsittaüansvüburÖlazÜemnl iHvleuarksruiıtkesDi oHkutokruakPFraokgüraltmesıi,ÖAğvrreunpcaisBi irliği Hukuku Anabilim
Toplu iş hukuku sistemimiz, sendika ve üst kuruluş olan konfederasyon yapılanmasına
vg[[O12eöc]]arTMBkeoie2lşgps0eui1lktua8iÇl,mlİelsşea.knS8ihn8öma, kzAkilvşıerntuşıipmnra.eKeBrisişoirilmnKiğfaiheaHndkuuekkrnıunaukdsuay(ynoRlaanGyM,r.ıyu0oükl7adry.uü1eğsr1uel.ünl2iakO0it1lleiaş2krka,iikn2k86ba64kn9z6u8.0SnS)aaunmymdılr.ıa2uKW/zi1şaoi-sclfehal’dtneVere,6,rBi“3lDre5er6nientğsMKiaşoyiitrkıtuelınilsşmStkaeaodnstlı,ldKaLiraukıncnauialdnanuaor,
eFnloraidzi, b“eWşhsyenadRikigahnt ıtno Ebxirplanraatyioan goefleAruetkomoaltuedştuDredciusikolna-MrıatküinzgelDkoieşsilNiğoet sEaxhisitpinkuthreulGueşn”eroallaDratka
tParonteımctiloannRmegıuşltaıtri.onH”,eIrntenrenaktiaondaalrDkatoanPfreivdaecryaLsaywo,n20ü17s,ts.k1u6r-1u9l.uş niteliğinde olsa da, sendikal
h*[H3dDü]osozİeelçygre@ininltierCDtzaairnr.n,tcıEaAşrnmzk.ieasndolcauyar.,ntriK,BçhiiişndnioasblzeieklYrzV2ıK.l4edE@rıİrilŞglıiemmfİrSiKaÜniElün.KcLzioveomecrVrius,,iEOntKemIRRsi.iCaşİHUisİLsDıue,LEk:lAUu0RVn0keS0kİFr0LaiaK-rlk0Aeaü0Or,R0liÇtn2ReAa-sK6iUk,R3moİ4MşrA2auv-kASen61mYIS7Koaa2sys.Oyııan,NleAGvGnüi,kvR2ean0Eral1iS,k0İT,Husu.rkh8ua5kn.uKAintaabbielvim1i2,-D1240alK1ı,8aEs,ı-msP.o26s0t22a1;:
1321
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
örgütlenmenin ana aktörü olarak sendikalar kabul edilmektedir. Sendika ise, anılan
kanunda, “İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve
çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir
işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar” olarak
tanımlanmıştır. Sendikanın toplu iş sözleşmesi imzalama yetkisinin olması, sendikaları
konfederasyonlardan daha önemli bir konuma getirmektedir.
2. Sendika Üyeliği ve Özel Nitelikli Veri Bağlantısı
KVKK m.6’da hangi kişisel verilerin özel nitelikli veri olduğu sınırlı sayı esasına göre
belirlenmiştir. Özel nitelikli verinin tanımı Kanun'umuzda açıkça yapılmamış, hangi
verilerin özel nitelikli olduğu sayma yoluyla belirlenmiştir (Yamakoğlu 789). Anılan
düzenlemeye göre, “Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi
veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı,
ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri
özel nitelikli kişisel veri” olarak kabul edilmiştir. Özel nitelikli kişisel veriler, bireyin temel
hak ve özgürlükleriyle ilgili olarak işlenmesi halinde yüksek riskler doğurabilecek veriler
olarak kabul edilir (Şenocak 33). KVKK’nın ilgili maddesinin gerekçesinde ifade edildiği
üzere, özel nitelikli kişisel veriler öğrenilmesi halinde ilgili kişi hakkında ayrımcılık
yapılmasına veya mağduriyete neden olabilecek nitelikteki verilerdir. Bu nedenle, diğer
kişisel verilere göre çok daha sıkı şekilde korunmaları gerekmektedir2.
AB ve diğer ülkelerin veri koruma mevzuatlarında da yer alan bu ayrım, ülkemizdeki
düzenlemeye paralel niteliktedir. Örneğin, Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğü3 m.9/1’de,
“ Irk veya etnik köken, siyasi görüşler, dini veya felsefi inançlar ya da sendika üyeliğinin
ifşa edildiği kişisel verilerin işlenmesi ve bir gerçek kişinin kimlik teşhisinin yapılması
amacıyla genetik veriler ile biyometrik verilerin, sağlık ile ilgili verilerin veya bir gerçek
kişinin cinsel yaşamı veya cinsel eğilimine ilişkin verilerin işlenmesi yasaktır.” ifadelerine
yer verilmek suretiyle benzer bir düzenleme yapılmıştır.
Sendika üyeliğine ilişkin veriye örnek olarak, “bu üyeliği belgeleyen bilgiler” verilmiştir
(Georgieva and Kuner 375). Sendika üyelik başvurusu, “Sendika Üyeliğinin Kazanılması
ve Sona Ermesi İle Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik” (RG. 09.07.2013,
28702) m.5’deki hüküm gereği, “Sendika üyelik başvurusu, işçi tarafından e-Devlet kapısı
üzerinden yapılır. Üyelik bildirimi elektronik ortamda eş zamanlı olarak Bakanlığa ve
sendikaya ulaşır.” şeklinde yapılmaktadır. Dolayısıyla hem sendika hem de Bakanlık bu
veriyi işlemiş olmaktadır. Hatta maddenin devamında, “Üyelik başvurusunun haksız bir
nedenle reddedildiğini iddia eden işçi, beşinci fıkrada belirtilen bildirimin tebliğinden
itibaren otuz gün içinde mahkemede dava açabilir.” hükmü gereği bazı durumlarda bu
bilgiyi mahkemeler de işlemiş olmaktadır.
Sendika üyeliğini özel nitelikli veri olarak kabul eden GVKT’den önceki düzenleme ise,
95/46/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Yönergesidir4. Anılan düzenlemenin
8/1. maddesine göre, “Üye Devletler, sağlık durumuna veya cinsel yaşama ilişkin
verilerin işlenmesini ve sendika üyeliğini, dini veya felsefi inançları, siyasi görüşleri, ırk
veya etnik kökeni açıklayan kişisel verilerin işlenmesini yasaklayacaktır.”
2 KVKK Rehberi- Özel nitelikli kişisel Verilerin İşlenme Şartları, chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/
https://kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/CMSFiles/0ef45a05-ac30-4f35-bc4b-3b2cbefc9864.pdf, s.1, erişim tarihi, 02.11.2023.
3 2016/679 sayılı Direktif. (GDPR). AB Genel Veri Koruma Tüzüğü 25.05.2018’de yürürlüğe girmiştir.
4 Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Serbest Dolaşımı Bağlamında Bireylerin Korunmasına İlişkin 24.10.1995 tarihli yönerge, 1998
tarihinde yürürlüğe girmiştir.
132
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
108 sayılı Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi tutulması Karşısında Bireylerin
Korunmasına İlişkin Avrupa Komisyonu Sözleşmesi’nin5 6. maddesinde özel nitelikli
kişisel veriler düzenlenmiş olmakla birlikte, bunlar, ırksal köken, siyasal görüş, dinsel
ya da diğer inançlar, sağlık ve cinsel yaşam, ceza mahkumiyeti olarak sayılmış, sendika
üyeliğine yer verilmemiştir. 108 sayılı Sözleşmenin güncellenmiş versiyonu olan ve 108+
olarak anılan Sözleşme6 ise, özel nitelikli kişisel verilerin kapsamını genişleterek, sendika
üyeliğini de bunlar arasına eklemiştir7.
ILO tarafından hazırlanan Kişisel Veri Uygulama Kodu8’nda da yasal metinlerde ya da
toplu sözleşmede aksine bir düzenleme olmadıkça, işçinin sendika üyeliği veya sendikal
faaliyetleri hakkında işvereni tarafından bilgi toplanmaması gerektiği vurgulanmıştır
(Gürsel 186). Anılan düzenlemenin 6.6. maddesine göre, “Sendika üyeliği ile ilgili olarak,
işverenler, sendika aidatlarının kontrolüne ilişkin hükümlere uymak, işçi konseylerinin
çalışmasına izin vermek, yasal bir bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmek ve
benzerleri için gerekli olması halinde, bir işçi kuruluşundaki üyelik veya faaliyetler
hakkında veri toplayabilir.”9
Görüldüğü üzere, diğer veri koruma metinleri gibi KVKK m.6’da da “sendika üyeliği”
nin özel nitelikli veri olduğu belirtilmiştir. Sendika üyeliğinin özel nitelikli kişisel
veri olarak kabul edilmesindeki temel gerekçe, işverenin sendika üyesi olma/olmama
durumunu ayrımcılığa yol açacak şekilde kullanabilme olasılığıdır10. Nitekim pozitif/
negatif sendikal özgürlüğün korunması ve ayrımcılığa karşı, 6356 sayılı Kanun’da da
özel düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak unutmamak gerekir ki, sendikal ayrımcılık
sadece “sendika üyeliği” ile sınırlandırılmaması gereken bir durumdur.
Sendikal ayrımcılığa karşı korumayı düzenleyen STİSK m.25’de, sadece sendika üyeliği
değil, “sendikal faaliyette bulunma” durumu da, 3. fıkrada, “İşçiler, sendikaya üye
olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi
kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı
işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz.” şeklinde ele alınmıştır (Sendikal
faaliyetin sendikal güvence kapsamında olduğu yönünde, Baskan 112, Ocak ve Duman 41).
Sendikal faaliyetin açık bir tanımına kanunumuzda yer verilmemiştir. Yargı kararlarında
karşımıza çıkan şu örnekler, sendikal faaliyet kavramını somutlaştırmaktadır; sendika
5 1981,https://inhak.adalet.gov.tr/Resimler/Dokuman/2712020140848108_tur.pdf, erişim tarihi, 09.11.2023.
6 18.05.2018’de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilmiştir.
7 Bkz. m.6. “Aşağıdakilerin işlenmesine: – genetik veriler; – suçlara, ceza davalarına ve mahkûmiyetlere ve ilgili güvenlik tedbir-
lerine ilişkin kişisel veriler; – bir kişiyi benzersiz şekilde tanımlayan biyometrik veriler; - Irk veya etnik köken, siyasi görüşler,
sendika üyeliği, dini veya diğer inançlar, sağlık veya cinsel hayatla ilgili olarak ifşa ettikleri bilgilere ilişkin kişisel verilere, yal-
nızca bu Sözleşmedekileri tamamlayan uygun güvencelerin kanunda yer alması durumunda izin verilecektir.” https://rm.coe.
int/convention-108-convention-for-the-protection-of-individuals-with-regar/16808b36f1, erişim tarihi 02.11.2023.
8 ILO Code of Practice, (1997), “Uygulama Kuralları” olarak anılan düzenleme, kamu yetkilileri, işverenler, işçiler, işletmeler ve
kuruluşlar (işletme güvenliği komiteleri gibi) için pratik yönergeler ortaya koymaktadır. Bunlar yasal olarak bağlayıcı belgeler
değildir ve ulusal yasa veya düzenlemelerin hükümlerinin veya kabul edilen standartların yerine geçmeyi amaçlamazlar. Uy-
gulama Kuralları belirli ekonomik sektörlere odaklanabilir veya belirli konuları, tehlikeleri veya sağlık ve güvenlik önlemlerini
ele alabilir. Farklı konularda hazırlanan ILO Uygulama Kurallarından biri de “Çalışanların Kişisel Verilerinin Korunması”
başlıklı olandır. Bkz. https://www.ilo.org/empent/areas/business-helpdesk/codes-of-practices/lang--en/index.htm, erişim tari-
hi 02.11.2023.
9 Protection of Workers’ Personal Data, An ILO code of practice Geneva, International Labour Office, 1997, c hrome-exten-
sion://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_protect/---protrav/---safework/
documents/normativeinstrument/wcms_107797.pdf,s.16, erişim tarihi 02.11.2023..
10 İngiltere’de yapılan bir araştırmada, kanun koyucunun özel nitelikli veri algısı ile bireylerinkinin farklı olduğunu hatta sen-
lfiisntKaennİsinaŞlİsvoSenrEi,sLısraağVlalımEk avIRse.ırİnUiLsdiLaEkUsiRşaidSsİeeLlcKeiAleOktRaişRtAiımlUımRvMcAeırliAaSlreIırnKi i%lOk3sN3ı’rüGaltaRarrdaEafıSbnuİdlaunnmhaasksatasdvıerr(iKoa1lya2ar-a13k42K1al)ag.sıılman2d0ı2ğ1ı
dika üyeliğine ilişkin verinin
tespit edilmiştir. Aynı ankette
133
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
lehine propaganda yapılması, bildiri dağıtılması, yasal greve katılma (Sur 55)11, basın
toplantısına katılma12 hatta sendika üyesi olmayan bir işçi tarafından henüz kurulmamış
bir sendikanın örgütlenmesi için organizasyon düzenlemek dahi sendikal faaliyet olarak
kabul edilmelidir (Boydak 498).
Gerek toplu iş hukuku gerekse bireysel iş hukuku düzenlemelerimizde sendikal
güvence kapsamında sendika üyeliğinin yanı sıra, sendikal faaliyetlere katılmanın da
korunduğu görülmektedir. Örneğin İş Kanunu m. 18/3’de, sendika üyeliğinin yanı sıra
sendikal faaliyetlere katılmak da iş sözleşmesinin işverence geçerli feshi olarak kabul
edilmemektedir. Hatta sendikal güvencenin ceza hukuku boyutuyla sağlandığı TCK
m.118’de, “bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın
faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki
görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişinin altı aydan iki
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere,
sendikal güvenceye yönelik düzenlemeler sendika üyeliğinin yanı sıra, sendikal faaliyeti
de kapsamaktadır. Bu durumda kanaatimizce, ilgili kişinin sadece sendika üyesi olup
olmadığı değil, sendikal faaliyette bulunup bulunmadığına ilişkin veri de ayrımcılığa
sebebiyet vereceğinden (Şekerbay 105), özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmelidir.
Veri koruma mevzuatında ise sadece sendika üyeliğinin özel nitelikli kişisel veri olarak
kabul edilmesinin gerekçesini ise sendika faaliyete ilişkin bilginin içinde sendika üyesi
olup olmamayı da barındırdığı şeklinde yorumlanabilir. Nitekim bu konuda, “sendika
üyeliğini ortaya koyan veri” teriminden, sadece doğası gereği hassas bilgi içeren bir veriyi
değil, aynı zamanda kişiye ilişkin hassas bilgilerin de çıkarılabileceği verileri anlamak
gerektiği görüşü yaygınlaşmaktadır.
Bu konuda ayrıca belirtmek gerekir ki, İsviçre Federal Veri Koruma Kanunu'nda sendika
üyeliği ifadesi değil, “sendika ile bağlantılı görüş ve faaliyetler” ifadesi kullanılmıştır (Art.
5-c-1)13. Yeni tarihli Çin Veri Koruma Kanunu’nda ise, hassas veriler arasında sendika
üyeliği ya da sendikal aidiyet gibi bir düzenleme bulunmamaktadır14.
III. Sendikal Verinin İşveren Tarafından İşlenmesi
1.Genel Olarak
Özel nitelikli verilerin daha temkinli bir şekilde işlenmesi gerektiği, hem KVKK hem
de diğer uluslararası düzenlemelerde kabul edilmiştir. Bu bağlamda örneğin 95/46
sayılı AB Yönergesi m.8/2’de, hassas verilerin işlenebilmesi için gereken istisnalara
yer verilmiştir15. Bu istisnalardan ikisi inceleme konumuzla bağlantılıdır. İlki, veri
11 Sendikanı düzenlediği pikniğe katılma ile ilgili olarak bkz. Yar. 9. HD. 27.02.1995, 17383/5947, lexpera.com.
12 Yar. 9. H. D. , 25.06.1998, 9290/10962, lexpera.com.
13 Bundesgesetz über den Datenschutz, vom 25. September 2020 (Stand am 1. September 2023), https://www.fedlex.admin.ch/
eli/cc/2022/491/de, erişim tarihi, 10.11.2023.
14 Personal Information Protection Law of the People’s Republic of China – Effective Nov. 1, 2021
Art. 28, https://digichina.stanford.edu/work/translation-personal-information-protection-law-of-the-peoples-republic-of-c-
hina-effective-nov-1-2021/, erişim tarihi 10.11.2023.
15 Buna göre, ilgili kişinin açık rızasının bulunması, istihdam kanunu alanında, denetleyicinin yükümlülüklerini ve özel hakla-
rını yerine getirme amacı için gerekli olduğunda, veri öznesinin rızasını vermesinin fiziksel veya yasal olarak elverişsiz olduğu
durumda, diğer bir kişinin veya veri öznesinin hayati menfaatlerini korumak için gerekliyse, işleme; ilgili kişi rızası olmaksızın
verilerin üçüncü şahıslara açıklanmadığı ve işlemenin yalnızca amaçlarıyla bağlantılı olarak düzenli iletişimde oldukları kişileri
veya kuruluş mensuplarını ilgilendirmesi koşuluyla bir vakıf, dernek veya siyasi, felsefi, dini veya ticaret birliği amaçlı başka
bir kar amacı gütmeyen kuruluş tarafından uygun teminatlı meşru faaliyetler esnasında yapılırsa, ilgili kişi tarafından açıkça
halka duyurulan verilere ilişkinse ya da kanuni hakların tesisi, yerine getirilmesi veya savunulması için gerekliyse, özel nitelikli
134
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
işlemenin, istihdam kanunu alanında, denetleyicinin yükümlülüklerini ve özel haklarını
yerine getirme amacı için gerekli olduğu durumdur. Sendikalar hukuku mevzuatında
da işverenlere tam da bu yönde yasal bir yükümlülük getirilmiştir. İkinci istisna ise,
ilgili kişilerin rızası olmaksızın verilerin üçüncü şahıslara açıklanmadığı ve işlemenin
yalnızca amaçlarıyla bağlantılı olarak düzenli iletişimde oldukları kişileri veya kuruluş
mensuplarını ilgilendirmesi koşuluyla bir vakıf, dernek veya siyasi, felsefi, dini veya ticaret
birliği amaçlı başka bir kar amacı gütmeyen kuruluş tarafından uygun teminatlı meşru
faaliyetler esnasında yapılması durumudur16. Bu istisna, işveren için olmasa da sendika
için uygulama alanı bulacak ve yukarıda incelediğimiz sendika veya dayanışma aidatı
ödemeye ilişkin verinin toplanması ve işverene aktarılması durumunda kullanılacaktır.
GVKT’ye bakıldığında ise, yukarıda incelediğimiz Yönerge’deki düzenlemelere
benzer bir şekilde, “ilgili kişilerin temel hakları ve menfaatlerine yönelik uygun
güvencelerin sağlandığı bir toplu sözleşme çerçevesinde izin verildiği sürece, kontrolörün
veya ilgili kişilerin istihdam ve sosyal güvenlik ve sosyal hukuku koruma alanındaki
yükümlülüklerinin gerçekleştirilmesi ve spesifik haklarının kullanılması amacıyla işleme
faaliyetinin gerekmesi” durumu yasağa istisna tutulmuştur. Böylece işverene sadece
kanunlarla getirilen zorunlulukla sınırlı olmayıp, toplu iş sözleşmesiyle de getirilen
yükümlülüklerinin gerçekleştirilmesi için de işverence sendikal veri işlenebilecektir.
Öte yandan, GVKT’de, özel nitelikli verilerle ilgili olarak bir yenilik mahiyetinde Gizlilik
Etki Değerlendirmesi yapılması zorunluluğundan bahsedilebilir17.
Sonuç olarak, veri koruma mevzuatlarının ortak kabulü, özel nitelikli veri olsa da sendika
üyeliğine ilişkin verilerin işveren tarafından işlenmesinin tamamen yasaklanamayacağı, bu
tür veri işlemenin çalışanların istihdam ilişkisindeki daha zayıf konumlarını dengelemek
için belirli ilkelere saygı gösterilmesini gerektirdiği yönündedir18. Dolayısıyla sendika
üyeliğine yönelik veri, işveren tarafından gerekli olduğu durumlarda işlenebilecektir.
Bu noktada sendika üyeliğine dair verinin iş ilişkisinde işveren tarafından işlenmesinin
neden gerekli olduğu sorusunun yanıtlanması gerekir. Aşağıda bu durumlar ayrı
başlıklar altında ele alınmıştır.
2. Aidat Kesintisi Yapma Yükümlülüğü
Sendika üyeliğine dair verinin iş ilişkisinde işveren tarafından işlenmesi açısından akla
gelen ilk gereklilik, işverenlerin sendika üyesi olan işçilerine ait sendika üyelik aidatlarını
keserek, ilgili sendikaya ödeme yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır (Uncular 51).
Dolayısıyla işverenin işçisinin sendika üyesi olup olmadığı hususundaki bilgiye ihtiyacı
vardır. Diğer bir deyişle, işverenin, KVKK m.5/2-ç’de yer alan veri işleme şartlarından
olan, “Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması”
şartına dayanarak kişisel veriyi işlemesi mümkündür. Ancak 5. maddede sayılan veri
işleme şartları özel nitelikli olmayan verilere özgü olduğundan, özel nitelikli veri olarak
kabul edilen sendika üyeliğine ilişkin bilginin KVKK. m.6’daki veri işleme şartlarına
göre işlenmesi gerekmektedir. KVKK m.6/3’e göre, “Birinci fıkrada sayılan sağlık ve
verinin işlenme yasağı uygulanmayacaktır.
16 Belirtmek gerekir ki, aynı düzenlemeye GVKT. m.9/2-d’de de yer verilmiştir.
17 GVKT.m.35/3-b’de, “…özel kategorilerdeki verilerin veya 10. maddede atıfta bulunulan mahkumiyet kararları ve ceza ge-
rt18uektPutrilrmoetnuecşsttuuioçrn.laAoryafrWiılnioştıkrkiiçneirnks’ibşPkisezer.slKovnüeKazriellcDİeirŞai2ntİ8aS9,b)Esü..1yLü6.kVçEapIRlı. İoULlaLEraURk SiİşLlKeAnOmReRAsiUnRdMeA”ASveIrKi kOorNumGaReEtkSi İdeğerlendirmesi yapmak zorunlu
12-14 Kasım 2021
135
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık
rızası aranmaksızın işlenebilir.” O halde işverenin sendika aidatını ödeme yükümlülüğü,
“kanunlarda öngörülen hâllerde”n biri olduğundan, işverence ilgili kişi işçinin açık
rızasına gerek olmaksızın işlenebilecektir. STİSK. m.18/2’ye göre, “Üyelik ve dayanışma
aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden
kesilmek suretiyle ilgili sendikaya ödenir.” Bu yükümlülüğün işveren nezdinde geçerli
olabilmesi için işçi sendikasının işyerinde yetkili sendika olması ve ayrıca işçi sendikasının
üye listesini işverene vermiş olması gerekir. O halde, aslında işverenin işçisinin sendika
üyesi olduğu bilgisini doğrudan işçiden değil, işçi sendikasından alması gerekir.
Bu durumda işçinin kişisel verisi, veriyi işleyen sendikasından işverene aktarılmış
olmaktadır. Uygulamada bazen işyerinde yetkili olmayan sendikanın aidatlarını da
işverence kesip sendikaya göndermeyi üstlendiği örneklere rastlanılmaktadır (Ekmekçi
145). Bu durum, kanunlarda öngörülen hallerden olmadığından, işçinin açık rızasının
alınması isabetli olacaktır.
Sendikal aidat ödenmesi hususunda bir başka örnek de, 4688 sayılı Kamu Görevlileri
Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu uyarınca sendika aidatı ödenmesi durumudur.
Anılan Kanun’un 25/1. maddesinde şu hüküm bulunmaktadır; “Kamu görevlileri
sendikasına, kamu görevlisinin ödeyeceği üyelik ödentileri, 14 üncü madde çerçevesinde
doldurulan üyelik başvuru formuna ve sendika tüzüğünde belirtilen aylık ödenti tutarına
göre kamu işverenince aylığından kesilerek beş gün içinde sendikaların banka hesaplarına
yatırılır ve ödenti listesinin bir örneği ilgili sendikaya gönderilir. Kamu işvereni, sendikaya
üye olan ve üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerinin listesini her ayın son haftasında,
işyerinde herkesin görebileceği yerde ve kurumsal düzeyde duyurulabilecek diğer araçlarla
ilan eder.” Görüldüğü üzere, işçilerin sendikal örgütlenmelerindekine benzer bir şekilde
kamu görevlilerinin sendikal örgütlenmelerinde de işverene aidat kesme yükümlülüğü
getirildiğinden, kamu işvereninin de personelinin sendika üyesi olup olmadığı hakkında
veriye kanunlardaki düzenlemeler gereği ihtiyacı vardır. İşçi sendikalarından farklı
olarak kamu görevlisi sendikalarında, işverenin aidat kesme yükümlülüğü hizmet
kolunda yetkili sendika olma şartına bağlı değildir (arıcı 205).
Kamu görevlilerine ilişkin mevzuat hükmünde işçi sendikalarından farklı bir düzenleme
bulunmaktadır. 25. maddenin devamında yer alan, “Kamu işvereni, sendikaya üye olan
ve üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerinin listesini her ayın son haftasında, işyerinde
herkesin görebileceği yerde ve kurumsal düzeyde duyurulabilecek diğer araçlarla ilan eder.”
hükmü kamu görevlisinin sendika üyeliğine yönelik verisinin işverence işlenmesinin
ilginç bir örneğini oluşturmaktadır. İlgili maddeye 2004 yılında eklenen hüküm
(24/6/2004-5198/4 md.) daha sonra tekrar değiştirilmiş ve 4/4/2012 tarihli ve 6289 sayılı
Kanun’un 17. maddesiyle, bu fıkraya “işyerinde herkesin görebileceği yerde” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ve kurumsal düzeyde duyurulabilecek diğer araçlarla” ibaresi
eklenmiştir. Kamu işvereninin sendika üyelik aidatı kesme yükümlülüğü kanunlarda
öngörülmüş olmakla birlikte, işverenin sendikaya üye olan ve üyelik ödentisi kesilen kamu
görevlilerinin listesini herkesin görebileceği yerde ilan etmesi kişisel verilerin işlenme
ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hatta daha sonraki tarihte, yapılan ekleme ile kurumsal
düzeyde duyurulabilecek diğer araçlarla da ilan etme yükümlülüğünün getirilmesi, kişisel
verinin otomatik yollarla işlenmesini daha etkin hale getirmiş olmaktadır. Bu nedenle
kanaatimizce, bu düzenlemenin mevzuatımızdan çıkarılması isabetli olacaktır.
136
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı, işyerinde
çalışan ve sendika üyesi olmayan işçiler için STİSK m.39 ile getirilmiş bir haktır. Bu hakkın
kullanılabilmesi için STİSK m.39/4 uyarınca işçinin işveren ya da sendikanın onayına
ihtiyacı bulunmamaktadır. İşçinin işverene başvurusu yeterlidir (Şahlanan 448). Bu
nedenle, işverenin dayanışma aidatı talebinde bulunanların isimlerini sendikaya verme
yükümlülüğü bulunmamakta, sendikanın sadece dayanışma aidatı ödeyerek yararlanan
işçi sayısını bilmesi onun için yeterli olmaktadır. O halde, işverenin dayanışma aidatı
ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlananların isimlerini sendikaya aktarması
veri ihlali olarak nitelendirilmelidir. Bunun olmaması için işverenin aydınlatma
yükümlülüğünü yerine getirmesi ve işçilerinin açık rızasını alması gerekir (Şekerbay
178).
3. Üye Olamayacakların Tespiti
İşveren açısından çalışanın sendika üyesi olup olmadığı bilgisine ihtiyaç duyulan bir
başka durum da, sendika üyesi olamayacakların belirlenmesi ile ilgilidir. 4688 sayılı
Kanun’da yer alan 15. maddede, bazı kamu görevlilerinin sendika üyesi olamayacağı
kabul edilmiştir19. Sendikal örgütlenme özgürlüğü bakımından eleştiriye açık olan bu
düzenlemede, tarihsel süreçte yasak kapsamındaki kamu görevlilerinin sayısının gittikçe
azaltıldığı20 görülmektedir. Bu hüküm kapsamında olan kamu görevlilerini çalıştıran
işverenlerin maddede sayılan kişilerin üyelikleri hakkında bilgi sahibi olmaları da
kanunlarda kendileri için öngörülen bir yükümlülük olduğundan, kamu işvereninin bu
veriyi işlemesi ilgili kişinin açık rızasını gerektirmeksizin mümkün olacaktır.
4. İşverenin Veri İşlemesinin Sonuçları
Yukarıda sendika üyeliğine ilişkin verilerin işverence işlendiği bazı durumlara değinildi.
Sendika üyeliğine ilişkin bilginin işverence işlenmesinin veri ihlali olup olmadığının
değerlendirildiği bir yabancı mahkeme kararına değinmek gerekirse, Esch-Leonhardt
davasında CFI, Avrupa Merkez Bankası’nın bir çalışanının sendika bilgilerinin e-posta
yoluyla iletilmesine ilişkin mektupların bu tür e-postaları gönderen görevlilerin kişisel
19 Bu Kanuna göre kurulan sendikalara;
a) (Değişik: 2/7/2018-KHK-703/197 md.) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında, bağlı kurullarında ve Diyanet İşleri Başkan-
lığı, Savunma Sanayi Başkanlığı ile İletişim Başkanlığı hariç olmak üzere bağlı kuruluşlarında, Millî Güvenlik Kurulu Genel
Sekreterliğinde çalışan kamu görevlileri,
b) Yüksek yargı organlarının başkan ve üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar,
c) Bakanlar, bakan yardımcıları, bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların başkanları, genel müdürleri, (…) ve
bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk
müşavirleri, bölge, il ve ilçe teşkilâtlarının en üst amirleri ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri, (…) be-
lediye başkanları ve yardımcıları,
d) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri, üniversite ve yüksek tek-
noloji enstitüsü rektörleri, (…)
e) Mülkî idare amirleri,
f) Silahlı Kuvvetler mensupları,
g) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/21, K.: 2013/57 sayılı Kararı ile.)
h) Millî İstihbarat Teşkilâtı mensupları,
ı) Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların merkezi denetim elemanları,
j) Emniyet hizmetleri sınıfı (…) (…) ,
k) Ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlileri,
l) (Ek: 2/1/2017-KHK-682/36 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7068/36 md.) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Ko-
mutanlığında görevli subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve
sözleşmeli erler, üye olamazlar ve sendika kuramazlar.
“20…Hfaaktütaltseodneokalanrlaakr,ı,AennastyiatüsavMe yaüKhkkİseeŞmkİeoSskiEnuilLnlar1Vı3n/E9m/IR2ü.0dİU2üL3rLElteaUrRriiShiİllLeiKbvAueOnRElR.aA:rU2ıRn0M2Ay3a/ASr9d2Iı;KmKcO.ı:la2Nr0ıG2,”3iR/b1a5Er6eSssiİaiypıtlaı lKeadrialmrı iişletirb.u1f2ı-k1r4adKaasyıemr 2a0la2n1
137
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
dosyasına dahil edilmesini 45/2001 sayılı Direktifin 5/c maddesine istinaden “gerekli”
olarak görmüştür. Mahkeme bunun 45/2001 sayılı Direktifin 10/1 maddesi kapsamındaki
sendika üyeliğini ortaya koyan bilgilerin işlenmesine ilişkin yasağı ihlal etmediğini zira
bu durumun kişinin 10/d maddesi kapsamındaki istisna anlamında açıkça kamuya
açıkladığı verilerle ilgili olduğunu tespit etmiştir21.
İşverenin işçiye ait sendika üyeliğine ilişkin veriyi yukarıda sayılan durumlar ve koşullarda
işlememesi ise, kuşkusuz veri sorumlusunun hukuki, idari ve cezai sorumluluğunu
gerektirecektir. Hukuki sorumluluğunun hem STİSK uyarınca sendikal özgürlüğe
aykırılık22 boyutu hem de KVKK, TBK ve TMK mevzuatları boyutu bulunmaktadır
(İşverenin bu yönde ortaya çıkan sorumluluklarına ilişkin olarak bkz. Özer Deniz 373).
IV. Sendikanın İşlediği Kişisel Veriyi Koruması
1. Sendikaların KVKK Bakımından Nitelikleri
Sendikaların veri koruma hukukundaki hak ve yükümlülüklerini belirleyebilmek için
öncelikle yapılması gereken, sendikanın KVKK’nın temel kavramları açısından yerini
tespit etmek olacaktır. Bu durumda, sendikanın, veri sorumlusu, veri işleyen ve ilgili
kişi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu belirlemeyi yaparken, bir kişi ya da kurumun
hem veri sorumlusu hem de veri işleyen sıfatına sahip olabileceği unutulmamalıdır. Bu
nedenle, bir sendikanın, veri sorumlusu mu yoksa veri işleyen mi olarak kabul edileceği,
sendikanın yaptığı veri işleme faaliyetinin amacı, veri işleme faaliyetinin ne zaman ve kim
tarafından gerçekleştirileceği, veri işleme süresi gibi kararları kimin aldığı sorularının
yanıtlanmasını gerektirmektir.
Özel nitelikli veri olan sendika üyeliğine ilişkin verinin korunmasından kimin sorumlu
olacağı bu veri işlemede veri sorumlusunun kim olduğu sorusunun yanıtlanmasını
gerektirir. Veri sorumlusu, KVKK m.3'te, “Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını
belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek
veya tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Çalışanların sendika üyeliğine yönelik verilerin
işlenmesi ise, sadece sendikaların işlediği bir veri değildir. Şöyle ki, ilk olarak Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sendika üyeliği bilgilerini kaydettiğini söyleyebiliriz.
Sendika üyeliğinin kazanılması prosedürü, üye olmak isteyen kişinin e-devlet sistemi
üzerinden başvuruda bulunması ve bu başvurunun ilgili sendikaya ve ÇSGB’ye
iletilmesi şeklindedir. İkinci olarak sendikanın veri sorumlusu olarak bu veriyi işlediği
görülmektedir. Sendikanın bu veriyi işlemesi sürecinde verinin işverene aktarılması da
gerçekleşmekte ve işveren de bir diğer veri sorumlusu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Nihayet, sendika üye sayısının hukuki uyuşmazlığa yol açtığı bazı durumlarda,
mahkemeler de bu verileri işleyen bir başka veri sorumlusu olmaktadır (Sendika üyeliği
verisinin işlenmesinde dörtlü ayrıma yönelik detaylı bilgi için bkz. Şekerbay 152-172).
Aynı verinin dört farklı veri sorumlusu tarafından işlenmesi durumu ise, akla “ortak
veri sorumlusu” kavramını getirmektedir. KVKK’da açıkça düzenlenmemiş olan ortak
veri sorumlusu kavramı, tek bir veri kayıt sistemi ve bu sistem çerçevesindeki veri işleme
faaliyetinde amaç ve vasıtaların birden fazla kişi tarafından müştereken belirlenmesi
21 Case T-320/02, Esch-Leonhardt, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/HTML/?uri=CELEX:62002TJ0320&from=EN,
erişim tarihi, 08.11.2023.
22 İşverenin sendikal ayrımcılık yapması ve sonuçlarını inceleme konumuz dışında tuttuğumuzdan, buna yönelik açıklamalar
yapılmayacaktır.
138
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
olarak tanımlanmaktadır23 (Dülger 196). Ancak yukarıda sayılan veri sorumlularının
her biri ortak amaçla ve ortak veri işleme aracını kullanmadıklarından, anılan veri
sorumlularının ortak veri sorumlusu olmadığını kabul etmek gerekir.
Sonuç olarak, tüzel kişiliği haiz olan sendikaların işlediği üyeliğe ilişkin veri ile ilgili
olarak bir ayrıma gidilerek, öğretide Şekerbay tarafından şu belirleme yapılmıştır; Şayet
sendika, e-devlet sistemi üzerinden Bakanlıkça kendisine açılan pencerede gördüğü
üyelik verilerini 6356 sayılı Kanun’da belirlenen amaçlar dışında kullanmak üzere
kendi bünyesinde oluşturduğu bir veri kayıt sistemi aracılığıyla kaydediyor ya da kendi
belirlediği başkaca amaçlar için ayrıca üyelerinin ek bilgilerini talep ederek işliyor ise bu
veri işleme faaliyetleri açısından veri sorumlusu olarak kabul edilebilecektir (Şekerbay
175). Uygulamada sendikaların üyeleriyle ilgili farklı bilgileri de topladığı, kendine özgü
bir veri kayıt sistemi oluşturduğu örneklere daha sık rastlanıldığından, kanaatimizce
sendikaların veri sorumlusu olma olasılıkları daha fazladır. Örneğin sendikaların
üyelerine ilişkin cep telefonu numaralarını işleyerek, doğum günlerinde üyelerine
tebrik mesajı göndermesi, genel kurula katılacak delegelere bildirim yapılması için24
e-posta adreslerinin alınması ya da mesleki amaçlı eğitim düzenlemek25 için üyelerinin
mezuniyet, kıdem bilgilerinin işlenmesi gibi.
Nihayet sendikalar kendi çalışanları ve hatta kendilerine bağlı olarak faaliyet yürüten
işletmelerin çalışanları bakımından da veri sorumlusu olarak kabul edilmelidir. Böylece
sendika, anılan veri işleme bakımından veri sorumlusunun KVKK kapsamında yerine
getirmesi gereken yükümlülüklerden sorumlu olacaktır. Bu noktada ortaya çıkacak
veri ihlali durumunda ilgili düzenlemelerde belirtilen hukuki sorumluluk tüzel kişinin
şahsında doğacaktır. Bu konuda kamu hukuku tüzel kişileri ve özel hukuk tüzel kişileri
bakımından bir farklılık gözetilmemiştir26. Veri sorumlusunun sorumluluğuna ilişkin
olarak, Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik m.11’de ayrıca, “Türkiye’de yerleşik
olan tüzel kişilerin Kanun kapsamındaki veri sorumlusu yükümlülükleri, ilgili mevzuat
hükümlerine göre tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili organ veya ilgili mevzuatta
belirtilen kişi veya kişiler marifetiyle yerine getirilir. Tüzel kişiliği temsile yetkili organ,
Kanunun uygulanması bakımından yerine getirilecek yükümlülükler ile ilgili olarak bir
veya birden fazla kişiyi görevlendirebilir. Bu görevlendirme Kanun hükümleri uyarınca
tüzel kişiliğin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu başlık altında ele alınması gereken bir başka husus ise, sendikaların KVKK.
kapsamında veri işleyen olup olmadıklarıdır. Veri işleyen, “Veri sorumlusunun
verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişi”
olarak tanımlanmıştır (KVKK m.3/1-ğ). Veri işleyen olabilmek için aranan temel
koşul, bir veri sorumlusu adına hareket etmek ve veri işleme nedeniyle doğrudan bir
23 Ortak veri sorumlusu kavramı ortak kontrolör olarak dilimize çevrilmiş olup,, GVKT. m.26’da, “İki ya da daha fazla sayıda
kontrolörün işleme amaçları ve yöntemlerini ortak bir şekilde belirlediği hallerde, bu kontrolörler ortak kontrolörlerdir” şek-
linde tanımlamış olup, benzer bir tanımın 95/46 EC. m.2’de de yer aldığını ifade etmek mümkündür.
24 STİSK. m.12/3’e göre, sendikanın “İki genel kurul toplantısı arasındaki döneme ait faaliyet ve hesap raporu, yeminli mali
müşavir raporu, denetleme kurulu raporu ve gelecek döneme ait bütçe teklifi toplantı tarihinden on beş gün önce genel kurula
katılacaklara gönderme” yükümlülüğü bulunmaktadır.
25 STİSK. m.26/9, da sendikaların faaliyetleri arasında mesleki eğitimin de yer aldığı görülmektedir. “Kuruluşlar elde ettikleri
gelirleri üyeleri ve mensupları arasında dağıtamaz. Ancak sendikaların grev ve lokavt süresince tüzüklerine göre üyelerine
yapacakları yardımlar ile kuruluşların eğitim amaçlı yardımları bu hükmün dışındadır.”
k26vkKk.VgoKvK.tr/RSehhabreedriF-oVldeerriSSerovreurm/KCluMİsŞuSFİvSileeEsV/L3e1ridV9İEşcl4eIR4y.4eİU-nL2,L7EcaUh5Rr-So4İmaLK7eA5-O-e9Rx5RtAbenU1R-s1MioAcnaAS:9/b/IedKfbaO8id1nNebaG5m.pnRdnfEn, isSb.1pİ,cearjipşcimglctlaerfiihnid0m5k1.12a1-j/1.2h40tKt2p3ass.:ı/m/w2w02w1.
139
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
yarar sağlamamaktır (Dülger 209). Sendikaların üyeliğe ilişkin bilgilerle ilgili olarak
şayet yapabileceği sadece e-devlet sisteminden kendileri için açılan pencereden elde
ettikleri üyelik bilgilerini sadece 6356 sayılı Kanun ile öngörülen iş ve işlemler için
kullanmaları, üyelerden ek bilgi istememeleri ve kendi sorumluluğunda bir veri kayıt
sistemi oluşturmamaları şeklinde ise, sendikaların veri işleyen olarak kabul edilmelerini
gerektirecektir (Şekerbay 175). Örneğin sendika üyelik bilgilerini yalnızca yetki tespit
başvurusu, kaynaktan kesinti amacıyla işverene aktarma, sendikal ayrımcılığın tespiti
amacıyla mahkemelere bilgi olarak sunmaya yönelik kullandığında, veri işleyen olarak
hareket etmiş olacaktır (Şekerbay 175).
Son olarak, sendikaların KVKK kapsamında ilgili kişi olup olamayacakları ele
alındığında, kanunumuzun ilgili kişi tanımında, “kişisel verisi işlenen gerçek kişi”
(m.3/1-ç) ifadelerine yer verilmiştir (Küzeci 362-363). Benzer bir yönde, GVKT m.4’de
de, “kişisel veri’ tanımlanmış veya tanımlanabilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü
bilgi” olarak tanımlanmak suretiyle ilgili kişinin gerçek kişi olması gerektiği kabul
edilmiştir. Dolayısıyla genel kabule göre temelde bir insan hakkı olarak görülen kişisel
verilerin korunması hakkından, veri koruma hukuku açısından tüzel kişi niteliğindeki
sendikaların ya da tüzel kişilikleri olmayan sendika şubelerinin ilgili kişi olarak
yararlanması mümkün değildir. Avrupa Çalışma Grubu27 görüşü 4/2007›ye göre de veri
koruma hukuku yalnızca bir insana koruma sağlanmaktadır28.
Öte yandan, ILO tarafından hazırlatılan “Çalışanların Kişisel Verilerinin Korunması
Hakkında Temel Kurallar Başlıklı Çalışma”da, bir kuruluş veya işletme de dahil olmak
üzere tüzel kişilerin de, örneğin toplu pazarlık hakkı veya iş yapma özgürlüğü gibi
temel haklardan yararlanabileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu görüşe göre, veri
koruma hakkı, örneğin bir tüzel kişinin gizli bilgilerinin işlenmesine ilişkin korumayı
da kapsayabilmeli ve aynı zamanda prensipte sendikalar kişisel verilerin korunması
hakkından yararlanabilmelidir (Hendrickx 8). Bu görüşü destekleyecek nitelikte bir
düzenleme ise Direktif 108+’in Açıklayıcı Raporu’nda şu şekilde yer almaktadır;
“Sözleşme gerçek kişilere ilişkin verilerin işlenmesiyle ilgili olmakla birlikte, Taraflar meşru
menfaatlerini korumak amacıyla iç hukuklarındaki korumayı tüzel kişilere ilişkin verileri
de kapsayacak şekilde genişletebilirler”29. Sonuç olarak belirtmek gerekir ki, gerçek
kişi dışındakilerin verilerinin korunmasını veri koruma hukuku kapsamına dahil
etmemenin baskın görüş olması nedeniyle sendikaların verilerinin KVKK kapsamında
değerlendirilmesi ve bu kuruluşların ilgili kişi sayılması mümkün görünmemektedir.
27 Avrupa Çalışma Grubu, 95/46/EC sayılı Direktifin 29. maddesi uyarınca kurulmuştur. Veri koruma ve gizlilik konusunda
bağımsız bir Avrupa danışma organıdır. Görevleri 95/46/EC sayılı Direktifin 30. maddesinde ve 2002/58/EC sayılı Direktifin
15. maddesinde tanımlanmıştır.
28 Article 29 Working Party (2007), Opinion 4/2007 on the concept of personal data, WP 136, 20 June 2007, p. 22-23, chro-
me-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.clinicalstudydatarequest.com/Documents/Privacy-Europe-
an-guidance.pdf, erişim tarihi 08.11.2023..
29 Açıklayıcı Rapor, chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://rm.coe.int/convention-108-conventi-
on-for-the-protection-of-individuals-with-regar/16808b36f1, s.18, paragraf 30.
140
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
2. Sendikaların İşlediği Diğer Kişisel Veriler
Sendikaların kişisel veri işleme amaçlarını, sendikanın kendi çalışanları, mensupları ve
bağışçılarına ait verilerin kayıt altına alınması olarak belirlemek mümkündür. Dolayısıyla
sadece sendika üyeliğine ilişkin özel nitelikli kişisel veri işleme dışında başka veri işleme
durumları da söz konusu olabilmektedir. Öte yandan, sendika üyelerinin üyeliğe ilişkin
verileri dışında kalan özel nitelikli olan-olmayan verilerinin de sendika tarafından
işlenmesi mümkün olacaktır. İsim, adres, telefon bilgisi gibi özel nitelikli olmayan kişisel
verileri işlemek durumunda kalan sendikalar, KVKK m.5’deki veri işleme kurallarına
uygun bir şekilde işleme yapma yükümlülüğü altındadır.
3. Sendikanın Veri İşlemedeki Yükümlülükleri
Sendikalar mensuplarına ait verileri işlerken veri sorumlusu sıfatını haiz olduklarından,
KVKK kapsamında veri sorumlusu için getirilmiş yükümlülüklere uymalıdırlar. Bunlar;
aydınlatma yükümlülüğü30 (m.10), veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri (m.12),
veri sorumluları siciline kaydolmak ve ilgili kişiler tarafından yapılan başvuruların
cevaplanması ve Kurul kararlarının yerine getirilmesi, kişisel verilerin silinmesi,
yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi31 gibi yükümlülüklerdir. Bu başlık altında
sendikaların veri işlemedeki tüm yükümlülükleri değil, kapsamı genişletmemek adına
önemli gördüklerimize değinmekle yetinilecektir.
KVKK’da spesifik olarak işçi-işveren ilişkilerine özgü bir düzenleme bulunmamakla
birlikte, GVKT m.88’de, İş bağlamındaki veri işlemeye yönelik özel düzenleme
bulunmaktadır. Söz konusu maddede, “Üye devletler özellikle işe alım, kanunla ya da
toplu sözleşmeler yoluyla belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi de dahil olmak
üzere iş sözleşmesinin yürütülmesi, çalışma, iş yerinde eşitlik ve çeşitlilik, iş sağlığı
ve güvenliğinin yönetimi, planlanması ve düzenlenmesi, işverenin veya müşterinin
mallarının korunması ile ilgili amaçlar ve istihdam ile ilgili haklar ve menfaatlerin
münferit ya da toplu olarak kullanımı ve bunlardan yararlanılmasına ilişkin amaçlar
ve iş ilişkisinin sona erdirilmesine ilişkin amaçlar doğrultusunda çalışanların kişisel
verilerinin iş bağlamında işlenmesine yönelik hakların ve özgürlüklerin korunmasının
sağlanması amacıyla kanun veya toplu sözleşmeler çerçevesinde daha spesifik kurallar
belirleyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Maddede geçen “toplu sözleşme yapmak
suretiyle çalışanların kişisel verilerinin iş bağlamında işlenmesine yönelik hakların ve
özgürlüklerin korunmasının sağlanması” ifadesi inceleme konumuz açısından önem arz
etmektir. Şöyle ki, bu düzenleme, veri korumaya yönelik tedbirlerin sadece işverence
alınmayıp, sendikaların da bu konuda rol üstlenmeleri gerektiğinin göstergesidir.
O halde, toplu iş sözleşmesine konulabilecek hükümler arasına kişisel verilerin
korunmasına ilişkin olanları da dahil etmek mümkün olacaktır (Gürsel 2016). Örneğin
Belçika’da, çalışanların mahremiyeti ve verilerinin korunmasıyla ilgili olarak Ulusal
30 Uygulamada sendikalarının üyelerine yönelik olarak, kişisel verilerinin işleneceği hususunda aydınlatma yaptıkları görül-
mektedir. Örnek aydınlatma metinleri için bkz. Türk Harb İş Sendikası 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsa-
mında Aydınlatma Metni, https://harb-is.org.tr/wp-content/uploads/2020/01/Aydinlatma-Metni.pdf; BEM-BİR-SEN Gizlilik
Politikası, https://bembirsen.org.tr/bembirsen-privacy-policy, Öz-Finans-İş Sendikası Gizlilik Politikası, https://ozfinansis.
org.tr/page/view/gizlilik-politikasi, erişim tarihi, 27.12.2023.
31 Sendika ve Konfederasyonların Denetim Esasları ve Tutacakları Defterler İle Toplu İş Sözleşmesi Sicili Hakkında Yönetme-
lik,(RG.28833, 26.11.2013)’e istinaden, “Sendika ve konfederasyonlar bütün defter ve belgeler ile bunların dayanak ve eklerini
binasında bulundurur ve ilgili oldukları yıIlı.iUzleLyeUnStaLkvAimRAyılRınAdaSnIbaşlayarak on yıl
hizmet 10 yılın sonunda sendika KişlİedŞiİğSi kEişLiseVl vEerRileİrLi sEilmReİyKükOümRlUülüMğüAalKtınOdaNdıGr. RESİ süreyle saklar.”(1m2.-1114/K7)asıhmük2m02ü1
gereği,
141
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
Çalışma Konseyi’nde ulusal toplu sözleşmeler kabul edilmiş olup, işçilerin kamera
ile gözetlenmesine ve işyerindeki elektronik iletişimin izlenmesine yönelik garantiler
toplu iş sözleşmeleriyle sağlanmaktadır (26 Nisan 2002 tarihli Ulusal Toplu Sözleşme,
no:81 (CA 81), Hendrickx, 41). Alman Federal Veri Koruma Yasası (BDSG) ise, çalışan
verilerinin toplu sözleşmeler ve iş konseyi sözleşmeleri temelinde işlenmesine açıkça
izin vermektedir. Böyle bir anlaşma sadece işçi haklarını değil, aynı zamanda işçilerin
yükümlülüklerini de yaratabilir (ILO Uzman Yanıtı- Almanya, Hendrickx, 42).
a.Veri Sorumluları Siciline Kayıt
Sendikaların veri sorumlusu olarak kabul edildiği durumlarda, KVKK’nın veri
sorumluları için getirilen yükümlülüklerinden biri olan “Veri Sorumluları Siciline
Kayıt” yükümlüleri arasında olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tüm veri sorumluları için getirilmeyen bu yükümlülük, kanunda sayılan bazı koşulları
sağlayanlar için ve ayrıca Kurumun belirlediği istisna kapsamında olanlar için söz
konusu değildir. Bu bağlamda, Kurul’un bazı kararları bulunmaktadır. Bunlardan ilki,
“Dernek, Vakıf ve Sendikaların Veri Sorumluları Siciline Kayıt Yükümlülüğü İstisnası
Hakkında” 26/11/2019 tarihli ve 2019/353 sayılı karardır32. Kararda; “04/11/2004 tarihli
ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na göre kurulmuş derneklerden, 20/02/2008 tarihli
ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na göre kurulmuş vakıflardan ve 18/10/2012 tarihli
6356 sayılı STİSK’e göre kurulmuş sendikalardan yalnızca ilgili mevzuat ve amaçlarına
uygun, faaliyet alanlarıyla sınırlı ve sadece kendi çalışanlarına, üyelerine, mensuplarına
ve bağışçılarına yönelik kişisel veri işleyenler” sicile kayıt zorunluluğundan muaf
tutulmuştur. Ancak daha sonra Kurul’un 22/04/2020 tarihli ve 2020/315 sayılı Kararı ile
muaf tutulacaklarda değişiklik yapılarak, “yalnızca ilgili mevzuat ve amaçlarına uygun,
faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak üzere kişisel veri işleyen Türkiye’de yerleşik dernek,
vakıf ve sendikalar” olarak düzenlenmiş, ardından muaf tutulanlara ilişkin belirleme
üçüncü kez, 09.06.2021 tarihli ve 2021/571 sayılı Kararı ile “yalnızca ilgili mevzuat ve
amaçlarına uygun, faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak üzere kişisel veri işleyen Türkiye’de
yerleşik dernek, vakıf ve sendikalardan kendisine bağlı herhangi bir iktisadi işletmesi
bulunmayanlar” olarak değiştirilmiştir33. Görüldüğü üzere sicile kayıt yükümlülüğünden
muaf olan sendikaların kapsamının daraltıldığı anlaşılmaktadır. Özellikle de kayıt
yaptırması gereken sendikaların sanayi ve ticaret faaliyetinde34 bulunmaları durumunun
istisna dışı bırakılması isabetli bir düzenleme olmuştur.
Bu durumda, “yalnızca ilgili mevzuat ve amaçlarına uygun, faaliyet alanlarıyla sınırlı
olmak üzere kişisel veri işleyen Türkiye’de yerleşik dernek, vakıf ve sendikalardan
kendisine bağlı herhangi bir iktisadi işletmesi bulunanlar” Sicile kayıt olacak ve
Sicile kayıt esnasında yalnızca iktisadi işletmelerin faaliyetlerine ilişkin bilgi girişi
yapacaklardır. Önemle belirtmek gerekir ki, Sicile kaydolma gerekliliği düzenlenen
bu sendikalar bakımından da 2021/238 sayılı Kurul Kararında35 yer alan yıllık çalışan
32 Karar için bkz. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6628/2019-353, erişim tarihi 08.11.2023.
33 Karar için bkz. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6986/2021-571, erişim tarihi 08.11.2023.
34 STİSK. m.26/8’de, “Kuruluşlar ticaretle uğraşamaz. Ancak, kuruluşlar genel kurul kararıyla nakit mevcudunun yüzde kır-
kından fazla olmamak kaydıyla sanayi ve ticaret kuruluşlarına yatırımda bulunabilir.” Bu tür bir kısıtlamanın getirilmesinin
gerekçesi, bir ticari şirketin sendika görünümü arkasında TTK yükümlülüklerinden kurtulmasını ve üyelerinin aidatlarını
ticari spekülasyonlara bağlamasını önlemek olarak ifade edilmiştir (Işık, 165).
35 “Veri Sorumluları Siciline Kayıt Tarihlerinin Uzatılması İle İlgili Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 11/03/2021 Tarihli ve
2021/238 Sayılı Karar metni için bkz. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6905/2021-238, erişim tarihi 09.11.2023. Anılan karara
göre, “Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri so-
rumluları ile yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için
142
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
sayısı36, yıllık mali bilanço ve ana faaliyeti kapsamında özel nitelikli kişisel veri işleme
kriterleri açısından değerlendirme yapılarak bu kriterleri taşıyanlar için bağlı olduğu
sendika adına Sicile kayıt oluşturulması ve yalnızca bu iktisadi işletmelerin kişisel veri
işleme süreçlerine ilişkin bilgi girişi yapılması gerekmektedir. Son olarak, “yalnızca ilgili
mevzuat ve amaçlarına uygun, faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak üzere kişisel veri işleyen
Türkiye’de yerleşik vakıf, sendika veya derneklere ait iktisadi işletmelerden” Kanun’un
3’üncü maddesinde yer alan veri sorumlusu tanımındaki kriterleri haiz olanlar ayrı
veri sorumlusu olarak kabul edileceğinden, bu durumda olan iktisadi işletmeler
bakımından öncelikle 2021/238 sayılı Kurul kararında yer alan yıllık çalışan sayısı, yıllık
mali bilançosu ve ana faaliyeti kapsamında özel nitelikli kişisel veri işleme kriterleri
değerlendirilerek bu kriterleri taşıyanların sendika değil kendi adlarına Sicile kayıt ve
bildirimde bulunmaları gerekecektir.
“Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olan
gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri
işleme olmayanlar” kriterini sendikalar bakımından ele aldığımızda, sendikaların ana
faaliyet konusunun kişisel veri işleme olmadığı zira bu belirlemede veri sorumlusunun
en çok katma değer ürettiği faaliyetleri veya yürüttükleri temel iş ve görevlerinin bir
gereği olarak özel nitelikli kişisel veri işlenip işlenmediğine bakılacaktır. Bu durumda,
veri sorumlusunun işlediği özel nitelikli kişisel verilerin işverenlikçe yürütülen işlerin
kapsamında olup olmadığı önemlidir. O halde bir sendikanın iktisadi işletmesinin yıllık
çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az ve ana faaliyet
konusu özel nitelikli kişisel veri işleme değil ise Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğü
bulunmamakta; ancak sendikanın yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço
toplamı 25 milyon TL’den fazla ise ya da yıllık çalışan sayısı ve mali bilanço toplamından
bağımsız olarak ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işlenmesi ise Sicile kayıt ve
bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır (Şekerbay 181-182).
Sonuç olarak belirtmek gerekir ki, sendikaların ticari faaliyet yapmasına ilişkin hüküm
6356 sayılı Kanun’un sıklıkla uygulanan bir hükmü olmadığından, uygulamadaki pek
sendikanın iktisadi işletmesi olmayan ve dolayısıyla VERBİS’e kayıt yükümlüsü olmayan
veri sorumluları olduğu söylenebilir.
b. Veri Aktarımı
Sendikaların işledikleri verilerin aktarımı ile ilgili olarak en önemli sorunlar sendika
üyeliğine dair verinin işverene aktarılması durumudur. Sendikaların üyelerinin işveren
tarafından ayrımcılığa maruz kalmamaları için dikkat ettikleri bir durum da, üyeliğe
ilişkin veri aktarımını işverene yetki belgesini aldıktan hemen sonra vermeyip, toplu iş
sözleşmesi imzalandıktan sonraki bir ay (TİS’den sonraki ilk bordronun hazırlanması
için) içinde yapmalarıdır.
belirlenen sürenin 31.12.2021 tarihine, Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilançosu 25 milyon TL’ den az olup ana
faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine
getirmeleri için belirlenen sürenin 31.12.2021 tarihine, Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşu veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin 31.12.2021 tarihine kadar
uzatılmasına karar verilmiştir.
36 KVKK’nın “Veri Sorumluları Siciline Kayıt Yükümlülüğünden İstisna Tutulacak Veri Sorumluları” ile ilgili Kişisel Verileri
Koruma Kurulunun 19/07/2018 Tarihli ve 2018/87 Sayılı Kararı’nda ise, kanunun 16. maddesindeki istisna belirlemesi şu şe-
tvkueiltrduielsaoycraaupkmıtlımrl.u”ılşatrırın; d“YaınllıaknçaaflaışaalinyesKtaykİıosŞnıİu5S0su’EdeöLnzeaVlznEviteIRe.yliİıkUlLllıiLkEkUmiRşiaSsİleiLlKbvAielOarRniRçAişoUleRtmMoApelASaomIlmKı a2Oy5aNnmlaiGlryıRonnESTicSLi’lİdeeknaayzıtoylüankügmerlçüel1ük2ğ-v1üe4nydKaeatnüsızmieslt2iks0ni2ş1ai
143
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
Bunun dışında sendikalar üyelerine ilişkin verileri yurt içinde veya yurtdışında işveren
dışındakilere de aktarabilmektedir. Örneğin, BEM-BİR-SEN, veri işleme politikasında,
verilerin aktarımına yönelik olarak şu şekilde bir düzenleme yapmıştır; “Üyelere ait
kişisel veriler, üyelik ödentisinin başlatılması ve takibi, sendika seçimleri döneminde oy
verme işlemlerinin yönetimi gibi BEMBİRSEN’in 4688 sayılı Kanundan kaynaklanan
bildirim zorunluluğu gibi görevleri nedeniyle, Büyükşehir Belediyeleri, Belediyeler ve
bunlara bağlı işletme müessese ve idareler, Yerel Yönetim Birlikleri ile İl Özel İdareleri
ve bunlara bağlı işletme, müessese ve idareler ile paylaşılabilir.”Ayrıca “Çalışanlarımız,
üyelerimiz, tedarikçilerimiz ve diğer üçüncü kişilerle etkili iletişim ve dayanışma için
ve faaliyetlerimizi yürütebilmek amacıyla uzaktan ve hızlı iletişim kurabilmek, toplantı
ve etkinlikler düzenleyebilmek için günümüzün yaygın ve kaçınılmaz iletişim araçları
olan yurt dışı menşeli uygulamalar kullanmaktayız. Bu kapsamda, Video konferanslar
için kullandığımız ABD menşeli Zoom, Anlık mesajlaşma için kullandığımız ABD
menşeli Facebook’a ait Whatsapp platformlarında kimlik, görsel ve işitsel kayıtlar
gibi genel nitelikli verilerinizi paylaşıyoruz.” Şeklinde yurt dışı veri aktarımı politikası
belirlemiştir37.
4.Toplu İş Sözleşmesine Konulacak Hükümlerle Kişisel Verilerin Korunması
Toplu iş sözleşmeleri, normatif ve borç doğurucu kısımlardan oluşmaktadır. STİSK
m.33/1de, “Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin
hükümleri içerir.” denilmek suretiyle toplu iş sözleşmelerinde bulunması gereken normatif
hükümlerin içeriği tespit edilmiştir. Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili tedbirler somut
duruma göre, toplu iş sözleşmesinin normatif hükümlerinin tümüne konu olabilecek
niteliktedir. Önemle belirtmek gerekir ki, bu hükümler nitelik itibariyle işyerindeki
tüm çalışanlara uygulanacak türden kabul edilmelidir38. Ancak “rıza” hükümleri olarak
anılan ve temelde işçinin bazı konularda onayının alınmasının amaçlandığı hükümler
arasına örneğin işçinin açık rızasının alınması yönünde hüküm konulamaması gerektiği
kanaatindeyiz39.
Öte yandan, işveren ile sendika arasında temsilcilerin ya da üyelerin kişisel verilerinin
korunmasıyla ilgili “tarafların hak ve borçlarını ilişkin kısımda” borç doğurucu nitelikte
hükümler de toplu iş sözleşmesine konulabilir.
Çerçeve sözleşmelere kişisel verilerin korunmasına ilişkin hüküm konulması ile
ilgili olarak ise şu şekilde bir yorum yapılabilir. STİSK m. 33/3’te, “Çerçeve sözleşme,
sözleşmenin tarafı olan işçi ve işveren sendikasının üyeleri hakkında uygulanır ve
meslekî eğitim, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal sorumluluk ve istihdam politikalarına
ilişkin düzenlemeleri içerebilir.” biçiminde yapılan düzenleme, sınırlı bir belirleme
yapmadığından, kanaatimizce çerçeve sözleşmelere kişisel verilerin korunmasına
37 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında faaliyet yürüten, Belediye ve Özel İdare Ça-
lışanları Birliği Sendikası (BEM-BİR-SEN) Gizlilik Politika Belgesi, https://bembirsen.org.tr/bembirsen-privacy-policy, erişim
tarihi 27.12.2023.
38 STİSK. m.25/2’de yer alan hükme göre, “İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı
sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz.
Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır.” Bu düzenlemenin
mefhumu muhalifinden, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konuları dışında kalan hükümlerin sendikalı
olan-olmayan işyerindeki tüm işçilere uygulanması gerektiğidir (Ekmekçi 404).
39 Rıza hükümlerine örnek olarak, işçinin fazla çalışma yapması ya da işyerinde denkleştirme yapılmasına yönelik olarak peşi-
nen rıza gösterdiklerine yönelik toplu iş sözleşmesi hükümleri verilebilir, (Tuncay/Savaş Kutsal, 211).
144
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
yönelik hüküm konulmasına engel değildir40. Özellikle çok uluslu şirketlerde ortak bir
veri koruma politikası sağlayabilmek adına bu tür hükümler konulması faydalı olacaktır.
5.Sendikanın Temsil Yetkisini Kullanma Sürecinde Kişisel Verilerin
Korunması
Sendikaların faaliyet alanlarından biri de yargılama alanındaki faaliyetleridir. Bunu
düzenleyen STİSK m.26/2’de sendikaların iki farklı temsil yetkisi olduğu kabul edilmiştir.
Bunlar kollektif ve bireysel nitelikli olarak karşımıza çıkmaktadır (Tuncay ve Savaş Kutsal
143). İlgili hükmün ilk kısmında açıklanan kollektif nitelikli davalarda, “Kuruluşlar,
çalışma hayatından, mevzuattan, örf ve adetten doğan uyuşmazlıklarda işçi ve işverenleri
temsilen” hareket edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenlemede çalışanların kolektif
yararına dava açma hakkı tanındığı için kişisel veri işleme durumu muhtemelen
gerçekleşmeyecektir. Çalışmamız açısından önemli olan maddenin ikinci kısmında yer
alan, “sendikalar, yazılı başvuruları üzerine iş sözleşmesinden ve çalışma ilişkisinden
doğan hakları ile sosyal güvenlik haklarında üyelerini ve mirasçılarını temsilen dava
açmak ve bu nedenle açılmış davada davayı takip yetkisine sahiptir.” kısmıdır. Zira
burada sendikanın üyesinin kişisel verilerini kullanmak suretiyle ona ilişkin bir davayı
takip süreci söz konusudur. Uygulamada bu yetki bir hizmet41 mahiyetinde olmak üzere
genellikle işçi sendikaları tarafından çok kullanılmaktadır (Ekmekçi 243). Sendikaların
adına dava açabileceği kişiler, sadece üyeleri ile sınırlı olmayıp, onların ölümü halinde
mirasçıları da olabilmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, bu temsil yetkisi, dava
şartı arabuluculuğa ilişkin düzenlemelerden sonra, sendikaların mahkemeler gibi
arabuluculuk42 oturumlarında da karşımıza çıkacağından ve işlenecek veriler özel
nitelikli olan-olmayan kategoride olabileceğinden, veri sorumlusu sendikanın yargılama
sürecinde işleyeceği verilere ilişkin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi
şarttır.
Öte yandan, sendikanın açabileceği davalar arasında çalışanın işverence kişisel verisinin
yasaya aykırı şekilde işlenmesinden kaynaklanan davaların da olduğunu kabul etmek
gerekir. Nitekim yakın tarihli bir Anayasa Mahkemesi kararında, bu husus ele alınmıştır.
Söz konusu kararda, yüz tanıma sistemi ile mesai takibi yapılan bir işyerinde çalışan memur
adına, üyesi olduğu memur sendikası tarafından dava açılıp açılamayacağı tartışılmıştır.
Anılan kararda, Anayasa Mahkemesi, yüz tanıma sistemi ile mesai takibi yapılması nedeniyle,
üyesi olan memurların özel hayata saygı kapsamındaki kişisel verilerinin ihlal edildiği
iddiasına dayanarak sendikanın üyesi adına bireysel başvuru yapıp yapamayacağı hususunu
incelemiştir43. Anayasa Mahkemesi konuyu başvurucunun yetkisi özelinde ele aldığından,
40 Öğretide çerçeve sözleşmeye konulacak hükümlerin maddede sayılanlarla sınırlı olduğu görüşü de bulunmakla birlikte
kanaatimizce özellikle çok uluslu şirketlerde kişisel veri aktarımına yönelik hükümler de bu sözleşmelerle düzenlenebilmelidir.
(Çerçeve sözleşme ile ilgili bkz. Kılıç 248 vd.).
41 Bu maddeye göre üyeler sendikaya temsil yetkisi vermek zorunda olmadıkları gibi sendikanın da üyelerini yargılama süre-
cinde temsil etme gibi bir yasal zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu konuda, bkz. Narmanlıoğlu 256, Ekmekçi 244. Veri işleme
şartlarına uyma noktasında sendikaların bu ayrıntıya dikkat etmeleri gerekir.
42 İş Mahkemeleri K.m.3/1’de, “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe
iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmüne istinaden ortaya çıkan uyuşmazlıklarda
arabuluculuk dava şartıdır. Aynı maddenin 18. fıkrasında ise, “ Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri
veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir
ve son tutanağı imzalayabilir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, sendikaları da üye veya mirasçılarının kanuni temsilcileri ola-
rak kabul edip, sendikaların arabuluculuk görüşmeIl.erUinLdeUbSulLunAmRasAı mRüAmSkIün görülmelidir. Aynı yönde, Köme Akpulat, 384).
Burada dikkat Eed.2il0m23e/s9i 2g,eKre.k2e0n23hK/u1s5İu6Şs,,İRHSGME. LK02..Vm11.E7.24R0’e2İ3isL,t3iEn2a3Rd5e7İn.K, seOndRikUayMa aAçıkKçaOyeNtkGi vRerEilmSiİş olmasıdır. 12-14 Kasım 2021
43 13.09.2023,
145
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
kabul edilemez olduğuna karar vermiştir44. STİSK m.26 uyarınca kendisine temsil yetkisi
verilen sendikanın kendi adına değil de üyesi adına yargılama sürecinde bulunma hakkı
olduğuna göre, bu hakkın bireysel başvuruyu da kapsaması gerektiği kanaatindeyiz.
V. Sonuç
Çalışanların kişisel verilerinin korunmasının toplu iş hukuku bağlamında ele alındığı
çalışmamızda, öncelikle vardığımız sonuç, toplu iş ilişkisi açısından konunun uygulamada
yeterince tartışma konusu yapılmamış olduğudur. Çalışanların temel haklarından olan
sendika üyesi olma, işyerinde sıklıkla işveren tarafından olumsuz karşılanmakta ve
işçinin sendika üyesi olduğu bilgisini edinen işveren, işçiye karşı ayrımcı muameleler
sergileyebilmektedir. Bu durumun önüne geçmek için sendikal özgürlüklerin korunması
amaçlı düzenlemeler iş hukuku mevzuatında yer almaktadır. Kişisel verileri koruma
mevzuatı açısından da, “sendika üyeliği ”ne ilişkin verinin özel nitelikli veri olarak kabul
edilmesi ve gerek işverenin gerekse bu veriyi işleyen sendika ve diğer kuruluşların özel
nitelikli bu veriyi işlemeye yönelik esaslara uygun hareket etmeleri gerekmektedir. Hatta
çalışmamızda vardığımız sonuç, bu korumanın sadece üyeliğe özgülenmeyip sendikal
bağlantı olarak geniş yorumlanması yönündedir.
Sendikalar, üyeleri ve çalışanlarına ilişkin verileri işleyen veri sorumluları olarak
karşımıza çıkmaktadırlar. Bu nedenle veri işleme hususunda veri sorumlusu için
KVKK’da düzenlenmiş olan pek çok yükümlülük sendikalar için de geçerlidir. Veri
sorumluları sicili(VERBİS)’e kayıt açısından, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından
bazı veri sorumluları istisna tutulmuş olup, bunlardan birinin de sendikalar olduğu
görülmektedir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki tüm sendikalar istisna kapsamında
olmadığından, “yalnızca ilgili mevzuat ve amaçlarına uygun, faaliyet alanlarıyla sınırlı
olmak üzere kişisel veri işleyen Türkiye’de yerleşik dernek, vakıf ve sendikalardan
kendisine bağlı herhangi bir iktisadi işletmesi bulunanlar” Sicile kayıt olacak ve Sicile kayıt
esnasında yalnızca iktisadi işletmelerin faaliyetlerine ilişkin bilgi girişi yapacaklardır.
Sendikaların üyelerinin kişisel verilerini korumak adına yapacakları faaliyetlerden biri
de toplu iş sözleşmesinde veri korumayı daha aktif hale getirecek hükümler belirleme
noktasında işvereni ikna etmek olacaktır. Zira toplu iş sözleşmesine konulacak hükümler,
çalışanların sadece ücret ve diğer parasal hakları iyileştirmeden ibaret olmamalıdır.
Ayrıca sendikaların çalışma ilişkilerini etkileyen güçlü sivil toplum kuruluşları olmaları,
üyelerini ve işverenleri kişisel verileri koruma hususunda eğitmeleri ve veri ihlalini
önleme hususunda farkındalık yaratmayı sağlayacak kaynaklara sahip oldukları da
unutulmamalıdır. Bunu yaparken kendi bünyelerinde kişisel verileri koruma uzmanları
istihdam etmeleri de kuşkusuz isabetli olacaktır.
44 “Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal edilen güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkile-
nenler tarafından yapılabilir” (6216, m.45).“Başvurunun kabul edilmesi için başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri sürmesi
yeterli olmayıp ihlalden doğrudan etkilendiğini yani mağdur olduğunu göstermesi veya mağdur olduğu konusunda Anayasa Mah-
kemesini ikna etmesi gerekir. Bu itibarla, mağdur olduğu zannı veya şüphesi de mağdurluk statüsünün varlığı için yeterli değildir”
“...başvurucu sendika tüzel kişiliğinin haklarını doğrudan etkileyen somut bir olgu ileri sürmemiştir. Dolayısıyla tüzel kişi
başvurucunun ihlale konu edilen işlem nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilendiği söylenemez. Buna göre
başvurunun tüzel kişi başvurucu yönünden KİŞİ BAKIMINDAN YETKİSİZLİK nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar
verilmesi gerekir”
146
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KAYNAKÇA
Baskan, Esra. İş Sözleşmesinin Sendikal Nedenle Feshi, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.
Boydak, Alptekin, Burak. “Sendikal Ayrımcılık İddiasına Dayalı Davalar Bakımından
Sendikal Faaliyet Kavramı ve Sınırları”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk
araştırmaları Dergisi, Y.2016, C.22, S.3, 493-502.
Dülger, Murat Volkan. Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, Ankara: Hukuk Akademisi,
2020.
Ekmekçi, Ömer. Toplu İş Hukuku Dersleri, İstanbul: Onikilevha Yayınları, 2022.
Arıcı, Kadir. Türk İş Hukuku-II Toplu İş İlişkileri Hukuku, Ankara: Gazi Yayınevi, 2022.
Georgieva, Ludmina/Kuner, Christopher. The EU General Data Protection Regulation
(GDPR) A Commentar, Edited By Kuner, Christopher/Bygrave, Lee A./ Docksey,
Christopher, Oxford University Press, 2020.
Gürsel, İlke. “Kişisel Verilerin Korunması Hakkının İşçi ve İşveren İlişkisine Etkileri”
Legal İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, Y.2016, C.13, S.50
Gürsel, İlke. İşçinin Kişisel Verilerinin Korunması Hakkı, Ankara: Adalet Yayınevi, 2016.
Hekimler, Alpay. “Kişisel Verilerin Korunmasının İş Hukukundaki Yansımaları”, Muhtelif
Yönleriyle Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, Editör: Kemal Şenocak, Ankara 2022.
Hendrickx, Frank. “Protection Of Workers’ Personal Data: General Principles”, ILO
Working Paper 62, May 2022.
Işık, Rüçhan. İşçi Sendikalarının Faaliyetlerinin Hukuksal Çerçevesi, Ankara: Önder
Matbaası, 1977.
Kaya, Cemil. “Avrupa Birliği Veri Koruma Direktifi Ekseninde Hassas (Kişisel) Veriler
ve İşlenmesi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. LXIX, S.l -2, 317-334,
Y.2011.
Kılıç, Şebnem. Türk Hukukunda Grup Toplu İş Sözleşmeleri ve Çerçeve Sözleşmeler,
İstanbul: Beta Yayınevi, 2019.
Köme Akpulat, Ayşe. İş Mahkemelerinde Yargılamanın Özellikleri, İstanbul: Onikilevha
Yayınevi, 2018.
Küzeci, Elif. Kişisel Verilerin Korunması, İstanbul: Onikilevha Yayınevi, 2021.
Narmanlıoğlu, Ünal. İş Hukuku-II Toplu İş İlişkileri, İstanbul 2016.
Ocak, Saim/Duman, Barış/Yılmaz, Dursun. Yargı Kararları Işığında Sendikal Nedenle
Feshin İspatı ve Sendikal Fesih Karineleri, Ankara: Seçkin Yayınevi, 2021.
Özer Deniz, Miray. “İşçilerin Özel Nitelikli Kişisel Verilerinin Korunması ve Bundan
Doğan Sorumluluk”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Y. 12, S.45 (Ocak 2021).
Sur, Melda. İş Hukuku Toplu İş İlişIk.iUleLriU, SALnAkRaAraR: ATuSIrhan Kitabevi, 2019. 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
147
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZER ; Sendikalar ve Kişisel Veri Mahremiyeti
Şekerbay, Hakkı. Özel Nitelikli Kişisel Veri Olarak Sendika Üyeliği ve Türkiye’de Sendikal
Ayrımcılık, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Ankara 2022.
Şenocak, Kemal. “Kişisel Veri Kavramının Kapsamı ve Unsurları”, Muhtelif Yönleriyle
Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, Editör: Kemal Şenocak, Ankara 2022.
Tuncay, Aziz Can/Savaş Kutsal, Burcu, Toplu İş Hukuku, İstanbul: Beta Yayınevi, 2019.
Uncular, Selen. İş İlişkisinde İşçinin Kişisel Verilerinin Korunması, Ankara: Seçkin
Yayınevi, 2014.
Yamakoğlu, Efe. “İşçiye Ait Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Korunması”, Muhtelif
Yönleriyle Kişisel Verilerin Korunması Hukuku, Editör: Kemal Şenocak, Ankara:
Onikilevha Yayınevi, 2022.
148
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
BilgBilielgrinÇGağelıencdeağiİnlgiiBlieKlirişleinmine HBialkgikAınlımnaİşHçiankinkıKvieşisel
Verileri BTakicıamrıinSdıarnÇDateığşmeralesnı dirilmesi
KŞeühbrriabaDnEİMpeİkRA* şıkoğlu*
ÖZET
KGiüşnisüeml üvezrdielearkinıllkı ocrihuanzmlaar,sıbühyaükkıvneınri,tneemsneleilnedrienyinerteranlaenti,hüaçkblaoryduatnlubyiarizsıicı“lbari,lgyialeprainy
gzelkeâcevğeinbiubluetlitrelekmnoelohjailkekriı”dilıer.teBtilkglielenreinn dgöerledcüenğciünisabnealiyrliedmeevrhimakiküır-eintifmordmeantitoünkaeltismelef
dteedtearmikizniantcioirninginenheelrkaişşailmikashıankdkaınetıkni dgöasbteirmpeakrçteadsıiro. lBaruaektkkiaibleulheızdlialmgeelkiştednitre. kBnuolhoajik,
çgeertçiremveişsinodldeuğişuçi;biklgişiisvele haalgyaı tiıleileinislagnilliarbıilggeilreirdien baıçrıakklamnamktaadzıar.mGaneırnçaekvteenbdilegilbeirligni
iççaeğrıinğdinainbükyaüpksamveırniahkaacriamr,vherızmveehaçkekşiıtnliaksaöhziepltliikr.leriyle anılmakta ve dev bir bellek
İollkadraekfaç1a9lı8ş3ırykıelınn;daayAnılmzaamnaAnndaayianssaaMn ahhakyeamtıneısni thaerrafnınodktaansıvnedrialeentkbiisrinkiargaörsdtaerkmulelkanteıdlainr.
bBuilghia,kb; eklilşeikselvveeraillgeır,ininksoanrulınğmınasvıanralığilıinşkdiannhiatizbıralraennanhegrerzeakmualnusillagriarçaeskı igceirebkirukluosnaul
dolümzeunşlteumr. eİlenrsiandlıeğıentkbileelmlekiştiür.zeSriönze kaonnlaumsulanhdaıkrmöazüçnadbealabriıresyülerererkekniş,isteelknvoelroiljeinriinn
kyoarrautnmmışasoınldıutğaulepbuetdmeve hbaekllkeığninı vçearlmışmekatepdrire.nBsiubi,çasloışnmuça vçeerçveevreisüinredtemiesesibsitlegmileinriinn
ganeleacşeılğminaisbı iesleirvleemriesihişalkeknıennınilgişiçli kvieşilşevreerebnirihliaşkioslianrdaekgteösriüsneüdmilmü ieşlteira. lKınişaicsaekltvıre.rilerin
korunması alanında bireylere tesis edilmiş haklar ve veri sorumlularına getirilmiş olan
skbİsbvİiyohvşşşüoeiiulüeelvçlşuerrrlrkkgieiiueimşnnsriüulrtcmlelemeiumkeeeinrlnnrnklamieulmvniddtüsnbueseeieiilaunudnryrükiiinigdhklşlrtbheamulae[lkae1ireadnk]rogete.rrktımlkr,esırKautezu.itıbakğrneniainniriBısşuseırşimminiıelniinsnmgmrybueaeeıelanlyisyreyşhdğıaavçrlüalevneoieieıtknyknardklsreüaarkeiııokmllnrnmtıaeıl.iltğainşearkaalBıniimnlüalynsaabuvıpeldmenrüvikeslılımeykbgnanovdvramillardeıaeielauşğlearrvtıenkrimnniyarolinimiadeinsrşlaireraaiiabiiaosnnyşnsiirenlglrıündlelüikehakcmgmsutnvnoaeiüeiğkeemrcdlelmueuevrelaeaincandzkçlmlirüeseeımudoe,kığlbreandüiiiaiitknluiğlşsıgüraeivgisıüışkizcuezelieaaeesirvatbndlpreekidaeerdikilnstnnlıeliiaaieriirıdcşvlr.nmnn[gieele2myed]ikrİkı.rlkmenşaitieiıiçikzdnşrkeivkia.işianfiesonlşateierbheniBanımilynimttailreiivlkgeoşgekgekitilllieielreüslışaeçieesümillersindemrçsirieesreşenallaitçecivtnrlfidiıiüahnavşğigmmmaaheiliieşnmklralliaaçiekekiylinakmkencşıkellt,reiımtaıaokşişiğvnrndinmlâieıesdaniıninesrnrnnaaıiıiil.
kKaipşissaeml vınedrialeerilne haulıknuakcai kbokyountuulkairşdialink hbairkiskiıd, imr.üAlkyinyıetzavme fainkdriamçüallkışimyeatdtaeotreimlereil aoltlaınrdaka
itşaçrtinışiınlırkkieşnis[e3]l; vveerriilieşrlienmine kmoertuontlmaraısvıneıbtualaelpanedtamgeesliişbtairkiılmmiışndoalannnaelggoirbitimhaalkalrairsıevtaircdaırri
hsoaryuastutanöanieşmililşikbiisrinreinkatbüemt asrüarceıçolelarriaakçıdseınğderalnencdeivrailpmaerkantemdiar.yYa eçnailıeşıkloacnaokmtıirn. in yapı taşı
oAlnaanhvtaerridKeenliemneoleprt:imBiallgidleürzienydgeeleycaerğairnlianbmelairalemmaeçlhı aykokğıu, nişyçaintıirnımkliaşirsınelyvaeprıillderıği,ı dkiişjiitsaell
dveürnilyeardina,işalelngomreitsmi. aların ve veri işleme metotlarının korunması, tacirler bakımından
büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda da kişisel verisi işlenen kişinin özellikle
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
*H[3Dü]soİeklygtoiinrliÖCtağarrnetıtAşimmkasÜolayyer,siKi,çSiişnivisabesklCzVKu.emErİihlŞlieufİrrSiKinyEeüKtLzÜeocnrViui,vEneKmrIRsi.aişİtUiseLsıse,LiElAHURVnueSkkİruLaiKkrlAeaFOr,RaiÇnkRAüaKUkltRmeoMsrAiau,kASknomYIzKa@aysOcııun,NmeAvGhniu,kRr2aiy0Erea1tS,.0eİT,dusu.r.th8r,a50n.00K0i-t0a0b0e2v-1i22,0-127430-K158a0s,8ım5s.260221;
14291
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
DEMİR ; Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkının İşçinin Kişisel Verileri Bakımından Değerlendirilmesi
Evaluation Of The Right To Informational Self
Determination In Terms Of The Personal Data Of The
Employee
One of the rights underlying the right to protection of personal data is the “right to
informational-self determination.” Informational self-determination is also recognized
as part of the general right to personality. Within the framework of this right, the
employee has the right to decide on the timing of the disclosure of information about
his/her personal life and the scope of the content of the information.
This right, which was used for the first time in a decision by the German Constitutional
Court in 1983, has also affected both international and national regulations on the
protection of personal data. In essence, this right gives individuals the right to demand
the protection of personal data. Within the framework of this study, the appearance of
the right to informational-self determination in the employee and employer relationship
will be discussed.
The employer’s interest in processing business data conflicts with the employee’s right
to the protection of personal data. The real utilization of this right by the employee
depends on being informed about the personal data processing process. This situation
will ultimately bring up certain obligations of the employer in the process of processing
personal data. One of the reflections of the right to informational self determination
is explicit consent. The existence of the consent of the employee in the processing of
personal data or the validity of this consent is one of the issues to be addressed within
the scope of the study. At the same time, the study will try to answer the question of what
rights the employee has in terms of requesting the protection of personal data in terms
of all processes of the employment relationship.
Keywords: Informational - self determination, personal data of the employee, processing of
personal data
150
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
GİRİŞ
Hukuki bir kavram olarak kişisel verilerin korunması düşüncesinin tarihi çok eski
değildir. Bilişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmelere paralel olarak ilerleyen
kişisel verileri koruma ihtiyacının temelinde “mahremiyet” kavramının olduğunu
söylemek yanlış bir ifade olmaz. Kişisel veriler kavramının teoride arka planını oluşturan
mahremiyet kavramının hukuki alanda tanımlanması, korunması gereken değerlerin ne
olması gerektiği noktasında önemlidir (Balkan 13, 14).
Teknoloji ilerledikçe bireylerin mahremiyetinin korunması gerekliliği büyük önem
kazanmaktadır. Her sektöre hizmet veren kuruluşlar, faaliyet gösterdikleri bölgeye ve
bireylerin kökenlerine göre ilgili düzenleyici kurallara uygunluk göstererek işledikleri
kişisel verilere saygı göstermelidir. Bununla birlikte, mahremiyetin korunması kavramı,
uygulandığı özel bağlama göre farklı şekilde ele alınmaktadır. Bilgi teknolojileri sektörü
gibi hukuk sektörü de kişisel verilerin korunması kavramının tanımlanması ve ele
alınması sorunuyla uğraşmak zorundadır. Küresel manzara adım adım değişmekte
ve önemli ölçüde artan teknolojik ilerlemelerle uyumlu düzenleyici çerçeveler
geliştirmektedir. Anılan kapsamda 2016 yılında hazırlanmış olan Avrupa Genel Veri
Koruma Tüzüğü (GDPR)2 (Diamantopoulou et al. 427) küresel olarak veri koruma
hukukunda “altın standart” olarak değerlendirilmekte, dünya çapında çeşitli ülkeler
GDPR ile ortak bir dizi temel ilkeye dayalı olarak veri koruma ve gizlilik alanlarında
yerel mevzuatı uygulamakta veya değiştirmektedir (Diamantopoulou et al. 428).
GDPR, bilgi ve iletişim teknolojileri ile bilgi akışları ve hizmetlerin küreselleşmesinin
oluşturduğu dünyaya yeni yükümlülükler ve yeni haklar getiren yeni bir tüzüktür.
Tüzüğün yönelimi, kişisel verilerin güvenliğini desteklemek ve böylece vatandaşların
haklarını destekleyebilmektir. Tüzük, kişisel verilerin işlenmesi ve bu verilerin
serbest dolaşımına ilişkin olarak bireylerin korunmasına yönelik gereklilikleri ortaya
koymaktadır. Avrupa vatandaşlarının kişisel verilerini yöneten kamu ve özel kuruluşlar
için zorunludur. Amaç, Avrupa Birliği’ndeki (AB) vatandaşların kişisel verileri üzerinde
(daha fazla) kontrol sahibi olmalarıdır (Diamantopoulou et al. 430). Söz konusu kontrol
ise bilgilerin geleceğini belirleme hakkı ile doğrudan ilişkili bir durumdur. Bilgilerin
geleceğini belirleme hakkı ise temelini mahremiyet kavramından alır.
Mahremiyet konusu “Bilgi Toplumu” için yeni bir endişe konusu olmadığı gibi, benzersiz
de değildir. Sosyal çevreyle; onun büyüklüğü, yapısı ve doğasıyla; yeni sosyal alanların
ve insanların faaliyet alanlarının ortaya çıkmasıyla ilgilidir (Diamantopoulou et al. 428).
Kişisel verileri koruma hukuku sınırları oldukça geniş olan bir hukuk dalıdır. Bilgilerin
geleceğini belirleme hakkını açıklamaya çalışırken söz konusu hukuk dalının özellikle
bu hakka hizmet eden yönüne değinilmeye çalışılacak ve bu kapsamda açıklamalar
yapılacaktır. Çalışma kapsamında ilk olarak bilgilerin geleceğini belirleme hakkının
temelini oluşturan mahremiyet kavramı ve mahremiyet hakkından kısaca bahsedilecek
devamında ise bilgilerin geleceğini belirleme hakkı ve bu hakkın işçinin kişisel verileri
kapsamında değerlendirilmesi incelenecektir.
2 GDPR, AB vatandaşlarının kişisel verilerinin korunmasına yönelik daha somut bir çerçeve oluşturmak üzere yürürlüğe gir-
miştir. Bu düzenlemenin etkisi iki şekilde AB sınırlarının ötesine geçmektedir. İlk olarak, GDPR, AB vatandaşlarıyla iş yapmak
ve etkileşimde bulunmak isteyen AB üyesi olmayaIn. iUşleLtmUeSleLr AiçiRn AbirRkAolSayIlaştırıcı görevi görmektedir. İkinci olarak, GDPR,
gmeanliaşruı yiçgiunlabniratbeimlirelilğvievielhgaemnelkliağyKinnaİeğŞdıİeoSnlaiEyralLek, dkViuğElelarRnüıİllkaLbeliEelirrRi.nİkeKnOdi RveUri MkorAumKa OyöNneGtmRelEikSleİrini ve yasal çerçe1v2e-l1e4riKnai soımluş2t0u2r1-
151
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
DEMİR ; Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkının İşçinin Kişisel Verileri Bakımından Değerlendirilmesi
1. Mahremiyet Kavramı
Bireylerin başkaları açısından ne ölçüde tanınıp bilinir olduğu, bireylerin birbirine fiziki
anlamda hangi ölçüde ulaşabilir oldukları ile yakından ilişkili olan mahremiyet kavramı
içeriğindeki belirsizlik ve çok anlamlılık nedeniyle tanımlaması oldukça zor olan bir
kavramdır (Yüksel 277). Öğretide de mahremiyet kavramının karmaşık ve çok yönlü
bir yapıya sahip olmasının onun tek bir teori ya da çerçeve ile tanımlanmasını imkânsız
kıldığı ifade edilmiştir (Wisnievski and Page 15).
Arapça bir kelime olan mahremiyet kavramı sözlük anlamı itibarıyla incelendiğinde
“bir kişiye ya da topluluğa mahsus olan bilgi ve özellik” olarak ifade edilebilir. Türk
Dil Kurumunda (TDK) ise mahremiyet kavramı “gizlilik” olarak ifade edilmiştir (www.
sozluk.gov.tr ET: 3.11.2023). Mahremiyet kavramı üzerine yapılmış pek çok tanım
bulunmaktadır, bir kimsenin kendisine ya da grubuna ulaşma çabası üzerindeki seçici
kontrol olarak ifade edilen tanımda kavramın ayırt edici niteliği ortaya koyulmakta
ve tema olarak bireylerin kendileri hakkındaki bilgi ve sosyal etkileşim üzerindeki
hakimiyetine ilişkin noktayı vurgulamaktadır. Üstelik yapılan tanımda mahremiyetin
diğer boyutları da dışlanmamaktadır (Yüksel 278).
Mahremiyet kavramının işlevsel bir kavram halini alması için bir yandan ayrılıkları
barındıran diğer yandan tutarlı ve bütünleşik bir durumu temsil eden kavram haline
getirilmesi gerekir. Buna göre kavramın üç farklı bağlamda tutarlılığı sağlaması gerekir.
Bunlardan ilki; kavramın yansız bir içeriğe sahip olması gerekliliğidir. Bu gereklilik
hem bireysel hem toplumsal alanda ortaya çıkabilecek mahremiyet kayıplarını sağlama
açısından önemlidir. İkincisi değer olarak ele alındığında mahremiyet kavramının
tutarlı ya da düzenli bir bütünlük ifade etmesi gerekir. Anılan tutarlılık sayesinde
mahremiyet kavramı ile neyin istenip istenmediği, nasıl bir hukuki düzenlemenin uygun
olacağı noktasında kanaate varılabilecektir. Son olarak mahremiyet kavramı ancak
hukuki bağlamda kullanışlı bir kavram olabildiği takdirde, hukuki koruma gerektiren
durumların ya da olayların tespit edilebilmesi mümkün olabilecektir (Yüksel 277).
Mahremiyet kaygısı, bireylerin kişisel verilerini ortaya çıkarmaya dair kararlarında kilit
faktör olarak incelenmiştir. Bireyler kişisel bilgilerinin ifşa edilmesinin ortaya çıkaracağı
zarara karşılık bir gizlilik hesabı yapmaktadırlar. Bununla beraber “mahremiyet paradoksu”
araştırması; bireylerin mahremiyet endişesi ile kendilerine ait bilgilerini ifşa etme davranışı
arasında genellikle bir kopukluk olduğunu göstermiştir (Wisnievski and Page 16).
Mahremiyet özellikle bilgi sistemleri alanında genellikle “bireylerin kendileri
hakkındaki bilgilerin başkalarına ne zaman, ne ölçüde ve nasıl iletileceğini kontrol
etme yeteneği” olarak tanımlanır (Ellison et al. 19, 32). Mahremiyetin farklı alanlarda
kavramsallaştırılmasına rağmen, pek çok alan arasındaki ortak nokta kişisel bilgilerin
ortaya çıkarılması ile ilgili olarak kavrama yapılan tek taraflı vurgudur. Mahremiyeti
kişinin kendine ait verileri üzerindeki kontrolü olarak görmenin, mahremiyeti özel ve
kamusal bilgi ifşaları arasında ikilemli olarak ele alma sonucu doğuracağı ifade edilmiştir
(Wisnievski and Page 16, 17). Mahremiyet kişinin kendine ait verileri üzerindeki
kontrolü olarak ifade edilse de mahremiyet her zaman başkaları tarafından saldırıya
uğramaz, bahsedilen gizlilik aynı zamanda kişinin kendisi tarafından da ihlal edilebilir
(Yüksel “Mahremiyet Hakkı” 185).
152
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Mahremiyet kavramının tanımı üzerine inşa edilen mahremiyet hakkı “Right to Privacy”
ise; bireyin yalnızca özel ve aile hayatının korunmasını kapsamaz aynı zamanda bireyin
kendisine ait bilgileri üzerinde denetim ya da egemenlik hakkını da içerir. Anılan
açıdan mahremiyet hakkı; içeriğinde hem bir şey yapma ya da etme anlamında pozitif
yükümlülükleri hem de bir şeyi yapmaktan kaçınma anlamında negatif yükümlülükleri
barındırır (Yüksel 279). Mahremiyet hakkının hukuk terminolojisine dahil edilmesi,
kavramın bilimsel olarak incelenmesi ile mümkün olmuştur. Hakkın ortaya çıkışı 1890
yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanan Samuel D. Warren ve Louis Brandeis
adlı iki genç hukukçunun beraber çalıştıkları “The Right To Privacy” adlı makale ile
gerçekleşmiştir (Balkan 15).3
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) denetim organları tarafından verilen
kararlarda mahremiyet kavramının çekirdeğini oluşturduğu özel hayata saygının kapsamı
belirlenirken “bireyin kişiliğini geliştirmesi ve kendini gerçekleştirmesi” kavramı temel
alınmıştır. Ancak özel hayatın korunması kavramının yalnızca mahremiyet hakkına
indirgenemeyeceği gerçeği göz önüne alındığında kişiliğin serbestçe gelişmesi ile
uyumlu birçok hukuksal çıkar söz konusu hakkın kapsamına dahil edilmiştir (AYM,
13:10,2016, E: 2014/16701, K: 13:10:2016, parag. 41. https://www.sahinpolat.com/ozel-
hayatin-gizliliginin-ihlali-hakkinda-anayasa-mahkemesi-karari,2,20399 (Erişim Tarihi:
8.11.2023). Bilgilerin geleceğini belirleme hakkı da bu hukukî çıkarlardan biridir.
Çalışma kapsamında bilgilerin geleceğini belirleme hakkı işçinin kişisel verileri açısından
ele alınacağından mahremiyet hakkı üzerinde daha fazla ayrıntılı bilgi verilmeyecektir.
Ancak özetle denilebilir ki mahremiyet kavramı hem mahremiyet hakkının hem de
kişisel verilerin korunması hakkının tarihsel gelişim sürecinde temel kriter olmuş ve her
iki hakkın belirlenmesinde çıkış nokta “mahremiyet” olmuştur (Balkan 16). Kişilerin
rızası dışında onların kişisel bilgilerine ve fiziksel mahremiyetine yapılan saldırıdan
korunma durumu olarak ele alınabilecek bu kavramın (Bok 14) bilgilerin geleceğini
belirleme hakkı ile doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır.
Dijital ortamda, özellikle de internette, bireylerle ilgili çok büyük miktarlarda bilgi
işlenmektedir: bilgiler ifşa edilmekte, yayılmakta, paylaşılmakta; seçilebilmekte,
indirilebilmekte, kaydedilebilmekte ve her türlü şekilde kullanılabilmektedir. Bilgilerimizi
kime açıkladığınızın kontrolü oldukça hassas bir konudur. Günümüzde “Google” gibi
arama motorları çeşitli bağlamlardan gelen bilgileri bir araya getirmektedir. Bunu
yaparak, verileri ilk çevrelerinden çıkarmakta ve bilgileri kime ifşa ettiğimizi kontrol
etmeyi oldukça zorlaştırmaktadırlar. Diğer zorluk ise ifşanın gerçekleştiği anla ilgilidir.
Hayatımızın bir aşamasında ifşa ettiğimiz şeyin sürekli olarak erişilebilir olmasını
istemeyiz. Bu aşamada kişinin bilgilerinin geleceğini belirleme hakkının yanında kişilere
unutulma hakkının tanınıp tanınmayacağı sorusu gündeme gelmektedir (Terwagne 5,
6).
Söz konusu noktaya odaklanmadan önce, kesinleştirilmesi gereken bir terim
kalmaktadır. Kişisel bilgi ya da kişisel veri kavramı, ‘klasik’ mahremiyet yaklaşımında
olduğu gibi mahremiyet fikri ile ilişkilendirilmemesi gerektiği için çok geniş bir şekilde
ele alınmalıdır (Terwagne 6). Bilgilerin geleceğini belirleme hakkının unutulma hakkı
ib3 lAeelnectbaakalobğnude”çaabşlaıtşşmılırğaııdlamalntınaödnsacıenmdıaenh1rKe8tm8eİ8iŞmyyeİıtlSeıhnEladiknLakTdıVnheıoEemlIiReal.aesİUltLMmiLEşı.şCiUtRmıorSİo(LSlKeotyAeyOhskRaaRlnkA3sUo5ıRz6lMfo)Ai.ijlASlielIreKireiOlenaNdldGeığRımkEiteaSbyİıdndaan“ayalngıez lbeırna1k2ıgl-m1e4alKihşaamskımkeı”2,l0“e2tro1
153
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
DEMİR ; Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkının İşçinin Kişisel Verileri Bakımından Değerlendirilmesi
neticesince bilginin her zamankinden çok daha kolay kaydedilebilmesi, depolanabilmesi
ve yayılması bulunmaktadır. İnternet tarafından bilginin sınırsız bir şekilde depolanması
özellikle sosyal medyalar aracılığı ile kişiye ait en ufak ayrıntıların saklanabilmesi ile
kişiler kendilerine ait bilgiler üzerinde kontrolünü yitirmektedir. Bu açıdan bireyin
kendisine ait bilgileri üzerinde bilginin geleceğini belirleme hakkından bahsedilmesi
oldukça doğal karşılanmalıdır (Soysal 347). Kavramın ele alınış şekli ile bireylerin hangi
bilgileri üzerinde kontrol yetkisinin olup olmadığı yani bilgilerinin geleceğini belirleme
hakkının çerçevesi daha iyi anlaşılacaktır.
2. Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkı
Bilgilerin geleceğini belirleme hakkı (Informational-Self Detemination-Informationelle
Selbst-bestimmung)4 ilk olarak 1983 yılında Alman Anayasa Mahkemesi tarafından
verilen Cencus Act - Volkszählungsgesetz-VolkszählungsG kararında gündeme
gelmiştir. Söz konusu hakka göre kişi, kendisi hakkında işlenen bilgilerin işlenme şartları
konusunda ve üçüncü kişilerin veri işlemesi hususunda tasarruf etme hakkına sahiptir.
Öğretide söz konusu hak; kişisel verilerin korunması hakkının münferit bir kişilik hakkı
olduğu kabul edildiğinde anılan hakkın korunmasına hizmet etmesi amacıyla türetildiği
ifade edilmiştir. Kişisel veriler üzerindeki hak; niteliği ele alındığında kişilik hakkının bir
görünümü olan bilginin geleceğini belirleme hakkıdır. Kişisel verilerin korunması hakkı
içeriğinde mülkiyet hakkı, fikri mülkiyet hakkı ve özel hayatın gizliliği kurumlarının
özelliğini barındırmaktaysa da bu hakların hiçbirisi kişisel verilerin sui generis yanını
karşılayamamaktadır (Tepe 43). Alman Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar
döneminde kişisel verilerin korunmasına ilişkin özel düzenlemeler olmadığından kişisel
verilerin korunmasına Alman Anayasa Mahkemesi’nin kararları yön veriyordu (Soysal
342).
Bilginin özerkliği olarak da ifade edilen bu hak, kişinin kendisiyle ilgili bilgilerin kontrolüne
sahip olması ve bu bilgilerin kimlerle, ne ölçüde ve ne amaçla paylaşılabileceğine karar
verilebilmesi olarak tanımlanabilir. Bilginin kişi tarafından kontrol edilebilmesi yalnızca
bilginin kullanımı ile sınırlı şekilde düşünülmemeli aynı zamanda kişi bilginin akıbetini
takip edebilmeli ve belirleyebilecek şekilde müdahalede de bulunabilmelidir (Soysal
345). Başka bir deyişle kontrol kavramı ile aynı zamanda kişinin verilerinin kullanımına
karar verme olasılığı kadar olmasa da, en azından bunların akıbetinden haberdar olma,
kimin sizin hakkınızda ne bildiği ve ne yapacağı konusunda bilgi sahibi olma hakkı
anlamına da gelebilir (Terwagne 5). Bilgilerin geleceğini belirleme hakkı ve unutulma
hakkı, anılan açıdan birbirleriyle doğrudan bağlantılıdır. Unutulma hakkının özünde
bir zaman sonra kişilerin kendilerine ait bilgilerin farklı bağlamda kullanılmasına
karşı çıkma hakkı yer almaktadır. Kişiye ait geçmişte yer alan bilgi, gerçekleştiği tarihte
kişiyi rahatsız etmese bile ilerleyen süreçte özellikle teknolojinin kullanımı söz konusu
olduğunda bilgilerin işlenmesi kişiler açısından farklı sonuçlar doğurabilir. Bu açıdan
unutulma hakkı; kişinin tasavvurlarını değiştirebilme ya da söz konusu bilgilerden
pişman olabilme hakkını barındırır. Anılan açıdan unutulma hakkının kişiye, kontrolünü
kaybettiği bilgiler üzerinde yeniden kontrol sağlama imkânı veren bir araç olduğu ifade
edilebilir (Soysal 348).
4 Kavramın tam olarak karşılığının “enfermasyonel kendi kaderini tayin hakkı” olduğu ancak Türkçe’de anlamını daha iyi nite-
lediği düşünüldüğü için bilgilerin geleceğini belirleme hakkı şeklinde çevrildiği ifade edilmiştir (Küzeci 53).
154
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
“Census Act” kararının verilmesinden sonra Avrupa Konseyi parlamenterler Meclisi
428/1970 sayılı kitle İletişim Medyası ve İnsan Hakları Deklerasyonu metninde “bir
kimsenin en az müdahale ile kendi hayatını yaşama hakkı” tanımı ile mahremiyet hakkını
tanımlamış, sözü edilen Deklerasyondan 30 yıl sonra 1165/1998 sayılı Deklerasyon’da
gelişen teknoloji ile beraber yeni iletişim teknolojilerinin kişisel verilerin depolanması
ve kullanımını mümkün hale getirdiği belirtilerek, “kişinin kendi bilgilerini kontrol
hakkı”nın bu tanıma eklendiği belirtilmiştir (Terwagne 5).
Bilginin geleceğini belirleme hakkının hukukî niteliğine değinmeden önce Alman
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karara kısaca değinilecektir.
2.1. Alman Anayasa Mahkemesi’nin 1983 Tarihli Census Act Kararı’nın
Özeti
Almanya’nın hem Nazi iktidarı döneminde Yahudileri hedef alarak gerçekleştirdiği
soykırım (holocoust), hem de soğuk savaş döneminde inşa edilen (1961) Berlin Duvarı
ile Doğu ve Batı Almanya şeklinde gerçekleştirilen ikiye bölünmüşlük olgusu, ülkenin
hem nüfus sayım noktasında hem de kişisel verilerin toplanmasına ilişkin özel bir
hassasiyet sergilemelerine neden olmuştur. Ülkenin siyasi tarihi nedeniyle nüfus sayımı
konusunda yaşanan aksaklıklar neticesinde öncelikle nüfus sayımı konusunda münferit
bir kanun hazırlığına girişilmiş ve nihayetinde 1982 yılında Alman Nüfus Sayımı Kanunu
((Volkszählungsgesetz-VolkszählungsG/Census Act) Parlamento’da kabul edilmiştir.
Kanunda yer alan düzenlemeye göre Almanya’da gerçekleştirilecek nüfus sayımında
ülke vatandaşlarının kimlik bilgileri, medeni durumları, işleri ve çalışma zamanları,
eğitim bilgileri nüfus sayımı esnasında sorulacak anket sorularıyla cevaplandırılacak ve
tüm bu bilgiler Alman İstatistik Kurumu tarafından derlenebilecekti. Sayım esnasında
kişilerin bilgilerine yönelik soruların cevaplanması ise zorunluydu. Aslında istatistik
biliminin özünde kişilerin bu tür bilgilerinin istatistik kurumları tarafından derlenmesi
ve değerlendirilmesi bulunmaktadır. Ancak nüfus sayım esnasında toplanan bilgilerin
anonim özelliği taşımaması ve bu noktada cevaplamaya dair getirilen zorunluluk
kamuoyu nezdinde endişelere neden olmuştu (Soysal 342). Alman Nüfus Sayım Yasası
uyarınca istatistiksel bilgiler; gerek bölgesel planlama gerek seçim bölgelerini yeniden
belirleme, çevre düzenlemeleri gibi amaçlarla yerel yönetimlere aktarılmaya elverişli
haldeydi. Bu durum ise hem merkezi planlamaya karşı şüpheci yaklaşımların artmasına
hem de esas olarak kişisel verilerin korunması ile ilgili kaygıların ortaya çıkmasına
neden olmuştur (Küzeci 55).
Alman Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararda Nüfus Sayım Kanununun
genel amacı Anayasa’ya aykırı bulunmamış ancak yasanın vatandaşların temel hak ve
özgürlüklerini koruma noktasında gereken güvenceleri barındırmadığına değinilmiş ve
ilk defa “bilgilerin geleceğini belirleme hakkı” kavramından söz edilmiştir (Küzeci 55;
Soysal 344).
Alman Anayasa Mahkemesine göre: “Modern veri işleme bağlamı dikkate alındığında,
bireylerin kişisel verilerinin sınırsız bir şekilde toplanması, depolanması, kullanılması ve
aktarılmasına karşı korunması genel kişilik hakkı çerçevesinde ele alınmıştır. Bu açıdan
genel kişilik hakları; kişisel verilerin ifşası ve kullanımı konusunda kendi kararlarını
garIa.nUtLi UalStıLnAaRaAlıRr.A‘BSIilgisel kendi
verme yetkisini prensip olarak kaderini ta12y-1in4 Khasaımk2k0ı2-1
VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KİŞİSEL
155
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
DEMİR ; Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkının İşçinin Kişisel Verileri Bakımından Değerlendirilmesi
bilgilerin geleceğini belirleme hakkı’nın kısıtlanması yalnızca kamu yararının öncelikli
olması durumunda mümkündür. Bu tür kısıtlamalar hukukun üstünlüğü gözetilerek
hukuki belirlilik şartını sağlayarak anayasal bir temele sahip olmalıdır. Yasama organı
bu açıdan kanuni düzenlemelerin orantılılık ilkesine saygı göstermesini sağlamalıdır
ve kişilik haklarının ihlali tehdidini engelleyen örgütsel ve prosedürel önlemler için de
hüküm vermelidir. 1983 Nüfus Sayım Yasası kapsamında getirilen anket programı, insan
onuruna uygun olmayacak şekilde kişisel verilerin kaydedilmesini ve sınıflandırmasını
gerektirmemelidir; bu nedenle hukukî belirlilik ve orantılılık ilkesi gereklerini de
kapsamalıdır. Bu açıdan bilginin kendi kaderini tayin hakkını (bilginin geleceğini
belirleme) korumak için bu tür verilerin toplanması ve düzenlenmesi hususunda
prosedürel önlemlerin alınması gerekir (BVerfG, 15.12.1983 tarihli karar- 1 BvR
209/83, 1 BvR 269/83, 1 BvR 362/83, 1 BvR 420/83, 1 BvR 440/83, 1 BvR 484/83. https://
freiheitsfoo.de/census-act/ (ET:5.11.2023).5
Alman Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar hem Federal Veri Koruma
Yasası’nda yer alan güvencelerin, anayasal gereklilikler çerçevesinde güçlendirilmesini
sağlamış hem de Avusturya, Norveç, Finlandiya, Hollanda gibi ülkelerde gerçekleştirilen
yeni düzenlemeleri de etkilemiştir. Kararda, parlamentoda oybirliği ile kabul edilen
ancak devletin “veri açlığı”nı ortaya koyan tutumu gerekçesiyle ciddi toplumsal tepki ile
karşılanan hükümler anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Mahkeme tarafından
geliştirilen yorum; gözetim ve denetimin daha da karmaşıklaştığı ve kişisel verilerin
korunmaya daha muhtaç hale geldiği bugün hala güncelliğini korumaktadır. Bu anlamda
Alman Anayasa Mahkemesinin döneminin çok ötesinde bir karar verdiğini ifade etmek
yanlış olmayacaktır. Kararın veri koruma alanında bir mihenk taşı olduğu söylenebilir
(Küzeci 54).
2.2. Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkının Hukukî Niteliği
Bilgilerin geleceğini belirleme hakkı (bilgisel özerklik), mahremiyet hakkından
türetilmiştir, ancak ‘mahremiyet’ kelimesinin ‘gizli olma’ veya ‘gizlilik’ olarak okunan
klasik anlamında değildir. Daha ziyade mahremiyetin başka bir boyutuna, yani bireysel
özerkliğe, seçim yapma, bilinçli kararlar alma kapasitesine, başka bir deyişle kişinin
hayatının belirli yönleri üzerinde kontrol sahibi olmasına atıfta bulunur. Kişisel bilgilerle
ilgili olarak, sözü edilen bireysel özerklik, ilk kez Alman Anayasa Mahkemesinin
1983’teki önemli kararında belirttiği gibi, bilgisel özerklik veya ‘bilgisel kendi kendini
belirleme’ anlamına gelmektedir (Terwagne 5).
Avrupa’da “bilgisel özerklik” bir hak, yani kişisel verilerin korunması hakkı olarak
tanınmış ve korunmuştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahremiyetin
bu yeni boyutunu AİHS’nin 8. maddesinden türetmiştir. Avrupa Konseyi 108 sayılı
Sözleşmesi, 1981 yılından bu yana kişisel verilerin otomatik olarak işlenmesine
ilişkin koruma hakkını tesis etmiştir. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı; veri koruma
hakkından özerk bir hak olarak bahseden ve bu şekilde korunan ilk genel uluslararası
temel özgürlükler ve haklar kataloğudur. Madde 8/1’de “Herkes kendisiyle ilgili kişisel
verilerin korunması hakkına sahiptir” ifadesi yer almaktadır. AB mevzuatında kişisel
verilerin işlenmesi ve bu verilerin serbest dolaşımıyla ilgili olarak bireylerin korunmasına
ilişkin 95/46 sayılı AB direktifi, kişisel verilerin korunması noktasında çok ayrıntılı bir
5 Kararın Almanca orijinal metni için bknz: https://openjur.de/u/268440.html. (Erişim Tarihi: 5.11.2023).
156
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
yasal rejim sunmaktadır (Terwagne 5). Kişisel veri alanında ilk önemli düzenleme olan
Direktif 20 yıl yürürlükte kaldıktan sonra, 2016 yılında kabul edilen Avrupa Genel
Veri Koruma Tüzüğü ile yürürlükten kalkmıştır. Bu Tüzük ise 2018 yılından itibaren
uygulanmaya başlamıştır. Tüzükler ve Direktiflerin Avrupa Birliği (AB) üyesi devletler
üzerinde uygulama etkilerinin birbirinden farklı olması ve Tüzüklerin genel kapsama
sahip olarak üye devletler üzerinde doğrudan doğruya uygulama kabiliyeti içermesi
nedeniyle söz konusu Tüzük, kişisel verilerin korunması adına oldukça önemli bir
düzenlemedir. GDPR, Direktiften farklı olarak Tüzük şeklinde yürürlüğe girmiştir ve
Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra tüm AB ülkeleri için bağlayıcı metin halini alır
(Soysal 359).
Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğü, 95/46 sayılı Direktife kıyasen bireyi daha fazla
merkeze alan bir anlayış sergilemiş, kırtasiyecilik ve bürokrasiden uzaklaşarak daha fazla
sonuç almaya yönelik düzenlemeleri ve uygulama açısından daha geniş coğrafi alanı
kapsaması nedeniyle veri koruma alanında Kopernik Devrimi benzeri bir etki yaratacağı
ifade edilmiştir. Direktif yerine getirilecek düzenleme konusunda yeni aracın bir direktif
mi yoksa bir tüzük mü olması gerektiği konusunda büyük tartışmalar yaşanmıştır.
Bir tüzük genel uygulamaya sahiptir ve doğrudan uygulanabilir (yani, üye devletler
tarafından uygulanmasını gerektirmez), oysa bir direktif elde edilecek sonuçları ortaya
koyar, ancak bunlara ulaşma yollarını büyük ölçüde üye devletler tarafından ulusal
hukuka uygulanmasına bırakır. 95/46 sayılı Direktif ile ilgili en önemli şikayetlerden
biri, direktif statüsü ile mümkün kılınan uyumlaştırma eksikliği olmuştur (Kuner 3).
AİHM kararlarında “bilgilerin geleceğini belirleme hakkı” kavramına ilk defa 1984
yılında verilen bir kararda6 karşı oy yazısında yer verilmiş sonraki süreçlerde yine bu
hakka karşı oy yazılarında yer verilmişse de ilk defa açıkça 2018 yılında verilen “Benedik
v. Slovenya” kararında anılan haktan açıkça bahsedilmiştir. Sözleşme’nin 8. maddesinde
yer alan özel hayatın gizliliğini koruma hakkının bir nevi bilgisel kendi kaderini tayin
hakkını sağladığı ifade edilmiştir. 7
6 Karar antika satıcısının yapmış olduğu telefon görüşmelerini kimlerle gerçekleştirdiği bu görüşmelerin süresi ve zamanının
kaydedilmesinin kişisel verilerin korunması hakkına aykırı olduğuna ilişkindi. Başvuran kişi esasen bir başka suç ile ilgili
yürütülen soruşturma kapsamında kendi ev telefonunun kanunlara aykırı olarak dinlendiğini iddia etmektedir. Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi ise hırsızlık ve malı elinde bulundurma suçundan yürütülen bir soruşturma kapsamında Mahkemeye baş-
vuranın ev telefonlarında kanuni bir dayanak olmadan dinlenme yapıldığını tespit ederek başvuran kişinin özel hayatına say-
gıyı düzenleyen sözleşmenin sekizinci maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir bu karar da karara katılan yargıç tarafından
verilen mutabık görüş yazısında teknolojinin gelişmesiyle beraber bilgisayarlaşma sürecinde veri işlenme yönteminin arttığını
Alman Anayasa Mahkemesi tarafından verilen Census kararında kişinin kendisine ait bilgileri ne dereceye kadar kamuya ifşa
edeceğini belirleme hakkı olan bilgilerin geleceğini belirleme hakkında bahsetmiştir. Kararda “İşin içine bilgisayarlaşma girdiği
andan itibaren veri işlemenin doğası ve sonuçları tamamen farklılaşmaktadır. Karlsruhe Anayasa Mahkemesi hakkı olarak
“bilgisel özerklik” kavramını, yani bireyin özel hayatına ilişkin kararları hangi sınırlar içerisinde ifşa edebileceğine karar verme
ve kendisini giderek artan bir şekilde “kamu malı” haline getirme eğilimine karşı koruma hakkını tanımlamıştır” ifadeleri ile
çalışma konusu hakkın önemi ifade edilmiştir. Case of Malone v. The United Kingdom, Application No. 8691/79, 2 August
1984. https://www.bailii.org/eu/cases/ECHR/1984/10.html (Erişim Tarihi: 11.11.2023).
7 “…Ayrıca, yerleşik içtihada göre, belirli bir bireye ilişkin verilerin derlenmesi, kişisel verilerin işlenmesi veya kullanılması
veya ilgili materyalin normalde öngörülebilir olanın ötesinde bir şekilde veya derecede yayınlanması durumunda, özel hayata
ilişkin hususlar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, Sözleşme’nin 8. maddesi, bir tür bilgisel kendi kaderini tayin hakkı sağlayarak,
bireylerin, tarafsız olsa da, toplu olarak ve 8. madde haklarının devreye girebileceği bir biçimde veya şekilde toplanan, işlenen
ve yayılan verilerle ilgili olarak özel hayatın gizliliIğ.i UhaLklUarSınLa AdaRyaAnmRaAlaSrıIna izin vermektedir.”
Application No: 62357/14, 24.04.K20İ1Ş8,İpSaEraLg. V10E3.RİLERİ KORUMA KONGRESİ Case of Ben1e2d-i1k4vK. aSslıomve2n0i2a1,
157
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
DEMİR ; Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkının İşçinin Kişisel Verileri Bakımından Değerlendirilmesi
Alman Anayasa Mahkemesine göre bilgilerin geleceğini belirleme hakkı; hem insan
onurunu (md. 1/I) hem de kişiliği serbestçe geliştirme hakkının (md.2/II) bir gereğidir.8
İçerisinde bilgilerin sınırsız bir şekilde toplanmasını, kaydedilmesini, kullanılmasını
ve aktarılmasını engellemeye yönelik tedbirleri barındıran hakkın, insan onuru ile
doğrudan ilişkili olduğu ifade edilmiştir. Anayasal düzenin temelinde toplumun özgür
bir üyesi olan insanın onuru olduğu ve hakkında hangi bilgilerin edinildiğini, bu
bilgilerin kimler tarafından hangi amaçlarla ve ne kadar süre kullanıldığını bilmeyen
kişinin ise karar verme özgürlüğünün önemli ölçüde zarar göreceği belirtilmiştir. Alman
Anayasa Mahkemesi anılan açıdan bilginin geleceğini belirleme hakkını; özel yaşamın
gizliliği ya da mülkiyet hakkı gibi değerlerden öte insan haklarının belirleyici kavramları
olan insan onuru ve bireysel özerklik ile temellendirmiştir. Söz konusu açıdan kişisel
verilerin işlenmesi hususunda hukuki korumanın temelinin Alman yaklaşımında özel
hayatın gizliliği ilkesine dayandırılamayacağı söylenebilecektir (Küzeci 56). Kişisel
verilerin korunmasının temelinde bilgilerin geleceğini belirleme hakkının bulunduğu
ileri sürülen Alman Hukuk sisteminde bu hakkın genel kişilik hakkının bir parçası
olduğu kabul edilmektedir (Bozkurt Gümrükçüoğlu 30).
Alman Anayasa Mahkemesinin kararını takiben birçok noktada bilgilerin geleceğini
belirleme hakkının kendi başına temel bir hak olduğu dahi savunulmuştur. Söz konusu
yaklaşım İsviçre Federal Yüksek Mahkemesi tarafından da benimsenmiştir (Thouvenin
parag. 5)
Elbette bilgilerin geleceğini belirleme hakkı mutlak değildir. Ağır basan kamu menfaatleri
veya özel menfaatler göz önünde bulundurulmalı ve bu da veriler üzerindeki bireysel
kontrolde olası istisnalar veya sınırlamalarla sonuçlanmalıdır (Terwagne 5). Bilginin
geleceğini belirleme hakkının kişisel verilerin korunması hakkına dayanak teşkil ettiği
göz önüne alındığında kişisel verilerin korunması hakkı da mutlak bir hak alanı değildir.
Bu konuyla ilgili düzenlemelerin temel amacı: hızla gelişen bilim teknolojilerinin
getirdiği fırsatlar ile temel hak ve özgürlükler arasında denge kurmaktır. Dolayısıyla
kamu çıkarının baskın olduğu durumlarda bu hakka sınırlama getirilebilir. Ancak
getirilecek sınırlamanın orantılı olması gerekir. Bu doğrultuda yapılacak müdahale
yalnızca uygun, gerekli ve makulse orantılı olduğundan söz edilebilir (Küzeci 67).
Bilgilerin geleceğini belirleme hakkının özel yaşamın gizliliği kavramı içerisinde
değerlendirildiğini savunan görüşler de bulunmaktadır. Kişilerin kendi verilerinin
geleceğine ilişkin tasarruf hakkının özel yaşamın gizliliği kavramının önemli bir parçası
olduğu ifade edilmiştir. Hatta bu tasarruf üzerindeki kontrolü en iyi sağlayabilecek
mekanizmanın ise unutulma hakkı9 ile mümkün olabileceği ifade edilmiştir (Tekin
44). Unutulma hakkının genel olarak beraber ele alındığı kişisel verilerin korunması
8 “İnsan onuru dokunulmazdır. Ona saygı göstermek ve onu korumak tüm devlet otoritelerinin görevidir.” (md.I/I)., Her-
kesin yaşama ve beden bütünlüğünü koruma hakkı vardır. Kişinin özgürlüğü dokunulmazdır ve bu haklara ancak Kanunla
müdahale edilebilir (md.2/II). (Gurndgesetz für die Bun- desrepublik Deutschland) https://www.gesetze-im-internet.de/gg/
BJNR000010949.html (Erişim Tarihi: 5.11.2023)
9 Unutulma hakkı ile gerçekten neyin kastedildiğini doğru anlamak önemlidir. Buradaki fikir, bir kimsenin geçmişi yeniden
yazmasına ve dünyada geçirdiği zamanın (hoş olmayan) izlerini silmesine izin vermemektir. Buradaki fikir, bir kimsenin bu-
gününün geçmişi tarafından darmadağın edilmemesini sağlamaktır. Geçmiş geçmişte kalmıştır ve tekrar tekrar su yüzüne çık-
mamalıdır. Değişim ve olgunlaşma insan doğasının bir parçasıdır. Bireyler geçmişlerine indirgenmemelidir. Unutulma hakkı,
bilginin silinmesi anlamına gelmez. Daha ziyade geçmişten gelen verilerin geri getirilmesinin durdurulması anlamına gelir. Bu,
unutulma hakkına ilişkin ilk anlayıştır. Bu hak, geçen zamana bağlıdır ve kamuya (yeniden) açık hale getirilen bilgilerle ilgilidir.
Unutulma hakkı hakkında daha ayrıntılı bilgi (Terwagne 1).
158
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
konusu açısından temel alınan Census Act kararı döneminden önce kişisel verilerin
korunmasına ait özel bir düzenleme olmadığından kişisel verilere ilişkin temel hususlar
özel hayatın korunması hakkı çerçevesince ele alınmaktaydı (Tamer 342). Bilgilerin
geleceğini belirleme hakkı çerçevesinde kişisel veriler aynı zamanda unutulma hakkının
da konusunu oluşturabilir. Bu açıdan kişisel verilerin korunması çerçevesinde şekillenen
unutulma hakkının aynı şekilde veri koruma hukuku açısından önemli bir hak olan
ve kişilik hakları kapsamında değerlendirilen bilgilerin geleceğinin belirleme hakkının
uzantısı olduğu söylenebilir (Emir 37).
Bilgilerin geleceğini belirleme hakkının iki boyutu bulunmaktadır. Sözü edilen hak
kapsamında korunan değerlerinden birisi; kişinin dışarıdan gelecek müdahalelerden
korunaklı ve kendisini güvenli alanda hissettiği bir özel yaşamdır. Anılan boyutu itibariyle
bilgilerin geleceğini belirleme hakkının “yalnız bırakılma hakkı”na benzetildiği ifade
edilmiştir. Ancak bilgisel özerklik bahsedilen boyuttan başka bir açıdan daha gereklidir.
Kişinin verileri açısından korunabilir olduğunu bilmesi onun topluma katılması
açısından önemli bir unsurdur. Bu durumda bireyin demokratik siyasal süreçlere
özgürce katılabilmesi için gereklidir (Küzeci 58). Sürekli izlenen, kendisine ait kişisel
verileri kaydedilen, tüm bunlarla beraber adeta şeffaflaşan birey kişiliğini serbestçe
geliştiremeyecektir. Ayrıca böyle bir durumda kişi kendisinden beklenen davranış
kalıplarına göre hareket edecektir. Bu noktada çalışmaya konu olan hak; kişiyi basit bir
veri nesnesi olmaktan korumaktadır (Küzeci 59).
Özgürlükçü hukuk devletinde insan onurunun ve özel yaşamın gizliliğinin zorunlu bir
getirisi olarak bireylerin kişisel verilerinin akıbetini belirleme hakları bulunmaktadır.
Söz konusu hakkın kaynağını yalnızca tek bir değer belirleyemez. Hukuk devleti ilkesi,
özel yaşamın gizliliği hakkı, kişiliği serbestçe geliştirme hakkı ve insan onuru bütünüyle
anılan hakkın kaynağını oluşturmaktadır. Özel hukukta bireyler arasındaki ilişkilerde
kişisel veriler, kişilik hakkı aracılığıyla korunmaktaysa da kişisel verilerin kamusal
organlar karşısında korunması söz konusu olduğunda özel hukuktaki kişilik hakkının
yetersiz kaldığı savunulmuştur. Bu kapsamda anayasal temellere ihtiyaç duyulmaktadır.
Özgürlükçü hukuk devletinde şeffaf olması gereken taraf birey değil devlettir. Devletin
bireyden şeffaf olmasını beklemesi ve onun tüm özellikleriyle kamusal organların
denetim ve gözetimine açık olmasını istemesi anayasal koruma altında olan insanın
onuru ve özel yaşamının gizliliği ile bağdaşmaz (Şimşek 198, 201).
Nihai olarak bilgilerin geleceğini belirleme hakkı; bireylerin kişilik hakkının korunması
ile hem kamusal makamların hem de özel teşebbüslerin bilgilendirilmesi arasında denge
öğesidir denilebilir. Hangi tarafa öncelik verilmesi gerektiği sorusu ise menfaatlerin
dengelenmesi ile cevaplanacaktır. Orantılılık ilkesinin göz önünde bulundurulması
gereken bu durumlarda bilgilerin geleceğini belirleme hakkının ihlali ancak baskın
kamusal yararın daha üstün olduğu durumlarda kabul edilecektir (Küzeci 59).
Tüm bunların yanında doktrinde GDPR’nin bilgilerin geleceğini belirleme hakkına tam
anlamıyla hizmet etmediği de savunulmaktadır. Avrupa yasa koyucusu her ne kadar
bireylere kendi kişisel verilerinin kontrolünü verme niyetindeyse de GDPR’de bilgilerin
geleceğini belirleme hakkının gerçek anlamda uygulanmadığı dolayısıyla söz konusu
kAanvcraakmbınahsuiyggeuçleannaoblgiluKirslİaiŞğlİibSuEklLognuVunEsuIRun. nİULGdLEaDURPSdİLRaKA’nOcRiiRnAdUdbRMiiAlgASşiüIleKprhOineNlgeGerRleuEcySeağİnindiırbdeılğirılebme1l2ei-r1h4tiaKlkmaskımiışn2t0ıi2nr1.
159
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
DEMİR ; Bilgilerin Geleceğini Belirleme Hakkının İşçinin Kişisel Verileri Bakımından Değerlendirilmesi
uygulanması açısından tekrar revize edilmesi gerçeğini engellemeyeceği de ifade
edilmiştir (Thouvenin parag. 18) Bilgilerin geleceğini belirleme hakkının eleştirildiği
görüşte şu ifadelere yer verilmiştir. Enformasyonel kendi kaderini tayin fikri ilk başta
kulağa çok ikna edici geliyor. Sonuçta, özgürlük, haysiyet, özerklik veya kişisel özgürlük,
yani her bireyin yasaların sınırları dahilinde kendi hayatı hakkında karar verme hakkı,
çoğu batı toplumu tarafından paylaşılan temel değerlerdir ve Avrupa’daki çoğu anayasa
tarafından garanti altına alınan temel haklardır. Özel aktörler arasındaki ilişkide,
bu temel değerler özel özerklik ilkesinde yansıtılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında,
bilgisel kendi kaderini tayin hakkı mantıklı, neredeyse kaçınılmaz bir sonuç ve hatta
genel kendi kaderini tayin hakkının bir parçası gibi görünmektedir. Buna göre, bilgisel
kendi kaderini tayin fikrine atıfta bulunan akademisyenler ve mahkemeler, böyle bir
hakkın neden var olması gerektiğine dair neredeyse hiç açıklama yapmamaktadır. Bu
durum özellikle gerçek kişilerin kendileri hakkındaki kişisel veriler üzerinde neden
kontrol sahibi olmaları gerektiğine dair herhangi bir açıklama getirmeyen GDPR’nin
7. maddesi için geçerlidir. Bilgiye dayalı kendi kaderini tayin etme fikri ve kavramının
önemi ve etkisi göz önüne alındığında, bu durum şaşırtıcıdır. Görünüşe göre kanun
koyucular, mahkemeler ve çoğu akademisyen güzel bir terminolojinin ikna edici gücüne
kapılmışlardır. Şüphesiz, daha yakın bir analize ihtiyaç vardır (Thouvenin parag. 18, 19).
Bu analiz, bireyler ve devlet arasındaki ilişki ile bireyler ve diğer özel aktörler, yani
işletmeler arasındaki ilişkiyi birbirinden ayırmalıdır. Bireyler ve devlet arasındaki
ilişki öncelikle bir dizi temel hak ve devlet kurumlarının faaliyetlerini tanımlayan ve
sınırlayan bir dizi kanun tarafından belirlenir. Dolayısıyla, bilgi edinme konusunda
kendi kaderini tayin etme temel hakkının kabul edilmesi, sadece devletin vatandaşlardan
kendileri hakkında bilgi vermelerini talep edemeyeceği ve devlet kurumlarının bu
bilgileri sağlam bir yasal dayanak olmadan kullanamayacağı anlamına gelir. Ancak özel
aktörler için durum farklıdır. Özel özerklik ilkesine göre, özel aktörler uygun gördükleri
tüm faaliyetleri yürütmekte özgürdür ve sınırlamaların getirilmesi gerekçelendirmeyi
gerektirir. Bu durum kişisel verilerin toplanması ve kullanılması için de geçerlidir.
Enformasyonel özerklik fikri desteklenirken bu temel sorun çoğunlukla göz ardı
edilmektedir. Yine de bireylere kendileri hakkındaki kişisel verilerin kullanımını kontrol
etme hakkı verilmesinin kaçınılmaz olarak tüm özel aktörlerin bu tür verileri toplama
ve kullanmalarına sınırlama getirilmesine yol açacağı açıktır. İlginç bir şekilde, böyle
bir sınırlama, hukukun özel aktörler arasındaki ilişkiyi yönetmek için geliştirdiği geniş
hak türlerine pek entegre edilemez. Özel hukuk, özel aktörlerin diğer özel aktörlerin
özgürlüğünü kısıtlamasına izin veren üç temel hak türünü bilir: mülkiyet hakları, haksız
fiil hukuku ve sözleşmeler. Elbette bu kategorizasyon büyük bir basitleştirmedir ve gerekli
ayrımları yapmak için çok daha detaylı bir analize ihtiyaç duyulacaktır. Ancak yine de
bu çok geniş kategorilere bakıldığında, özel aktörlerin kişisel verilerin diğer özel aktörler
tarafından işlenmesini kontrol etme hakkının hukuk sistemimize entegre edilmesinin
zor olduğu ortaya çıkmaktadır. Her halükarda ve bilgisel self-determinasyon kavramının
ima ettiğinin aksine, özel aktörler arasındaki ilişkide bilgisel self-determinasyon hakkı
kendiliğinden mevcut değildir ve böyle bir hak sadece bilgisel self-determinasyon
temel hakkının özel aktörler arasındaki ilişkiye uygulanması gerektiğini ifade ederek
gerekçelendirilemez (Thouvenin parag. 20). Bunun yerine, özel aktörler arasındaki
ilişkide bilgisel kendi kaderini tayin hakkı çağrısında bulunmak ikna edici bir gerekçe
gerektirir. Böyle bir gerekçe aranırken üç husus göz önünde bulundurulmalıdır. İlk olarak,
160
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
tüm insan etkileşimi kişisel verilerin işlenmesine dayanmaktadır. Beynimizde sürekli
olarak başkaları hakkında önemli miktarda veri işliyoruz. Ancak hiç kimse başkalarının
bizim hakkımızda ne düşündüğünü belirleme hakkına sahip olmamız gerektiğini
düşünmez. İkinci olarak, bilgisel kendi kaderini tayin kavramı ancak bireyler kendileri
hakkındaki kişisel verilerin toplanmasını ve kullanılmasını önemsiyorsa anlamlıdır.
Başka bir deyişle, bireylere kişisel verilerinin kullanımı üzerinde kontrol verilmesi, ancak
bu kontrolü gerçekten kullandıkları takdirde anlamlıdır. Ancak durum pek de böyle
değildir. Veri sahiplerinin çok azı GDPR tarafından tanınan hakları kullanmaktadır ve
birçok araştırma gizlilik politikalarının neredeyse hiç okunmadığını göstermektedir.
Üçüncü olarak, veri bir kamu malıdır. Bu tür malların iki özelliği vardır: bir kişinin
kullanımı diğerinin kullanımını etkilemeden sınırsız sayıda kişi tarafından aynı anda
kullanılabilirler (rakipsiz kullanım) ve hiç kimse diğerlerini bu malların kullanımından
dışlayamaz (dışlanamaz kullanım). Rekabetçi olmayan kullanım göz önüne alındığında,
bir kamu malının toplum için faydası, herkes tarafından kullanılabiliyorsa en yüksek
seviyededir. Buna göre, bir bireyin bu tür malların kullanımını kısıtlamasına izin veren
yasal araçlar, ancak diğer önemli politika hedeflerine ulaşmak için bu tür kısıtlamalara
ihtiyaç duyulması halinde tanınmalıdır. Özel aktörlerle ilgili olarak iki husus kilit önem
taşımaktadır. İlk olarak, bireyleri başkalarının neden olduğu zararlardan korumak için
yasal bir müdahale gereklidir; ikinci olarak, piyasa başarısızlığı durumunda, örneğin
üretici yarattığı faydalardan yararlanamıyorsa toplum için değerli bir mal üretilmeyecekse
bir müdahale gereklidir. İkinci müdahale ihtiyacı, bir tür “veri mülkiyeti” oluşturulması
talebiyle bağlantılı olarak tartışılmıştır. Ancak günümüzde, kişisel verilerin üretilmesinde
herhangi bir piyasa başarısızlığı olmadığı ve yasa koyucuların ne topladıkları veriler için
işletmelere ne de kendileri hakkındaki verilerle ilgili olarak bireylere veriler üzerinde
herhangi bir mülkiyet hakkı vermemesi gerektiği yaygın olarak kabul edilmektedir
(Thouvenin parag. 18, 19, 20, 21). Bu fikri savunan görüşe göre; yukarıdaki analiz,
bilgisel self-determinasyon fikri ve kavramının, kişisel verilerin özel aktörler tarafından
işlenmesinin her şeyi kapsayacak şekilde düzenlenmesi için ikna edici bir gerekçe
oluşturamayacağını göstermiştir. Özel aktörlerle ilgili olarak, bilgisel kendi kaderini
tayin hakkı GDPR’de gerektiği gibi uygulanmamaktadır ve bunun böyle olması için ikna
edici nedenler bulunmamaktadır. Sonuç olarak, bilgisel kendi kaderini tayin fikri ve
kavramı terk edilmelidir (Thouvenin parag. 25).
Bu durum, hem veri koruma kanununun mantığına hem de bu mantığın alternatif bir
düzenleyici çerçevede uygulanmasına ilişkin potansiyel alternatifler sorusunu gündeme
getirmektedir. Bu görüşe göre ilgili çalışmada bu tür alternatifler geliştirilemese de,
alternatif bir yaklaşımın en önemli hedeflerini belirlemek mümkün görünmektedir. İlk
olarak, yasa tüm bireylerin bilgi mahremiyetini korumalı ve ikinci olarak, hiç kimsenin
kendileriyle ilgili kişisel verilerin işlenmesinden zarar görmemesini sağlamalıdır. Buna
Madde 8- — 6 “İÇERİĞİN ÇIKARILMASI VE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ KARARLARI İLE YERİNE GETİRİLMESİ
yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) Fuhuş (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),
suçları.
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
c) (Ek:25/3/2020-7226/32 md.) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları
Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
ç) (Ek:13/10/2022-7418/32 md.) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanu-
nunun 27 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
(2) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme
tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin
çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde
hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde
tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. (Ek cümle: 6/2/2014-6518/92 md.) Erişimin engellenmesi kararı, amacı
gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarıl-
masına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine
göre itiraz edilebilir.
(3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının
birer örneği, gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir.
(4) İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi
kararı re’sen Başkan tarafından verilir. (Değişik cümle:29/7/2020-7253/4 md.) Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim
sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.
(5) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren
dört saat içinde yerine getirilir.
(6) Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının konusunu oluşturan yayını yapanla-
rın kimliklerinin belirlenmesi halinde, Başkan tarafından, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.
(7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engel-
lenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya
erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğini
Kuruma gönderir.
(8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendili-
ğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına
konu internet adresini belirtmek suretiyle, beraat kararının bir örneği Kuruma gönderilir.
(9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruş-
turma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır.
(10) Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen
içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz
günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
228
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
sakınca7 (tehlike) olan hâllerdeki usul 8/A maddesinde8, içeriğin yayından çıkarılmasıyla
erişimin engellenmesi 9. maddede9 ve nihayet, özel hayatın gizliliği sebebiyle içeriklere
(11) İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Baş-
kan tarafından ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine geti-
rilmemesi halinde (…) Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.
(12) Bu Kanunda tanımlanan kabahatler dolayısıyla (…) Kurum tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı,
6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.
(13) (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.) İşlemlerin yürütülmesi için Kuruma gönderilen hakim ve mahkeme kararlarına 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre Kurum tarafından itiraz edilebilir.
(14) (Ek: 12/7/2013-6495/47 md.) 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların
Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde tanımlanan kurum ve kuruluşlar, kendi
görev alanına giren suçların internet ortamında işlendiğini tespit etmeleri hâlinde, bu yayınlarla ilgili olarak erişimin engellen-
mesi kararı alabilirler. Erişimin engellenmesi kararları uygulanmak üzere Kuruma gönderilir.
(15) (Ek: 26/2/2014-6527/17 md.) Bu maddeye göre soruşturma aşamasında verilen hâkim kararı ile 9 uncu ve 9/A maddesine
göre verilen hâkim kararı birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından
belirlenen sulh ceza mahkemeleri tarafından verilir.
(16) (Ek: 10/9/2014-6552/127 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı
ile.)
(17) (Ek:17/10/2019-7188/36 md.) Bu maddenin ikinci, dördüncü ve ondördüncü fıkraları kapsamında verilen erişimin en-
gellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi
yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin
engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı
verilebilir.”
7 “Gecikmede tehlike” (periculum in mora) kavramının daha isabetli olduğu hakkında bkz. Orhan, Uğur. Ceza Muhakemesi
Hukukunda Arama ve Elkoyma. Ankara: Yetkin Yayınları, 2019, s. 4, dn. 12.
8 “GECİKMESİNDE SAKINCA BULUNAN HÂLLERDE İÇERİĞİN ÇIKARILMASI VE/VEYA ERİŞİMİN ENGELLENMESİ
Madde 8/A-
(1) Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesi-
nin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde, Cumhurbaşkanlığı veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya ge-
nel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak
içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkan tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili
içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın
bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.
(2) Cumhurbaşkanlığı veya ilgili Bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin
engellenmesi kararı, Başkan tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz
saat içinde açıklar; aksi hâlde, karar kendiliğinden kalkar.
(3) Bu madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak
(URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin en-
gellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin
tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.
(4) Bu madde kapsamındaki suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkan tarafından, Cumhuriyet
Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayı-
cılar tarafından hâkim kararı üzerine adli mercilere verilir. Bu bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumlu-
ları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.
(5) Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim
sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara Başkan tarafından elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari
para cezası verilir.”
9 “İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARILMASI VE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ
Madde 9-
(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile
kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin
yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin
engellenmesini de isteyebilir.
(2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/
veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.
(3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu mad-
dede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.
(4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin
ksiıtseımsin, dbeölyüampKılialİenŞilyİgaSiylEiınoLılnarVatükEm(IRUü.nRİUeLL,LyEövUnbR.eSlİşieLkKkAleiOrnRidşRieAm)UiRinçMeAerniASğgeIeKlelreiOnşimmNeiGsnineRenEgkeaSlrlaeİrnmveersiileymönezte.mAinycl1ea2k-v1,e4rhiKâr.kaZismıomrUu20nR2lLu1
gerçekleştiği yayın,
olmadıkça internet
229
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ORHAN ; Kişisel Veri Niteliğindeki İçeriklerin İnternetten Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi
erişimin engellenmesi ise Kanun’un 9/A maddesinde10 düzenlenmiştir.
İçeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi usullerine geçmeden önce konu
bakımından önem taşıyan “içerik sağlayıcı” ve “yer sağlayıcı” kavramlarını kısaca
açıklamak gerekmektedir.
B. İçerik Sağlayıcı
Kullanıcılara internet ortamı aracılığıyla sunulan her türlü bilgi ya da veriyi üreten,
değiştiren, sağlayan kişiler 5651 sayılı Kanun kapsamında içerik sağlayıcısıdır (md. 2/I-
f). Kanun, içerik sağlayıcısının gerçek veya tüzel kişi olabileceğini açıkça belirtmiştir.
Aynı tanıma “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmelik”te11 de yer verilmiştir (md. 3/I-ı).
Görüldüğü üzere, en yaygın örneklerden hareketle, YouTube, X (önceki adıyla twitter)
ve benzeri internet sitelerinde paylaşımlar yapan, bir diğer ifadeyle içerik ve veri üreten
bütün gerçek veya tüzel kişiler “içerik sağlayıcı”dır.
adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini
de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.
(5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gön-
derilir.
(6) Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu
karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.
(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
(8) (Değişik:29/7/2020-7253/5 md.) Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çı-
karılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim
sağlayıcı tarafından yerine getirilir.
(9) Bu madde kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının
ihlaline ilişkin yayının (…) başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat
edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır. (Ek cümleler:13/10/2022-7418/33 md.) Müracaatın Birlik tara-
fından kabulüne karşı itiraz, kararı veren hâkimliğe yapılır. İnternet sitesindeki yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesi
kararlarında bu fıkra hükmü uygulanmaz.
(10) (Ek:29/7/2020-7253/5 md.) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi
durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilme-
mesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.
(11) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve
erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”
10 “ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ NEDENİYLE İÇERİĞE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ
Madde 9/A-
(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma
doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.
(2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin
açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz.
(3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en
geç dört saat içinde yerine getirir.
(4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde)
içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.
(5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal
edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi-
nin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini
değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin
engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.
(6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.
(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
(8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine
erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. (Mülga cümle: 26/2/2014-6527/18 md.)
(9) (Ek: 26/2/2014-6527/18 md.) Bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi
kararı, (…) yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.”
11 30.11.2007 tarihli ve 26716 sayılı Resmî Gazete.
230
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
İçerik sağlayıcıları, 5651 sayılı Kanun kapsamında ve genel olarak hukuka aykırı
içeriklerinden sorumludurlar. Bunun bir sonucu da bu kimselerin ürettikleri içeriklerle
ilgili içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebilmesidir.
C. Yer Sağlayıcı
Hizmet veya içerikleri barındıran sistemleri işleten ya da sağlayan kişiler ise “yer
sağlayıcı” olarak adlandırılır (5651 s. Kn. md. 2/I-m; aynı şekilde anılan Yönetmelik md.
3/I-s). İçerik sağlayıcılar bakımından olduğu gibi yer sağlayıcıların da gerçek veya tüzel
kişi olması mümkündür.
Yer sağlayıcılar, içerik sağlayıcılara kıyasla daha “kurumsal” bir yapıdadırlar. Örneğin,
bunların faaliyet belgesi alması12 veya Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK)
yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmaları (5651 s. Kn. md. 5) gerekmektedir. Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu da yer sağlayıcıların listesini kamuyla paylaşmaktadır.
İçerik sağlayıcı bakımından verilen örnekten devam edilecek olursa, X (Twitter) bir yer
sağlayıcı, bu sitede içerik üretenler ise içerik sağlayıcıdır.
Son olarak, içerik ve yer sağlayıcı kavramları gibi “erişim sağlayıcı” kavramını da
belirtmek gerekir. Kullanıcılara, kablolu veya kablosuz olarak internet ortamına erişim
imkânı sunan, örneğin Superonline, Turkcell vs. gibi tüzel veya gerçek kişiler 5651 sayılı
Kanun kapsamında erişim sağlayıcıdır (md. 2/I-e).
II. İNTERNETTEN İÇERİK KALDIRMA VEYA ERİŞİMİN
ENGELLENMESİ
İnternet ortamında yayınlanan haber, yazı, görüntü, video vs. ile bazı suçların işlenmesi
ya da başkalarının kişilik haklarının veya özel hayatlarının gizliliğinin ihlal edilmesi
mümkündür. Bu durumların varlığı hâlinde, hukuka aykırı olarak nitelendirilen
içeriklerin, yer veya içerik sağlayıcı kişiler tarafından kaldırılması ya da silinmesi “içerik
kaldırma”yı; bu içeriklerin yer aldığı internet sitesine erişim engeli getirilmesi ise “erişim
engellenmesi”ni ifade eder.
Yayından çıkarılan içerik bütün ülkeler bakımından sonuç doğururken; erişimin
engellenmesi sadece Türkiye bakımından sonuç doğurur ve söz konusu web sayfasına
sadece Türkiye’den erişilemez13. Bu açıdan ele alındığında içerik kaldırmanın daha ağır
bir tedbir olduğu kuşkusuzdur.
12 Bkz. 24.10.2007 tarihli ve 26680 sayılı Resmî Gazete’de yer alan “Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara
ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”
13 Özbek, Veli Özer. Polis Hukuku, İnternet HukukIu. vUe LCeUzaSMLuAhRakAemReAsi SHIukukunda Temel Haklara
Aykırı Müdahalelere Karşı KorunKmİaŞÇİaSrEeleLri V(ÖEnRlemİLe EveRKİorKumOaRTeUdbMirlAeriK). AOnNkaGraR: SEeçSkİin, 2023, Müdaha1l2e-l1e4r KveasHımuk2u0k21a
s. 152.
231
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ORHAN ; Kişisel Veri Niteliğindeki İçeriklerin İnternetten Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi
A. Kişilik Haklarının İhlali Nedeniyle
5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca internet ortamında yapılan yayın içeriği
nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek veya tüzel kişiler ile
kurum ya da kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına
başvurarak, uyarı yöntemiyle, içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi
doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin
engellenmesini de isteyebilir.
Anılan maddenin ikinci fıkrasında, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle
kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin taleplerinin, içerik ve/veya yer
sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılacağı düzenlenmiştir.
Buna karşılık uygulamada çoğunlukla, yirmi dört saatlik cevap verme süresi içinde dönüş
yapılmamaktadır. Verilen cevaplarda da içeriğin kaldırılmasını isteyen kişilerden bu
yönde bir mahkeme kararı sunmaları istenmekte; aksi hâlde içerik kaldırılmamaktadır.
Hem YouTube, Google gibi büyük ve kurumsal yer sağlayıcılar hem de küçük kabul
edilebilecek yerel platformlar benzer bir tutumdadırlar. Bu nedenle çoğu zaman, 9.
Madde ba
gerekmektedir.
Sulh ceza hâkimliğince verilecek erişimin engellenmesi kararları, sadece kişilik hakkının
ihlal edildiği yayın, kısım veya bölümle ilgili olarak, içeriğe erişimin engellenmesi
şeklinde verilir. Zorunlu olmadıkça, internet sitesinde yapılan yayının tamamına yönelik
erişimin engellenmesi kararı verilemez (5651 s. Kn. md. 9/IV). Bu kararlar, hâkimliğe
yapılan başvurudan itibaren yirmi dört saat içerisinde, duruşma yapılmaksızın, dosya
üzerinden verilir (5651 s. Kn. md. 9/VI).
B. Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle
İnternet ortamında yapılan yayınlarla özel hayatın gizliliğinin de ihlal edilmesi
mümkündür. Kanun, bu durumda içeriğe erişimin engellenmesini 9/A maddesinde
düzenlemiştir. Buna göre internet ortamında yapılan yayın içeriğiyle özel hayatının
gizliliği ihlal edilenler, doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvurarak,
içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilirler.
DEĞERLENDİRMELER
Gerek kişilik haklarının14 gerekse özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği içeriklerin
çoğunda, başvuranlara ait kişisel veri15 niteliğinde bilgiler bulunmaktadır. Örneğin,
bir kimsenin paragöz olduğu şeklinde kişilik haklarını ihlal edici nitelikteki içeriklerde
bu kişinin adı soyadı, mesleği, yaşı gibi kişisel verilere yer verilmektedir. Kişinin
cinsel hayatıyla ilgili bir görüntünün, müstehcen fotoğrafının yer aldığı içeriklerde de
durum farklı değildir. Bu bağlamda, içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi
kararlarının dolaylı bir sonucu içerikte bulunan kişisel verilerin korunması olmaktadır.
14 Kişilik haklarının neler olduğu bu çalışmanın kapsamı dışındaysa da gerçeğe aykırı olarak yapılan yayınlarda kişilik hakkının
ihlal edilebileceğini kabul etmek gerekir Apayadın, Cengiz. Basın, Televizyon ve Radyo Yayınlarında Cevap ve Düzeltme Hakkı
– İnternette Erişimin Engellenmesi – Unutulma Hakkı. Ankara: Seçkin, 2020, s. 154.
15 Kişisel veri kavramı, kısaca, belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla bir kişiye ait tüm bilgileri ifade eder. Bir kim-
senin kimliği, etnik kökeni, fiziksel özellikleri, sağlık, eğitim durumu vs. bunlara örnek gösterilebilir. Detaylı açıklamalar için
bkz. Aksoy, Hüseyin Can. Medeni Hukuk ve Özellikle Kişilik Hakkı Yönünden Kişisel Verilerin Korunması. Ankara: Çakmak
Yayınevi, 2010, s. 1 vd.
232
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Her ne kadar müstehcen görüntülerin doğrudan içerik veya yer sağlayıcılara başvurularak
kaldırtılması daha kolaysa da diğer hipotezlerde sulh ceza hakimliğinden erişimin
engellenmesi yönünde karar alınması gerekmektedir. Bu durum, 5651 sayılı Kanun’un
9. maddesinin işletilmesi bakımından sulh ceza hakimliklerinin konuya yaklaşımını
önemli hâle getirmektedir.
Uygulamada bazı sulh ceza hakimliği kararlarında, istikrarlı olarak, Anayasa
Mahkemesi’nin iki bireysel başvuru kararındaki değerlendirmelerinin esas alındığı
bilinmektedir. Anayasa Mahkemesi, 2014 tarihli Ali Kıdık Başvurusu16 ve buna benzer
yöndeki 2015 tarihli Miyase İlknur ve Diğerleri Başvurusunda17, sulh ceza hakimliklerinin
verdiği erişimin engellenmesi kararları üzerine değerlendirmeler yapmış ve 9. maddenin
uygulanma hâllerine ilişkin tespitlerde bulunmuştur.
Bu başvurularda ortak olan ve sulh ceza hakimliği kararlarında sıklıkla yer verilen tespit
şu şekildedir:
“İnternet yayınına erişimin engellenmesi tedbirinin alınmasının haklılığı ancak bir
görünüşte haklılık veya ilk bakışta ‘prima facie’ haklılık olarak nitelendirilebilir…”
ve kişilik haklarının apaçık bir şekilde ihlal edildiğinin daha ilk bakışta anlaşıldığı
durumlarda işletilebilir. “Bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin
yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme yapılmaya
gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesinde
öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir.” (Ali Kıdık Başvurusu §62, Miyase İlknur ve
Diğerleri Başvurusu §34)
Mahkemenin, kamuyu ilgilendiren olaylarla ilgili haber niteliği taşıyan içeriklere erişim
engeli getirilmesi üzerinden yaptığı ve bu bağlamda isabetli olan saptamalar18; kamuyu
ilgilendirmeyen ve haber niteliği taşımayan, gerçek kişilerin kişilik haklarının veya
özel hayatlarının gizliliğinin ihlal edildiği içeriklerle ilgili de aynen kabul edilmektedir.
Öyle ki, kişilik haklarını veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden, aynı zamanda hukuka
aykırı olarak kişisel verilerin de yer aldığı içeriklerde ilk bakışta “prima facie” ihlal19
öğretisinden hareketle “çıplak fotoğraf veya video görüntü” yoksa erişimin engellenmesi
veya içeriğin çıkarılması kararı verilmemektedir. Bir diğer anlatımla, hem kişilik hakkı
hem de özel hayatın gizliliği ihlalleri doğrudan cinsellikle ilgili olmadığı sürece bu yol
işletilememektedir.
Kanun’un 9. maddesinde yer alan usulün, böyle bir başvuru olduğundan haberdar
edilmeyen, dolayısıyla dinlenilmeyen içerik veya yer sağlayıcısını, bunların ifade
özgürlüğünü, haber verme hakkını koruduğunda şüphe yoktur. Buna karşılık, kişilik
hakkı veya özel yaşamın gizliliğinin ihlali için sadece “cinsellik” ekseninde değerlendirme
yapılması, bu içeriklerle ihlal edilen kişilik haklarının ve özellikle kişisel verilerin
korunamaması sonucunu doğurmaktadır.
16 Başvuru No: 2014/5552, 14/12/2017 tarihli ve 30270 sayılı Resmî Gazete.
17 Başvuru No: 2015/15242, 25/09/2018 tarihli ve 30546 sayılı Resmî Gazete.
18 Ayrıca bkz. Anayasa Mahkemesi’nin 2018/14884 numaralı ve 27/10/2021 tarihli “Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.
ve Diğerleri Başvurusu”, Şen, Ersan ve Berra Berçik. “Erişimin Engellenmesi Hakkında AYM Pilot Kararı”, Yorumluyorum –
I. ULUSLARARASI
XXVI. Ankara: Seçkin, 2022, s. 47 vd. 12-14 Kasım 2021
19 Bu konuda detaylı açıklamalarKiçiİnŞGİSözEleLr, sV. 1E07R1İvLd.ERİ KORUMA KONGRESİ
233
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ORHAN ; Kişisel Veri Niteliğindeki İçeriklerin İnternetten Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi
İçerik değerlendirmesi yapılırken, açıkça ve ilk bakışta “prima facie” ihlal aranmasının
akla gelen ilk nedeni hâkimin kararını yirmi dört saat gibi kısa bir süre içerisinde
vermek zorunda olmasıdır. Hâkimliklerin mevcut iş yükü düşünüldüğünde, hâkimin
bir başvuruyu incelemeye en iyimser tahminle sadece birkaç dakika ayırabilmesi
muhtemeldir. Bunun doğal sonucu, Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararlarında
örnek kabilinden verdiği “çıplak fotoğraf veya video” gibi tartışmasız saldırıların
bulunmaması hâlinde başvurunun reddi olmaktadır. Oysa, beş on dakikalık dikkatli
bir değerlendirmeyle kolayca anlaşılabilecek, cinsellikle ilgisi bulunmayan fakat kişilik
haklarını, özel hayatın gizliliğini ve kişisel verileri ihlal eden içerikler bakımından da bu
usulün işletilebilmesi yerinde olacaktır.
Sonuç olarak, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin uygulamasında görülen eğilim,
kişilik hakkı veya özel hayatın gizliliğinin doğrudan “cinsellik” çevresinde ele alınması
şeklindedir. Her ne kadar kişilik hakkı veya özel hayatının gizliliği ihlal edilen kimseler,
Medeni Kanun’un 24 ve 25. maddeleri uyarınca hukuk davası açabilir veya koşulları
oluşmuşsa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinden (md. 125, 134, 136
gibi) hareketle suç duyurusunda bulunabilseler de bu süre boyunca kişilik haklarını,
özel hayatlarının gizliliğini ihlal eden ve çoğunlukla kişisel verilerinin yer aldığı içerikler
internet ortamında kalmaya devam etmektedir.
234
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KAYNAKÇA
“Number of Internet and Social Media Users Worldwide as of October 2023”, https://
www.statista.com/statistics/617136/digital-population-worldwide/
“Türkiye, Google’dan En Fazla İçerik Kaldırılmasını Talep Eden Dördüncü Ülke”, https://
tr.euronews.com/2023/11/24/googledan-en-fazla-icerik-kaldirilmasini-talep-eden-
ulkeler-arasinda-turkiye-kacinci-sirad
Aksoy, Hüseyin Can. Medeni Hukuk ve Özellikle Kişilik Hakkı Yönünden Kişisel
Verilerin Korunması. Ankara: Çakmak Yayınevi, 2010.
Apayadın, Cengiz. Basın, Televizyon ve Radyo Yayınlarında Cevap ve Düzeltme Hakkı –
İnternette Erişimin Engellenmesi – Unutulma Hakkı. Ankara: Seçkin, 2020.
Gözler, Kemal. “Kişilik Haklarını İhlal Eden İnternet Yayınlarının Kaldırılması Usûlü
ve İfade Hürriyeti: 5651 Sayılı Kanun’un 9’uncu Maddesinin İfade Hürriyeti Açısından
Değerlendirilmesi”. Rona Aybay’a Armağan (Legal Hukuk Dergisi, Özel Sayı). Aralık
2014: 1059-1120.
Orhan, Uğur. Ceza Muhakemesi Hukukunda Arama ve Elkoyma. Ankara: Yetkin
Yayınları, 2019.
Özbek, Veli Özer. Polis Hukuku, İnternet Hukuku ve Ceza Muhakemesi Hukukunda
Temel Haklara Müdahaleler ve Hukuka Aykırı Müdahalelere Karşı Korunma Çareleri
(Önleme ve Koruma Tedbirleri). Ankara: Seçkin, 2023.
Pollicino, Oreste, Marco Bassini ve Giovanni De Gregorio. Internet Law and Protection
of Fundamental Rights. Milan: Bocconi University Press, 2022.
Şen, Ersan ve Berra Berçik. “Erişimin Engellenmesi Hakkında AYM Pilot Kararı”,
Yorumluyorum – XXVI. Ankara: Seçkin, 2022. s. 47-60.
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
235
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
236
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
İşeBAillgımi ÇdağYınapdayİZlgeikliâKKiuşilnlainıBmilıgniınAKlmişaisHelaVkekrıilveerin
KorunmasıTBicaakrıimSıınrdÇaantıEştmkiavsıe Sonuçları
YŞeelhizribBaOnZİKpeUkRATşıGkoÜğMluR*ÜKÇÜOĞLU*
ÖZ “İnsan ve genel olarak her akıl sahibi varlık,
şu veya bu isteme için rastgele
Günümüzde akıllı cihazlar, büyük veri, nesnkeullelarinnılianctaekrnseırtfi,büirç abroayçuotllauryaakzdıceğılial,r,kyenapdaisyi
zekâ ve bulut teknolojileri ile tetiklenen daömrdaüçnoclüarsaaknvaayriddıre.”v“riHmeir üdreefatismınddeanintüskaentliımğae,
tedarik zincirinin her aşamasında etki göstermkeeknteddiikr.işBinudeetkolidiuleğuhıkzaladgaerlbişaeşnkatehkenrokleosjini,
getirmiş olduğu bilgi ve algı ile insankliaşrisıingdeeride, sbıırrfaakrmaçakotladraırk. dGeeğirlç,eakytneınzadme abnildgai
çağında büyük veri hacim, hız ve çeşaimtliakç öozlaerlalikkldearviyralenaacnaıklmbaiçkitma dveeeydleevmdbeirbbuelullne”k.
olarak çalışırken; aynı zamanda insan hayatının her noktasında etkisiniIgmömstearnmuekl tKeadnirt.
ÖBiZlgEi,Tbellek ve algı, insanlığın varlığından itibaren her zaman ilgi çekici bir konu
“yiyayokAşnöeolalmnellrnrgaamuieuoştntmışlrimlehtmimuıtruşmairiank.snsoiıuekıİylakndibailsişsupaaeyağnşaenvpvuyırnleruiıorzdğbryiebauısuöknlilnebaâidmişebbrealtieeelivllemyegnlrlcolebeieiernn”kerkielotilmlaleügtoaleğzaairrslientaliniaarkslkriyanıiçaearşeadddtialllaiıeaçlranşmnrıanmkefbdliımaaşbinırrmidahiırplsaadlahrıankenenanlnkaiadiysşşreoıeivrbrlvyemaaiioern,lreaılaemvnskoegiçanrtnseaçeiüutbmysisrçaiöroesailnçrlavkemulerteedtmıareiidmlivslsmdiuıeü,rilyr.irraçşi.eeartGtriAıülkkrnırü.şileaesgKmnnitogmü,ikarşemaieitttipsielmüreisskişzlailinkdsmvkmoiteeleileırşmoynirişjlaidoiieynpnnlaredaaiiikrnnnnyeii
zyeükkâümsisltüelmüklleerri,nbinireişyelearliınmksişüirseeçllevreirnildeeriknuklloarnuınmmıagsiıdaelraenkınadrtaakni tbeimr seelyeinrsitzrlüemmaenkltaerdıinrı.
Yolaupşatyurzmekaâkytaaddıra.yBaliıresiyslteerme letarninınimşeışaloımlanaşhaamkalasrı,ndilagikliulklaişniıymeınveınriaiyşrlıemmceılıfkaaylaiysaektilnairnı
vheukeutikkabuoyyguutunliulğeuenleuadlıennmetalesmıneı gveerekkimşiseekltevdeirri.leArni cüazkerbinudseikstiekmolnetrrionlübüdyeüvkammiikmtakrâdnaı
vveerrimiehktityeadciır[1o].laKnişviesevlevrierişilleeyriennkyoarpuınlamrıasgıemreeğvinzcuea,tıkkişaispeslavmeırnildearibnilkgoiraulnmma ahsaıkhkuı,kvuekrui
saoçırsuımndluansudneağgeerlteirnildmiriişlmolealnerai yvdeınylaastaml asınyüırklaümmalülalrüağütavbei tiulgtuillimkaişsiıydeatebsüisyüekdiölmneişmoalarnz
kedişeirs.eBluvaemrilaeçrlea teerbişliimğimhaizkdkeı, kişaepaslaımmısnüdreaçilnecrienledneeybaipleacyezketkiâr[2t]e.knolojilerinin kullanımını
hmçuKtaaayirelyuştıvışialşscamtıeutclalıaatrvsğökmıeınezgreen.ievml[Ar3ez]er;luykiivrnaebıetncihrrvaiuserikıieşnşkuklvıeakaremrlbiraşebeıernlt,oamiaeyşnlrtueeaıattrcaoumdıltaıkloanayillarşıaıınirrhlavaikukkkeikşhbrduieaueskgkeğaütlkeallıarvka,lnesiemrydndioaüldüenligzrkreeiiiinhlnlymietelşieteytemikavrriciteelşeımlifdemüiriikzrşii.reodiYvrlimieeanknnvükdielaeakertldekiigyuoioaeşnrrlltauieottrmlmmeaaockeairansliiikailnnertacırçiyreis.ıalaesepılmnttıiıdcnteaaadyşrnaeıi
oAlnaanhvtaeriKdenlimeneloerp:tyimapaalydüzezkeây,dieşçyiaardaarlyaın, imşeaaalmıma,çklıişyisoeğl uvneryilaetrıirnımkolarruınmyapsı,ldaılğgoı rdiitjmitiakl
dişüyneryiaydöan, eatilmgoiritmaların ve veri işleme metotlarının korunması, tacirler bakımından
büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda da kişisel verisi işlenen kişinin özellikle
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim ğlu1∗
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
c*H[3uDü]osogİeçlluy.g@Diinliirh.Ctu,aa.İerbntdnıuAşmH.tkraa,sloOldayuRr,nCiKçÜIiDişnni:isv0bee0klr0szV0iK.te-e0Ersİ0iilŞl0iHef3İru-SiK2knE5uüK8kLz9eoF-cr0Vaiu3k,E0nüK5mlIRt.ei.aşsİUisiL,sıe,İLEşlAUHRVnueSkİrkLaiuKrlAkeaOur,RiÇnvReAaKUkSRomoMsrAayuakASnl mYIGKaaüyvsOııen,nNeAlivGkni,kHR2au0Erka1uS,0kİT,uusA.rh8na5an.BiKlimitaDbeavlı1,i2,-y12e40liK1z.8ags,uımms.2r6u022k1-;
23271
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
ABSTRACT
The implementation of “algorithmic workplace management”, where artificial
intelligence algorithms carry out tasks under the employer’s management authority,
gives rise to novel legal issues in labor relations. Recruitment procedures are one of the
domains where algorithmic workplace management may be used. Currently, there is a
growing trend in utilizing artificial intelligence technologies for recruiting procedures.
It is necessary to consider discriminatory restrictions and ethical factors when using
artificial intelligence-based technologies in the recruiting process. Nevertheless, it
is crucial to assess these systems in accordance with the principles of personal data
protection legislation and impose legal restrictions on them due to their data processing
frameworks that necessitate substantial data volumes. In this communiqué, we will
analyze the utilization of artificial intelligence technology in recruiting procedures,
while considering the existing rules and regulations in comparative law. Furthermore,
the discussion will cover the restrictions on the employer’s ability to access the candidate’s
personal data and the processing of such data, highlighting the necessity for regulation.
Key words: artificial intelligence, job applicant, recruitment process, data privacy,
algorithmic workplace supervision
238
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. GİRİŞ
Tebliğimizde, işe alım aşamasında yapay zekânın kullanımının kişisel verilerin
korunmasına etki ve sonuçları değerlendirilecektir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yapay
zekâdan uzak kalabilmek artık mümkün görünmemekle birlikte, hukuki açıdan gerekli
sınırların çizilmemesi, bireyin ve iş hukuku özelinde de işçinin kişilik hakları açısından
önemli riskler taşımaktadır. Gelinen noktada bireyin kişisel verilerinin korunması ve
mahremiyet hakkı ile teknolojik gelişim ve küresel rekabet ortamının gerekleri arasında
bir sıkışmışlık durumu ile karşı karşıyayız. Bu çalışmadaki amacımız, özellikle işe alım
aşamasında yapay zekâ araçlarının kullanımının ortaya çıkartabileceği riskler ve bunlara
karşı mevcut hukuki güvenceleri ele alarak, değerlendirmelerde bulunmaktır.
İnsan kaynakları süreçlerinde yapay zekâ kullanımı hızla artmaktadır1. “Algoritmik
işyeri yönetimi” ya da kısaca “algoritmik yönetim” olarak adlandırılan işverenin yönetim
yetkisi kapsamındaki işlemlerin yapay zekâ algoritmaları tarafından yerine getirilmesi,
iş ilişkilerinde yeni hukuki problemlerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır2. Algoritmik
işyeri yönetimine başvurulabilecek alanlardan biri ve belki de en sık başvurulanı işe
alım süreçleridir3. Ülkemizde de özellikle Covid 19 Pandemisi sonrasında yapay zekâ
teknolojilerinin bu amaçla kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır4.
Yapay zekâ kavramını tanımlayabilmek mümkün olmamakla birlikte5, özellikle mantıksal
düşünme, belirsizlik altında karar verme, planlama, öğrenme ve doğal dilde iletişim
alanlarında, zekâ gerektiren görevleri yerine getiren makine sistemlerini ifade ettiği
söylenebilir. Belirtelim ki, tanıma ilişkin muğlaklığı nedeniyle yasa koyucular tarafından
bu terimin kullanılmaması gerektiği ileri sürülmektedir6. Tebliğimizde bu terimi makine
öğrenmesi ve derin öğrenme vb. alt başlıkları da kapsar şekilde kullanacağız. Makine
öğrenimi, bir modelin verilerden veya geri bildirimlerden öğrenildiği ve problemleri
çözmek için kullanıldığı bilgisayar programları oluşturma veya geliştirme yöntemleri
1 Joachim Holthausen, “Einsatz künstlicher Intelligenz im HR-Bereich und Anforderungen an die „schöne neue Arbeitswelt
X.0“” Recht der Arbeit. 6 (2023): 362; Henni Parviainen, “Can algorithmic recruitment systems lawfully utilise automated
decision-making in the EU?” European Labour Law Journal. 13.2 (2022): 225-248. Yapay zekânın insan kaynakları yönetimi
açısından “yeni bir çağ” olarak tanımlanması gerektiği dahi ifade edilmektedir. Zhisheng Chen, “Ethics and discrimination in
artificial intelligence-enabled recruitment practices” Humanities and Social Sciences Communications. 10.1 (2023): 5.
2 Algoritmik yönetim kavramına ilişkin ayrıca bkz. Ali Güzel, Deniz Ugan Çatalkaya ve Hande Heper, “İş Hukukunun Yapay
Zeka ile Buluşması: İşverenin Algoritmik Yönetimi” Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi. 15. Özel Sayı (2023): 25-111;
Alexandra Mateescu ve Aiha Nguyen, “Explainer: workplace monitoring and surveillance” Data and Society APO: Analysis &
Policy Observatory. (2019): 3 vd.; Sara Baiocco vd., The Algorithmic Management of Work And Its Implications In Different
Contexts (JRC Working Papers Series on Labour, Education and Technology, 2022): 8 vd.; Holthausen, “Einsatz künstlicher
Intelligenz”, 19; Michael Witteler ve Lucas Moll, “Künstliche Intelligenz am Arbeitsplatz – Datenschutz und Rechte des Betrieb-
srats” Neue Zeitschrift für Arbeitsrecht. (2023): 328 vd.; Nicoli Bernhardt, Big Data und künstliche Intelligenz (KI) im Marke-
ting: Chancen und Herausforderungen für kleine und mittlere Unternehmen, 1. bs (GRIN Verlag, 2021): 1 vd.
3 Henni Parviainen, 225-248; Stefan Kramer, IT-Arbeitsrecht: Digitalisierte Unternehmen: Herausforderungen und Lösungen
(München: C.H.Beck, 2019): Rn. 42; Uwe Meyer, “Künstliche Intelligenz im Personalmanagement und Arbeitsrecht” Neue
Juristische Wochenschrift. 26 (2023): 1843.
4 Murat Engin ve Başak Ozan Özparlak, “İşe Girişte Yapay Zekâ ve Ayrımcılık” içinde Hukuk Perspektifinden Yapay Zeka. Ed.
Erdem Büyüksağış, (İstanbul: Onikilevha Yayıncılık, 2022): 227-280.
5 Friederike Malorny, “Datenschutz als Grenze KI-basierter Auswahlentscheidungen im Arbeitsrecht” Recht der Arbeit.
3(2022): 172. Yapay zekâ tanımına ilişkin olarak bkz. Mesut Serdar Çekin, Yapay Zekâ Teknolojilerinin Hukuki İşlem Teorisine
Etkileri, (İstanbul: Onikilevha Yayıncılık, 2021): 41 vd.; Şebnem Akipek Öcal, “Yapay Zekâ ve Hukuki Niteliği” içinde Hukuk
Perspektifinden Yapay Zekâ. Ed. Erdem Büyüksağış, (İstanbul: Onikilevha Yayıncılık, 2022): 9 vd.; Zeynep Öğretmen Kotil,
Kişisel Verilerin Korunması Çerçevesinde Yapay Zeka, (İstanbul: Onikilevha Yayıncılık, 2022): 7 vd.; Tuğçe Oral, Otonom ve
Otomatik İnsansız Hava Aracı (İHA) Sistemlerinin Sebep Olduğu Zararlardan Kaynaklanan Sözleşme Dışı Sorumluluk, (An-
I. ULUSLARARASI
kara: Yetkin Yayınevi, 2023): 89 vd. 12-14 Kasım 2021
(2023): 441-442.
6 Daniel Busche, “Einführung in KdieİŞRİecShEtsLfraVgeEn RdeİrLküEnRstlİicKheOn IRntUellMigeAnzK” JuOriNstiGscRheEASrbİeitsblätter. 6
239
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
için kullanılan üst bir kavramdır7. Derin öğrenme yapay sinir ağlarından oluşan ve insan
beyninin bilgi işleme şeklini taklit etmeye çalışan algoritmaları içeren, genellikle büyük
miktarda veri gerektiren daha karmaşık görevlerde (özellikle görüntü ve ses tanıma,
doğal dil işleme ve oyun oynama vb.) kullanılan alt dalı ifade etmektedir.
İşe alım sürecinin yapay zekâ aracılığıyla yürütümü işveren açısından daha verimli
olmasını sağlamaktadır. Zira böylece maliyetin azaltılması, zaman tasarrufu sağlanması
ve iş yükünün azaltılması mümkün olacaktır8. Bireyin kişisel verilerini algoritmik bir
süreçten geçirerek, otomatik karar sistemleri aracılığıyla iş başvurusunun kabulü ya
da reddine bu yolla karar verilebilir9. Ancak bu sistemler önemli ölçüde veriye ihtiyaç
duymaktadır. Genel olarak veri işlemedeki artış karşısında kişisel verilerin korunması
daha önemli hale gelmiştir. Zira aksi halde bireyin bir veri nesnesine dönüşmesi,
mahremiyetin yitirilmesi riski söz konusudur10. İşe alım aşamasında kullanılan yapay
zekâ tabanlı uygulamalar da büyük miktarda kişisel veri işlemektedir. Bir yandan
yapay zekâyı eğitmek için mevcut çalışanların kişisel verilerinin diğer yandan başvuru
sahiplerinin verilerinin işlenmesi söz konusudur11. Ayrıca iş başvurusunda bulunmayan
kişilere ait verilerin de pasif adayların tespiti için işlenmesi gündeme gelebilmektedir.
İş ilişkisinin kurulması aşamasında işçi adayı ile işverenin çatışan bazı menfaatleri söz
konusudur. İşçi adayı açısından çoğunlukla işe kabul önem taşırken, işveren iş ilişkisinin
kişisel ilişki doğuran yönleri çerçevesinde işe en uygun adayı seçmeye, aynı zamanda
bu amaçla harcanan zaman, iş gücü ve maliyetten tasarruf etmeye çalışmaktadır.
İşveren iş sözleşmesinin kurulması aşamasında işçinin objektif niteliklerinin yanı
sıra sübjektif niteliklerini de dikkate almaktadır. Bu kapsamda işçi adayının kişisel
özellikleri (mizacı, ahlaki değerleri, davranışları, alışkanlıkları vb.) ve işyerine uyumuna
ilişkin bilgi edinmekte işverenin menfaati söz konusudur12. İşverenler artık bu bilgileri,
sosyal ağlar veya yapay zekâ teknolojileri aracılığıyla adayın bilgisi dışında da kolayca
edinebilmektedir. Ancak işverenin bu menfaatinin korunması için edinebileceği
bilginin hukuki bazı sınırları mevcuttur. Bu sınırların bir kısmı ayrımcılık yasakları
bir kısmı da kişisel verilerin korunması hukuku ile çizilmiştir13. Tebliğimizde, işe alım
süreçlerinde yapay zekâ teknolojilerinin kullanımı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
ve karşılaştırmalı hukuktaki düzenlemeler dikkate alınarak incelenmeye çalışılacaktır.
7 Busche, 442.
8 Holthausen, “Einsatz künstlicher Intelligenz”, 363; Chen, 4.
9 Alina Köchling ve Marius Claus Wehner, “Discriminated by an algorithm: a systematic review of discrimination and fairness
by algorithmic decision-making in the context of HR recruitment and HR development” Business Research. 13.3 (2020): 795-
848.
10 Benjamin Blum, People Analytics: Eine Datenschutzrechtliche Betrachtung Moderner Einsatzszenarien Für Automatisierte,
Datenbasierte Entscheidungen (Baden-Baden: Nomos, 2021): 33.
11 Flavia Lang ve Hubertus Reinbach, “Künstliche Intelligenz im Arbeitsrecht” Neue Zeitschrift für Arbeitsrecht. 20 (2023):
1274.
12 Ayrıca bkz. Yeliz Bozkurt Gümrükçüoğlu, “Deneme süreli iş sözleşmeleri” İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dergisi. 11.2 (2012): 47-84.
13 Tebliğimizde konu kişisel verilerin korunması ile sınırlı olarak ele alınacaktır. İşe alımda algoritmik ayrımcılığa ilişkin ayrın-
tılı bilgi için bkz. Gülsevil Alpagut ve Aybüke Karaca Yağcı, “İşyerinde Yapay Zeka Uygulaması ve Ayrımcılık” Sicil İş Hukuku
Dergisi. 2.49 (2023): 11-44.
240
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
II. YAPAY ZEKÂ ARAÇLARININ İŞE ALIMDA KULLANIMI
Tebliğ konumuzun anlaşılabilmesi için yapay zekâ araçlarının işe alımın hangi aşamalarında,
nasıl ve hangi amaçlarla kullanıldığına kısaca değinmek yararlı olacaktır. Yapay zekâ sistemleri,
işe alım ilanının kimlere gösterileceğini seçme, özgeçmiş taraması yapma, adayla çevrim içi/
video mülakat gerçekleştirip elde ettiği veriyi yüz ifadeleri, ses tonu ve davranışlar açısından
analiz etme, bireyin verilerini sosyal medya veya farklı veri noktalarından çekerek kullanma,
bilişsel ya da duygusal özelliklerini algoritmik değerlendirmeye tabi tutma amacına hizmet
edebilir14. Burada belirtilen kullanım amaçlarının tamamı kişisel verilerin işlenmesi ile
yakından ilişkilidir. İşverenin başvuru sahibinin işe alım konusu pozisyonla ilgisi olmayan
özelliklerini öğrenmekte meşru bir menfaati olduğu kabul edilemez. Bu nedenle kullanılan tüm
analiz prosedürleri başvuru sahibinin ilgili pozisyona ilişkin özellikleri ile sınırlı olmalıdır15.
Önemle belirtelim ki, yapılan analizin iş ilişkisinin kurulmasına ilişkin karar için gerekli olması
gerekir16.
İşe alım, adayların bulunması (aday havuzu oluşturma) ve personelin seçiminden oluşan iki
aşamalı bir süreç olarak nitelendirilebilir17. Yapay zekâ, işe alım sürecinin tüm aşamalarında
kullanılabilir18. İşe alım süreci çoğunlukla ilan aşaması ile başlamakla birlikte, ilanlara
başvuran adayların yanı sıra pasif adayların da sürece dahil edilmesi amaçlanabilir. Aşağıda
yapay zekânın işe alım süreçlerindeki kullanım alanları; pasif adayların tespiti, ilan aşaması,
başvuruların elenmesi ve mülakat ile adayların seçimi açısından kısaca ele alınacaktır.
Pasif adayların sürece dahil edilmesi nitelikli iş gücüne ulaşmak açısından önemlidir. Bu adayları
bularak, işletmeye çekmek işverenler açısından daha zordur. Zira pasif adaylar, iş ilanlarına
başvurmayan, iş arama sitelerinde profillerini güncellemeyen ve genellikle mevcut işinden
memnun olan adaylardır. İlgili sektörde başarılı pasif adayları kariyer hedefleriyle uyumlu ve
cazip fırsatlar sunarak, işletmeye çekmek ve böylece nitelikli iş gücüne ulaşmak mümkün olabilir.
Pasif adayların tespitinde, yapay zekâ tabanlı araçlardan yararlanılması mümkündür. Ancak
bunun için çoğunlukla iş arayışında olmayan kişilerin sosyal medya hesaplarından işe alım
amaçlı veri toplanması söz konusu olur. Sosyal medya platformları, profesyonel ağlar (örneğin
LinkedIn), bloglar ve diğer çevrim içi yayınlardan adayla ilgili veriler kazıma (scraping) olarak
adlandırılan bir yöntemle toplanabilmektedir. Kişiye ilişkin verilerin aydınlatma yapılmaksızın
internetten edinilmesi yapay zekâ aracılığıyla eskisine nazaran çok daha kolaydır19. Ancak bu
durum kişisel verilerin korunması açısından mahremiyet sorunlarına yol açacaktır. Zira her ne
kadar veri ilgili kişinin kendisi tarafından kamuoyuna açık paylaşılmış olsa da işe alım amaçlı
kullanılacağından bilgisi yoktur. Bu halde çoğunlukla aydınlatma yapılmaksızın toplanan
veriler söz konusudur. Bireyin verisinin nasıl kullanıldığını ve nasıl toplandığını bilme, erişme
ya da silinmesini isteme imkânı olmamaktadır. Belirtilen nedenlerle pasif adayların verilerinin
bu şekilde toplanması ve kullanımı etik ve hukuki problemlere yol açmaktadır.
14 Emre Kazim vd., “Systematizing Audit in Algorithmic Recruitment” Journal of Intelligence. 9.3 (2021); Yeqing Kong ve Hui-
ling Ding, “Tools, Potential, and Pitfalls of Social Media Screening: Social Profiling in the Era of AI-Assisted Recruiting” Jour-
nal of Business and Technical Communication. 38.1 (2024): 33-65; Pauline Kim, Artificial Intelligence, Big Data, Algorithmic
Management, and Labor Law, SSRN Scholarly Paper, Haziran 2023 860; Engin ve Ozan Özparlak, 236; Güzel, Ugan Çatalkaya
ve Heper, 51; Alpagut ve Karaca Yağcı, 14; Blum, 34.
15 Nicolas John, “29.4. KI im Arbeitsrecht”, içinde Handbuch Multimedia-Recht: Rechtsfragen des elektronischen Geschäftsver-
kehrs. Ed. Thomas Hoeren, Ulrich Sieber, ve Bernd Holznagel, 59. bs (München: C.H.Beck, 2023) Rn. 26.
16 John, Rn. 27.
17 Başak Sayın, “İnsan Kaynakları Yönetiminde Yetenek Döngüsü” Çalışma İlişkileri Dergisi. 14.2 (2023): 111.
18 Alpagut ve Karaca Yağcı, 14-15; Lang ve Reinbach, 1275. Ayrıca bkz. Yeliz Bozkurt Gümrükçüoğlu ve Gülnihal Ahter Yaka-
Süreçlerinde KullanIım. Uı vLe AUlgSoLriAtmRikAARyrAımScIılık” Ankara Hukuk
cak, “Yapay Zekânın İşe Alım KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ Fakültesi Der1g2is-1i 472K.4as(ım2022032)1.
19 Öğretmen Kotil, 129.
241
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
İlanın yayınlanması aşamasında, işverenin tercih ettiği özelliklere sahip adaylara
ilanın gösterilmesi yapay zekâ ile sağlanabilir. İşverenin tercihlerine göre adayların
belirlenmesi, bireyin kişisel verileri ve hassas nitelikli kişisel verilerinin esas alınmasını
gerektirir. Örneğin, işveren belirli bir cinsiyet ve belirli bir yaş aralığındaki adaylara
ilanın gösterilmesini tercih ettiğinde bireyin cinsiyet ve yaşına ilişkin kişisel veriler
dikkate alınarak ilanın kimlere gösterileceği belirlenecektir. Bu halde ayrımcılık riski de
söz konusudur.
Başvuruların elenmesi yahut sıralanması amacıyla yapay zekânın kullanımı söz konusu
olabilir. Adaya ilişkin veriler toplanarak, çeşitli analizlere tabi tutulur. Bu aşamada
otomatik belge analizleri, el yazısı ve dil analizleri, otomatik iş görüşmeleri ve hatta tam
yetenek ve kişilik analizleri yapılması mümkündür. Toplanan veriler daha iyi sonuçlar
elde etmek için örnek çalışanların verileri ile karşılaştırılarak, başvurular sıralanabilir.
Dil analizlerinin hukuka uygunluğu tartışmalıdır. Kişiliğin bir parçası olması nedeniyle
kabul edilemez olduğu yönünde görüşler mevcuttur. Bir başka görüşe göre ise ilgili
pozisyona ilişkin özellikleri analiz ettiği takdirde dil analizine izin verilebilir20.
Yapay zekâ aracılığıyla mülakat sürecinin otomatik olarak planlanması, mülakata katılan
katılımcıların ifade tepkilerinin analizi de mümkündür21. Böylece adayın sorulara
verdiği yanıtların ötesinde, mimikleri, vücut dili, ses tonu, dakikada kaç kez nefes alıp
verdiği, kaç defa göz kırptığı, kullandığı dil, kelime dağarcığı gibi birçok özelliği analiz
edilebilmektedir. Yüz tanıma ve ses ya da konuşma analizi teknolojileri vasıtasıyla adayın
duygusal durumu ve kişilik özelliklerinin değerlendirilmesi mümkündür. Oysa kişinin
duygusal durumu, kişisel sağlık verisi niteliğinden ötürü hassas veridir. Mülakat dışında
da bu gibi yöntemlere başvurulması mümkündür. Başvuru sahibinin bir konuşması
kayda alınıp sonradan yapay zekâ tarafından konuşma analizine tabi tutulabileceği gibi
konuşma analizi yapan otonom bir yapay zekâ ile konuşması da sağlanabilir. Ayrıca
belirtelim ki, yüz ve ses analizleri kişiyi belirli veya belirlenebilir kılması durumunda
biyometrik veri olarak nitelendirilmektedir22. Oyun tabanlı testler aracılığıyla adayların
problem çözme, karar verme ve stratejik düşünme gibi becerileri, bilişsel yetenekleri ve
işle ilgili becerileri ölçülebilmektedir23. Sosyal medya ve işe alım platformları üzerinden
NLP teknikleri kullanılarak adayın paylaşımları değerlendirilebilir ve iş tanımı ile
adayların profilleri arasında semantik eşleştirmeler yapılabilir. Böylece adaylar, otomatik
olarak puanlandırılarak en uygun adaylar sıralanır24. Bu şekilde oluşturulan kişilik
profilleri bakımından da işverenin meşru menfaati ile çalışanın kişilik hakkı arasındaki
dengenin gözetilmesi gerekmektedir25.
İşe alım süreçlerinde işverenlerce sosyal medya üzerinden çeşitli taramalar yapılmaktadır.
Örneğin, sosyal ağlar üzerinden adayın arkadaşları, sosyal ve mesleki çevresi, ne tür
paylaşımlar yaptığı, hangi paylaşımları beğendiği, seyahat ve eğlence anlayışı, tüketim
alışkanlıklarına ilişkin verilerin toplanması mümkündür26. Ancak adayların sosyal
medya hesaplarının incelenmesi veya sosyal medya hesabı olmayan kişilerin istihdam
20 Malorny, 176.
21 Chen, 10.
22 Öğretmen Kotil, 89-90.
23 https://www.hirevue.com/. (E.T. 31 Aralık 2023).
24 Chen, 10; Maya C. Jackson, “Artificial Intelligence & Algorithmic Bias: The Issues With Technology Reflecting History &
Humans” Journal of Business & Technology Law. 16.2 (2021): 310.
25 Malorny, 176.
26 Güzel, Ugan Çatalkaya ve Heper, 55.
242
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
sürecinin dışına itilmesi, kişilik haklarına müdahale teşkil eder. Bu süreçte yapay zekâ
kullanımı, özellikle cinsiyet, etnik köken gibi hassas verilerin işlenmesi durumunda
ayrımcılık riski de taşıyabilir. Potansiyel adayın verilerinin toplandığı kaynaklar arasında
ayrım yapılmalıdır. Kariyer portallarındaki veriler ile bir sosyal ağ ya da forumda özel
yüklemelerde ilgili kişinin menfaatleri farklılık arz eder. Teknik olarak erişilebilir olsa
da açıkça özel bir kitlenin erişimine sunulması amaçlanan veriler işverence toplanamaz.
Eğer verinin toplanması hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, işlenmesi de aykırı olacaktır27.
Eğer bir sosyal ağ platformu kullanım koşullarında işverenlerin kullanıcıların kişisel
verilerine erişimini yasaklamışsa, aday, platformda yayınlanan kişisel verilerinin işe
alım amacıyla otomatik olarak toplanmayacağını ve işlenmeyeceğini varsayacaktır28.
Adayın toplanan verileri ile yapay zekâ tarafından kişilik profilleri oluşturulması GDPR
m. 22 anlamında profil oluşturma olarak değerlendirilir29.
III. ADAYIN KİŞİSEL VERİLERİNİN KORUNMASI
A. GENEL OLARAK
Yapay zekânın yukarıdaki kullanım alanlarını dikkate alarak, hukuki düzenlemeleri
ele almaya çalışacak olursak, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Türk
Borçlar Kanunu’nun işçinin kişisel verilerine ilişkin düzenlemelerine değinmek gerekir.
Belirtelim ki, iş ilişkilerine ilişkin olarak kişisel verilerin korunmasına ilişkin konularda
mevzuatımız yeterli düzeyde ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiştir. Bu nedenle
mevzuatımızdaki düzenlemeleri karşılaştırmalı hukuktan yararlanarak Avrupa Birliği
Hukuku ve Alman Hukuku ile kıyaslayarak değerlendirmeye çalışacağız. Avrupa Birliği
açısından General Data Protection Regulation (EU GDPR- AB Genel Veri Koruma
Tüzüğü) esas alınarak açıklamalarda bulunacağız. Ancak belirtelim ki, GDPR 88.
maddesi ve Resital 155 de, istihdam bağlamında çalışanların verilerinin korunması ve
veri işleme konusunda “daha spesifik” ulusal düzenlemelere izin vermektedir. Alman
Hukuku’nda BDSG (Bundesdatenschutzgesetz-Federal Veri Koruma Kanunu) § 26
hükmü ile getirilen özel düzenleme bu kapsamdadır30.
Belirtelim ki, kişisel verilerin toplanması ve yapay zekânın eğitimi için kullanılması
henüz istihdamla ilişkili olmadığından bu safhada GDPR m. 6 ve m. 9 da düzenlenen
koşulların varlığına bağlı olarak veri işlemenin mümkün olduğu kabul edilmektedir31.
Ancak belirli bir adayın seçimine ilişkin veri toplanması durumunda uygulanacaktır.
Hukukumuz açısından da, TBK m. 419 hükmünün uygulama alanı bulabilmesi, belirli
bir adayın seçinin söz konusu olmasına bağlıdır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 419. maddesinin 1. fıkrasına göre, “İşveren, işçiye ait kişisel
verileri, ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu
olduğu ölçüde kullanabilir”. Bu düzenleme işçinin kişisel verilerinin korunması söz
konusu olduğunda KVKK karşısında özel hüküm niteliğindedir32. Bu çerçevede iş
27 John, Rn. 19.
28 John, Rn. 20.
29 John, Rn. 21.
30 Malorny, 173.
31 Bu safhada BDSG § 26 hükmünün uygulanmayacağı ifade edilmektedir. Malorny, 174.
32 Ahmet Sevimli, “Veri Koruma Hukuku İlkeleri Işığında Türk Borçlar Kanunu Madde 419” Sicil. 24 (2011): 134; Yeliz Bozkurt
VeriIle.riUniLnUKoSrLunAmRasAınRa İAlişSkIin Sorunlar ve Kişisel
Gümrükçüoğlu, “İş İlişkisinde İşçinin Kişisel V20E17R: 3İ5L. ERİ KORUMA KONGRESİ Verilerin K1o2r-u1n4mKaassıımKa2n02u1-
nu”, İş Hukukunda Yeni YaklaşımKlaİr,ŞİsİtSanEbLul
243
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
ilişkisine ilişkin olmayan verilerin işlenmesi, başka hukuka uygunluk sebeplerinin varlığı
halinde dahi mümkün değildir33. Alman Hukuku’nda da BDSG § 26 ya göre, çalışanların
kişisel verilerinin işe alım kararları veya işe alımdan sonra iş sözleşmesinin yürütülmesi
veya sona erdirilmesi için ya da yasalar veya toplu sözleşmeler yahut işveren ile işyeri
temsilciliği arasındaki diğer anlaşmalar tarafından belirlenen çalışan temsilciliğinin hak
ve yükümlülüklerini kullanmak veya yerine getirmek için gerekli olduğunda istihdamla
ilgili amaçlar için işlenebilir. Çalışan ifadesinin kapsamına iş başvurusunda bulunan
adaylar da girmektedir. Alman Hukuku’nda BDSG § 26/VIII ile işçi adayları da “çalışan”
kavramı kapsamında değerlendirilmektedir. GDPR m. 88 çerçevesinde de işçi adayları
çalışan kabul edilmektedir34. Kanaatimizce, TBK m. 419’un kapsamının da adayları da
içerir şekilde anlaşılması gerekmektedir. Alman Hukuku’nda, veri işlemenin istihdam
ilişkisinin amaçları doğrultusunda ve gerekli olması aynı zamanda meşru bir amaçla
gerçekleştirilmesi gerekmektedir35. Örneğin, adil, objektif kararlar verebilmek ve seçim
sürecini daha verimli hale getirmek için yapay zekâ sisteminin kullanılması durumunda
meşru bir amaç söz konusu olacaktır. Ancak GDPR m. 22 ile yasaklanan bir karar sürecini
hazırlamak için kişisel verilerin toplanması uygunsuz olacağından gerekli olduğu kabul
edilmeyecektir36. Kanaatimizce hukukumuz açısından da aynı esasların benimsenmesi
mümkündür. İşverenin meşru amacına ulaşması için veri toplamanın gerekli olması da
gerekmektedir. Seçim kararı için veri toplanması durumunda çatışan menfaatler uygun
şekilde dengelenmelidir37. Bu çerçevede, hangi çalışanın belirli bir görevde özellikle iyi
olduğunu tahmin etmekle ilgisi olmayan bilgilerin edinilmesinde işverenin meşru bir
çıkarı olmadığı kabul edilir. Kapsamlı zekâ testleri veya genom analizi bu dengeden
yoksun kabul edilmektedir38.
Kişisel verilerin işlenme şartları KVKK’nun 5. maddesinde genel, 6. maddesinde ise özel
nitelikli kişisel veriler bakımından düzenlenmiştir. Kişisel verilerin işlenmesini mümkün
kılan ilk durum ilgilinin açık rızasıdır. Her iki düzenlemede de kişisel verilerin açık rıza
ile işlenebileceği kabul edilmiş, açık rıza olmaksızın kişisel verilerin işlenmesine imkân
tanınan haller ayrıca belirlenmiştir. İş sözleşmesinin kurulması aşamasında, başvuru
sahibinin açık rızasına dayanıldığı takdirde, rızanın özgür iradeyle verildiğinin kabulü
güç olacaktır39. Zira rızanın gönüllü olarak verildiğinin kabulü için kişinin gerçekten
seçim hakkına sahip olduğunun, bir başka deyişle bir dezavantajla karşılaşmaksızın rıza
vermeyi reddedebilir konumda olduğunun kabulü gerekmektedir40. Açık rıza, “belirli
bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı” ifade
etmektedir (KVKK m. 3)41. İşçi adayının başvuru aşamasında işe kabul edilebilmek
adına vereceği rızanın bu nitelikte değerlendirilmesi kanaatimizce uygun olmayacaktır42.
GDPR m. 7/IV hükmünde ise bir sözleşmesinin imzalanmasına bağlanan rıza açıkça
33 Sevimli, 135; Bozkurt Gümrükçüoğlu, 36.
34 Blum, 136.
35 Malorny, 175.
36 Malorny, 175.
37 Malorny, 175.
38 Malorny, 175.
39 Blum, 112.
40 Blum, 112.
41 Sözü geçen Kanun’un 3. maddesinin gerekçesine göre, “açık rıza ilgili kişinin kendisiyle ilgili veri işlenmesine, özgürce, ko-
nuyla ilgili yeterli bilgi sahibi olarak, tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ve sadece o işlemle sınırlı olarak verdiği onay beyanı
şeklinde anlaşılmalıdır”.
42 Sevimli, 126; Bozkurt Gümrükçüoğlu, 56; Malorny, 176.
244
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
yasaklanmıştır43. Bu hükme göre, “Rızanın özgür bir şekilde verilip verilmediği
değerlendirilirken, her şeyden önce, bir hizmetin sağlanması da dahil olmak üzere bir
sözleşmenin ifasının söz konusu sözleşmenin ifası için gerekmeyen kişisel verilerin
işlenmesine yönelik bir rızaya bağlı olup olmadığına azami özen gösterilir”. Bu husus
GDPR’ın Resital kısmında da açık bir dille ifade edilmiştir44. İlgili kişi ile veri sorumlusu
arasında açık bir dengesizlik olması ve rızanın özgürce verilmiş olma ihtimalinin düşük
olması halinde rızanın geçerli bir yasal dayanak oluşturmaması gerektiğini belirtilmiştir.
İşe alımda olduğu gibi devam eden iş ilişkilerinde de rızaya temkinli yaklaşılmalıdır.
Ancak bazı hallerde istisnai olarak rızanın geçerli olduğu kabul edilir. Örneğin,
başvurusu reddedilen adaydan ilerde açılacak başka pozisyonlar için kişisel verilerinin
saklanmasına ilişkin rıza alınması durumunda rıza geçerli kabul edilir45. Kanaatimizce
hukukumuzda da böyle açık bir düzenlemeye yer verilmesi isabetli olacaktır. Ancak
mevcut mevzuat çerçevesinde de aynı sonuca varılmalıdır.
Adayın açık rızası dışında kişisel veri işlemenin hukuka uygunluk taşıdığı hallere
dayanılması da mümkün olabilir. Genel nitelikli kişisel veriler açısından KVKK m. 5/
II-b hükmünde yer alan “Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya
ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli
olması” durumunda ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi
mümkündür. GDPR m. 6/I-b çerçevesinde de iş sözleşmesi ile ilgili olduğu ölçüde
sözleşme ilişkisi bağlamında (doğrudan sözleşmeyle ilişkili) kesinlikle gerekli olan
kişisel verilerin ilgili kişinin rızası olmaksızın işlenebilmesi mümkündür46. Ancak
potansiyel adayların tespiti için yapay zekâ yardımı ile yapılacak analizler bu kapsamda
değerlendirilmemektedir47.
Bir başka hukuka uygunluk sebebi olarak KVKK m. 5/II-f gereğince, “ilgili kişinin temel
hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri
için veri işlenmesinin zorunlu olması”na dayanarak kişisel verilerin işlenmesi mümkün
olmakla birlikte, bunun için de koşulların varlığı aranmaktadır. GDPR m. 6/I-f hükmünde
benzer bir düzenlemeye yer verilmiş olup, üç kümülatif koşulun varlığı halinde ilgilinin
açık rızası olmaksızın kişisel verilerin işlenmesi hukuka uygun kabul edilmektedir. Buna
göre, veri sorumlusu veya üçüncü bir tarafça meşru bir menfaat gözetilmesi, kişisel
verilerin işlenmesinin meşru menfaatin gerçekleştirilmesi için gerekli olması ve verileri
korunacak olan kişinin menfaatleri veya temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmemesi
gerekmektedir48.
43 Lang ve Reinbach, 1275.
44 Resital’e göre, “Rızanın özgürce verilmesini sağlamak amacıyla, ilgili kişi ile kontrolör arasında açık bir dengesizliğin bulun-
duğu belirli durumlarda, özellikle de kontrolörün bir kamu makamı olduğu ve bu nedenle belirli bir vakanın tüm koşulları göz
önünde bulundurulduğunda rızanın özgürce verilmiş olmasının muhtemel olmadığı durumlarda, rıza geçerli bir yasal dayanak
sağlamamalıdır. Münferit durumda uygun olmasına rağmen kişisel verilerin farklı işleme faaliyetleri için ayrı ayrı rıza verile-
miyorsa veya bir hizmetin sağlanması da dahil olmak üzere bir sözleşmenin yerine getirilmesi rızaya bağlıysa, ancak bu rızanın
yerine getirilmesi için gerekli değilse, rızanın gönüllü olarak verildiği kabul edilmez.” (43).
45 Blum, 112.
46 Daniel Sandvoß ve Hans-Hermann Schild, “Neue Entwicklungen des Beschäftigtendatenschutzes im Lichte der Rechtsprec-
hung des EuGH vom 30.3.2023” NJOZ. 35 (2023): 1059-1060.
I. ULUSLARARASI
47 Lang ve Reinbach, 1275. 12-14 Kasım 2021
48 Sandvoß ve Schild, 1060. KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
245
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
Kişisel verilerin işlenebilmesi için hukuka uygunluk koşullarının varlığı durumunda
da diğer veri koruma ilke ve esaslarına uyum sağlanması gerekir. Veri işleme ilkelerini
göz önünde bulundurduğumuzda yapay zekânın uyumu bakımından sorunlar
olduğu açıktır. Zira kişisel veriler, yasal bir temele dayanarak, adil ve şeffaf bir şekilde
işlenmeli, açıkça tanımlanmış, meşru ve önceden belirlenmiş amaçlar için toplanmalı
ve bu amaçların dışında kullanılmamalıdır. Toplanan kişisel veriler, işlenen amaçlar
için gerekli olanlarla sınırlı olmalıdır. Yapay zekâ teknolojileri ise çoğunlukla kişisel
verilerin yeni bir amaçla işlenmesine yol açmaktadır. Bu halde yeniden açık rıza alınması
gerekir. Bilgilendirmeye dayalı açık rıza temel esaslardan olmasına rağmen yapay zekâ
sistemlerindeki karmaşıklıklar, gerekli bilgilendirmenin sağlanmasını güçleştirir. Fazla
veri toplamaktan kaçınılmalıdır. Kişisel verilerin doğru ve gerektiğinde güncel tutulması
önemlidir. Kişisel veriler, belirlenen amaçlar için gerekli olan süre boyunca saklanmalı
ve bu sürenin sonunda silinmeli veya anonim hale getirilmelidir. Güvenlik önlemleri
atılmalı ve hesap verebilir olmak gerekmektedir. GDPR çerçevesinde m. 5 de düzenlenen
ilkeler, m. 35 çerçevesinde veri koruma etki değerlendirmesi, yazılım sağlayıcılarla m. 28
kapsamında veri işleme anlaşması yapılması ile hassas veriler söz konusu olduğunda m.
9 da düzenlenen özel gerekliliklere uyulması gerektiği de ifade edilmektedir49. GDPR’ın
35. maddesine50 göre, işleme faaliyetinin niteliği, kapsamı, bağlamı ve amaçları dikkate
alındığında gerçek kişilerin hak ve özgürlüklerine yönelik yüksek bir riske yol açacak
nitelikte yeni teknolojileri kullanan veri işleme faaliyetlerinden önce Veri Koruma Etki
Değerlendirmesi (DPIA) yapılmalıdır51. Böylece potansiyel gizlilik risklerini belirlemeyi,
değerlendirmeyi ve azaltmayı, veri işleme faaliyetlerinin veri koruma düzenlemelerine
uygun olmasını sağlamayı ve bireylerin gizlilik haklarını korumayı amaçlamaktadır52.
İşe alım aşamasında kullanılan yapay zekâ araçları çoğunlukla profillemeye yöneliktir.
Profilleme, genellikle veri analizi ve yapay zekâ teknolojileri kullanılarak bireylerin
davranışlarını, tercihlerini ve tahmini özelliklerini otomatik olarak değerlendirme
sürecidir53. Profilleme süreci, genellikle bireylerin çevrim içi davranışları, alışveriş
alışkanlıkları, sosyal medya etkinlikleri, coğrafi konum bilgileri gibi çeşitli kaynaklardan
toplanan verilerle başlar. Toplanan veriler, bireylerin davranışlarını, tercihlerini ve
potansiyel eğilimlerini anlamak için analiz edilir. Gelecek davranışlara yönelik tahmini
çıkarımlarda bulunabilir. İnsan analitiği (People Analytics), bireysel çalışanlarla ilgili
yargılarda veya tahminlerde bulunduğu takdirde bir profilleme biçimidir54. Belirtelim
ki, iş için gerekli olmayan kişisel analizler söz konusu olduğunda, çalışanın ya da adayın
kişiliğinin korunması önceliklidir55.
49 Lang ve Reinbach, 1276.
50 Ayrıca bkz. Güzel, Ugan Çatalkaya ve Heper, 88.
51 Salimeh Dashti ve Silvio Ranise, “Tool-Assisted Risk Analysis for Data Protection Impact Assessment” Ed. Michael Frie-
dewald vd., IFIP Advances in Information and Communication Technology (Cham: Springer International Publishing, 2020),
310.
52 Joshua Coles, Shamal Faily, ve Duncan Ki-Aries, “Tool-Supporting Data Protection Impact Assessments with CAIRIS” içinde
2018 IEEE 5th International Workshop on Evolving Security & Privacy Requirements Engineering (ESPRE). 2018, 22.
53 Profilleme, bir gerçek kişiyle ilgili belirli kişisel hususları değerlendirmek, özellikle de iş performansı, ekonomik durumu,
sağlığı, kişisel tercihleri, ilgi alanları, güvenilirliği, davranışı, konumu veya hareketleriyle ilgili hususları analiz etmek veya tah-
min etmek için kullanılan kişisel verilerin her türlü otomatik işlenmesi olarak tanımlanabilir (GDPR m. 4 No. 4). Ayrıca bkz.
Blum, 148 vd.
54 Joachim Holthausen, “Big Data, People Analytics, KI und Gestaltung von Betriebsvereinbarungen – Grund-, arbeits- und
datenschutzrechtliche An- und Herausforderungen” Recht der Arbeit. 1 (2021): 26.
55 Alman Hukuku’nda BDSG § 26 hükmü çerçevesinde, çalışanların meşru menfaatleri zarar görmeksizin, işverenin meşru
menfaatlerine hizmet eden veri işleme için çalışanın rızası aranmaksızın izin verilebileceği ifade edilmektedir. John, Rn. 39.
246
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
B. OTOMATİK KARARLARA TABİ TUTULMAMA HAKKI
İlgili kişi, kendisi ile ilgili kararların tek başına otomatik sistemler aracılığı ile alınmaması
hakkına sahip olmalıdır. Kural olarak bireyin bir makinanın kararına tabi tutulamaması,
bireyin nesneleştirilmemesi ve veriye dönüştürülmemesini güvence altına alan insan onuru
ile yakından ilişkili bir haktır56. Nihai karar verme yetkisinin daima insanda olması esastır.
Hukukumuzda bu hakka ve algoritmik karar vermeye ilişkin tek bir özel düzenlemeye yer
verilmiştir. KVKK’nun ilgili kişinin hakları kenar başlıklı 11. maddesine göre, “İşlenen
verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin
kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme” hakkı söz konusudur (m.
11/I-g). Bu kapsamda kararın insan denetiminden geçmesi istenebilir. Düzenlemenin
gerekçesine göre, “Maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde, işlenen verilerin münhasıran
otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle aleyhe bir sonucun ortaya
çıkmasına itiraz hakkı düzenlenmektedir. Örneğin, bir çalışanın performansının, onun
tarafından yapılan işlerin, otomatik bir sisteme işlenip analiz edilerek, analiz sonucuna
göre değerlendirilmesine, çalışanın itiraz edebilmesi bu kapsamda değerlendirilecektir”.
GDPR ise bireyin profillemeye dayalı otomatik kararlara tabi tutulmamasını güvence
altına alan çeşitli düzenlemeler içermektedir. Bu konudaki temel düzenleme, GDPR m.
22 hükmünde yer almakta olup, düzenleme Tüzüğün yürürlüğünden önceki dönemde
yürürlükte olan Veri Koruma Direktifi’nin 15. maddesinde de benzer bir düzenleme yer
almaktaydı57. GDPR m. 22 temelde bir yasak getirmektedir. Hükmün uygulanabilmesi
için üç kümülatif koşulun varlığı aranır. Bunlardan birincisi, bir karar olması; ikincisi,
bu kararın profil çıkarma da dahil olmak üzere yalnızca otomatik işlemeye dayalı olması;
üçüncüsü, ilgili taraf üzerinde yasal etkiler yaratması veya benzer şekilde onu önemli
ölçüde etkilemesidir. Ancak yasağa getirilen istisnaların varlığı halinde yasak geçerli
olmayacaktır58. Sözü geçen düzenlemeye göre, “İlgili kişi, yalnızca otomatik işleme, dahil
olmak üzere profil oluşturmaya dayalı, kendisini şekilde önemli ölçüde etkileyen veya
benzer hukuki sonuçlar doğuran bir karara tabi tutulmama hakkına sahiptir”. Bununla
birlikte, veri sahibi ile veri sorumlusu arasında bir sözleşmenin kurulması veya ifası
için gerekli olduğunda (örn. sözleşmenin imzası için otomasyon gerekliyse) ya da veri
sorumlusunun tabi olduğu Birlik veya Üye Devlet hukuku tarafından yetkilendirilmiş
olduğu ve uygun önlemleri içerdiği hallerde bu hüküm uygulanmaz59. GDPR’nin 22.
maddesinin 2. fıkrasının c bendine göre, otomatik karar ilgili kişinin açık rızası ile
alınmışsa bu yasak geçerli olmayacaktır60. Ancak işe alım aşamasında alınan rıza
daha önce değindiğimiz üzere, gönüllülük unsuru açısından açık rızanın gereklerini
taşımayacaktır.
56 Malorny, 176. GDPR m. 22 ye ilişkin bkz. Ulrich Baumgartner, Jonas H. Brunnbauer ve Samuel Cross, “Anforderungen der
DS-GVO an den Einsatz von Künstlicher Intelligenz Welche Regelungen gelten für Anbieter und Anwender?” MMR. 8 (2023):
546; Anne Lauscher ve Sarah Legner, “Künstliche Intelligenz und Diskriminierung” ZfDR. 4 (2022): 381-382.
57 Bu iki düzenlemeye ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Isak Mendoza ve Lee A. Bygrave, “The Right Not to be Subject to Automated
Decisions Based on Profiling” içinde EU Internet Law: Regulation and Enforcement. Ed. Tatiana-Eleni Synodinou vd. (Cham:
Springer International Publishing, 2017) 77 vd.
58 Malorny, 177.
59 Holthausen, “Einsatz künstlicher Intelligenz”, 369; Justus Frank ve Maurice Heine, “Das KI-basierte Arbeitsverhältnis” NZA.
15 (2023): 936; Lang ve Reinbach, 1276.
60 Holthausen, “Einsatz künstlicher Intelligenz”, 369. ilgili kişi haklarına daha az müdahale eden ve meşru amaca etkili bir şe-
kilde hizmet eden otomatik kararların istisna teşkil edebileceği ifade edilmektedir. Örneğin, sadece işverenin değil çalışanın da
molaernafkaaatyleırkil,arnemsmasiıgneıreiçkelrileibkilleerciebkKilteİeŞkkanİriSşkıElbamLir açVyöazEnüIRm(ö.,İrUnLİKeLEğdiUnReSpbİaiLrrKtüAmOnRaivnRAeırnUsRıintMeAçdoASikpIlKsoamyOıadNsaınGbınaRştvaEumrSuamİilleanbmaşaesdı)ebmaeşvduiğr1iu2h-la1ar4lılnKeraodsteıommk2aa0bt2uik1l
edilebilir değerlendirilmektedir. Frank ve Heine, 938.
247
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
GDPR m. 22 bireylerin profil oluşturma dahil otomatik kararlara tabi tutulmaması
hakkını içerir. Bu tür kararlar, birey üzerinde hukuki etkiler yaratır veya benzer şekilde
önemli ölçüde etkilerse, bireyin bu tür kararlara tabi tutulmama hakkı vardır. Bir
başka deyişle düzenlemenin uygulama alanı bulabilmesi, kararın kişi üzerinde hukuki
sonuçlar doğurması veya benzer şekilde önemli ölçüde etkilemesidir. Bu koşulların
varlığı halinde profil oluşturma da dahil yalnızca otomatik işlemeye dayalı bir karara
tabi tutulmama hakkı güvence altına alınmıştır61. Gerek iş ilişkisinin kurulması gerekse
işten çıkarma ya da terfi kararlarının bireyin çalışma hakkı üzerinde hukuki etki ve
sonuç doğuran, iş ilişkisinin temelini etkileyen hususlar olması sebebiyle bu kapsamda
olduğu kabul edilmektedir62. Örneğin, bir başvuru sahibinin işe alınmamasına ilişkin
karar bu koşulları sağlayacaktır63. Resitalin 71. maddesinde de çevrim içi işe alım örnek
olarak gösterilmiştir64. Bu düzenleme işe alım süreci açısından, insan etkisi olmaksızın
gerçekleşen başvuru red veya kabulüne izin verilmediği anlamına gelmektedir65. Nihai
karar yetkisi insanlarda olduğu sürece, yapay zekâ tabanlı destek araçlarının kullanımı
ise yasaklanmamıştır. Karar yetkisinin insanda olduğunun kabul edilebilmesi için insan
karar vericinin yapay zekânın tavsiyelerini kendi kararları ile değiştirebilir durumda
olduğunun kabulü gerekmektedir66. Otomatik süreç bir tavsiye niteliği taşıyıp, bir insan
nihai kararı vermeden önce diğer faktörleri de dikkate alıyorsa (nihai karar hakkı), karar
“yalnızca” otomatik işleme dayalı sayılmamaktadır67. Bir yapay zekâ işe alım sistemi
tarafından başvuru belgelerinin yalnızca ön filtrelenmesi, başvuru hakkındaki kararın
nihayetinde gerçek bir kişi tarafından verilmesi durumunda bu hükmün uygulama
alanı bulmayacağı düşünülebilir68. Ancak kanaatimizce profilleme neticesinde oluşan
sıralama ya da puanlama ilgili kişi önemli ölçüde etkileyecekse, uygulanması mümkün
olacaktır69. Düzenleme otomatik karar alma ve profil oluşturma süreçlerinde bireylerin
haklarını korumayı amaçlamaktadır. Bireylerin, kendileri üzerinde önemli etkileri
olabilecek kararların alınmasında insan müdahalesi olmasını talep etme hakkına sahip
olmaları anlamına gelir. Belirtelim ki, düzenlemenin profilleme sürecini mi yoksa
profillemeye dayalı kararları mı önlemeyi amaçladığı tartışmalıdır70.
Mevzuatımızdan farklı olarak, GDPR 22. maddesinin yanı sıra 13, 14 ve 15. maddelerinde
de özel düzenlemelere yer vermiştir. 13. madde ilgili kişiden kişisel verilerin temin edildiği
hallerde sağlanması gereken bilgiler, 14. madde kişisel verilerin ilgili kişiden alınmadığı
hallerde sağlanacak bilgiler, 15. madde ise ilgili kişiden erişim hakkını düzenlemektedir.
21. maddesinde ise GDPR itiraz hakkını düzenlemektedir. Bu düzenlemelere göre, ilgili
kişiden profil çıkarma da dahil olmak üzere 22(1) ve (4) maddelerinde atıfta bulunulan
otomatik karar vermenin varlığı ve, en azından bu hallerde, yürütülen mantığa ilişkin
anlamlı bilgilerin yanı sıra söz konusu işleme faaliyetinin ilgili kişi açısından önemi
61 Holthausen, “Einsatz künstlicher Intelligenz”, 369; Frank ve Heine, 936.
62 Holthausen, “Einsatz künstlicher Intelligenz”, 369.; Frank ve Heine, 937.
63 Holthausen, “Big Data, People Analytics,” 25.
64 Baumgartner, Brunnbauer ve Cross, 546.
65 Lang ve Reinbach, 1276.
66 Malorny, 177.
67 Holthausen, “Big Data, People Analytics” 25.
68 Baumgartner, Brunnbauer ve Cross, 937.
69 ABAD’ın 7.12.2023 tarihli ön kararı için bkz. C‑634/21, https://curia.europa.eu/juris/document/document.jsf;jsessionid=-
8462639D3A6FECC66F703B65E6EDC96D?text=&docid=280426&pageIndex=0&doclang=en&mode=lst&dir=&occ=first&-
part=1&cid=490032 (E.T. 19 Aralık 2023).
70 Profillemenin tek başına bu hüküm kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin görüş ve değerlendirmeler
için ayrıca bkz. Blum, 148.
248
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
ve öngörülen sonuçları hakkında bilgi edinme ve erişim hakkı vardır. Kural olarak
işveren başvuru sahibini yapay zekâ kullanımına ilişkin bilgilendirmekle yükümlü
değildir. Ancak otomatik karar verme söz konusu olduğunda bilgilendirme gereklidir71.
Belirtelim ki, GDPR’ın yaklaşımı algoritmik karar alma süreçlerinde şeffaflık ve hesap
verebilirliğin sağlanması ile uyumludur72. GDPR, veri işleyenlerin bireylere otomatik
karar alma süreçleri hakkında şeffaf bilgi sağlamalarını gerektirmektedir. Ancak derin
öğrenme (deep learning) ve diğer karmaşık yapay zekâ (AI) sistemlerinin kullanımı,
GDPR kapsamında şeffaflık ve anlaşılabilirlik gereklilikleri bakımından bazı güçlüklere
yol açmaktadır. Bununla birlikte, açıklanabilir AI (Explainable AI, XAI) alanında
yapılan çalışmalar, AI modellerinin karar verme süreçlerini daha şeffaf ve anlaşılabilir
hale getirmeyi amaçlamaktadır.
SONUÇ
Çalışmamızda ele alınan kullanım alanları ve amaçları ile giderek yaygınlaştığı göz önünde
bulundurulduğunda, yapay zekânın işe alımda kullanıldığı hallerde, kişisel verilerin
korunmasının önemi açıktır. Ancak çalışan verilerinin korunmasına ilişkin TBK m.
419 hükmü dışında mevzuatımızda özel düzenlemelere yer verilmemiş olup, KVKK’da
yer alan düzenlemeler de GDPR ile kıyaslandığında yetersiz görünmektedir. Özellikle
Avrupa Birliği’nden farklı olarak, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuatımızda
da profilleme ve otomatik karar alma sistemlerine ilişkin özel düzenlemeler bakımından
mevzuatın yeterli olmadığı söylenebilir. Zira Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda
yalnızca “işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi
suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme” hakkına
ilişkin açık ve özel bir hükme yer verilmiştir. Kanaatimizce hukukumuzda da konuya
ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmesi, yapay zekâ araçlarının kullanımının giderek
arttığı dikkate alınacak olursa isabetli olacaktır.
Ayrıca belirtelim ki, yapay zekâ sistemlerine ilişkin regülasyon ihtiyacı da söz konusudur.
Tebliğ konumuzun sınırlarını aşmamak adına bu alandaki gelişmelere değinilmemiş
olmakla birlikte, önemli gelişmeler söz konusudur. Avrupa Birliği Komisyonu, 21
Nisan 2021 tarihinde risk temelli bir düzenleme yaklaşımını benimseyen Yapay Zekâ
Yasa Taslağını sunmuş, 9 Aralık 2023’te Konsey Başkanlığı ve Avrupa Parlamentosu
müzakerecileri, yapay zekâya ilişkin uyumlaştırılmış kurallara ilişkin teklif üzerinde
geçici bir anlaşmaya varmıştır73. Yasa Avrupa pazarına sunulan ve AB’de kullanılan
yapay zekâ sistemlerinin güvenli, temel haklara ve AB değerlerine saygılı olmasını
sağlamayı amaçlamaktadır. Yasanın odak noktasında yüksek riskli sistemler yer almakta
olup, “İstihdam, Personel Yönetimi ve Bağımsız Çalışmaya Erişim” yüksek riskli yapay
zekâ sistemlerindendir (Ek III m. 4). Teklifin 10. maddesi ile ön yargısız eğitim verileri
kullanılması ve veri setleri için kalite gereklilikleri düzenlenmiştir. Ayrıca GDPR
anlamında hassas verilerin yüksek riskli sistemler ile bağlantılı olarak ön yargıların
gözlemlenmesi, tespiti ve düzeltilmesi için kesinlikle gerekli olduğu sürece istisna
yoluyla işlenebileceği belirtilmiştir. Yapay zekâ sistemlerinde süreçlerinin belgelenmesi
71 Lang ve Reinbach, 1276.
72 Bryce Goodman ve Seth Flaxman, “European Union regulations on algorithmic decision-making and a ‘right to explanation’”
AI Magazine. 38.3 (2017): 50.
73 https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2023/12/09/artificial-intelligence-act-council-and-parliament-strike
-a-deal-on-the-first-worldwide-rules-for-ai/ 6 AraIl.ıkU2L02U2’dSeLKAonRseAy,RbuAtSekIlif üzerinde müzakere yetkisi
mış ve Haziran 2023’ün ortalarınKdaİAŞvİrSuEpaLPaVrlEamReİnLtoEsuRilİe kKurOumRlUarMaraAsı KgöOrüNşmGelRereEbSaİşlamıştır. için12a-n1l4aşKmasaıyma 2v0a2r1-
249
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
ve kaydedilmesi, sonuçlarının izlenebilir hale getirilmesi, şeffaflık, güvenlik ve denetime
ilişkin düzenlemeler öngörülmüştür. Bunun yanı sıra nihai karar verme yetkisinin
insanlarda olması gerektiği kabul edilmiştir. Kanaatimizce, karşılaştırmalı hukuktaki
gelişmeleri takip ederek, ihtiyaçların analizi çerçevesinde iş hukukunun özel ilke ve
gereksinimleri dikkate alınarak düzenlemeler getirilmesi gerekmektedir.
250
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Kaynakça:
Alpagut, Gülsevil ve Aybüke Karaca Yağcı. “İşyerinde Yapay Zeka Uygulaması ve
Ayrımcılık”. Sicil İş Hukuku Dergisi 2.49 (2023): 11-44.
Baiocco, Sara vd. The Algorithmic Management Of Work And Its Implications In
Different Contexts. JRC Working Papers Series on Labour, Education and Technology,
2022.
Baumgartner, Ulrich, Jonas H. Brunnbauer ve Samuel Cross. “Anforderungen der DS-
GVO an den Einsatz von Künstlicher Intelligenz Welche Regelungen gelten für Anbieter
und Anwender?” MMR 8 (2023).
Bernhardt, Nicoli. Big Data und künstliche Intelligenz (KI) im Marketing: Chancen und
Herausforderungen für kleine und mittlere Unternehmen. 1. bs. GRIN Verlag, 2021.
Blum, Benjamin. People Analytics: Eine Datenschutzrechtliche Betrachtung Moderner
Einsatzszenarien Fur Automatisierte, Datenbasierte Entscheidungen. Baden-Baden:
Nomos, 2021.
Bozkurt Gümrükçüoğlu, Yeliz. “Deneme süreli iş sözleşmeleri” İstanbul Kültür
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 11.2 (2012): 47-84.
Bozkurt Gümrükçüoğlu, Yeliz. “İş İlişkisinde İşçinin Kişisel Verilerinin Korunmasına
İlişkin Sorunlar ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu”. İçinde İş Hukukunda Yeni
Yaklaşımlar, Ed. Kübra Doğan Yenisey ve Seda Ergüneş Emrağ, İstanbul: Beta, 2017,
19-103.
Bozkurt Gümrükçüoğlu, Yeliz ve Gülnihal Ahter Yakacak. “Yapay Zekânın İşe Alım
Süreçlerinde Kullanımı ve Algoritmik Ayrımcılık” Ankara Hukuk Fakültesi Dergisi 72.4
(2023).
Busche, Daniel. “Einführung in die Rechtsfragen der künstlichen Intelligenz” Juristische
Arbeitsblätter. 6 (2023).
Chen, Zhisheng. “Ethics and discrimination in artificial intelligence-enabled recruitment
practices”. Humanities and Social Sciences Communications 10.1 (2023): 1-12.
Coles, Joshua, Shamal Faily ve Duncan Ki-Aries. “Tool-Supporting Data Protection
Impact Assessments with CAIRIS”. İçinde 2018 IEEE 5th International Workshop on
Evolving Security & Privacy Requirements Engineering (ESPRE). 21-27, 2018.
Çekin, Mesut Serdar. Yapay Zekâ Teknolojilerinin Hukuki İşlem Teorisine Etkileri,
(İstanbul: Onikilevha Yayıncılık, 2021)
Dashti, Salimeh ve Silvio Ranise. “Tool-Assisted Risk Analysis for Data Protection Impact
Assessment”. Ed. Michael Friedewald vd., 308-324. IFIP Advances in Information and
Communication Technology. Cham: Springer International Publishing, 2020.
Engin, Murat ve Başak Ozan Özparlak. “İşe Girişte Yapay Zekâ ve Ayrımcılık”. İçinde
Hukuk Perspektifinden Yapay Zekâ. Ed. Erdem Büyüksağiş, İstanbul: Onikilevha
I. ULUSLARARASI
Yayıncılık, 2022, 227-280. 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
251
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BOZKURT GÜMRÜKÇÜOĞLU ; İşe Alımda Yapay Zekâ Kullanımının Kişisel Verilerin Korunması
Bakımından Etki ve Sonuçları
Frank, Justus ve Maurice Heine. “Das KI-basierte Arbeitsverhältnis”. Neue Zeitschrift
für Arbeitsrecht 15 (2023).
Goodman, Bryce ve Seth Flaxman. “European Union regulations on algorithmic
decision-making and a ‘right to explanation’”. AI Magazine 38.3 (2017): 50-57.
Güzel, Ali, Deniz Ugan Çatalkaya ve Hande Heper. “İş Hukukunun Yapay Zeka ile
Buluşması: İşverenin Algoritmik Yönetimi”. Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi
15. Özel Sayı (2023): 25-111.
Hoeren, Thomas, Ulrich Sieber ve Bernd Holznagel. Handbuch Multimedia-Recht:
Rechtsfragen des elektronischen Geschäftsverkehrs. 59. bs. München: C.H.Beck, 2023.
Holthausen, Joachim. “Big Data, People Analytics, KI und Gestaltung von
Betriebsvereinbarungen – Grund-, arbeits- und datenschutzrechtliche An- und
Herausforderungen”. Recht der Arbeit 1 (2021).
Holthausen, Joachim. “Einsatz künstlicher Intelligenz im HR-Bereich und Anforderungen
an die „schöne neue Arbeitswelt X.0“”. Recht der Arbeit 6 (2023): 321-384.
Jackson, Maya C. “Artificial Intelligence & Algorithmic Bias: The Issues With Technology
Reflecting History & Humans”. Journal of Business & Technology Law 16.2 (2021): 299-
316.
John, Nicolas. “29.4. KI im Arbeitsrecht”, içinde Handbuch Multimedia-Recht:
Rechtsfragen des elektronischen Geschäftsverkehrs. Ed. Thomas Hoeren, Ulrich Sieber,
ve Bernd Holznagel, 59. bs, München: C.H.Beck, 2023.
Kazim, Emre vd. “Systematizing Audit in Algorithmic Recruitment”. Journal of
Intelligence 9.3 (2021). Çevrimiçi. Internet. 1 Ara. 2023. . Available: https://doi.
org/10.3390/jintelligence9030046.
Kim, Pauline. Artificial Intelligence, Big Data, Algorithmic Management, and Labor
Law. SSRN Scholarly Paper, Haziran 2023.
Kong, Yeqing ve Huiling Ding. “Tools, Potential, and Pitfalls of Social Media Screening:
Social Profiling in the Era of AI-Assisted Recruiting”. Journal of Business and Technical
Communication 38.1 (2024): 33-65.
Köchling, Alina ve Marius Claus Wehner. “Discriminated by an algorithm: a systematic
review of discrimination and fairness by algorithmic decision-making in the context of
HR recruitment and HR development”. Business Research 13.3 (2020): 795-848.
Kramer, Stefan. IT-Arbeitsrecht: Digitalisierte Unternehmen: Herausforderungen und
Lösungen. München: C.H.Beck, 2019.
Lang, Flavia ve Hubertus Reinbach. “Künstliche Intelligenz im Arbeitsrecht” Neue
Zeitschrift für Arbeitsrecht 20 (2023).
Lauscher, Anne, ve Sarah Legner. “Künstliche Intelligenz und Diskriminierung”. ZfDR
4 (2022): 313-420.
252
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Malorny, Friederike. “Datenschutz als Grenze KI-basierter Auswahlentscheidungen im
Arbeitsrecht” Recht der Arbeit 3 (2022): 172.
Mateescu, Alexandra ve Aiha Nguyen. “Explainer: workplace monitoring and
surveillance”. Data and Society APO: Analysis & Policy Observatory (2019).
Mendoza, Isak ve Lee A. Bygrave. “The Right Not to be Subject to Automated Decisions
Based on Profiling”. Içinde EU Internet Law: Regulation and Enforcement. Ed. Tatiana-
Eleni Synodinou vd., 77-98. Cham: Springer International Publishing, 2017.
Meyer, Uwe. “Künstliche Intelligenz im Personalmanagement und Arbeitsrecht”. Neue
Juristische Wochenschrift 26 (2023): 1841-1847.
Oral,Tuğçe. Otonom ve Otomatik İnsansız Hava Aracı (İHA) Sistemlerinin Sebep
Olduğu Zararlardan Kaynaklanan Sözleşme Dışı Sorumluluk, Ankara: Yetkin Yayınevi,
2023.
Öcal Akipek, Şebnem. “Yapay Zekâ ve Hukuki Niteliği” içinde Hukuk Perspektifinden
Yapay Zekâ. Ed. Erdem Büyüksağış, (İstanbul: Onikilevha Yayıncılık, 2022).
Öğretmen Kotil, Zeynep. Kişisel Verilerin Korunması Çerçevesinde Yapay Zeka,
İstanbul, Onikilevha Yayıncılık, 2022.
Parviainen, Henni. “Can algorithmic recruitment systems lawfully utilise automated
decision-making in the EU?” European Labour Law Journal 13.2 (2022): 225-248.
Sandvoß, Daniel ve Hans-Hermann Schild. “Neue Entwicklungen des
Beschäftigtendatenschutzes im Lichte der Rechtsprechung des EuGH vom 30.3.2023”.
NJOZ 35 (2023).
Sevimli, Ahmet, “Veri Koruma Hukuku İlkeleri Işığında Türk Borçlar Kanunu Madde
419” Sicil. 24, 2011.
Sayın, Başak. “İnsan Kaynakları Yönetiminde Yetenek Döngüsü” Çalışma İlişkileri
Dergisi. 14.2 (2023).
Witteler, Michael ve Lucas Moll. “Künstliche Intelligenz am Arbeitsplatz – Datenschutz
und Rechte des Betriebsrats”. Neue Zeitschrift für Arbeitsrecht (2023).
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
253
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
254
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Bilgi ÇağıÖnldüamİdlgeinli SKoinşirnainMBahilrgeimAilymeta: Hakkı ve
Vefat ETdiceanriinSTıremÇsaitlıişimleaİslıetişim
AŞeyhbriikbeaTn UİpNekÇA* şıkoğlu*
ÖZET
SGeüvndüikmleürzidnei akkayılblıecdiehnalzelrairn, bteükynüoklovjeiyrii, knuelslnaenlaerraink ionntelarnrleativ, eüfçatblaoryınutdluanyasozıncrıalayr,eynaidpeany
izleektiâşivme kbuurlaubt itlemkensoi,lobjuilgeürinieledteektiykalelnnıezncadböirldimünkcuürgsuannauyni idlgeivrailmaniınüraegtiimrmdeişntitrü. kBeutgimüne
itseedatreikknzoinlocjiirninininihleerrleamşaemsiassıonnduaceutk, ivgeöfastteermdeenktebdiriirn. iBnuteetmkisiilleiyhleızlyaegneidlieşnenettekkinleoşliomjie,
ggeeçtimrmekişmoüldmuğkuünbihlaglievgeelmalgişıtiirl.eİliknskaenzla2r0ı 1g6eryiıdlıendbaırabkirmkaakdtaındıyr.azGıleımrçecık,teçnokdseevbdiligğii
açrakğaınddaaşınbıünyvüekfavtıenrıinhaarcdiımnd, ahnızarvkeadçaeşşıintlıinkaöilzeeüllyieklleerriinydleenanvıelmarakkatdaaşvleardınedvanbiyrabkelallşeıkk
8o.l0a0ra0ksaçtaılrılşııkrkmeent;inaytonpı lzaammıaşnvdeabiunmsaentihnalyeradtıennınyohlearçnıkoakrtaaksı,nydaapaeytkzieskinai(gYöZs)tearrmaceıklıtğeıdyilra.
bakByoriılairzmkrlıgaaunutidym,ışangtbşuuısşıerlna.alnoılmneİlakndalüsug2savğe0lneuur2lçbı0aeğbulkyıugnnlııila,kdınbtueiednevyklasgliabeuGtnkeenüllmılnğyeüseıağzniynielniırKyvtilnoaçeverraeYlelrı’ıdğeZaşneınmnalgdaabreamairrcpnçlıreualeıiknyğtnligdıesbyuıişarlbtlamraiier,meaintlsmkaohçingliaeeşeubrşvlçaiiemzşltaavbiermeriırmgaavesnineçüşmrntriiielerger.nüskiAriieneçsrnt,eadm,6kğıneliytacedaniskşaimınnbsnotiıderbşlamotekıjnöriio.nnlzneeiinunnr
Öanllmaşüışlmbairsıkiisşeiyvlerihsailiaşlielneteinşiimlgdilei kiaşlialbeirlembeirk,haykasoslaürraekcitevseiskeidşiillemriinştipr.siKkoişliosjeislivyelerilielgrilni
okoldruğnumkaasıdalraönlıenndakibşirneiynlevreeytaessaisl mediirlamsçişılahraıknlıanryvaesavlehriaksolarruımyllaudlaarıinlgailgideitri.riZlmiriaşvoelfaant
eydüeknümkilşüinlüiknlberi,r bteirmeysilleinriinnkoilşuişsteulrvuelraibleilrmineksioirçuinmYaZsıaraalacnılınğıdyalkaiiştleemnenl evnesrtirlüerminanblüayrıünkı
çooluğşutnurlumğauk,takdişıirs. eBl ivreryilenrietetlaiğniınndmeılşerodliar.nBhuaknloark,taildgailiakkliaşigyeelevneriilkişsloemrue, sföaazlikyoentiunsiun
uhuygkulkaamuaylagruınlvueğfuant ueddeennientlmemaherevme ikyieştiisneel svaelrdiılreıriniützeleirğiintdaeşkıyiıpkotanştrımolaüddığeıvhaumsuimsukdâunrı.
Hveurkmuekkutemduirz[1d].aKAinşiasyealsvaemrilde.ri2n0khoürkumnmüaisleı mkoervuzmuaatıakltaınpasaamlınınadnambialhgireamlmiyaeht ahkakkık,ıv, eerni
sgoenrueml alunslaumnaıyglaetkiriişlimniinş okleanndaiyhdaıynalatıtnmıabyaşükkaülamrlıüyllaüğnüe vöelçiülgdielipkaiyşliayşeatceasğiısneıdkielmndişisoinlainn
kbieşliisrleelyveebriillmereesienriişiifmadehaekdkeır.kDaposlaaymısınıydlaa hinecrehlaenngeibbiliercşeekytiinr[2m]. ahremiyet hakkından söz
eKdieşbisielml veemriilzeriiçninhuokşuekyiinbohyuuktuukkeinşilkiikşihoalkmkıa,smı züolrkuiynelut vdeurf.ikKriişmiliükl,köilyüemt tleeosroilnerbiualldtıunğdua
itçairntışaılrıtrıkkenv[e3]f;avt eerdi ieşnlembieremyientomtlaarhırveembiuyeatlahnadkakgıneldişatnirislömzişeodleabnilamlgeomriitzmdalearmisüemtikcüarni
hdaeyğialtdtair.önemli bir rekabet aracı olarak değerlendirilmektedir. Yeni ekonominin yapı taşı
oVleafnatveedriednein eYnZoaprtaimcılaılğdıyülzaebyidreteymarsailrilnainnmoaluaşmtuarçulılayboiğlmunesyi aiçtıirnımkulalrlaınnıylanpıgldöırğüındtiüjiltearl,
dseüsnkyaydıat,laarılgyoaridtma anlaırıdnefvteeriv, egrüinilşülkemgeibimmetaotetlrayraınllıenr kMoKrunmmda. s6ı5, 3tahcüirklemrübanklıammınınddana
böüzeylüaknıönniteemliğitataşşımımaakktataddırı.r vBeumkiraapssınamkodnaudsuankaidşaisheilldvire.rViseifaitşeledneennhakyiaştitnaiynkeönzeklilşiiksleel
ovetorimnaitiekliğkiatraaşrıymanekbaunvizemrilaelra,raırntıınk kçaişliılşimktaenpsröenzseidbilneemieliyşekcienğibiiçligni kailşmisaelhvaekriknı iitleelivğienri
skoaryubmedluesruvneunalfeilkardiemvüelrkiiyneitehliağkilakraızvaenıtri.caArlieslaırdlaerıvneırnilkero,ruünzmerainsıdaerahsuıknudkaki ihdaeknimgeinyient
skauğrlualnambialesnı ,bierkpornoobmleimk odleağrearke khaarişzımvıezakiçşıiklimk ankittaedliığr.i taşımayan şeyler oldukları için
hukuken eşya niteliğindedirler. Dolayısıyla vefat edenin yazışmaları, görüntüleri, ses
Tkaeykıntloalroıjgikibigveleirşimleerlkeur llıaşnığıılanrdaak kYaZnuanrackıolıyğuıyclualabriırnteamrtsainlinşienffoalfulışkturbuelkalbeinlmtiseisniehatekzkaıt,
byairlnşıezkcialdvee vyearlni ıszocrauymalsuallamrı,irbaüsyçıülakrıvneariauitybgiurlhamakatlıar.rıBnuınnuçnallıaşmbiarlipkrteenmsiuplreisriinneüiçlüişnkciün
kişilerle yapmış olduğu özel yazışmaların mirasa dahil edilmesinin hukuka uygun
oD*Şlaemlıh,raİisbdtaanınğbİıpuelhkÜuAnisşvıukerossğuitleusd,iAaSroagsşytöıarzlmBdaieGlinmörleekvralEiçsnimsİtsittaaümnsübuaÖllzÜıednl ıiHvr.eurkZsuitkiersDai oHkmutokuruakrPiFrsaoikgnüraltmhesıai,ÖyAğavrtretunapcyaiskBi eirnliğiüHçuüknukcuüAnkaibşiliilmerle
yapmış olduğu özel yazışmaları bir başkası ile paylaşması, TCK md. 132 gereğince
s[1u]çMteesşukt Çilekeidn,eArvkreunpa; Bsıirrlfiğki iHşuikvukeufyalta eMtutikğaiyeisçeilni Oblaurakya6z69ış8mSaaylıalırKınişimseliVrearsiçleırlianrKlaorpunamyalasışıKlamnuansuı,,
yOacazkış2m01a8l,asr.ı8n8 hayatta kalan tarafının mahremiyet ve haberleşme hürriyeti haklarının
i[2h]laBliilgai nallmaamhıankakıngıneleirri.şiDmohlaakykıınsdıyanlaayvreı foaldtueğduneaniilnişktinembkszi.lSi aondluraştWuarcuhlteurr, kBerenntüMçiüttnelcstüadtk, iLşuilceiarnleo
yFPrlaooprtietdcıitğ,ioı“nyWaRhzeyıgşuamlaRtaioilgnah”rt,dItnoateEkrxnupalltlaiaonnnaatıilloaDncaaotkaf sPAaru,itvmoamcuyattLelaadwkD,a2eK0ci1sV7io,Kns.-KM16am-k1i9.n5.ghDüokems Nüoat nElxaimst ıinn dthaeyGaeznışemralaDnaıtna
ok*H[3raüg]D/rs0İeşrl0.ygı0Öii0tnlğia-0Crrt.0aaaÜ0rnf1tyıı-Aşen5ms8kiı,3ans7Aola-yna9r,k1çiKa7çır0kiiaşniHrsbeıakzlczıVaK.eBsErıaİinylŞlirefıİarnSmiKnEüaVKLzleıeolnicrViuÜm,EnnKmIRaivi.asşeİUirsıLssıegi,LtElAeeUsRVrnieSekİHrkLaiuKrlmAkeaOur,RikeÇnRkAaFKUktaRekmoMüdrAalutikAeSnrs.mYIiKaaayysObıın,iNkeAevG.ntiu,kRn2ac0Er@a1S,h0İTb, vus..erhd8ua5n..trKOirtacibdevI1Di2,:-12h40ttK1p8ass:,/ım/so.r2c60i22d1;.
25251
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
TUNÇ ; Ölümden Sonra Mahremiyet: Vefat Edenin Temsili ile İletişim
Vefat edenin YZ aracılığıyla bir temsilinin oluşturulması ihtimalinde vefat edenin
mahremiyetinden söz edilemeyeceği için mahremiyet hakkına bir saldırıdan da söz
edilebilmesi mümkün değildir. Vefat edenin temsili oluşturulurken kullanılacak olan
veriler, artık eşya niteliği taşıdığı ve mülkiyeti yasal mirasçılara ait olduğu için söz
konusu temsilin oluşturulmasını talep hakkı münhasıran yasal mirasçılara aittir.
Bununla birlikte söz konusu temsil oluşturulurken özel yazışmalar kullanılacaksa
yazışmanın karşı tarafının mahremiyet hakkı göz ardı edilmemeli ve eğer hayattaysa
kişisel verilerinin işlenmesi için açık rızası; değilse yasal mirasçılarının mülkiyetlerindeki
verinin kullanımı için onayları mutlaka alınmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Mahremiyet Hakkı, Kişisel Veri Güvenliği, Yapay Zeka
256
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Privacy After Death: Communication with the
Representation of the Dead
Aybike TUNÇ*2
Until now, the idea of using technology to reconnect with loved ones who have passed
away was only of interest in science fiction. For the first time, in 2016, a female coder
collected approximately 8,000 lines of text from family members and friends of her
beloved friend following his death, and based on these texts, she developed an app
that responded in the friend’s style through artificial intelligence (AI). Subsequently,
a similar application was developed in South Korea in 2020, in which a mother could
interact with a virtual reality representation of her daughter, who died at the age of 6
years, through AI.
Keeping in touch with the dead is as much about the bereavement process and the
psychology of individuals as it is about the legal rights of the dead and their legal heirs.
The vast majority of the data processed through AI to create a representation of the dead
is personal data. The first question that comes to mind is whether these apps constitute
an invasion of the dead’s privacy.
The right to privacy, protected by Article 20 of the Turkish Constitution, in the most
general sense, refers to the right to determine the extent to which one can share one’s
life with others. Therefore, to talk about the right to privacy of anything, that thing must
bear a legal personhood. Since personhood ends with death, the dead no longer have
the right to privacy.
Images, recordings, or materials such as scrapbooks, diaries, etc., used to create a
representation of the dead through AI have the characteristics of private memorial
things within the meaning of Article 653 of the Turkish Civil Code and are included in
the subject matter of the inheritance. These data, tagged as personal data while the dead
were alive, no longer qualify as personal data since there is no longer a personhood, and
they become ordinary data. Ordinary data is conferred legal status as goods due to its
amenability to legal oversight, economic utility and absence of inherent personhood
value. Therefore, the right to create a representation of the dead through AI by using data
such as text, images, sound recordings, etc., is a right that belongs only and exclusively
to their legal heirs. However, it should be noted that including the private messages of
the dead with third parties in the inheritance is not under the law. While sharing the
private messages of the dead with third parties while they were alive constitutes a crime
according to Article 132 of the Turkish Criminal Code, sharing these correspondences
with the heirs just because the person has passed away means the violation of the rights
of privacy and freedom of communication of the surviving party of the conversation.
Therefore, if the dead’s private messages with third parties are to be used in creating the
representation of the dead, it is necessary to obtain the other party’s prior consent to the
correspondence within the meaning of Article 6 of the Turkish Code on the Protection
of Personal Data.
* Dr. Öğr. Üyesi, Ankara Hacı Bayram Veli ÜniIv.erUsiLtesUi SHLukAuRk AFaRküAlteSsIi aybike.tunc@hbv.edu.tr Orcid I1D2:-1h4 ttKpass:/ım/or2c0i2d1.
org/0000-0001-5837-9170 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
257
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
TUNÇ ; Ölümden Sonra Mahremiyet: Vefat Edenin Temsili ile İletişim
In the possibility of creating a representation of the dead through AI, it is impossible to
speak of an invasion of the right to privacy, as the dead’s privacy cannot be mentioned.
Since the data to create the representation is like the residual goods and its ownership
belongs to the legal heirs, the right to request the creation of the representation belongs
exclusively to the legal heirs. However, if private messages are to be used in the creation of
such representation, the right to privacy of the other party to the conversation must not
be ignored, and if they are alive, they must give their explicit consent to the processing
of their personal data; if not legal inheritance consent must be obtained for the use of
data in their possession.
Keywords: Right to Privacy, Personal Data Security, Artificial Intelligence
258
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Re-TBhiilngikÇinagğPınrdivaacİlyginli tKhieşiAngine oBfilAgirtAiflimciaalHInatkekllıigvence:
Comparative ReviewTiicnarthi eSıPreÇrsapteışcmtivaesıof EU General Data
ŞePhrriboatneİpcetkiAoşınkoğRlue*gulation (GDPR) and Turkish Personal Data
ÖZ Protection Law (KVKK)
BGoürnisüPm. PüAzAdLe*ak–ıBllaırcışihCa. zClAarN, TbÜüyRüKk**veri, nesnelerin interneti, üç boyutlu yazıcılar, yapay
Iznenkâovvaetiobnulsutintektnecohlonjoileorgiyi,leestepteikcilaelnlyenadrötirfdicüinalcüinstaenllaiygei ndceevr(im“AiI”ü)r,ethimavdeenadtüvkaentcimede,
pteodpaurilkarzisinecdi,riannind hseprraeşaadmlaosgıanrdiathemtkiicgaöllsyteirnmnekeaterdlyir.aBllusetcktoi rilse ahnızdladgaeilyişehnutmekannolloifjei,.
Pgetrisromniaşl doaldtauğcuonbsitligtuitevseaavligtıalileeleminesanntloafrıthgiesrciodleosbsıarlaaknmdakcotamdıprl.exGsetrrçueckttuerne.dBeesbiidlegsi
içtasğuınnddaenbiüabylüekanvedrilifhea-ceinmh,anhcızingveadçveaşnittlaikgeösz, eplrloikcleesrsiiynlge paenrıslmonaakltadavtea bdyevAIbicrobnetallienks
coolanrsaikdeçraalbışlıerkdeann;gaeyrsnıazsawmealln.dIanitnhsiasnchoanyteaxtıtn, ıtnheheprrnootekcttaisoınndoaf eptekrisoinniagl ödsattearmhaesktbeedeinr.
sBtiiplguil,atbeedlluenkdveer naoltgoı,nilynssaunplrıağ-ınnavtiaornlıağlılnedgaisnlatiitoibnasr1enbuhtearlsozanmatainonialgl cioçnesktiitcuitiboinr sk2 aonndu
osulmbjueşcttu-/rs. eİcntosar-nslpığeıcnificberlelgeuklaütizoenrisn3e. Hanenlacme,laitnidsırnmecaesçsaabryalatorıres-ütrheirnkkenth, eteakpnpolilcoajtiinoinn
aynardatimntıeşrporledtuağtiuonbouf dpeevrsobnelalledğaintaçparloıştmecatiopnreannsdibpi,risvoancuyçpovleicvieesriinüorerdtmeretosiestsetambilnisihn
aannlaaşdıelmquaastıeisaenvdehriusimişalne-nceennitlrgeidli fkriaşmileerweobrikr hfoakr othlaeradkevteelsoispemdeilnmt iaşntidr. iKmişpilseeml veenrtialteiroinn
okforAuIntmecahsınaollaongıineds.a bireylere tesis edilmiş haklar ve veri sorumlularına getirilmiş olan
Tyühkisümpalüpleürklaeirm, bsirteoylaesrsiensskişbiaslealnvceinriglerfuinnkdoamruennmtaalsıhaulamnaınndarkigihttesmaenl denAstIr,ümfraonmlartıhneı
poleurşstpuercmtiavketoadf ıirt.s Badirveaynlteargeestaannındmthışreoatlas,nuhnadkelratr,heilgexiliistkinişgiylegavlerei giişmleem. eSufcahalaiymetuinltiin-
lhauykeurekda rueyvgieuwnltuhğrueantuendsetnoetelxecmeedvtehekilşimiseitlsvoefrtihleirsipüazpeerri;ntdheuksi, wkoenptraortlüicudleavralymfoicmuksâonnı
tvheermleegkatlebdairs[i1s].oKf iAşiIs-eblavserdilperionceksosriunngmofaspıemrseovnzauladtıatkaaupsnadmerınAdratibcilleg6i aalnmdaAhratkicklıe, v9eorfi
GsoernuemralulsDuantaagPertoirtielcmtiioşnoRlaenguayladtıinolnatEmUa2y0ü1k6ü/m67l9ül(ü“ğGüDvPeRi”lg) ialni dkitşhiyeiertceosrisreesdpiolmndişinoglain
LkiaşwiseNlov:e6r6il9e8reTeurrikşimshhPaekrksoı nkalpDsaamtaınPdraotienccteiolennLebaiwle(c“eKkVtirK[2K]. ”).
IKnişpisuerlsuvietriolfertihnaht upkuurkpiobsoe,ywuteufkirişsitlipkrohcaekekdı,wmiüthlkaiybertivefe ifniktroi dmuücltkioiynetatbeoouritlethrieabltaınsidcas
otafrtAışIı,lıprekresno[3n];avl edraitiaş,leamnde mpreivtoatclyariınveadbduitailoanndtoa gtheleişftuirnildmamişeonlatanlsalogfobriotmtharlaerguisleattiiocnarsi.
Thahyeant,taAörtniecmlel6i boifrGreDkPabRerteagraarcdı ionlgartahkedlaewğefurllennedsisriolfmdeakttaepdriro.cYeesnsiinegkwonilolmbeinainnaylyaspeıdtaişnı
tohlaencovnertiedxetnoefnAoI-pbtiamseadl dsyüszteeymdse. yPaarratriclaunlamrlay,amweaçelxıaymoğinuentyhaetılraıwmflualrnınesysaopfılpdrıoğcı edsisjiintagl
udünndyeardtah,e alelggoarligtmroaulnardıns ovfecovnesrei nitş,lecmonetrmacett,oatnladrılneıgnitikmorautenminatseır,esttacinirltehrebpaekrısmpeınctdiavne
obfüyAüIk. Föunrtehmermtaoşırme,arket-apduırr.poBsuingkaopfsdaamtaduasadgae kwiişlilsaellsovebreisiissuişelden. en kişinin özellikle
Iontopmaraatilklelkwaritahr tmheeskeancoiznmsiadlearraıntiıonnçs,aslıeşnmsiativperednastiab,isnteipiulilşakteind ubnildgeiraAlmrtaichleak9koıf iGleDvPeRri,
hsoarvuemtolubsueneuvnalfuikatreidmaüslkaiypertechiaokulsarcıovnesttiitcuaerni tsıorlfaArıInıdnaktaorsuentsm. Raseı-iadraensıtnifdiaabkiilidteynignenthine
csaoğnltaenxmt oafsısbenirspitriovebldemataoalanrdakitksacroşırmreılzaatioçınkmwiatkhtandoınr.-sensitive data will be discussed.
ocHTbonieornklwyşcneuetokovrloierplerjdr,inkeoitttlvyegi.ecseOrtliwipvşsoemeorrrrsteauhollemln,erawlmulıeşdlpaıiahğrntıaıat,nsebibdnsüuaidnyt tkgüaoakltsnshohvuaeatntorraiekmluoloyauoyxgrfuiucmctlhuoaielnmsasesreaiıidnltiaessrrsabıuanretetıinansonenafçsiraştesaleınfcşifnhmdaaftrallhıelkeepcnoraebgmgneeemdskoilpeeuflnnnAetdrdiIisa.enitrneioeKinlVistşeKnkzoiaKntt
K*DŞaeelıyh,rwİisbtoaannrbdİpusel:kÜGAniDşvıkeProsğRitleu,s,iAASrroatsşiytcıarllmeBa6iGli,möArleervrtlEiiscnilsİetsitt9aüns,übTuÖluzÜrenlkiHivseuhrksuiPtkeesDiroHskoutoknruaaklPFrDaokgaüralttmaesıiP,ÖArğovrretunepccaitsBiioirnliğLi Hawuk,uPkurAivnaabciyli.m
*[1P]roMf.eDsru.tBÇoreiksiPna,aAl,vMru.pJuar.B(iOrlxifğoirdH)u, FkuulkluPyrloafeMssourkafoyreCseivliilOLlaawraankd6I6n9f8orSmaaytıiolınKLiaşwis,eDl aVtearainledriMneKdioarLuanwm&asDı Kireacntuornuof,
OthceaIkns2ti0tu1t8e,fosr. M88edia and Data Law and Digitalization, Law Faculty of Leipzig University; boris.paal@uni-leipzig.de; ORCID:
[020]00B-0il0g0i3a-1lm60a4-h0a9k9k0.ının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
F**lBoarridışi,C“. WCAhNyTaÜRRKig, hLtL.tMo .,EDxopklatonraatniodn, Loafw AFauctuolmtyaotefdLeDipezcigisUionniv-Mersaitkyin&g ADttooernseNy aott LEaxwi,sItstiannbtuhleBGareAnessroacliaDtiaotna;
Pbarroitse_ctiihoan.Rcaengtuelarkti@ounn”i,-Ilenitpezring.adtei;oOnaRlCDIDa:ta00P00ri-v0a00c2y-L35a7w5,-32407107. , s. 16-19.
2[HU13AAnü]rrisottİeiinlccygll(eiei“nl2C8i 0CFEtaoRaurfn”rto)tıA.hşpmeekaCasnoloaCynr,sotiKniçtviuişentinisotbeinkolnozVKf.oetEnrhİileŞlHiefRİurSeiKmnpEüauKnLzbeolRiccrViiugo,EhnfKtmTIRsi.üa(şİr“UiskLEsıie,LCyElAeHU.RVnReSkİ”rLa)iK,rlAAeaOr,rRitÇniRcAalKUekRm8oMrAoaufkASnthmYIeKaaCysOhıın,aNeArtvGenir,kRo2af0ErFa1uS,0nİT,dusa.rmh8ae5nn.taKl Ritiagbhetsv1io2,f-12th40eK1E8aus,ırmso.p26e0a22n1;
3 General Data Protection Regulation EU 2016/679 (“GDPR”), Law No: 6698 Turkish Personal Data Protection Law (“KVKK”).
25291
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
260
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KişiseBliVlgeirÇilearğiınnKdaorİulgnimli aKsiışnidnainFBailigni ADlimleamHmaaksık:ıSvueç mu?
TicaKriabSaırhÇatamtışi?ması
EŞeşrherfibBaanrıİşpBekÖARşEıKkoÇğİl*u*
ÖZET
KGiüşnisüeml vüezrdileeraiknılkloı rcuihnamzlaasrı, ablüaynüınkdvaehriu,knueksanealyekrıirnı ibnitrefrinilektia,rüşçısıbnodyauftalurkylaı zhıuckıluakr,dyaalplaaryı
çzeşkiâtliverebauklsuiyt otenklanrolgoöjislteerrimileektetdikirl.enBeun rdeöarkdsüiynocnülasraınnayeindeavğrıirmlariıüriseetimkadmenutühkuektuimkue
ateltdıanrdika zcienzcairihnuinkuhkeru,aşkaambashıantdlearethkuikguöksutervmeekbtuediikri. Baulaentıkni imleuhhızalkaegmeelişheunktueknuonldoajni,
kgaeytinrmakilşanomldaukğtuadbıril.gHi uvkeuaklgdıoiglemiantisğainnlianrı agneılraidne ablaırnalkarmınaaktatadbıri. oGlaenrçehkutkeunkdaeaybkilıgriı
bçaöğyılnesdiabbirüyfiüilke vbearğilahnaacnimso, nhuızçlavre isçeeşfiatillikaçöızsıenlldikanlereikyolenoamnıilkmvaek/tvaeyvae mdeavnebviir abçeıdllaenk
dolearreackelçeanldışiırrikleebni;leanynsoı nzuamçlaarnadyaoilnasçamn hakatyaadtıınr.ıBnuhesor nnuoçkltaarsıanrdaasınetdkaisbiinritgüörshteiyrmereakrştiedsöirz.
kBoilngui,subdeullre.k ve algı, insanlığın varlığından itibaren her zaman ilgi çekici bir konu
Soolmnuçaştruero. lmİnas(a“nullıtğimınabraetliloe”k)ilükzeesriigneereağninlacmecleaznadhırumkaukçuanbuanlayraırastütırğeırekkeonn, otmekinkovleo/jvienyina
myaarnatemviışsoonluduçlğaurınbukadbeavhabtelelrlehğuinkuçkaulınşamgaörperednashibaia, ğsıornoulmç avseı bveekrileünrmetemketedsiisr.teNmeinvainr
kani,lbaşuılbmekasleınisteinvienrgiseiriçşelkenheanyialtgtialickerişeiylearneebdiirpheatkmoeladriağki ştüespihseeldidilimr. iAştnira.yKasişaisMelavhekreimlereisni
tkaorraufnınmdasnı yaalaknınındzambairnedyaleirpetatelseids ielednilmhüişkmhaüknlaarçvıeklvanermi saosırnuımnlguelarriıbnıaragkeıtlimrilamsıi,şhoalpains
cyeüzkaüsmınlıünlüekrtlelre, nbmireeysilevrbin. hkuişkiuseklivkeurriluemrinlakr;ouruznumn assüıraelnanyıanrdgaılkaimteamlaerlveenasdtrlüimceaznallaarrıınnı
ionlufaşztuınrmdaakkitealdvıerr. işBsirzeliyklearselıntadnaıfnamilıüşzoerlainndhea-kliaşirs,eillvgeilriilkerişiniykeovruernimişalseımözeelfianadliey-eettiknilni
bhiurkruekaaksuiyognuunnluğgeurnçuekdlenşieptlgeemrçeevkeleşkmişeisdeilğivneroikletraisıünzdearisnodreukişkaorenttiroluüşdtuervmamakitmadkıâr1nı.
Bveurnmaekkaterşdıilrık[1].KKişiişsiesleVl vereirlielreiriKnokrourmunamKausrıummeuv’nzuantıvkeardpisğaimidınadriapbairlgaicaelzmalaarhıakakbı,avhearti
isşoleruymenluüszuenraingdeetisroilnmdieşroelcaeneatkyidliınollatbmilamyeükkteüdmirl.üHlüağliüylveebiulgdiulirkuimşiyheutkeuskisdeodgilmmaitşiğoilialne
hkiuşkisuekl sviesrtielmerienedreiştiemcrühabkekeıdkilaepnslaemr aınradsaınindcaekleonpeubkilluecğeakytoirl[2a].çabilmektedir.
ÇKaişlıişsmelavmerıizlderainahnuılkaunkikboopyuuktluukğiuşnilikmhuahktkeıv,amsıünlıkioyrettavyea fikkoryiambüillmkieyketatdeoınrialerbiirabltiırnindae
btaerntızşeılrırfkiielnle[3r]e; vceerziaişhleumkuekmuevtoetlkaarıbvaehabtulearlahnudkaugkeulikştaiyrinlmakilşıoslüarneaçllegrodreitmnaaslaılr sisoentuicçlaarri
hbaayğlaatntaaöcanğeım, bliubsirorneukçalbareıtnareakcoınoolamraikk dvee/ğveeryleanmdiarnilemveikbtoeyduirt.lYareınniınekkoanroşımlaişntiınrılymapaısıtavşeı
obulankavreşrıliadşetnıremnaonpıntimsoanl dçaürzeeoyldme aysaırialkrleasniymlea eatmkialeçşlıimyoinğeunodyaaktılraınmıllaacrıanktyıar.pıldığı dijital
dAünnayhatadra,Kaellgimoreiltemr:aHlaurıknukvepovleitriikaişsıl,emkieşismelevteortillaerrıinnıncekzoaruhnumkuaksuı,yltaackiorlreurnmbaaksıım, kınişdisaenl
bveüryilüekrinönkaembahtatşlıemr ahkutkaudkıru.yBlaukokraupnsmamasdı,asodna çakrişeioselml aveilrkiseisi,işhlueknuekni ökliçşüinleibniliörzliekllikle
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
01*H[30AAü]0rns1aİea6şlyygt6aıi0irsnlm9ai-CMa1ta7aGra5nth9öıAşkrmeekmvaslieolsasiyi,r,,YEiKeç:dii2şni0ties2bpe2kel/z1VÜK2.e0nErİ,iivlŞKlieefİ:rrs2SiKin0tEe2üKs3Lzi/eo1HcrV0uiu7,Ekn,KumTIRki:.aş1İFUis.Lsa6ıe,Lk.E2lAüU0RlVn2teeS3kİsr,Laii,KRrlAbeaGOra,:RriÇn3iRsA2a.bK2UkRo6moMr6rAe/auk1kAScn.8imYI@.2Kaay0yes2Oıdı3n,i.NteAİepvpGntiea,k.Rle2iadn0Erua1y.S,üt0rİTr,,üuOsr.rlRüh8Cğa5ünI.DiKl:erhiittattpabrsei:vh/1/eio2,r-b12cı4ri0daK1.ko8aırls,mgım/sı0.ş02t6ı00r220. 1-;
2621
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BÖREKÇİ ; Kişisel Verilerin Korunmasında Failin Dilemması: Suç mu? Kabahat mi?
The Dilemma of the Perpetrator in Data Protection: Crime
or Misdemeanor?
Eşref Barış BÖREKÇİ*
ABSTRACT
In the area of data protection, various law disciplines respond differently to unlawful
acts. The most severe of these responses comes from criminal law, misdemeanor law,
and the procedural law of these two disciplines under public law. The consequences
related to such an unlawful act, as considered within legal dogmatics, lead to results that
can be assessed from both economic and psychological perspectives for the perpetrator.
There is a hierarchy among these results.
In accordance with the principle of “ultima ratio,” it is expected that the economic and/
or psychological consequences caused by criminal law will be more severe than those
under misdemeanor law. However, whether this expectation plays out in real life is
questionable. The deferment of the announcement of the verdict (recently annulled by
the Constitutional Court1 ), the suspension of imprisonment sentences, and other legal
institutions raise doubts about whether an effective reaction occurs on the perpetrator
regarding long running legal proceedings and the ineffective enforcement of criminal
sentences. In contrast, administrative fines imposed by the Turkish Data Protection
Authority can be highly effective on the perpetrator. Therefore, this situation can create
a disconnect between legal dogmatics and the experiences within the legal system.
To identify the essence of such disconnect, this academic study will focus on how similar
acts are concluded in criminal law and misdemeanor law processes, the comparison of
the economic and/or psychological dimensions of these outcomes, and their interaction
with the principle of ultima ratio.
Keywords: Legal policy, data protection with criminal law, data protection with misdemeanor
law, principle of ultima ratio, legal measurability
* Research Assistant, Law Faculty of Yeditepe University, baris.borekci@yeditepe.edu.tr, ORCID: https://orcid.org/0000-
00016609-1759
1 The Constitutional Court, E: 2022/120, K: 2023/107, T: 1.6.2023, RG: 32266/1.8.2023. The effective date of the annulment is
postponed to a later date.
262
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
WhaBtiDlgoi eÇsatğhıendFautİulgreiliHKolişdinfoinr UBsil?gDi Airlemcta-tHo-aCkoknı svuemer
Genetic TestinTg iacnadriESuıroÇpaetaınşmHaesaılth Data Space
FŞaethmriabaSnümİpeeykrAa şDıkOoĞğlAu*N*
AÖBZSTRACT
TGhüenühmumüzadneuarkgıelltıocikhnaozwlara,sbmüyuückhvaesrip,onsessibnleelearbinouinttoenrneesteil,füaçppbeoayruetdluinyadziıfcfeılraern, tywapaayys
tzherkoâuvgeh bmuululttiptelekxneodlodjiirleecrti-itloe-cteotniksulemneenr(dDöTrdCü)ngceünestaincacyoimdpeavnriiemsiopüreertaitmindgewnotrülkdewtiimdee.
Wtedhairliektzhiinsciinrdinivinidhuearlanşeaemdacsaınndbaeeutknidgeörssttearnmdeakbtleed, pirr.iBvauceytkcoi nilceehrınzslawgheilcihşecnotmekenaolloonjig,
wgeittihrmthişesoelcdounğturabcitlsgciavnenoatlgbıeieleasiinlysasnol.aGrıengeerraidleDbatıraaPkmroatekctatidoınr. RGeegruçleaktitoenn (dGeDbPilRg)i
as‘uacoyBoçfulcdarllaniaameqğbrlddsrgaeujısiaueenltitiiymk,rşicfrdoitteagabeuçındşsimearcavb.lloaleoglıaüesnşnİecltyıkndttona,rüersuknenearkavğextdcnaeinuoptcivnlt;flıheaiiağbadocatrllıuyhgiinaysntntıesssh,aadiıesanbtceizvocunoedvoaeinlsnfmmrmliabdeatnanra,akleefarlinolcrhıncelodğreüıtsttmzmaığauzhniiielsieenpvntnrdveliposselnaçaarpcfxçeraownoeitleltcıhncıfşihğaeşueiisiaıanmsstselnlsyllnpifidpaaakinctrmarrt’.oagoıpsnönTtltcrceazlgıeheyeignneedtnesoildansushblrlrıiieeerariikibtenesvmrrliiis.eece,nntanIlrhoognsdioyoekfhçafftlntrtaehAepcaoaubrosaemrçaaıtmratznnls.nsaavdtoıp9idhrmletanlmı.ueeaaPseavxaoslenttrieküklbitodlroytriiilicaseainlngiegitrügn,nsavakirtsciteeethiiçrwghnnoteeedmö,enghakedssieigtoivtlaecneeseftsitskrfanbomoiwnbsibebsrrotihterumterilikaebcbmoniantkejjngedetiiolidnniitlcaonnnheiiittnruknn’ggaes.
caonnlasşeınlmt atosıgiseettvinegrishiiisş/lheenrengeinlgeitliickdişaitlaerperboicrehsaskedolaanradkctoensitsraecdtiulmalişctoirn.sKeniştisaerlevtearnilgelreidn
tkoorounnemaansıotahlaenr.ınTdhaubs,irtehyeledreiscteussissioendilomf i‘şifhcaoknlasrenvte ivsearipsroercuomnlduiltaiorınnaogf epteirriflomrimş aonlacne
oyfükaücmonlütlrüakcltecr,obuilrdeyitlebreinckoinşsisideel rveedrialesrfinrekeloyrugnivmena’sıfianldansıintdsapkliacteemheelreeninstrcüomnannelcatriıonnı
woliuthştuArrmt.a7k(t4a)doırf. tBheirGeyDlePrRe .tWanhınilme ıtşheodlaenbahtaekwlaitrh, iinlgtihlie kGişDiyPeRvsperhieirşelecmonetifnauaelisyaectrinoisns
mhuuklutikpaleudyigmuennlusiğounnsu, adneontehtelermunedveerlykiinşigsealspveecrtiliesrwi üozrtehrimndeenktiioknoinntgr.oIltüisdnevoasmecriemtkthânatı
hveeramltheckatereditre[1c]h. Knoişloisgeilesvegrrialveirtiantekotoruwnamrdasspı emrseovnzualaitzıekdampseadmicıinndea(bPiMlg)i aanlmdagehnaektkicı, dvaetrai
sisoarukmelyucsoumnapgoenteirnitlmtoişaochlainevaeytdhınelgaotmalas iynükthüims lrüelgüağrüd.v(Ne ailrgdiilni ikeiştiayle.)tSetsuisdeydciolmndişuoctleadn
konişi3s0elDvTerCilegreeneertiişcimteshtiankgkıcokmappsanmiıensddaisipnlcaeylednetbhieleirceinktteirn[2t]i.on to use the genetic data
toSKtaopfirapşttıihceşseerıe(lsilıErorvkHnceeaurDnlisl[etS3eol])r;emipcvntreerohrroispunikoişinusclaekhrlmieewbseaeaolmtasyhriuecndtthtouarttoaklaacdifrştuoıiivlcrviieksetdieehbclsauao.k(snaLtkdlyaıaa,eenrmasdytraaü,udslgstkieaeuitlypsiieşnuettgirtvrpoiaelonlm.fse)ieikoşsTr.fho(iiPlmetasrnoEüapluiakmorligosysoapetlreotifattoimenmroaaHrpliRarleeoraervilgisteuhaealltatcDiıtccniaeaodtsrnaasi
hofaythatetaEöunreompelianbirPraerkliaabmeet nartaacnı doloarfatkhdeeCğeorulnencdiliroinlmtehketeEduirr.oYpeenaineHkoenaoltmh iDniantayaSppıatcaeş)ı
oTlhaenpvreorpidoesnalemn eonpttiiomnaslgdeünzeetyicdedaytaarawrhlainlemdaefaimniançglıthyoeğ‘puenrsyoantıarlımelleacrtırnoynaicpıhldeıağltıhddijaittaal’
dwüitnhyiandAa,rta.lg2o(2ri)t(ma)alaadrdınitivoenavlelyr,i ‘hişulemmaen mgeentoettlicardınaıtna’ kisorsutantmedasiın, tAacrti.rl3e3r (b1a)(keı)muınnddaenr
bthüeyülikst oöfndematatcaaştıemgaokriteasdıfro.r Bseucoknadpasraymudsae. dTahekiinşitseerlprveetartisioi nişolfentheendkeifşininitinionözoefl‘ldikatlea
ohtoolmdeart’iekmkbarraacrems DekTaCnigzemnaeltaicrıtneısntinçaglcışommappanreienssiabcicnoerdiliinşgkitno Abirlgt.i2a(2lm)(ay)h. aHkeknıciel,eDvTeCri
steosrtuinmglucsoumnpunanfiieksrithmaüt lokpiyeerat theaiknlatrhıevEeUticwarililsbırelaorbınliıgnedkotrounshmaaresıtahreaisrınddataakiwditehnignenthine
sEaHğlDanSmseacsoınbdirarpyroubsleemfraomlaerwakorkka.rHşımowıztahçisıksmituakatiaodnır.will affect the ongoing discussion
bTabbyieroktşunhetoiksltoihnljdeeikewDvTlgeeeCgrliiisgşslmeaontreiueoltemnirc,luatıeşrlaesığtrtiıınh,negbdüakcyeokyümakrpnevuasneenraiierkcsuohayyngquduucleuhaslmotaiwroaınnldasraaıetnraxtıpansnluoçbraşjeleedıcfşftmiasn’falrtıikhpgirhsebtsnestskuwildpeilylnel.trbiisenineaefifleitcşektzeiadnt
In this paper, I aim to discuss the potential threatening factors of the secondary use of
WgD*Şeaelnhıh,reiİilsbtetiaacnndbİdpouelaikÜntAangişvıoskeborosğ,titlaeursi,eniAlSeeroadvsşytaıarvnlmitBaaipGliDmröorlTeevvrCilEissniigsoİtseinttnaüsnseübotuÖiflczÜEentlHeiHvseuDtrkssuiStkeinsDwi oHitkleutlokrrucmakoPFsnraotkogrürfialbtmedusıait,ÖteAağvrtrepounpcraitoshBiteeirclidtğiieoHbnuaktaueknuedAvnepanrbtiilvuimaacllyy.
w[1]hMateskuitnÇdekoinf,fAuvtruuprae BaiwrliağiitsHuuksukinuyltahMe ufukatyuerseeliwOillalrbake6t6h9e8 tSoapyıilcı KoişfistehliVsesritluerdiny.Korunması Kanunu,
K[O2ce]ayBkwi2lgo0i1rad8l,mss:a.G8h8eaknkeıtniıcn deraiştiam, hseakckoınnddaanrayyruı soeld, uEğHunDa Silişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
*[H3Pü]hsİDelygRiinleisCetaaarrnctıhAşemrk,asJaolagyri,eilKlçoiinşniisabenklUzVK.neiErvİileŞlirefİsriSiKtnyE,üKfLzaeotmcrViua,En.sKmuIRi.maşİUiseLsıye,LrElAaU.RVdneSokİrgLaiKarlAneaOr@,RiÇnuRAja.KeUkRdmoMurAa.upkASnl,mYIOKaaRysOCıın,INDeAv:Gni0,k0R2a00Er0a1−S,00İT0, 0us2.r−h86a57n.74K−i0ta2b2e8vB1i2i,b-12li40oKg1r8aas,pımhs.y260221;
26231
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
DOĞAN ; What does the future hold for us? Direct-to-Consumer Genetic Testing and European Health Data
Space
KAYNAKÇA
Laestadius, Linnea I., et al. ‘All Your Data (Effectively) Belong to Us: Data Practices
among Direct-to-Consumer Genetic Testing Firms’. Genetics in Medicine, vol. 19, no. 5,
5, May 2017, pp. 513–20. www.nature.com, https://doi.org/10.1038/gim.2016.136.
Nardini, Christine, et al. ‘The Evolution of Personalized Healthcare and the Pivotal Role
of European Regions in Its Implementation’. Personalized Medicine, vol. 18, no. 3, May
2021, pp. 283–94. futuremedicine.com (Atypon), https://doi.org/10.2217/pme-2020-
0115.
Proposal for a Regulation of the European Parliament and of the Council on the European
Health Data Space. 2022, https://eur-lex.europa.eu/legal-
content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A52022PC019
264
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
NöBroiltgeikÇnaoğloınjidvaeİKlgiişliiseKliVşienriinleBriinlgKi AorlumnamHaasıkSkoırvuenu
Gökçe ÇOBANSOY HIZEL* Ticari Sır Çatışması
ÖŞeZhrEibTan İpek Aşıkoğlu*
DÖüZnya Sağlık Örgütü verilerine göre nörolojik koşullar yılda yaklaşık 9 milyon ölüme
AgsvtzGeeeeenüdbrknacçeânaerüböikkvmikryleoedezüşttbiizeeğnvudknecelenriurrdoeatyiennlkatoğeinıinjlikkidlşınihiamnacoenlcirlahoihvnaasjeeşiııznlarrledamadtrödrüia,anarisbkülyıteüinşeayüökdşteülmanaütnkoiemkalbtvonlkieenjriirnekgigyed,öeangnelsneinetşddlesimiödranşmrmnieedrlleeeüevekrdrnteiitecnkebiündouieinslsrnndata.edeunnBrdiğlanşaueuyerenleitgelitied,rikçbieüdiiinvvçienlreebsiöumooihrmnnyoıiszubudaültiatnörlleuingmvtheeiyaammlaavikştzdedleıaeecentrneıtınltmknaetönüarkre,okonkiylelbotoiateşilijpldkoimidamijinriyee,.
sgoertiurlmariış doladubğeurabbielrgiindvee aglegtıirmileekitnesdainr.larHı agttearidöeylbeırkaikmçoağkutadzıar.mGanerçneökrteontekdneobloiljgiki
gçaelğiışnmdealebrüeyhüaks voelarirahkacyiemn,i hhıazklvaerınçeşgietrliekklöi zoellulipkloelrmiyaledığanı ıulmluasklatraarvaesıdienvsabnirhbaeklllaerkı
doloakrtarkinçianldışeırtkaerntı;şaılyırnıhzaalemganeldmaiişntisra.nYheanyi ahtıankınghereerknliolikktlaesrıindidadeitaksiısibniir gaöçsıdtearnmemketevdcuirt.
dBüilzgein, lbemelleelekrivnemaelgvıc,uitntseaknnloığloınjilverarklaığrşınısdınandaiktiibyaerteenrsihzelirğiznaemialinşkiilngiençdeikşieclierbiigridkeornsue
dolemduişğteurr.açİındsaannlhığaıkn ebnefllalesykonüuznerainyeolaançlaarmaklanmdeırvmcuat hçaabkalalarırnı estükriesrikneind,eteazkanlotalobjiilnmine
ryiasrkaitnmi ıdşeohldauizğuolabruakdedveğbeerlelenğdiinrilçeabliılşemceaktpire. nBsuibki,apsosanmuçdavedaveyreinüi rbeitrmheaksistteesmisinin
ganerlaekşıllimoaluspı ioselmveardiısğiıinşılnenoenntiollgoijlikkaişnitlerorepobilor jhiatkemolealrlai kintseasnisheadkilmariışbtiirl.gKisişçiseerçl evveersilienrdine
ekloeruanlımnmasaısaılvaenıknodnaubyilraeyilgeirlei tpeosizsiteifdihlumkiuşkhankolramr vlaerıvneırni skoorruumyulucluarmınaekgaentizrimlmaliaşroınlaın
dyüeğkeürmlelnüdlüirkilemr,ebsiireeylzlemrin gköişriüsenlmveekritleedrirn. kBourunçmalıaşsmı aldaanınddaaköintceemlieklleennstörrüomteaknnlaorlıonjıi
bolauğşltaumrmınadkatamdıer.vcBuitregyeleişrme etalenrıinnminışsaonlahnakhlaakrlıabr,iligligsiilivekiöşizyeellivkelerimişalhermeme ifyaeatlivyetöinzienl
huaykautkına guiyzlgiulinğliuhğauknkuı çdeerçneevtleesminedevelekaişlıinseml avseırvieletreikünzoelroijnikdegkeilişkmonetlreorilnü idnesvaanmhaikmlakrâını
ivhelraml etkmteedriris[1k].inKiibşiesretlarvaefrieldeeribnilkmoerkuniçminasaıtımlmevazsıugaetırekkaepnsaamdımndlarbınilgniealelrmoalahbaiklekcıe, ğvienrei
syoörnuemlikludsueğnearlgeentdiriirlmmieşleorlaonrtaayyadıknolantumlma aysüıkhüemdleüflleünğmü evketeildgiirl.i kişiye tesis edilmiş olan
kAinşaishetlavrerKileelirme eelreirş:imnöhraoktkekı nkoalposjia,meıtnikd,a iinncsaenlenheabkilleacrıe,ktiinrs[2a].n onuru, kişisel verilerin
kKoirşuisneml vaesır,ilmerainhrheumkiuyketi boyutu kişilik hakkı, mülkiyet ve fikri mülkiyet teorileri altında
tartışılırken[3]; veri işleme metotları ve bu alanda geliştirilmiş olan algoritmalar ise ticari
hayatta önemli bir rekabet aracı olarak değerlendirilmektedir. Yeni ekonominin yapı taşı
olan veriden en optimal düzeyde yararlanma amaçlı yoğun yatırımların yapıldığı dijital
dünyada, algoritmaların ve veri işleme metotlarının korunması, tacirler bakımından
büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda da kişisel verisi işlenen kişinin özellikle
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
*[HO3HRü]aCsİceIleygDtitinelIipDCet:aa0Ürn0tnı0Aşi0vm-ke0rass0oli0atye2r,s-iiK7,ç5Sii7şno6iss-bye6akl4lz8VBK.7eiErlİiimlŞliefİlreSiKrnEEüKnLzseotcrVitiuü,EnsKümIR,i.aşİİUinsLsıse,LaElAnURVnHeSkİarLakiKrllAeaaOr,rRıiÇnRAAanKUkRamoMBrAauiklASnimmYIKaaDysOaıınl,ıNeADvGnoi,kkR2tao0Erra1aS,0ÖİT, uğsr.reh8na5cn.isiK, gitcaobbeavn1is2,o-1y24@0K1gm8as,ıamsil..2c60o22m1;
26251
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÇOBANSOY HIZEL ; Nöroteknoloji ve Kişisel Verilerin Korunması Sorunu
Neurotechnologıcal Advancements And The Challenge Of
Personal Data Protectıon
Gökçe ÇOBANSOY HIZEL*
ABSTRACT
Per the data disseminated by the World Health Organization, neurological conditions
rank as the penultimate causative factor for mortality, accounting for an approximate
9 million fatalities annually. Consequently, the contemporary advancements in the
domains of neuroscience and neurotechnology are perceived as harboring significant
potential for human betterment. Nonetheless, akin to the multifaceted implications
of technological progressions, the evolutions within neuroscientific and technological
spheres concurrently usher in a plethora of ethical dilemmas and quandaries pertaining
to human rights. Such is the magnitude of these concerns that the discourse within
international human rights paradigms has been engrossed in deliberations over
the exigency for rights tailored specifically to the nuances of neurotechnological
progressions. While the postulation advocating the inception of novel rights might
assuage apprehensions regarding the insufficiency of extant regulations vis-à-vis
burgeoning technologies, it concurrently poses the peril of engendering a rights
inflation, potentially attenuating the efficacy of established rights. Within this ambit, it
becomes imperative to scrutinize the necessity of instituting a novel right through the
lens of ontological anthropology-centric human rights epistemology and to critically
assess the protective apparatus of the prevailing legal norms pertinent to the subject
matter. This scholarly endeavor endeavors to elucidate the ramifications of emergent
neurotechnological innovations within the purview of human rights epistemology,
with a particular emphasis on the sanctity of privacy and the inviolability of personal
life, whilst proffering analytical insights into potential measures to obviate the risks
associated with technological infringements upon human rights.
Keywords: neurotechnology, ethics, human rights, human dignity, protection of personal
data, privacy.
* Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İnsan Hakları Ana Bilim Dalı Doktora Öğrencisi, gcobansoy@gmail.com
ORCID ID: 0000-0002-7576-6487
266
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Bilgi ÇUanğuıtnudlamİalgHilaikKkiışvineiBnaBsıinlgÖi AzglmüralüHğaükkı ve
Hasan Ali GÜÇLÜ* Ticari Sır Çatışması
ÖŞeZhrEibTan İpek Aşıkoğlu*
UÖnZutulma hakkı, internetin çok yaygın bir şekilde kullanılmasıyla gündeme gelmiş
ivçztGceeeeaüdvktnaryâriüeomivdmkğeiduzülmınbizşnuıdecbluediuirneratinunktşteiıuneldklklıenhmicoelvdiarlhaoeahrajşizatlaolakemalrrkdrti,aıuışisbdğlııeüleunmyydtibeüaamtikyileakiitvnlkkeembiurnagilee,lşökanlnsanteetmdıesylömrndımrşeidta.lıeüekrİk.rntniatcnetdüedUıirirnsnnr.ta.euenBtrtanuudyelımeitşitıd,kaneüidvçihalraebkimkoihkyıiuzıunnültaırulneugttueiyhmllamieşzdneaıecünnıhzltaaetüirkkn,kknyteıoeatrliiponçmaijeniyet,
Ugentuirtmulimş aolhdaukğkuınbıinlgki ovneusaulgnıu ikleişisneslavnelarrilıergeorliudşetubrıurra.kGmüankütamdıür.zdGeebrçireekytleenrindekibşilsgeil
vçaerğiılnedriaçboükyyüakygvıenribihraşceimki,ldheızinvternçetşiotlritkamözıneldliaklyeerriyalleır.aKnıilşmilearktbauvveerdielevribnirbbileilnleçlki
yoaladraakbçilailnışçısrikzeşne;kailydneıpzaaymlaaşnmdaışionlsaabnilhira.yKaitşınisıenl hveerrinleorkütaçsüınndcüa ektikşiilseirncieghöustkeurmkaeuktyegduinr.
vBeiylgaih, ubkeullkeakuvyeguanlgoı,lminasyaannlıyğoınllavrlaarlpıağyınladşaılnmiıtşiboalarebnilirh.eKr işziasmelavneriillgeri üççeüknicciübkiirşikleorncue
holumkuuşktauur.ygİunsnaonllaığraınk işbleelnlesekbüilzee, briunnelaarnınlaimntlearnndeıtrmvaar oçlambaaylaı rsıürsdüürremrkeesni,hutekkunkoaloayjiknıirnı
byiarradtumruışmoyldaurağtuabbiluir.dKeivşisbeellvleeğriinlerçinalıinşmtearnpertetenvsiabri,olsmonayuıçsüvredüvremrieüsiregtemreekssiizstbeimr hinailne
ganellmaşiışlmdaesoı liasbeivlier.riYsiinişeleknieşinseillgvileirkisiişiilnetreerbnierthteakvaorlaorlamkateysıissüerddiülmreinştikri.şKi ibşuisedluvreurmiledrainn
uirkyosaoülntuhekruşuayütttenuumsbmlırmzilmlüaioarsla.üsılkaıkatUbhalleiadnalrniıku,rrık..tbnuıSiBdnrlömaeıizrykbealakyierporlheeisnynarauelkrek.skruitıeşa,inistçekıenesilrşmivisiknıeeşlirednirolieillnmkraiinnişişniskhtheeoaalrkrknulvlaenaertmrr, iovliaerlesgtrıaiivnlmaeiliraıkinnsisdiışloniadyrdniuearmektvbailemiutlremliaammreiışenellveaneemngkesebatturlifdüraiımalbrmlıiiallymignşeilaltaoeisrnlrııanininnnıı
Uhunkuutkualmuayghuanklukğı,ungeuçdmeinşetetlehmuekuvkeakiuşyisgeulnveorlialerariküyzaeyriınndlaenkaink,onantrcoalkü dzeavmaamn imiçiknâdneı
hvearkmkıenkdteadihr[a1b].eKr işyiaspelılvanerilkeirşinyikoraruhnamtsıazsıemdenvzubailtgı iknaipnsaimntıenrdnaetbtielngi gaelmriadhöanküklıe, mveerzi
sboiçriummdluesuknaaldgıreıtlimrialmsıişhoalkaknıdaıyrd. ıBnliartmhabyeürküumnulütulülmğüa vheaiklgkiılniakidşiayyeanteıslaisraekdilymayişınodlan
kaişlidsıerlılvdeığriılnedrea earsilşınimdahbakaskıınköazpgsüamrlüınğdüaneindcelbenirembiüledcaehkatilre[2o].luşturur. Unutulma hakkı
ile basın özgürlüğünün çatıştığı birçok durum söz konusu olabilir. Unutulma hakkı
kKöitşüisyeel kvuelrlialenrıilndıhğuı ktaukkdi ibrodyeubtauskınişailkikarhşıakbkirı,smanüslükriyneittevlieğfiinkdrei mdeülokliaybeiltitre. orileri altında
tartışılırken[3]; veri işleme metotları ve bu alanda geliştirilmiş olan algoritmalar ise ticari
hBauytaetbtaliöğnielemulinbuitrurlemkaabheat karkaıciıleolbaarasıkndöezğgeürlrelnüdğiürnilümnekçtaetdışitrı.ğYı ehnuiseuksolanromeleinainlınyaacpaıktatışrı.
oUlnauntvuelmridaehnaeknkıonpıtnimnealodldüuzeğyud, eneyaarnalralmanamgaeladmiğaiçalçııykolağnuancaykattıırr.ımların yapıldığı dijital
dAünnayhatadra,Kaellgimoreiltemr:aUlanrıuntuvlme aveHriakişklıe, mBeasmınetÖotzlgaürırnlüınğük, oÇrıuknamr açasıt,ıştmacaisrıl,eKr ibşiaskelımVıenrdilaern,
bİnütyeürnketöOnertmamtıaşımaktadır. Bu kapsamda da kişisel verisi işlenen kişinin özellikle
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
[3] İlgili tartışmalar iKçiişnisbekl zV.eErilliefriKnüKzeocriu,nKmIi.aşUissıe,LlAUVneSkrLairlAear,RiÇnAaKkRmorAaukSnmYI aaysıın, eAvni,k2a0ra1,0T, us.rh8a5n. Kitabevi, 2018, s. 62;
Hüseyin Can Aksoy,
* Araştırma Görevlisi, Ufuk ÜnivKerİsiŞteİsSi HEuLkuVkEFaRküİlLteEsi,RhİasKanOaliRguUcluM93A@gKmOailN.cGomR, OERSCİİD ID: 12-14 Kasım 2021
0000-0003-0501-7912
26271
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
GÜÇLÜ ; Unutulma Hakkı ve Basın Özgürlüğü
The Right To Be Forgotten And Freedom Of The Press
ABSTRACT
The right to be forgotten has come to the fore with the widespread use of the internet
and has begun to be discussed intensively. It was known that the right to be forgotten
existed even before the internet was invented. The term “right to be forgotten offline” is
used for the right to be forgotten offline.
The subject of the right to be forgotten is personal data. Nowadays, individuals’ personal
data is widely available on the internet. People may have shared this data consciously
or unconsciously. Personal data may have been shared by third parties through legal
or unlawful means. Even if personal data is processed lawfully by third parties, its
continued existence on the internet may create an unlawful situation. It may have
become unnecessary for personal data to continue to exist on the internet. Again, the
person whose personal data continues to exist on the internet may be disturbed by this
situation. It may request that the content in question be completely removed from the
internet. The right to be forgotten includes the right to have one’s personal data deleted
and to have this information forgotten.
The right to be forgotten is the right to irrevocably remove from the Internet information
that was published lawfully in the past, but that disturbs the person about whom it was
reported over time. When a news is removed from publication based on the right to be
forgotten, it actually constitutes an intervention in press freedom. There may be many
situations where the right to be forgotten and freedom of the press conflict. If the right
to be forgotten is abused, it can also be a form of censorship against the press.
In this study, the issues in which the right to be forgotten and the freedom of the press
conflict will be discussed. What the right to be forgotten is and what it means will be
explained.
Keywords: Right to be Forgotten, Freedom of the Press, Conflict of Interest, Personal Data,
Internet Environment
268
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
MBahilrgeimÇiayğeıtnKdaavİrlagmiliınKınişiBniibnliByoilmgieAtrlmikaYHakalkaşkıımveİle
Ticaİrni cSeılrenÇmateısşiması
HŞeahzrailbOanĞİUpeZkSAAşRıkIoKğAluY*A*
ÖZET
MGüanhüremmüizydeet kaakvılrlaımciıh, dazisliapr,libnüleyrüakravseıryiö, nüesinleeflaerrkinlıianlatenrlnaerdtia, üçaçlıbşomyauytlaupyılamzıacsıılnaar,oylanpayk
szaeğklâamveakbtualduıtr.teKkanvorlaomji,lebriilgilieveteitliektlieşnimençdaöğırnddüancöüzeslalinkalyeikdişeivserilmvei rüilreertibmadğelanmtüınkdeatimele
atelıdnamrikakztiandcıirr.inBinilghierteakşnamoloasjiılnedrianeintkihgızölsateirlmerelekdteiğdiirg. üBnuüemtküizidlee,hımzlahgreelmişieyneteikhnloalloejrii,
igleetikrmişiilşikolhdaukğluarıbizlgariavregöalrgeıbiillme eikntseanvlearımguehrtiedme eblırzaakrmaraıketandgıerl.leGmeerkçekadteınnad, ekibşiillgiki
hçaağkılnardıanıbnübyiürkpvaerçriashıaocliamn,khişızisevleveçreişlietrliink eölzeekltlrioknleirkiyolretaamnıdlma aişklteanmveesdievve bpiaryblaeşlılmekı
noloakrtaaksıçnadlıaşıbrkireçno;kaydnüızeznamlemanedayaipnsılamnahkatyaadtıırn. ıBnuhebranğloakmtadsaınkdoaneutkniusninsiogsöysatlerbmileimktleedriinr.
fBairlkgliı,ablaenllleakrınvdeaaellgeı,aliınnsmanalsıığsıönzvkaornlıuğsıundduanr. itibaren her zaman ilgi çekici bir konu
Çolamlıuşmştuarn.ınİnasmanaclıığ, çınokbbeollyeuktluümzearihnreemainyleatmklaavnrdaımrmı iale içlagbilailTaürırksiyüer’edrek2e0n1, 2t-e2k0n2o3loyıjlilnairnı
ayraarsaıtnmdıaş yoalydıunğlaunmbuışdmevakbaelellleerğiinbaçzaı ldışemğiaşkpenrelenrseibgiö, rseoinnucçelevme evkevrie übrüettümnecüslisbtiermbainkiınş
açnılsaışyıllamçaaslıışismeavleariısni ieşğleilnimeninilegiyliöknieşliilkerme beivrchuatkdoulrauramkutetseispeidt ielmtmişetkirt.irK. iBşisbelilyvoemrieletrink
akroarşutnırmmaaslıaar,laincınedleanbenireiylglielrieytıellsairsaerdaillımğıinşdhaakki,lakrovneuvveeriaslaonruınmbluilliamrısneal geltiişriimlmsişeyorlianni
oyrütkaüyma çlüıklüakrmlear,sıbbiraekyılmerıindkainşiösenlevmertialeşırminakotardunırmlaar.sı alanındaki temel enstrümanlarını
ksüÇUgkohvoöuileunalşurrrakliliulmşevıksuaştmeebunmkedrlirklaısamumlvaitağtueseneıaudkrylvlkıineaiagemlrtrnepaua[1Dr,sadn]gev.ahıaleeemrKuetrr.tağrgaiiıcrriBşşiunşiiptiklnniidısmamreruseaermliliikyyşmhdbvaelaeevoeateknrleylrşleeakerielörlınitrıeknilt,tearktayaikemnavynabmrıpezdenaikysatıinmenaoa,rvlrmlrsaeyılauşaaeratınnkyrımnznoimıiaadsşldahraıaıia,aşstnyssyıaieğıünatralhaıykcmznrvaıesüaaldkeeölramnevrallzraainazılclr,rüneeuiü,ınlbrynaküi8iciatlğluı2eygüeküln0kıizceınlvaesemivmlmaprkaeiknestnnaıiiailnkradşlamy[ginade2rya]ilıkı.alpee,ndiiyıdeal“kvkaaamrnizeongşaarbniaiilrylihtiçellrzeaigarroşr,elitellııemeüçdşnasmmaliiidbmllysmıeaeaşeaevğıtifld”sşlahaaıotimnaailobnrmkll.uiuadkiyiYlmcluşıuea,uıktnlnokivnllnallâaaeadarninrrrnnaaıiı,,
mKiaşhisreelmvieyreitleeriilnişhkuinkuçakliışbmoyaulatruınkieşriklieknhdaöknkıe,mmdüelksoiyseytovloejif,ikferlismefeülvkeiyteeot ltoejoirvileearikaalbtiınnddae
htaurktıuşıklırakleann[ı3n];dvaeryi oişğluemnleaşmırekteontlazraımveanbulaalialentdişaimgelvişetirbiillmgiiştoelkannoalolgjiolerirtimaallaanrıinsdeaticialgrii
huayyanatdtaırödnığeım, 2l0i 2b0iryrıelıkvaebesot narraacsıınodlaarnakicdeleiğkeserlleançdıdirainlmceidkdteidbiirr. Yaretnışigeöksotneordmiğini,iinleytaişpimı tavşeı
oplaaznarvlaemridaeanlaennınodpatikmi çaalldışümzeayladreınyaamraprliarnikmoaldaumğauçtleısypoitğeudnilymaitşırtiırm. Blaurıçnalyışampıaldnıığnı kdiişjiistaell
bodçvgaeötüüolrsynıimtşyülemekaarredtaiicnaölkea,nkğrkeaıoinamlrdgruüakonroştramüinmtşnmuıameülsaakılalmrabaıknnraetıikaıknzndıtmme,ıvrdia.eıçilneraB.dvrriıeuaknnrıikvnmieaşçpalşaeshelamrkımeşiemmldamaaiçyıeepsdttrıaonektndalkasvaiirnrşbıainismbnıeneelılnikirvalloieeyşrrnköuimsinnnimeelibsiaşikilnslegıgd,nieeeltaeanalccrmeiakrkaşlitetşeıihrrnhambikanaazkkcııörııllmziaaleenrılanalvidckyeaaolrnkeil
sAonrauhmtalurskuenliumnefleikr:rimmaühlrkeimyeiyteht,akilşairsıelvveetriiclearrinsıkrolarurınnmınaksıo,rbuinbmliyaosmı aertariskındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
g*H[3uTü]zischİea@lrygegiitnmliACattiaala.şrcnetoısAşmi,mk,TasO.ColRay.rC,MiKIçeDilibşnIiuDsbre:nkl0zBV0K.0aeş0Erİk-ilŞl0oief0nİr0sSiKo2nE-lüo4KLzs9leo0ucrV1ğiu-u,0En,K3mDIR8i.a7oşİUiskLsıte,LoElArUaRVnÖeSkİrLğaiKrrlAeeanOr, RicÇniRsAaiK,UkRAmoMnrAaukkASnarmYIaKaaÜysOnıın,iNveAevGrnis,kiRt2ae0Ersai1S,H0İT,alusk.rlha8a5İnl.işKkilietar bveev1Ti2a, -n12ı4t0ıK1m8a,s,hımsa.z2a60l22o1-;
26291
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
OĞUZ SARIKAYA ; Mahremiyet Kavramının Bibliyometrik Yaklaşım İle İncelenmesi
The Analysis Of Concept Of Privacy With Bibliometric
Approach
ABSTRACT
The concept of privacy enables studies in different fields with its interdisciplinary aspect.
In the age of information and communication, the phenomenon is especially addressed
in the context of personal data. In today’s world where information technologies are
rapidly advancing, privacy violations and personal rights may be damaged and in order
to prevent possible harm, various regulations are made on the processing and sharing
of personal data, which is a part of personal rights, in electronic environment. In this
context, the issue is addressed in different genres of social sciences.
The aim of the study is to examine the articles published in Turkey between 2012
and 2023 on privacy, the multidimensional concept, according to some variables
and to determine the current situation regarding the trend of studies from a holistic
perspective. Bibliometric studies are important in terms of revealing the course of
scientific development of the subject and field in the relevant years.
Within the scope of the study, 820 articles with “privacy” in the title or keyword section,
scanned in Ulakbim and Dergipark databases were analyzed. As a result of the study,
which was examined in the light of the criteria of distribution by years, research method,
number of authors, journals published, fields of study, keywords used, number of
authors, titles of the authors, universities to which the authors are affiliated, and gender
of the authors, it was concluded that studies on privacy are important in the early period
of sociology, philosophy and theology and then law in the early period, they aroused
interest in the field of communication and information technologies over time, there
was a significant quantitative increase in 2020 and after, and the studies in the field of
communication and marketing were empirical. It is thought that this study will guide
researchers in determining the subjects, content and form of future studies on the
concept of privacy in terms of the protection of personal data.
Keywords: privacy, personal data protection, bibliometrics
270
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
TürBkilygei’dÇeaÇğoıncduaklİalrgıinli“KEiğşitnimin VBeilrgiileAril”mnai KHiamkkKıovnetrol
Ticari ESdıriyÇoar?tışması
HŞeehdriiybeatnulİlpaehkAAYşDıkEoNğlIuZ**
ÖGZIRIŞ
Gaüzneütme,ürzaddeyoa,ksılilnıecmihaazvleart,ebleüvyiüzykovneurni, neğeistnimelearrinaciınotelranreatki,küuçllbaonyılumtlausıyailzeıcmıleasrl,eykaipbaiyr
azleaknâ ovlearbauklumt teedkynaonlıonjilbeiri oilkeutletoilkalreankengödröürldmüensciünesavneayeiğidtiemvrismoriuümreltuimludğeunotlüdkueğtuimnea
itleidşkairnikmziondceirrinlienşhmeer ataşarimhiamsıinzdina ebtakşilagnögstıecrınmdeakntebduir.yBanuaetvkairiolleahnızbliar gyealkişlaeşnımtedkannolosöjiz,
egdetiilermbiilşir.oTldeourğiuk vbeilpgriavtiek ablogyıuitlleariınylsaanmlaerdıygayearidyeükbleırnaeknmaankltaamdıırn. öGteesrçinedketegneldişetirbiillegni
hçaeğrıtnüdralübtüeykünkikvceirhiahzıancivme,içheızriğvien çeeğşitiitmlik-ööğzreeltliimklesrüiyrelecinadnıelmkualklatanıvlaebidlemvesbii,r“ebğeiltliemk
toelkanraokloçjailleışrıi”rkbeanş;lıağyınaıltzıanmdaanddeağeirnlseanndhirailyeabtiılnirı.nBhuerçenroçketvaesdınedMa eiltlkî iEsğinitiimgösBtaekrmanelkığteındıinr.
2B0il1g9i, ybıelılnledka vyeayaılmgıl,adinığsıanblıiğrınçavlıaşrtlaıyğınrdapanoruitnibdaarenbuhneurnzagmenaenl içlgeriççeevkeiscii dbaihr akonneut
goölmrüulşetbuirl.ir.İnÖsağnrelınğcıin içbienlleökğreünzmereinearaacnılavme löanğdreırtmmaençaiçbianladrıe söüğrreertkimen,artaeçk-ngoelroejçilneirni
eayogaakyoytrğnaeloaülkauarrllrkraraicedaşuülarıştcteınuımmkmıoir,ml,rilme“ılmmancşüağhrıiaslaiaonydsütoıkkpdiıeklmatgdeüiirallssriseuladdtedetrğinkıee,refvruıxia.rbknteödtiauirBd”lğbrepmilaresuiglleeraiyaeibtennibrlsdmyişeıiiiıre”lmrlleeevaeaii(yknnçcrrYgielaeabinekeçEçnkerriitlĞelşnaaei“dllienrceİgestç,ğiTeığeainsisglilmlEtlimniıiiavsşKbkmeymıeiiçedş,tşrabdtasyiipeloll.iilaıeekrrlal3şmeorrarnm7oieyjnynoie)ksaşbülkeusokhirhtlarrpjoaöüyaöiyhrkrlrtkığeaeuaüülllrnzmarknlaieaürsgmr,otaıririşiblrblvkmiatıaailğıiees,grrsıınma.ıgivsnlakKeçkoeieldraritinakekttelainulılaçiseeşsbışçnlimoneiisiiilylrrldzveegaeuieamt,editlmiskaidşivşaarlivielimyeımlmuetnraraelsrriiaramaşi,,akrtripiriaıüşeianrnatrlğlrç.aetoçaeılKeepmlragtarngllmrirınareşseıkaırneeittnmısriftı,vüred,ansilkelmbaaıilarsmovlniöiytiallelgeyiuğnnmerşmiermğilsatlaeioaikiieşttrsnnyltriiıuavmmaiiiinrnnnnezrı.
Ahunkcuakkaduijyitgaullneşlumğeunilue bdiernliekttleeemnefovremkaisşyiosenl, ivleetriişliemri vüezeeğriintidmektiekknoonltorojillüerdineivnaumygimulkamânaı
avlearnmlaerkıtneddair[1o].rtKayişaiseçılkvaenrilbeirrinbkaoşrkuanmolagsuı moelavrzaukatöı ğkraepnscaim, ıvnedlia, böiğlgrietamlmena hvaekkeığ, ivtiemri
skourruummlluasruınnıangkeatirrşiılmkiaşrşoılyaankaaylddıınğlıaytmenai ybüikr ümmelyüdlüağnüovkeuimlgailiiskeişşiiymedtieyseiskeaddialmr isşadoelacne
kkaişmisuelkvuerruilmerleareınriışnimelihnadkekoı lkaanpvseammıantdbauionlcaerlaekneeğbiitliemcekkutirru[2m]. larının arşivlerinde yazılı
oKliaşriaskeltvueturillaenriönğhruenkucikleirbionykuitşuiskelişvielirkilheraiknkinı, imşlüenlkmiyeesti,vkeofriuknrimmaüslık, siyileint mteoesriilveeriüaçlütınncdüa
obdohtyodötaaertülüakurraetnyuynrtaanıiuaüyrybfşl,tvlaakıbiatmdlzdaeirkıairrlraoöunöatki,imyndşlnehpedeevaeniyaeumnelm[yyig3eğcç]dleğo;luaöiin,ativrşztatbiinıeaiüzotşlimmrrmlırpmoeiimhrtaykiaielksşalimeuskeauclkıremlriaarktümımvbaulnoaredemdeienrtıokvüturamlial.uezaslasrmıeerluraBnlvıytaacdneoeuddknıuyıtraenlıoeriçacke.lyçoıraviMtaaıaşokcrepllvrauilıeesasaşkeedkaimrnmğimllbydlaiaeöeaıuterndşiğğmıimtammanlrıeelreecarae.neddiliGntlelğayacogedneimiaitrtalldllkeiioieaamnigriTknrrçşieıiuüenliinllşıvsrkmriıoeyeşyknsvtleraleoieiuiyzklrkğlvmaveietioule’reşernmrlslndriyıeuiuniğiainmsynrşziıi.dnammkoelYiteaitjlıiaşoeirvkarştlsinırdlniaemıealidel,nenammerlnoeltmankgalınmeryaolcoıedeslnneiraskşıyrilyoimleieyta,eşlmmğrnaakireiinpıaniotodnnbiiılrinmlleainaeudunnrktnışüaköeiğyıasmylmzizıabaesieepdnmiiaırltnlnıisılieijindnicıdtcnikaateddaevialşrnnnkeaeeıli
ositloinmmateiski sküarreaçrlemrienkiaknaipzsmayaalanrıvneırni yçöanlıeştmima iporlegnussiubionretaiyliaşkçıiknmbıişlgtıir.aDlmijiatahllaekşkmıeinleinvheırzi
skoarzuamnmluassuınnudna,fiekğriitimmütlekkiyneotlohjaiklelrairnıivnevteicbairliişsiımrlainrıneığnitkimorduenmkualslaı naırlamsıansdınakdiadzeonrglaeynıicnı
svaeğhlaıznlmanadsıırbıciır oplraonbCleOmVoIlDar-a1k9kpaarnşıdmemızaisiçıdkemöanketmadlıire. tkenlerden biri olmuştur.
TEeğkitniomlojTikekgneolilşomjielleerri vışeığYıenndai NkeansiulnEğkiotyimucuTleakrınnoalrotjainlerşief:faAflpıklikbaeskyloenntliasirne tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
COVID-19 pandemisi döneminde eğitimin dijital uygulamalar üzerinden uzaktan
y*ŞüerhüribtüanlmİpeeksAinşıiknoğdlue, Abriarştısromna uGcöruevolilsai İrsataknbMul iÜcnriovesrosiftetsTi HeuakmuksF, aGküoltoesgi,lAevCrulpaasBsirroliğoimHukvuekuZAonoabmilimgibi
ADaBlı,Dİstamnbeurl kÜenizvleirsbiteüsyi SüoksyatleBkinlimolleorjEinfsitirtümsüaÖlazerlınHıunkukkDuollkatonraılPmroagrsaımMı ÖEğrBenceis-iOkul Yönetim Bilgi
Sistemi kamu kurumlarının dışında eğitim verilerinin şirketlerin elinde toplanmasına
yO[1oc]alMk e2as0çu1mt8Ç,ıesş.kt8iınr8., AvPraunpadBeimrliiği HduöknuekumylianMinukaiyhetsieyliaOçllaarraık 6d6o98ğrSuaylıtluı KsuişnisdelaVerTilüerrikniKyeo’rduenkmiasıyKaaznıulınmu,
ş[2ir] kBeiltgliearlimnainhagkeklıinşıntirerdişiiğmi ohakkukıln, dvaenlia,yörığorldeutmğuneanilvişekiönğbrkezn. ScainadrraasWınacdhateri,leBtrieşnitmMiitstaelğstlaadyt,aLnuycieannoi
nFleosriidli,te“kWnhoyloajiRkigçhöt ztoümExlpelranüatrioenteonf aApultoikmaasteydonDleacrisidona-Meğaiktiinmg dDeoeks uNlloatnEıxlmistaiynathbeaGşleannermalışDtaıtra.
BP[H3rüu]ostnİeelycglaitiinlroidCntaaaRrnnteıAşgbmukalasaozltaiyırol,aniKç”rii,ışnIişnsbuetkelnrzVn.leaaErtrilildioefnrıiKarnl:üKDzeoacrtiua,nPKmIri.aişvUissaıe,LclAyUVnLeSkarLawirl,Aear2,Ri0Çn1Aa7KkR,mosrA.auk1Sn6mYI-a1ay9sıı.n, eAvni,k2a0ra1,0T, us.rh8a5n.
Kitabevi, 2018, s. 62;
* Doç. Dr., Marmara ÜniversitesiKİlİeŞtişİiSmEFLaküVltEesRi, hİLayEdeRniİz@KmOarRmUarMa.eAdu.Ktr.ONGRESİ
12-14 Kasım 2021
2721
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
AYDENIZ ; Türkiye’de Çocukların “Eğitim Verileri”ni Kim Kontrol Ediyor?
https://iokul.com, https://www.okulcep.com, https://www.cocugumyanimda.
com, https://www.mobilkres.com, https://e-kres.com.tr/#, https://abc.net.tr/veli-
bilgilendirme-sistemi/, https://www.mobildiri.com/neden-mobildiri.html, https://
www.classdojo.com/tr-tr/, https://okul.k12net.com/Login.aspx, https://www.mebre.
com.tr.
Okul yönetiminin ve sınıf öğretmenlerinin yönlendirmesiyle ücretsiz ve ücretli ikili
uygulama ile velilerin oturum/hesap açmasıyla kullanılması teşvik edilen bu yeni
nesil iletişim teknolojileri, okul, veli, öğretmen ve öğrenci arasında iletişimi sağlama
iddiasını taşımaktadır. Okul yönetimi veya öğretmenler tarafından bu öğrencilerin
okulu, adı, soyadı, aldığı dersleri, sınav notları, ödevleri, ebeveyne davetler ve notlar bu
uygulamalara işlenmektedir.
Eğitim verisi, örgün eğitimde olan çocukların başta eğitim ve öğretimle ilgili olmak üzere
tüm verilerini kapsamaktadır. Okul bilgisi, aldığı dersler, notlar, devam-devamsızlık
durumu, disiplin, kültürel etkinliklere katılım vb. amaç ve tür ayrımına gitmeksizin
eğitim-öğretim, sınav ve değerlendirme amacıyla öğretmenler, okul yöneticileri veya
okul aile birliklerinin veri işleme pratiklerinin ve amaçlarının tespiti ve analizinin,
mevcut sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından temel bir
ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Devlet okulları ve özel okullar bakımından
Türk eğitim sisteminin tabii olduğu yasal ve kurumsal yapıda bir farklılık olmamasına
rağmen eğitim teknolojilerinin kullanımında devlet okullarındaki uygulamalar ile özel
okullardaki uygulamaların farklılığı da ayrı değerlendirilmesi ve üzerinde durulması
gereken özelliklere sahiptir. Özel sektörün geliştirdiği ve okullar tarafından kullanılan
eğitim teknolojilerinin özellikle de web tabanlı ve mobil cihazlarda kullanılmak üzere
geliştirilen aplikasyonların kullanımı ve bu uygulamalar üzerinden çocukların eğitim
hayatına ilişkin verilerinin işlenmesi, eğitim teknolojilerini geliştiren şirketlerin
politikaları ve verileri üçüncü taraflarla paylaşma pratikleri çalışmanın önemli bir
boyutunu oluşturmaktadır. Bu şirketlerin de tabi olduğu KVKK veri yönetimi rejimi
dikkate alındığında NVİ verilerine erişim ile MEB e-Okul Yönetim Sistemi’nde yer
alan ve her aşamada güncellenerek işlenen verilerin şirketler tarafından erişilmesi ve
üçüncü taraflarla da paylaşılması, eğitim bağlamında çocuklardan elde edilen verilerin
nasıl yönetildiği ve bunun çocukların yararına olup olmadığı hususlarını sorgulamak ve
sorunsallaştırmak, hem akademik hem de uygulama boyutuyla temel bir ihtiyaç haline
gelmiştir.
Kişisel Verilerin Korunması ve Eğitim Verilerinin Mevzuattaki Yeri
Kişisel verilerin korunması, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile Türk hukuk
sistemine girmiş ve 2016 yılında yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
ile yasal bir çerçeveye kavuşmuştur. Yasanın yürürlüğe girmesinden iki yıl önce 2014
yılında Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı Kişisel Verilerin Korunması Genelgesi’nde,
kişisel veriler “kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi”
olarak tanımlanmıştır. Kişisel verilerin korunması hakkının “temel insan hak ve
özgürlükleri arasında” olduğu ve bu verilerin korunmasının da “insanın şahsiyetinin
korunması açısından hayati öneme sahip” olduğu vurgusu Genelge’de öne çıkarken
örgün ve yaygın eğitim kurumlarınca kişisel verilerin korunmasına ilişkin ivedi alınması
gereken önlemlerden ilkinin “kurum internet sayfalarında İdareci, öğretmen, öğrenci,
272
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
veli vb. kişilerin üçünü taraflarca görülmemesi gereken kişisel verilerinin (T.C. kimlik
numarası, anne-baba adı, iletişim bilgileri, vb.) yayınlanmaması”, olarak belirtilmesi
dikkate değerdir. “Bu bağlamda da adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin
sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası,
sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları,
parmak izleri, genetik bilgiler, IP adresi, e-posta adresi, cihaz kimlikleri, hobiler,
tercihler, aile bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm
verileri kişisel veriler kapsamındadır.” 2016 yılında TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe
giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda kişisel veri ve özel nitelikli
kişisel veri tanımı yer almaktadır. Kişisel veriler “kimliği belirli veya belirlenebilir
gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanırken özel nitelikli kişisel veriler ise
“kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer
inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza
mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik veriler”
olarak tanımlanmıştır.
2017 yılında Okullarda Sosyal Medya Kullanılması Genelgesi’ni yayımlayan MEB,
Anayasa, yasalara ve uluslararası düzenlemeye de referans vererek “il, ilçe, okul ve kurum
yöneticileri tarafından, okul veya kurumlarında görev yapan tüm personel ile öğrenim
gören öğrencilerin, kişilerle ilgili her türlü ses, yazı, görüntü ve video kayıtlarının
internette veya farklı dijital ya da basılı ortamda hukuka aykırı şekilde paylaşılmasının
Anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve 1739 sayılı Kanununa aykırı olduğu; bu fiillerin
Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmiş olduğu hususunda bilgilendirilmesi
sağlanacak ve bu durumların önüne geçilmesi için gerekli önlemler alınacaktır. Ayrıca,
kişilerin psikolojik ve sosyal yönlerine olumsuz etki yapacak her türlü ses, görüntü ve
video kayıtlarının genel ağ ortamlarına yüklediği ve paylaştığı tespit edilenler hakkında
ilgili mevzuatı çerçevesinde gerekli yasal işlemler başlatılacak ve sonucundan Bakanlığa
bilgi verilecektir” ifadelerine yer vermiştir. 21 Ağustos 2023 tarihinde “2023-2024
Eğitim Öğretim Tedbirlerine İlişkin Tedbirler” başlığıyla yayımlanan Genelge’de dijital
bağımlılık ve dijital ortamlar dışında vakit geçirme ve dijital bağımlılıkla mücadele
vurgusu yapılmış olup ayrıca, “e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi”nin kullanımına değinmekle
birlikte kişisel veriler ve eğitim verilerine ilişkin herhangi bir detay ve uygulama kriteri
belirtilmemiştir.
Yasal düzenlemede “eğitimi verisi” kavramına ve tanımına yer verilmemiştir. Kişisel veri
ve özel nitelikli kişisel verilerin kapsamı sayılırken de eğitim verisine yer verilmemiştir.
Veri tanımı, veri türleri, verilerin işlenmesi, korunması ve silinmesine ilişkin sistemi
ifade etmek üzere “veri rejimi kavramı” kullanıldığında Türkiye’nin veri rejiminde
eğitim verilerinin konumu, buna ilişkin mevzuat (anayasa, yasa, yönetmelik, yönerge ve
genelgeler) dikkate alındığında eğitim verilerine ilişkin nasıl bir yaklaşımın olduğunun;
eğitimin amaç ve hedefleri açısından eğitim kurumlarının ve çocukların yararı birlikte
dikkate alındığına ise yasal ve toplumsal açıdan bir durum analizine ihtiyaç olduğu
görülmektedir.
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
273
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
AYDENIZ ; Türkiye’de Çocukların “Eğitim Verileri”ni Kim Kontrol Ediyor?
Eğitim Teknolojileri ve Eğitim Verilerinin Türkiye’deki Akademik
Çalışmalara Konu Olması
Eğitim verileri ve eğitim teknolojilerinin akademik çalışmalara konu olmasıyla ilgili
olarak Türkiye’deki durumun tespit edilebilmesi için YÖK ve ULAKBİM veritabanları
taranarak kavramsal çerçevenin ve konuya ilişkin akademik ilgilinin tespitine çalışılmıştır.
“Eğitim teknolojileri” anahtar kelimesinin tez.yok.gov.tr sitesinde tez başlığında
taraması yapıldığında toplamda 59 adet yüksek lisans ve doktora tezinin olduğu ortaya
çıkmıştır. İlk tezin 1999 tarihli “Uzaktan Eğitim Teknolojilerinin Araştırılması ve Örnek
Bir Uygulama” başlığını taşıdığı; “yeni eğitim teknolojileri” kavramının tez adında
kullanılarak hazırlanan ilk tezin ise 2002 tarihli “İlköğretimde eğitim durumlarının
düzenlenmesinde yeni eğitim teknolojilerine ilişkin öğretmen görüşleri” başlıklı yüksek
lisans tezleri olduğu görülmektedir.
“Eğitim verileri”nin tez başlığında kullanımına ilişkin yapılan taramada ise sadece 5
adet yüksek lisans tezinin kayıtlarda yer aldığı görülmüştür. Bu tezler arasında eğitim
bilimleri alanında hazırlanan tez sayısı ise sadece birdir ve o da 2022 tarihli “Eğitim
Verileri Üzerinde Temel Bileşenler Analizi Ve Regresyon Analizinin R Programı Üzerinde
Uygulanması ve Yorumlanması” başlıklı Nefin Yaşar’ın Akdeniz Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Enstitüsü Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme
bilim dalında hazırladığı tezdir.
Türkiye’nin akademik makale veritabanı olarak kabul edilen dergipark.org.tr adresinde
“eğitim verileri” anahtar kelimesi ile yapılan taramada 41 makale kaydına ulaşılmış ve
bu makaleler arasında kişisel veriler ile eğitim verilerinin ilişkilendirildiği bir makale
bulunmuştur. 2022 yılında yayımlanan Eğitimcilerin Öğrencilerin Kişisel Verilerinin
Korunması Konusundaki Görüşleri başlıklı bu makalede eğitim verileri tanımı yer
almazken, araştırmacılar eğitimcilerin öğrencilerin korunması gereken kişisel verileri
arasında “sınav, karne ve not bilgileri, (…), ilgi ve yetenek bilgileri, okul dışı faaliyet
kayıtları, okula geliş ve gidiş zamanı, okul servisi bilgisi, seçmeli ders bilgisi olarak
sıraladıkları sonucuna ulaşmışlardır.” (Bayar ve Korkmaz, s.145). Her ne kadar eğitim
verisi tanımı üzerinden bir araştırma tasarımı olmasa da araştırma konusu olan
öğretmenlerin kişisel veriler arasında saydıkları bazı veriler, bu makalede eğitim verileri
kategorisinde ele alındığında dikkate değerdir.
Yöntem ve Araştırma Soruları
Nitel araştırma yönetmelerinin birikiminden yararlanarak durum çalışması deseni
(case study) ile kişisel verilere ilişkin Türkiye’deki hukuki ve idari yapı dikkate alınarak
eğitim verilerinin yönetimine ilişkin anlayışı ve uygulamayı tespit ederek ve buradan
hareketle eğitim verilerinin işlenmesine ilişkin hukuki ve etik sorun alanlarının tespitini
odağına alan bir çalışma yürütülecektir. Bunun için öncelikle Resmi Gazete ve Milli
Eğitim Bakanlığı’nın genelge, yönerge ve idari kararlarını içeren kurumsal arşivinin
kullanımı ile eğitim verilerine ilişkin yasal düzenlemelerin ve eğitim dokümanlarının
tespiti yoluna gidilecektir. Buradan hareketle de “eğitim verileri”nin dükümanlardaki
yerinin analizi ve değerlendirilmesi ile yeni nesil eğitim teknolojileri olarak eğitim
kurumlarınca kullanılmaya başlanılan aplikasyonların hizmet sözleşmelerinin “kişisel
verilerin korunması” ve “çocukların mahremiyeti” açısından karşılaştırılmalı analizi
274
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
ve değerlendirilmesi yoluna gidilecektir. Türkiye’de, Covid-19 pandemisi sonrasında
geliştirilen ve son beş yıllık süreçte yaygın kullanılmaya başlanılan okul, veli, öğretmen
ve öğrenci arasında iletişimi sağlamak amacıyla kullanılan ve yeni nesil teknolojik
çözümler olarak nitelendirilen eğitim aplikasyonlarının hukuki, idari, pedagojik ve etik
boyutlarının analizi ile sorunların tespiti ve çözüm önerilerini ortaya koyabilecek bir
çalışmanın yapılması amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma soruları şu şekilde formüle
edilmiştir:
• Okul, veli, öğretmen ve öğrenci arasında iletişimi sağlayan yeni nesil teknolojik
çözümler olarak değerlendirilen, ilk ve ortaokullarda ve liselerde öğretmenlerin ve
okul yönetimlerinin kullandığı e-bilgi sistemlerinin Türkiye’deki kullanım durumları
nelerdir?
• İlk ve orta öğretim süreçlerinin yönetiminde kullanılan aplikasyonların kullanım
şartları ve işleyişleri ile sundukları hizmetler nelerdir?
• MEB e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi dışındaki platform ve aplikasyonlara çocukların
eğitim verilerinin işlenmesi konusundaki yasal düzenleme ve idari uygulamalar
nelerdir?
• Türk hukuk sisteminde yer alan “kişisel veriler” ve “özel nitelikli kişisel veriler”
tanımı, eğitim teknolojilerinin kullanımı ve dijital dünyanın sağladığı imkanlar
dikkate alındığında “eğitim verileri”ni de kapsayacak şekilde bir veri yönetimi
rejiminin çerçevesini ortaya koymakta mıdır?
• Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK)
kararları çerçevesinde MEB e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi dışındaki platform ve
aplikasyonlara çocukların eğitim verilerinin işlenmesinin hukuki, pedagojik ve etik
sorunları ile ilgili neler söylenebilir?
• Çocukların yararını gözeten bir eğitim veri yönetiminin idari, hukuki ve etik ana
unsurları neler olabilir?
• Hem veri yönetimi açısından hem de medya okuryazarlığı eğitimi açısından
uygulanabilir eğitim verileri yönetimine ilişkin neler söylenebilir?
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
275
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
276
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
ÇocBuiğluginÇKaiğşiısnedlaVİelrgiilleirKiniişninÖinzeBliOlgliaAralmk Ka oHrauknkmı avseının
TicarGi eSrıerkÇlialitğışiması
İŞmehgreibHaanzİapleYkIALMşıkAoZğlTu*EKİN*
KÖiZşisel verilerin korunması teknolojinin bu kadar ilerlediği günümüzde oldukça önemli
ve dikkat çekicidir. Ancak bu önem ve dikkat çekicilik, her zaman geleceğimiz olarak
iGfaüdneümedüizldene açkoılcluı ckilharazlbaark, ıbmüyınüdkavne,rik, ennedsnileelreinriin kinotreurnmeatil,aürıçnbınoymutülumykaüznıcıolalrm, yaampaasyı
szeebkeâbviyelebudlauht atefkanzolaloöjinlerpilailneateçtıikkmleanketnaddıör.rdÖüzneclülikslaenaayilieldeervinriimn ioünrleatriamidlieşnkitnükseotsimyael
mtedeadryiak zpianycliarşiınminlahreı,r çaoşacmukalsaırnıdnaçeotkikgüöçsütekrmyaeşkttaedinirt.eBrnueettokritialemhııyzllaatgaenlıişmenatlaerkın, oalrotjıik,
çgoectiurmkliaşrıonldouyğuuncbailkglai rvıneınalgbıileileçoinğsuanzlamrı agneriindteerbnıertakemriaşkimtaldiıro. lmGearsçıegkitbeni hduesubsilagri
dçaikğkınadtea ablıünydüıkğınvderai çhoaccuimkl,arhınızkvişeisçeelşvietlriikleörizneilnlikkloerruiynlme asnıınlmınaökntaemvei gdöervülbmirekbteeldleirk.
Boluanraakkçaarlşıışnır,kTeünr;kayhnuıkzuakmuannddaa kinişsiasnelhvaeyraitlıenrıinn hkeorrnuonkmtaassıınndaa ielitşkkisininitegmösetlernmiteklitketdeikri.
6B6il9g8i, sbaeylıleı kKvişeisaelgVı,eirnilsearninlığKınorvuanrlmığaısnıdaKnanituibnaur’nendah1 eçrozcaumklaanrınilgkiişçieskelicivebrirlerkionninu
koolmruunşmtura.sıİnnasailnişlkığinınözbeelldleükzeünzlemrineebualnulnamlaamndakırtmadaır.çBabuadlaurrıumsürçeorckueknl,artıenknvoelkoijşiinsienl
vyearialtemriınşinolkdourğuunmbuaddığevı abnelallmeğınina gçealmışmeza. Zpirrean6s6ib9i8, saoynıulıçKvişeisvelerVieürirleetrmineKsoisrtuenmminaisnı
Kanalnauşınlmu absaışitsaeovlmeraiski üişzlernee,n47il2g1ilsiakyişıliıleTrüerbkiMr headkeonliaKraakntuensuis2evdei6lm09iş8tisra.yKıliışTisüerlkvBeroilreçrlainr
kKoarnuunnmua3skı aaplasnamınıdnadbairdeaylkeorerutemsias veedizlmariaşrlhaarkınlargivdeervielmriessoirguümnlduelamrıenagegleetbiriliilrm. iAşnoclaakn
eyrügkiünmbliür lbüikreleyrd,ebnirheeymlerfiinzikkisşeilsevlevpesriikloerloinjikkoarçuıdnamnadsıahalaanzaınydıfahkeimtemdeelheennsützrübmenalnilğairnıinnı
goelulişştiumrmsüakretacdinırd. eBoilrmeyalseıresetbaenbıinymleışfaorklalın ohlaanklçaor,cuilkgibliakkıimşiyınedvaenriözişelledmüezefnalaelmiyeelteinriinn
vhaurkluığkıahueymguçnolcuuğkulnaur adçeınseıntldeamnehveemkidşeiseylasvaelrislüerrieçülzeerdrienkdiebkei lkirosniztlriokllüerdinevgaimderimilmkâensıi
avçeırsmınedkatnedyiar[r1a].rKlı ioşliascealkvteırr.ilAevrirnupkaorGunenmealsVıemrieKvozuruatmı kaaTpüszaümğıün,düastbüinlgyi aarlamrıaghöazkektiıl,mveesrii
ksçgdooeiüşrrcziueusekmenğelullneuvnmseçuorekincllieeauşrriksgelebeaeltarrirrivbışienlaimrmkdiılıimerşhrmaoıinnklaakdesn,ııaynkalbaayuvpdenTsırlünaialmlrreakırtınimnnhdaiuiaşşklyleieuünnnkkcmmueülmeeeassnlçiiünenıslbddüıineeğledüvcaaeelvnıkönetzaöiierblrl[gni2ll]ii.eeklikcleekkoidşleiaöybrneıizllitearem.ksioÇlsenareueldı,sşiumlçmnoadicmşauoıöğzlzudaennal
kKiişşiisseell verilerinihnukişulekni mboeysuintudekişriılziaknhınakköız,emlliüklkviyeetövneemfikrairmz üeldkeiynetnteookrtiallearriınalatınydear
vtaerrtiılşeırlıerkk,eçno[3c];uvğeurni ikşilşeimseel vmeeritloetrlianrıinvekobruuanlmanadsaıngdealiöştzierilldmüizşeonllaenmaelgleorriintmbualaurnimseatsiıcnaırni
hgearyeakttlialiöğnineimolritbaiyrarekkoaybmeat karaamcıaoçllarnamk adketğaedrılre.ndirilmektedir. Yeni ekonominin yapı taşı
oAlnaanhvtaerriKdeenlimeneloerp:tiÇmoacul dğuünzeKyidşeiseylaVraerrlialenrmi,aKaişmisaeçl lVı eyroilğeurinnyKaotırruımnmlaarısnı, yRaıpzaıldığı dijital
dünyada, algoritmaların ve veri işleme metotlarının korunması, tacirler bakımından
büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda da kişisel verisi işlenen kişinin özellikle
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
*FDloorkidtoi,r A“Wraşhtıyrmaa RGiögrhevtlitsoi, HEaxcpeltatenpaetiÜonnivoerfsiAteusitoHmukautekdFaDküelcteisioMne-dMenaikHinugkuDkoAensabNiloimt EDxaliıs,timingehthaezalGyielmnearza@lhDacaetta-
tPerpoet.edctui.otrn, ORReCguIDla:t0io0n00”-,0I0n0t1e-r7n8a9t0io-9n6a5l0D. ata Privacy Law, 2017, s. 16-19.
12[H3RRü]GGsİe,,lyTTgiaainlrriiihhCt::aa00rnt87ı..Aş10m42k..a22sol00a10yr61, ,,iKçSSiiaaşnyyiııs::be22kl94zV66.07eE77ri..lliefriKnüKzeocriu,nKmIi.aşUissıe,LlAUVneSkrLairlAear,RiÇnAaKkRmorAaukSnmYI aaysıın, eAvni,k2a0ra1,0T, us.rh8a5n. Kitabevi, 2018, s. 62;
3 RG, Tarih: 04.02.2011, Sayı: 278K36İ.ŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
12-14 Kasım 2021
27271
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
YILMAZ TEKİN ; Çocuğun Kişisel Verilerinin Özel Olarak Korunmasının Gerekliliği
Necessity Of Special Protection Of The Child’s Personal
Data
The protection of personal data is very important and remarkable in today’s
technologically advanced world. However, this importance and remarkability comes to
the forefront even more for children, who are always referred to as our future, due to the
fact that it is not possible for them to protect themselves. Especially when issues such as
their parents’ social media posts about them, children being introduced to the internet
at a very early age, and the fact that even children’s toys now often have internet access,
the importance of protecting children’s personal data is seen. On the other hand, in
Turkish law, there is no specific provisions on the protection of children’s personal data
on the Personal Data Protection Law No. 6698, which is the basic law on the protection
of personal data. This does not mean that children and their personal data are not
protected. In fact, the Protection of Personal Data Law No. 6698, as well as the Turkish
Civil Code No. 4721 and the Turkish Code of Obligations No. 6098, may also provide for
protection and compensation of damages. However, it would be better to have special
provisions for children, who are physically and psychologically weaker than an adult
and whose personality is still in the process of development, in order to both protect
children and to eliminate uncertainties in legal processes. The European General Data
Protection Regulation may be an example for Turkish law because it contains special
provisions for children, whose best interests must be protected, in the processing of
data, and in particular on consent. In this study, it is aimed to reveal the necessity of
special provisions in the protection of the personal data of the child by giving place to
the personal data of the child, the measures that can be taken in their processing, the
characteristics and important points of consent in the processing of the personal data of
the child.
Keywords: Personal Data of Child, Protection of Personal Data, Consent
278
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
EB-DilgeivÇleattğeınKdişaisİelgl iVlieKrilieşirnininKBoirlguinAmlmasaı: HRiaskkkleırvvee
TicarGiüSvıernÇcaelteışrması
KŞeahmriibleanTÜİpRekKAOşĞıkLoUğlÜu*STÜN*
ÖZET
İGdüanreünminüzvdaetaankdıallşılac,ihtüazelalrk, ibşüilyerülke verdi,iğneersindealreerihnuiknutekrunestüi,jeülçerbiyolyeuotlaunyializşıkciıslainr,inyavpeaiyş
szüekreâçlveeribnuinlubtiltgeikvneoilloejtiilşeirmi itleektneotilkoljeilneerinydaördrdımünıyclüa sealenkatyroi ndiekvorirmtaimüdreatgimerdçenklteüşkmeetisminei
itfeaddaerikedzeinceir-idneinvlhete,r baişraçmokasüınlkdeadeetkiidgaöresnteirnmieşkletyeidşirn.dBeuveatzkgieilçeilhmızelza kgoenliuşemnateskanhoiplotjiri,.
Ege-dtiermvleişt ohldemuğuvbatialgnidavşe-iadlagrıe ilieleitnişsiamnilnariın gehreimde bdıerakidmaarkelteardiınr. Gkeenrdçei ktieçninddeekbi ilvgei
bçairğbıinrdlearibyüleyüoklavneriilhişakciilemr,inhinız veelekçterşointliikk öozretlalmikdleariygleerçaenkıllemşmaketasinvie sdaeğvlabmirakbtealdleırk.
Eol-adreavkleçtalbışirırkyeann;daaynnıidzaarmi aişnldeyaiişni shaınzlhaanydaıtrıınpınbhaesirtlneoştkitrairskınednaveetkhisaitntiagvöasttaenrmdaeşk-tieddairre.
iBliişlkgiis,inbieilyleilkeşvtieriraklgeın,; idnisğaenrlyığaınndavnardlıeğvılnedtatnaraitfiıbnadraenn işhleerneznamkiaşniseillgvierçielekriicni mbiirktkaorınnuı
voelmkuapştsuarm. ıİnnısdaanlaırğtıtnırmbealkletakveüzdeorlianyeısıaynlalagmözlaentidmırmtoapluçmabualoalrmı asürirsekrikneina,rttteırkmnoalkotjaidnıirn.
bvİdvsoyyakdaneeülüoaiujğalrkryivnaraşltuüüeaaeeşttnurmmmklınkimlrlolimaüılmaenşürapkrğatslaistüasüonıfkaamıakldkmatdsiaallsaı,aeuladrderikvr.ğnyışa,evlrAeuııa.brsnietyndıiirBdnbrrmiagaaeısudircülriyaeaabeavildsln,yişeeeıereblı,rlrnee-nveuikdyalnnrıiarnveleğebyekaveniedrsitrlelagşaıeieilliçlentiedgsetlıneığeheisrinlsiltıiilimşinnmniizllvskmdeieeıeğiçbeşaslşrieaediiniil,tlkolliilıveeilpftelşlmerrairemrziekontiniiniunaşbekmikhlliiihnilkrpoaanioahrknrgovdrkeualieırtelnablknatraarsaimimr,bolibmimbşilvuaialalildeesel,egrkucıamasivısenliakygoeniğlldaeürtnaidkeusirvnuseliisrseaoınşçidonbnisrdyudrdueveiuaeğnaaçledmahuhkiiivnrmaliavlımeduetvfsakreealreieikoamşiznrtllrtiluiaaiıeüşealrntyelnlgr.uetareeKgeemlittlunenhgemmirpekşsedçeitteiktsrediftkuüreakasuititplmalilçeuresmvlsedaştialaermeykiminmmrrşme.iliaetladoıZeiiedsrnnlkariiııavnrriiinğtnnnnaeeeıiı
(hounkeu-ksatoupyGguonvleurğnumneundt)enveetlteemk esevfeerlkikişiksaeylıtve(orinlelyri-oünzceer)ingdiebki iilkkoelnetrr,ohlüemdebvüatmünimkakmânuı
ivdearrmeleekrtiendinir[1e].leKkitşriosneilkvebriillgeir-ibneklgoeruynömnaestiımmesvisztueamtılekrainpsinambıinrdbairibnilegieanltmegarehaoklkmı,avsıenriı
sgoerruekmtilrumsuenkategheteimrilmdeişkoişlailnerayhdaıknklıantmdaa byiürkküemz lsüilsüteğmü evegiirliglielni kbiişligyieletreinsis(iesdimilm, dişoğoulamn
ktairşiihsei,l vaedrrielesregiebrii)şimveyhaakbkeı lkgaeplesraimn ıniddaareinncineleenleebktilreocneikktirs[i2s].teminde saklanmasını ve
yKeinşiisdeelnvekruilllearninılahbuiklmukeisbinoiygueturekkitşirilmikehkatekdkiır,. mBüulkdiuyreutmveifsiekrkiişmisüellkviyeeritleteroinrilgeörri üanlteınndina
hodbbaökvvtateeiataüülrıraernyfyntçdnsiıauüyoişyointvşnkaıkatlllddaeapuıerşreaöımnöikitl,d,ndmıneieğuaeeaednırayfmnlm[aiagk3gir]zaeo;lueflihlntvrenailabiayeneaoitşnimenmrliırpitmimmylrtkaieieedşialamertnkalekyniier,aiaatdmıK6balncoki6deaadelabu9tınğvünrmi8aşıu.ezlutrgeiensunaBsivayturctuoyseudim’ınisntıreslolniuaaıtklyaekrKnakiaimıaştrapialvrah2şpesiadkei8anasmsrıl.amldebdrlaem.elmueendrVH,ğıiammaabeneeldrüaraedrddlihntyleıaaoneeşedünmıstrmeakndliikannakiagivrrçddşaeıKielinliedlçısmğoikııaeşyneskrartlearouiarkyrkiğmrnvkidtımoulelemaamamrndrnrauşiaieiuısakynrşski.nktaıtmoaYalbtKiadlsıraşeiaruararılsnındrenfrmı.aiı,enauanğetlelÇtnaidykganyirueaçoacolır’inelnninrknırişoaalgiytdgmeşlmmeaeateirannrnpaaikbçnidbiılşnaelihaiaadnykorütkıdluöliğykıeessemtzıüşaa-eudetdpdmıdililtnmerıilliajdiiclvdtilkeaaabitlearğealşsrnuneetıliıi
outyogmulaatmikaklaarrıanrınmveekailngiizlimmaleavrzınuıantınçaklıişşmiseal pvreernilseirbiinnekoirliuşnkimnabsıilagçiısaılnmdaanhabkakrıınidleırvdeığriı
sriosrkulmerliunsuonrtuanyafikkroinmmüalskıiyaemt ahçalkanlamrıavketatdicıar.riBsuırlkaarpınsıanmkdoaruTnümrkashı uakrauskınudnadkaikdi emngeevncuint
skaağnluannimgaüsvıebnicrepleroribnl,eimdaorleanriankekleakrştrımonızika oçrıktammadkataedliınr.de bulundurduğu kişisel verilerin
Tgüekvennollioğjiikveggelizişlimlieğlienri sışaığğlıanmdaa kkoannuusnunkdoayuyceutelarrliıngüavrteannceşesfafğalfalyıkıpbseakğlleanytaimsinaedığteızvaet
bkairrşşıelakşitlıdremvaelırihusokruukmtalubluarkı,obnüuydüaknveegriibui ydgüuzelanmleamlaerlıenrınyaçpaıllıdşımğıaaprarşetnırsıilpalcearkintıer.ilişkin
Anahtar Kelimeler: E-devlet, tek seferlik kayıt (only-once) ilkesi, tek durak idare (one-stop
GD*Şaoelıhv,rİeisbrtaannnmbİpueel kÜnAnt)işvıkielroksğietleuss,iiASroasşytıarlmBaiGlimörleevr lEisnisİtsittaünsübuÖl zÜenl iHveurksuitkesDi oHkutokruakPFraokgüraltmesıi,ÖAğvrreunpcaisBi irliği Hukuku Anabilim
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
*eH[3düD]us.rİte.rlygÖiiOğnlirR.CtÜCaarIyntDeısAş:im,hkAtastpnolaskyr:a,//riKoaçriiHcşniiadsbc.eoıklrBzgVKa./ey0Errİ0ialŞ0lime0fİr-SiK0Vn0Eeü0lKiLz2Üeo-2crVn9iui,3vEn3eKmIRr-is5.aşiİ8tUiseL2sısXe,LiElA.HURVnueSkİkrLauiKrlkAeaOFr,RiaÇnRkAaüKUklRtmoeMsrAaiukİASndmYIaKraaeysOHıın,uNeAkvGunik,kRu2a0ErAa1nS,0aİT,buisl.rimh8a5Dn. aKlı,itkaabmeivl1ei2,.t-u12r40kK1o8ags,lıums@.2h60b22v1;.
27291
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
TÜRKOĞLU ÜSTÜN ; E-Devlette Kişisel Verilerin Korunması: Riskler ve Güvenceler
Personal Data Protection in E-Government: Risks and
Safeguards
Kamile Türkoğlu Üstün*
ABSTRACT
E-government, which refers to the realization of the state’s relations and procedures with
citizens, legal entities and other subjects of administrative law in electronic environment
with the help of information and communication technologies, has an indispensable
position in the functioning of the administration in many countries. E-government
enables both citizen-administration communication and relations within and between
administrations to be realized electronically. While e-government speeds up and
simplifies administrative functioning and even improves the citizen-administration
relationship, it also increases the amount and scope of personal data processed by
the state, thus increasing the risk of becoming a surveillance society. Considering the
breadth of the field of activity of the administration and the scope and size of the data it
holds, it raises the question of whether these data are kept securely in electronic media
and to what extent they can be transmitted and used between administrations. Indeed,
the digital environment poses more threats in terms of data security than the physical
environment and makes it easier to store, record and transmit data. Moreover, the
principles of one-stop government and only-once principles adopted in the provision of
e-government services require both the integration of the electronic data management
systems of all public administrations and the storage and reuse of information (such as
name, date of birth, address) or documents about individuals that have been entered
into the system once in the electronic system of the administration. This creates the
impression that personal data are stored and circulated in a large and complex network
within the administration’s own information system. Although all data processing
activities carried out by the administration are subject to the Law No. 6698 on the
Protection of Personal Data, the exceptional cases to which this law does not apply are
broadened both by referring to the provisions of other laws and by enumerating them
in Article 28 of the Law, which excludes many administrative activities from the scope
of the law. In this study, it is aimed to reveal the risks that e-government applications
and the relevant legislation harbor in terms of the protection of personal data. In this
respect, it will be investigated whether the existing legal safeguards in Turkish law
provide sufficient assurances to ensure the security and confidentiality of personal data
held by the administration in electronic environment and which arrangements are made
in this regard in comparative law.
Keywords: E-government, only-once principle, one-stop Government principle
* Dr. Lecturer, Ankara Hacı Bayram Veli University Faculty of Law Administrative Law, kamile.turkoglu@hbv.edu.tr ORCID:
https://orcid.org/0000-0002-2933-582X.
280
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
BloBkilZginÇcairğiınnddeaMİlaghilrieKmiişyinetien İBliişlkginAGlmüancHelaSkokrıuvnelar
Nihan GÜNELİ* Ticari Sır Çatışması
ÖŞeZhrEibTan İpek Aşıkoğlu*
BÖlZok zinciri teknolojisinin ortaya çıkışı, çeşitli sektörlerde verilerin depolanması,
zctpGtzeeiaeanküdzkynnaciâlpiraüorişvbmlkiıoneilrzmüjiibisznnfaeudiicsçnnleıiueariantvinşnkeetlseeiıktnlmkyalhıönnhlacnoeelitrirlehenodtaadijeeşlizamlagglermeaeiretrklisi,airişisbzmlmıkeüinnoiyidtşşcneütaigitukrrieüi.lktvaBvlkyreeeuiıörnnnnginel,döuiennkasnte,itdlmebsşaörneibimrrfendfilarpeeüelfkarinlkkıirtckneataüedddvi,inieasbrgtar.lvemonBerçkanarueyiezşmeditiiitnted,llkciiğeüiliiivurçişkliriyenbkivgmoilhauniyağıilzttuiaüenlmetamrledeugaiteyyeliylamoolanrilrşzdietıaboeecnçalnlımmikltkaetıaüılrmkeş,skntrıyııe,ionratbo.ldipollmBoaaajnnuiyke,
şgeeftfiarfmlıkişvoelddeuğğiuşmbeizlgliik,vgeizalillgikı hilaeklianrsıannınlavrıe bguerçidereçebvıeradkemmaakhtaredmır.iyGeteirnçkeokrteunnmdeasbınildgai
bçaağzıınzdoarlubkülyaürkyavreartimhaakctiamd,ır.hBızuvme açkeaşlietdliek, bölzoekllizkinlecriiryileveagniızllmiliakktaaravseınddeavkibkiarrbmeallşeıkk
iolliaşkrainkinçalkışaıprksaemn;laı ybniırzaamnaalnizdia isnusnaunlmhaaykattaı,nımn hevecruntokytaassaınl ddaüezteknisleinmi eglöesr,tertmekenkotleodjiirk.
gBeilligşim, ebleelrlevke pvoetaanlgsiıy, eilnçsöaznülımğılnervaarralşığtıırnıdlmanakittaibdaırr.eBnlohkerziznacmirai,nkiimlgliikçleekriicbiilbinirmkeoynenu
toalrmafulşatruar.raİsnınsadnalıgğüıvnenbleilvleekveürizmerliinieşleamnllaermi lkaonldaıyrlmaşatırçmabaaplaortıanssüiyreerlikneen,satheikpngoelloijşimniinş
vyeariattmabışanolladruığoulabruakdedveğbeerlelenğdiinrilçmaleıkşmteadirp.reBnlsoikbi,zisnocniruiçninvegvüevreinülirğeitnmi edesisstteekmleiynein
eanlaöşnılemmalsiı iusnesvuerr,isşieifşflaefnlıeğnıdiılrg:ilbi lkoikşilezirnecbiirrinheakeorlişairmaki teoslaisnedbilrmeyişletirr,. Kblioşkisezlivnecririlienrdine
gkeorrçuenkmleaşstiırailleannınişdleambilereryinlergeeçtemsişsinedi ilgmörişünhtaüklleayrevbeilivr.erBi usoşreufmfalfulılkarıhneasagpetivreilrmebiişliorliağni
ayrütkırüımrkleünlü, kölzeerl,libkilreeyklieşriisnelkvişeirsielelrvinersilöezrinkoknoursuunmoladsuı ğaulandıunrduamkilatredmaegl ieznlisltiğrüimteahnlliakreıyneı
aotlaubşitlumrmekatketdaidrı.r.MBaihrreeymleiryeettahnaınkmkııştüomlandühnaykaldara, tialgniılni akniştieyme evlebririşinlesmane hfaaklkiyıdeıtrinvine
bhulokkukzainucyirgiudneludğauhniul doelmneatklemüzeerveehkeirşistüelrlvüerteilkenrioülozjeikrinildeerkleimkeodnetrokloürudnevmaamsı ibmükyâünkı
övneremmektaeşdıimr[1a].kKtaidşıirs.elMvearhirlerminiykeotruvnemşaesfıfamfleıkvzuaaratısıknadpasamhaısnsdaas bbiligri adlemnagehakukrı,mvaekri,
sdoijriutaml lçuasğudnaa bgierteiyrillemriinş omlaanhraeymdıinyelattmhaakylaürkınüamslaüylügğı ügövseteirlgiriklieknişbilyoektezsinisceirdinilimnişçeoşliatlni
kaliaşnislealrdvaereitlekrien ebriirşşimekihladkekkıukllaapnsıalambıinlmdaesininciesleanğleabmilaekceikçtiinr[ç2]o. k önemlidir. Dijital çağda
gizliliğin artan önemi ışığında, bu makalede blok zinciri teknolojisi ile ilgili gelişen
hKuişkiusekli vçeerriçleevrien ihnuckeuleknimboeykutet,ubklioşkilizkinhcaikrkinı,dme üvlekriiyesot rvuemfilkursiumnüulnkityeestptietiorvieleirligaillitınkdişai
htaarktılşaırlınrkınenk[3u];llvaenrıimişılneamielimşkeitnotdlaerğıevrleebnudiarlmanedleargyealpişıtlimrialmktiaş ovleanblaolkgozriintmcirailatrekisneotliocjaisri
hilaeymatatharöenmemiyelitibniruryeukmableutbairracşeı koilladreakbüdteüğnelreleştnirdiilrmilmesei ksatevduinr.uYlmenaiketkaodnıro. minin yapı taşı
obdKAülünVanyanKüyhvKaktade,rraöGi,ndKeeeanemnllegilmeoVntreaielotşermıpirm:tKaialbmoaklrroatuıkalnmddzıvüarin.ezTecBüivyrzeudiü,reiğmkyüiaaşa,plrhGesaramrDemlmaePndRimmya.eaetd,taaokmtilkşaaiirsçşıelinlısıeynvleorkğviouleernrrui,synikamitşiıaşirslsıeemıl,nlevtaanerrcıiniklreliyreşaiirnnpbiıknladokıröğıumzınedımlniljidaiktasalınel,
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
*8[H32Aü]8vs8İue;lkygnaiigntlu,i nİCtseatalarinnt@ıbAşgumuklnasBeoliallyigrh,iuiKÜçkiinuşnkiivs.beceroklsmziVtK.e)esErİiilŞÖliefİzrSeiKnlEHüKLzueokcrVuiuk,EnDKmIRoi.aşkİUisLtsıoe,LrElAaURVPneSrkİorLaigKrlrAeaaOr,mRiÇnRıAaÖKUkRğmoMrrAeaunkASncimYIsKiaa, yOsOıınR,NeCAvGIniD,kR2an0Eroa1.:S,0hİT,ttusp.rsh8:/a5/no. rcKidit.oarbge/v01i02,0-1294-00K108a0s,7ım-s4.826022251-;
2821
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
GÜNELİ ; Blok Zincirinde Mahremiyete İlişkin Güncel Sorunlar
Current Issues Of Privacy In The Block Chain
ABSTRACT
The emergence of blockchain technology has led to a paradigm shift in how data is
stored, shared and managed across various industries. The promise of enhanced
security, transparency and efficiency in transactions has made blockchain an attractive
option for applications ranging from finance to supply chain management. However,
transparency and immutability, which are the key attributes of blockchain, pose some
challenges in protecting privacy rights and, in this context, privacy. This article provides
a comprehensive analysis of the complex relationship between blockchain and privacy,
exploring existing legal regulations, technological developments and potential solutions.
Blockchain is considered as advanced databases that have the potential to facilitate
secure and efficient transactions between unknown parties. The most important element
supporting the security of the blockchain is its transparency: individuals with access to
the blockchain can view the history of transactions performed on the blockchain. While
this transparency increases accountability, it can compromise privacy, especially where
personal data is involved. The right to privacy is a fundamental human right recognized
around the world and its protection is crucial in any technological advancement,
including blockchain. Striking a delicate balance between privacy and transparency is
crucial to ensure that blockchain can be used effectively in various fields while respecting
the privacy rights of individuals in the digital age. In light of the increasing importance
of privacy in the digital age, this article examines the evolving legal framework regarding
blockchain technology, assesses the identification of data controllers and the exercise of
data subject rights in blockchain, and argues for a harmonious integration of blockchain
technology and privacy.
Keywords: blokchain, privacy, personal data, personal data protection, KVKK, General
Data Protection Regulation, GDPR.
282
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
BilİgsipÇatağHınakdkaıİvlgeiKliiKşisişeilnVinerBilielrgiinAKlmorauHnmakaksı ve
Nilüfer BORAN GÜNEYSU* Ticari Sır Çatışması
ÖŞeZhrEibTan İpek Aşıkoğlu*
İÖspZat hakkı, yargısal temel haklardan biridir (İspat hakkına ilişkin ayrıntılı bilgi için
yb3iztGdeea6küddkr.znagiâ.marüıAlisvmakaıtenhdazümaldbizankeudyacks,leiiuıhPrnativaendktkekeiıakcnlkAklaıınhinvvccoerıeaitrluheoiaapzazjdşibazlaUaliemarlİrsenrdiû,taseelisba,llıeiüneCnlriydtn.iHeüşaIetikIaimel,kdktvslkleee.haiern1ragidıe5,köin8nkSlsm7eıötdesziveörnllsedmreeidş.lby;emüeaaÇkrnhğeiticnelsufüatditiinnin,isritkstan.ıea.lnBırm3d6anu1yı.eereist.vmitiddİ,kisale.üip)edvç.iabdlrİtebuiesmohpshniyaaıuinztkunüdlkthareldıeuag,itkdkeisykmükolaiıazmşz,dteeıAeeucnnnaıntlltelaaebıtnnüryki,erkmannysevoaaatal’iaspnomkıdanıjıniiyeaıl,
tgaelteiprmhiaşkoklıdouğlaurabkiltgainıvme laanlgmı aikletaidnısran(Tlaorrıamgearnid, es.b1ır4a9k3m).aİkstpaadtır.haGkekrıç, eHktueknukdeUbsiulglüi
Mçauğıhnadkaembüeyleürki Kvaenriunhaucdimön, ehmızinvdeeçbeişliintleikn öbzirelkliakvlrearmiyleolmanaılkmlaakbtiarlivketedielkv dbeifra,be6l1l0ek0
soalayrılaıkHçuaklıuşıkrkMenu;haaykneımzealmerainKdaaninusnaun ihleayaaçtııknçıan dhüerzennolketmaseınadltaıneatkaislıinnmi gıöştsıtre. rKmaenkutend’uinr.
“Bİislpgai,t Hbealklekkı” vbeaşalılğgıın, ıitnasşaıynalınğı1n89v.amrlıağdıdnedsainneitgiböarere; ntarhaeflrarz,akmananunidlgaibçeelikritcilienbisrükreonvue
uolsmulueşutuyrg. uİnnsoalnalrıağkınispbaetllhekakküıznearinsaehiapntliar.mİllganildi ımrmaaddçeanbinaladreıvasmürıenrdkaeni,sptaetknhoaklokjıinnıinn
iysatirsantmalıaşrıolgdöusğteuriblmu idşteivr. bHelulekğuiknî çdailnışlmenailmpreenhsiabkik, ısnoanuilçişvkeinve2r7i. ümreatmddeensisntemikinicni
faınklraaşsıılnmınas(ıbi)sebevnedriisdi eişillegnileilnerilignihliukkişuikleîrdeinbliernhialmk oelhaarakkkıtnesınisbeidriulmnsiuştriur.oKlaişriaske,lavçeıkrillaemrina
vkeoriusnpmatahsıakalkaınnıandsahbiipreoylldeurekltaersıinsıedüilzmenişlehmakelkatredvier.vAerni asyoarsuamMlualahrkıneamgeesitir0i7lm.0i9ş.2o0l2an1
tyaürkihüimndlüelüvkelredri,ğbiibreiryelyesrienl bkiaşşivsuelruvekrailrearriınndkoa,ruknumllansıdaığlaı ncıenpdateklietfeomnuenl aenesştirütamrafnılnadrıannı
yoülukşlteunremnackatsaudsıry. aBzıilrıemylaeraecıtlaınğınylma ıtşümolaknişihsaekl vlaerr,ilielrgiinlinkeişleiygeeçvierirlimişelseimveekfualalalinyıelmtinaisnı
hualkinukdae ukyişgisuenlluveğruinleuridneknoertluenmmeavseı hkaişkiksıenlıvneirhillearlieüdzieldriğnidneekikakroanrtrvoelrümdişetviram(Biamşvkuârnuı
Nveor.m2e0k1t8e/d3i0r[21]9.6K, 0iş7is.0e9l.v2e0r2i1le,rRinGk, o1r4u.1n0m.2a0s2ı 1m, eSv. 3zu16at2ı8k)a. pKsiaşimseılnVdaerbilielgri KalomruamhakKkuı,rvueluri,
s2oKruamsılmusu2n0a21gettairriilhmliişkoarlaanrınayddaıntalantımğıanyrüeksümmî lbüelülgğeüdveesialhgtielicikliişkiyseuçteusnisdaendilmmaihş koûlamn
kedişiilsdeilğivebriillgeirseineeridşiimlekhçaekskinıdkeapysearmvıenrdilaminescienlie,nteabniılğeıcnekktiişr[i2s]e. l verilerinin ihlali olarak
değerlendirmiş ve avukatı 75 bin lira idarî para cezasına mahkûm etmiştir. Bu iki karar,
kKiişşiisseellvveerriilleerriinn hkuokruunkmi baosyı uhtuakkkiışiilliek hisapkaktı,hmaküklkı iayreatsvınedfaikrdiemngüelkniiynetntaesoılrilkeurriuallatıcnadğaı
ktaorntıuşısluırnkdean[t3a];rvtıeşrmi iaşllaermı beemraebteortlinardıevgeebtuirmalaenkdteadgire.liştirilmiş olan algoritmalar ise ticari
hayatta önemli bir rekabet aracı olarak değerlendirilmektedir. Yeni ekonominin yapı taşı
odAkolünarnanuyhnvatmaderraai,dsKıeaenllgiemonreilotemprt:ailmİasrpaılantdvühezaekvykedıre,i hyuarkaurklaîndminaleanmilamçleı yhoağkukın, ykaiştiısrıeml lvaerrıin, ykaişpisıledlığveı rdiilejirtianl
işleme metotlarının korunması, tacirler bakımından
büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda da kişisel verisi işlenen kişinin özellikle
otomatik karar mekanizmalarının çalışma prensibine ilişkin bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
*O[H3Drü]csoiİedçly.gIiDdinl:irh.C,ttaAtaprnntsıa:Aş/d/mokoralsucoliadyÜr.,oniKriçvgiie/şn0riss0bie0tkel0sz-ViK0.eH0Erİ0uilŞ2lkie-fİu3rSkiK2n6EFü8KaLz-k3eoü3crVl3iut,e1Ens.KmiIRMi.aşİUiseLsıde,LEelAnURVîneSUkİrLasiKûrlAealOr,vRiÇenRAİacKUkrRmaoM-rAİaufklASnâsmYIKHaayusOııkn,uNeAkvGuni,kAR2an0Eraa1bS,0iİlT,imus.rhD8a5anl.ı,Knbitoarbaenv@1i2,a-n12a40dK1o8alus,ı.mesd.2u60.22tr1;.
28231
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BORAN GÜNEYSU ; İspat Hakkı ve Kişisel Verilerin Korunması
Right Of Proof And Protection Of Personal Data
ABSTRACT
The right of proof is one of the fundamental judicial rights (For detailed information
on the right of proof, see Atalay, Pekcanıtez Usûl, C. II, p. 1587 et seq.; Çifti, p. 31 et
seq.). The right of proof is closely linked to the right to a fair trial and the right to access
to justice as set out in Article 36 of the Constitution and Article 6 of the European
Convention on Human Rights. The right of proof is defined as the right to obtain or
substitute admissible evidence of a concrete factual claim and to demand that it be taken
into account (Toraman, p. 1493). Although the right of proof was a well-known concept
during the Code of Civil Procedure, it was explicitly regulated for the first time under
the Code of Civil Procedure No. 6100. According to Article 189 of the Law titled “Right
of Proof ”, the parties have the right of proof in accordance with the time and procedure
specified in the law. In the continuation of the article, exceptions to the right of proof are
indicated. Paragraph (b) of the second paragraph of Article 27 on the right to be heard
regulates that those concerned have the right to explanation and proof as an element
of the right to be heard. In its individual application decision dated 07.09.2021, the
Constitutional Court ruled that the right to protection of personal data was violated,
when all personal data was obtained and used through spyware installed on the mobile
phone used by the spouse (Application No. 2018/30296, 07.09.2021, OG, 14.10.2021, S.
31628). In the decision dated November 2, 2021, the Personal Data Protection Board
considered the inclusion of the information that the witness was convicted of forgery of
official documents in the petition as a violation of the personal data of the witness and
sentenced the lawyer to an administrative fine of 75 thousand Turkish Liras. These two
decisions bring about discussions on how to establish a balance between the right to
protection of personal data and the right of proof.
Keywords: Right of proof, right to be heard, personal data, personal data protection.
284
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KAYNAKÇA
Atalay, Oğuz. Pekcanıtez Usûl Medenî Usûl Hukuku.15. Baskı. İstanbul: On İki levha
Yayıncılık 2017.
Bolayır, N. Hukuk Yargılamasında Delillerin Toplanmasında Tarafların ve Hakimin
Rolü. İstanbul: Vedat Yayıncılık 2014. Konuralp, H. İspat Kurallarının Zorlanan Sınırları.
2. Bası, Ankara: Yetkin Yayınevi 2009.
Çiftçi, Pınar. Medeni Yargılama Hukukunda İspat Hakkı ve Sınırlamaları. Ankara:
Adalet Yayınevi 2018.
Toraman, Barış. Medeni Usul Hukukunda İspat Hakkına Dair Bazı Tespit Ve
Değerlendirmeler. Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ’e Armağan. Dokuz Eylül Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, s. 1483-1523.
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
285
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
286
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
SiberBSuilçgliaÇr aveğıKnidşaisİellgVileirKilieşriinKinorBuilmgiaA: SlmorauşHtuarkmkıavvee Adli
STüriceaçlreirSdıerkÇi Zatoırşlmukaslaır
NŞeuhrrtiebnanÖİZpTekÜARşKık*oğlu*
ÖZET
TGeüknnüomloüjizkdevaekbılilıimcishealzglaerl,işbmüyelüekr vinersia,nnehsanyealetırnina ionltuemrnleuti,püeçkbçooykutkluatykaıdzaıcıblaurl,uynampauyş
ozelmkâakvlea bbuirlluitkte,khnuokloujkiledrüi zileenitnetdikeldeneeynendiölirkdüvnecdüesğaişniakylikdleervirbimeriaübreertiinmddeegnetüirkmetiişmtire.
Cteedzaarihkuzkinuckiurinbianğhlaemr aınşadma ayseınnidsaueçtktüi grlöesrtienrimn eokrtteadyiar.çBıkumeatksıinilaevheızkllaagsieklisşuenç teipklneorilnoijni,
bgieltiişrimmiş soisltdeumğulerbiilgairavceılıağlıgylıailedainsiaşnlelnarmı egseinriedenbeıdraeknmaoklmtaudşırt.urG. erAçyerkıtcean dsueçlbairlıgni
sçoarğuınştduarublümyaüskı vveerkiohvaucşitmur,uhlmızavsıenaçedşaitelitkkiölezreilolilkmlearkiytaledıra.nBılamşkaaktbairviefaddeevylebiyrebneilsluekç
toülarlrearkinçianlıyşaırnkıennd;aasyonrıuzşatumramnadaveinksoavnuhşatuyramtınaıanşhameransoınkdtaaskınudllaanetıklainsinyiengiöystöenrtmemeklteerddire.
oBritlagyi,a bçıekllmekakvtaedaırl.gı, insanlığın varlığından itibaren her zaman ilgi çekici bir konu
Bolimlişuimşturs.istİenmsalnelrıiğnıen kbaerlşlıekveyüazebriinlieşimanlsaimstelamnldeırrimaaraçcaılbığaılyalraı isşülerenreknens,uçtleakrn1 olooljairnaink
ytaanraımtmlaışnaonldsiubğeur sbuuçladreıvn sboeslyleağl ivne eçkaolınşmoma ikpreetnksiliebrii,nsionnyuaçnıvnedavienrsiaünrhetamklearsıiislteekmişiinsienl
avnerlailşeırlimnaksoı risuenvmearissıi, imşlaehnreenmiligyielti khiuşsiulesruenbdirahdaakoolluamraskutzebsiaszeıdeitlkmilieşrtiro. lKmişaikstealdvıer.riSliebreinr
ksuoçrluanrmlaamsıüacladnıenledaiçbinireüyllkeerelertesuilsuesadlildmüizşehnalkemlarelveer vyearpimsoarkutmadlıur.laÜrınlkaemgeitzidrielmTiCş oKl’dana
ybiülkişüimlsüulüçlkalreırg, ibbiiresuyçlelarirnınkyişainsıenldvaerkillaesriiknbkaozrıusnumçlaasrıınaldaanıbnidliaşkimi tyeomluelyleanisştlreünmmaensliahrıanlıi
onliuteşltiukrlmi haakltaodlaır.akBdirüezyelenrlentmaniışntimr.ıÜş loklealnerhaarkalsaırs,ınilıgrillairıkkişailydeıravnersiibişelremsueçlfaaraalilyanetıinndina
huuluksulakraaruaysgı uinş lubğirulinğui denöetnlemçeıkvmeakitşaidsıerl. vBeurilkearpi süazmerdinadTeükirkkioyne’tnrionlüddeevoanmayliamdkığâın2ı
AvevrrmupekatKedoinr[s1e].yKi iSşiibserl vSuerçilSeöriznlekşomruesnim(BasuıdmapeevşztueaStıökzlaepşsmamesıin) döanebmilgli balirmbaehlgaekdkiır,. vSeörzi
ksoornuumsuluSsuönzlaeşgmetei’rdielmkiişşioselalnvearyidleırnilnatkmoaruynümküamsılühluüsğuüsuvnedialgcileizkaimşiyuehatekseims eedsinlme iişlioşklain
dkiüşziseenllevmereilleerrebeurliuşnimmahkatkakdıırk.apsamında incelenebilecektir[2].
KKiişşiisseell vveerriilleerriinn hkourkuunkmi baosyı uhtuuskuisşuilnikdahaAknkaıy, amsüa,lkKiyişeitsevleVfiekrriliemriünlkKioyreut ntemoraislıerKi aanltuınndua,
TtaCrtKışıvlıerkCeMn[K3];’dvaedriüizşelenmleemmeleetroytlaaprıılmveışbtuır.aAlaynrdıcaagiefalidşetireidlmilmişeolildaniraklig,okrliatsmikalsaorriusşetutircmarai
hveaykaotvtauşötnuermmlaiibşliermrelkearbi seitbaerrascuıçolalarrıankmduehğaekrleemndeisriinlmdeeyketetedrisri.zYkeanlimeakkotnaobmuinneindeynalpeıyteanşıi
oölzaenl bvaezrıidueynguelnamopatliamrıanl dgeülzişetyirdielmyeasrai rglearnemkma aekmteadçliır.yAonğucankybautırdıumrluamrınday,aspibıledrığsıudçliajirtıanl
dbosislaoüütioşkrynkumlüyaişnaknatudtmhiarökuua,nsslkeaumıamlsygralaaaosrrtırdaivsmtşaomeımerskaukiolalaniavknnrutomıianzşldatmeurıvsrarai.ekuliaBllvkemrıeuanhrarıiişsknzııimamaşçplşıaeesaztlammaımşseçmaadığskmaaılmnaepyddatıraaockeıtentllaklaasddirirşbeııivnrise.neıednelaildkievllocieişerrkmukisinnkaimkişibaaşiimslsleegı,lnliavetraeanlrcamiriklraealisreşıiihrnnnadbikknaaokkkrıöiıumziinlleeiımlşnlkvidakieayslrnıeei,
sSoibruermlsuusçulnaurınnfiksorirumşütulkruiylmetahsaıklvaerı vkeovtuicşaturirsuılrmlaarısnınındakorkuişnimsealsıvaerrailseırnidnakkiodreunngmenaisnı
shauğsluasnumnadsaı böinrepmrobarlezmedoelanrahkuksuarsşıdmelıizlaleçriınkmealektgaedçıri.rilmesi, kullanılması, saklanması
ThCaeMlklneKro’inldoıinjri.kfaBrgukellınihşomükkteaüldemraleıkşraıiğnrışdnımedkaızişakisaeknlouvrneurmkiloearyeuteiclduişblkairirnlıenrdiüazçrteıaknnmleaşmekeftfalaedfrılrıok.lmBbaaeşkkkllaaenbbtiirisrliiknitfeeadsteiebzyealert
bsuirçlşaerkınildkeovvuerşitusrourulmmalsuılnadrıa, böüzyelülikklveeröinueygçuıklaacmaaklakrıonrıunmçaalıtşemdbairplererni sbipillgeirsianyearillaişrkdian,
dbD*Şiaüellgızh,reiİissbntaaalnynebaİypureel knÜpAnr1işovı3kegro4srği.atleumms,iAaSlraodasrşdytııanrelm,dBaiailGliemövtrlieeeşvrilmkEisnüisiİttnsiüttaüktnseüblesuÖprl ziÜientnlidiH,veeudrksiyuintkaelspDeinıoHlkmautoknrueaksaPiFrraovakgemüraltkmaesa,ıiy,ÖkAdğovrarepunapycailasıBilnaimrmliğaaisHıvnuekıukdeulüAzkneoanbyillmeimyaeynı
135. madde, teknik araçlarla izlemenin düzenlendiği 140. maddedir. Ayrıca örgütlü suçu
s[1o]rMueşstuutrÇmekaikn, aAmvruapcaıyBliarlidğüi Hzeuknulkeunylma Mişugkaizyleisesloi Orulaşrtaukr6m69a8cSıakyoılırKuimşisaeltVeedrbileirriindKeorbuunmkaaspı Ksaamnudnua,
12*nPOF[2SohlrDc]ooöztatrtrztBp.ukeildÖserci:2şkli/tğgm,/i@0rwoi.1“eenawÜ,W8rl2z,Rwymi0ehns.e0usa.ycg1ina,8huoynEa8alıd.BlaekıcRtdYnk.ioudoÜiıgr.nantghrHı”k/.ntd,auobIetknucoruulitkşemeEirdFmxneialnpakmthltüsaiia/loşntdktenaiaksratt.iıialTnCo-üDdanenrazakdnaoti-yafvaaeenyPASaCrröulıyeiztvozsloeiaalsmşdc/MmtuyaoğuetcL’ehuytadaian/w1ka1D0e,0mi2K.elCi0ecaşysis1kbisı7miiHeno,rucn2sbrk.0-kiMu1m1zk06.eaut-.kSap1Ariad9ninnhf.g,adi0nbr7Didal.ie0omW9Se.t2sDar0acazN2hlb3ıto,ue. Otrr,grE’dBcixadriei-smintdtz:iaMn0la0mi0tth0tıee-ş0ltsı0Grt.0a2e1d2n-t5/e,45rL/0a20ul0-c14Di42aa5ntta0oa-,
rttH[ee3ih’rdü]clesiüİeyvmlygaeyiei6nlıein5dC3ltaia3alnernsmtnaıAşyıSşmıötklıızasrKl.oleaaşyrnm, uiKeçn,iilçşnaeiskobeinknlazcVyeK.lelaeErnİrilmŞlviefİearSsiKbnıEeüuyKLyzageonucrlVaniur,EnbiKmluIRei.laşu8İUisnLsTıae,LeEnlAmURvVnmeeSkİurrLaeizKrlsAea2mOr,0Rii1ÇnRo4Aal’KtaUkeRrmoaoMrAknauak“ASnySmYIlaaKnanaaymsOlııOn,ıNşeArvvtGeanim,kbR2uad0Eraka1aSİ,0şrİlTa,eruns9.rehn8Aa5Sğn.uuçsKltaoirstaS2bö0ez1vl41ei’ş2t,me-12Re40seK1is”8maşs,eıîmksG.l2ian60zd22e1e-;
28271
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZTÜRK ; Siber Suçlar ve Kişisel Verileri Koruma: Soruşturma ve Adli Süreçlerdeki Zorluklar
karşımıza çıkmaktadır. Bu koruma tedbirleriyle delil elde edilirken kişisel veriler ve
mahremiyete ilişkin nasıl bir tutum sergileneceği, kişisel verilerin nasıl kullanılacağı ve
saklanacağı çalışma kapsamında ele alınacaktır. Söz konusu düzenlemeler bakımından
sorunlu hususlar da ayrıca incelenecektir. Son olarak siber suçların uluslararası niteliği
gereği bu kapsamda yapılacak adli iş birliği durumunda kişisel verilerin korunması ve
mahremiyetin nasıl korunacağı hususu tartışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: kişisel veri, ceza muhakemesi, koruma tedbiri, delil, siber suç
288
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Cybercrime and Personal Data Protection: Challenges In
Investigation and Judicial Processes
Nurten ÖZTÜRK*
ABSTRACT
As technological and scientific developments have many positive contributions to
human life, they also bring innovation and change in the legal order. In the context of
criminal law, it has enabled new types of crimes to emerge and classical crime types to
be committed through information systems. It also has effects on the investigation and
prosecution of crimes. In other words, in addition to new types of crimes, new methods
used in the investigation and prosecution phase are also emerging.
Cybercrimes, which are defined as crimes committed against or through information
systems1 , have negative effects on human rights, protection of personal data and
privacy as well as social and economic effects. Countries make national regulations to
combat cybercrimes. In our country, in the Turkish Penal Code, in addition to crimes
such as IT crimes, the commission of some classical crimes through IT is regulated as
a qualified case. International cooperation also stands out in the field of cybercrime,
which removes the borders between countries. In this context, the Council of Europe
Convention on Cybercrime (Budapest Convention), which Turkey has also ratified2 , is
an important document. The Convention in question contains provisions on criminal
procedure regarding the protection of personal data.
Regulations on the protection of personal data have been made in the Constitution,
the Law on the Protection of Personal Data, the Turkish Penal Code and the Criminal
Procedure Code. It should also be noted that classical investigation and prosecution
procedures are insufficient in the prosecution of cybercrimes, and therefore, some new
special practices need to be developed. However, the protection, storage or deletion of
personal data to be obtained during the investigation and prosecution of cybercrimes and
the issues regarding the relationship between service providers and judicial authorities
appear as a problem.
The important issue regarding the protection of personal data in the investigation and
prosecution of cybercrimes is the seizure, use and storage of evidence. At this point,
we encounter protection measures. In other words, although there are regulations on
personal data in different provisions of the Criminal Procedure Code, the protection
measures that will especially stand out in the prosecution of cybercrimes are Article
134 regulating the search of computers, computer programs and transcripts, copying
and provisional seizure, Article 135 regulating the location, listening and recording of
correspondence, and Article 140 regulating surveillance with technical means.
* Asst. Prof. Dr., EBYU Faculty of Law Department of Criminal and Criminal Procedure Law, Orcid-id: 0000-0001-5500-4250,
nozturk@erzincan.edu.tr.
1 https://www.unodc.org/documents/data-and-analysis/tocta/10.Cybercrime.pdf, 07.09.2023.
2 The Convention was adopted in 2001. Turkey signed the Convention in Strasbourg on 10 November 2010. The Convention,
which was approved for ratification by Law No. 65I3.3UdaLteUd S22L/4A/2R01A4,RwAasSraItified with reservations
2014 and this decision was publisKheİdŞiİnStEheLOVffiEciaRl GİLazEetRteİonK9OARugUusMt 2A014K. ONGRESİ and decla1r2a-t1io4nKsaosnım82J0u2ly1
289
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ÖZTÜRK ; Siber Suçlar ve Kişisel Verileri Koruma: Soruşturma Ve Adli Süreçlerdeki Zorluklar
In addition, the appointing of the undercover investigator protection measure, which is
regulated to investigate organized crime, also appears within this scope. While obtaining
evidence with these protection measures, how personal data and privacy will be handled,
how personal data will be used and stored will be discussed within the scope of the
study. Problematic issues in terms of these regulations will also be examined. Finally,
due to the international nature of cybercrimes, the issue of how to protect personal data
and privacy in the event of judicial cooperation in this context will be discussed.
Keywords: personal data, criminal procedure, protection measure, evidence, cybercrime
290
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
CoBuilngtieÇrianğgınDdaarkİlPgialtitKerinşsinTinhrBoiulgihAElnmhaanHcaekmkeınvteof
TransparencyTiacnadriDSaırtaÇPartoıştemcatisoın by Design1
SŞeenharibKaOnNİpTeOk ĞALşıUko*ğlu*
AÖBZSTRACT
TGhüendümigiützadl reeaaklmıllıocftiehnazmlairr,rboürsytühkevinertir,icnaecsineesloefrihnuimntaenrnienttie,rüaçctbiooynu, ttlhuoyuagzhıcsıhlaierl,dyeadpbayy
azevkeâil voef abnuolnuyt mteiktnyoalnodjialeprileitlheotreatiokflepneersnudaösirvdeüdnecsüigsnanstaryaitedgeivesr.imAimüornegtimthdeesensttürkateetgimiees
itsedtahreikdzeipnlcoiryimniennhteor faş“admaraksıpnadtateertnksi”g:öisnteterrmfaecketseddier.siBguneedtkitoilechoınzsliadgeeralibşleyn dteisktnoorltoojir,
igmetpiramir,işonolpduuğrpuobseilgoir vine eaflfgecı t,ilteheinasbainllitayrıogf eIrnitdeernbeıtrauksmeraskttoadmıra. kGeesreçlef-kdteirnecdteedbainlgdi
drGiisrooyçaBsneuianllaegieamgfğrnlrlcohnarguraeıoaurotnşetilpsmkm,aışrudstlttatmitnabuçiıevhlaoşeaddrenaDrb.nlliosolıdpüncsaeşıİularyhgıtkndigraatlsüosuokotchekhiavPğneutcnveiernureeccvolese;sheıeearlctğbaseeieroledıs.uygsgicnnriTainıtthsi,uirdhdışolkabrpaeileizncesenetvocpaiginlssioRnmmalusatebetnuienlnt,akoeadgedlnltntihırualyalodğenüsırglrzr.aıcğakzsginyotl.iAeeiivinAnnrpotsvskeiistcnannnaiçratetşçeraaghtn(neileetl“lıexetıdeşrhğGaşragniraEaıanmtmeDinrslyteuliek,daabsaPkirsmna,itopRprıpnoaiöpnrl”athrtnoazıe)teiaiinntevoatnstwkeildinnhshbrldcioıiieneatrroikbUlhnmrursDaflie,iegn,crnEnaniraaiiogsUiaokatyoikglhçhntltntaaLaetleeiaeoumlsbsrassgtSçaawirıreuszaneenlixaaltvrpdedrıarmlveedaoeefmımvirirsfcaelavetasmienetotmaenküksoxilrietrriswiieAşiaselestwtgtitar.ciühnhivkrirtonr.aiedeeer(Kçgtgns“ktleadmöDe,iakrlşegstnaoeiSitvhtasgcdebeAleoiaskrub”lduipmin)bsnsivigrtrotisaeseohercltndkbrpmooittidkeosjleghuiieolusdnnitlerrtnehceisriiiahdruknnneeel.
korunması alanında bireylere tesis edilmiş haklar ve veri sorumlularına getirilmiş olan
TyühkeüDmSlAülüemkler,gbesiraesyltehreinfikrsişt iisnelEvUerlielgerisinlatkiornubnymdaissıtainlacntlıyndaekfiintienmg edlaernksptraütmtearnslaarnındı
iomlupşotusrinmgakatapdrıorh. iBbiitrieoynleoren ttahneıinrmemışpololaynmheanktlwari,thiligniliinkteişrmiyeedviaerryi isşelrevmiceesf.aaHlioyweetivneirn,
ahnukeuxkcaeputyiognunhlausğbueneundceanrevteldemouetvien kthişeisteexl tv, eerxicleluridüinzgerpinradcetkicieksocnotvroerlüeddbeyvatmheiGmDkâPnRı
fvreormmetkhteedpirro[1]h.iKbiitşiiosne.l vTehriislesreienmkionrgulnymleaasvı emsepvrzaucatticı eksapwsiatmhiınndthaebislcgoipaelmoaf hthaekkGı,DvPeRri
svourlunmerlaubsluentaogdeatrirkilpmaitşteorlnasn. aYyedt ıannlaetmxaamyiünkaütimonlüolüfğtühevGe iDlgPiRli kreişvieyaelstetshiast,edailtlhmoiuş gohlaint
kdioşeissenlovteerixlperreesesrlyişirmefehraeknkcıekdaaprskampaıtntderanisn,cfeolremnesbailcercueckitairl[2p].art of the legal framework
regulating these manipulative practices, through many of its provisions. This study
dKeilşvieseslivnetoriltehreinphouteknutkiai lbofyuthtue kGişDilPikR’hsapkrkinı,cmipülelks ioyfetrvaenfsipkarriemncüylkaiynedt dteaotarilperoi taelctıtniodna
btayrtdışeısliıgrkne, na[m3];ovnegritihşelepmroevmiseiotontslarreıgvuelabtuinaglatnhdeaugseloişftidrailrmk ipşaotltaenrnaslgwoirtihtmreaglar disteotidcaatrai
hparoycaettsasiönnge,maslipblairurseibklaebreetmareadciıeos ltaorathkeddeeğsetrrluecntdivireilamspekectetsdiorf. Ydaernki epkaottneornmsi.nIitncaylalspıfotarşaı
obrlaonadveerriudnedneernstoanptdiminaglodfützreayndspeayraernacrylaannmdaaammpalçifliıeydouğsuenoyfadtıartıamplarorıtnecytaiopnıldbıyğıddesijiigtnal.
dTühneysatudday, ailmgosrtiotmfoaslaterrına nvueavnecreidiuşlnedmeerstmanetdoitnlagroınf ıtnhekfoorcuunsmedasleı,gitsalcatiriolenr sbuarkroımunınddinang
bdüarykükpaöttneernms wtaişthıminakthtaedEırU. ’sBgurokwaipnsgamdidgaitadlalegkaişl ilsaenldsvcearpisei. işlenen kişinin özellikle
oKteoymwaotridks:kDaraarrkmpaetktaernnizsm, traalanrsıpnaınrençacylı,şdmaatapprreontseicbtiinone bilyişdkeisnigbni,lgGiDaPlmR,aDhSaAkk. ı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sağlanması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
*PrTohtiescstiuodny Risecgounldauticotend”,wIinthtetrhneastuipopnoarltDofaTtaÜPBİrTivAaKcy22L1a4w-A, .2017, s. 16-19.
Vt1[Hr3R.iüs]OeistsİeRielnygCagiriInlcRDihCe:tsAa0aer0snats0rıiAcş0shmt-ka0enas0r,tol0,aUy2Sr-,no4iKicv1çiei4iaşnr4lis-sSib0tecy6kli4ezoVn9K.fe.cOEreİisslŞllieUofİr,SniKNniEvüoeKLrzrweosicreVtiygu,iEnoaKmnfIRi.AaRşİUisneLsıske,LeEalAarUrRaVnc,eShkİFrLaaCiKrlcAeeaunOr,lRittÇneyRrAaoKUfkfoRmoLrMrAaCauwkAoSn,mmYIDKpaaeuypsOtııaen,rNretAsmvGanien,knRd2at0ErLoa1afS,w0IİTn., Efusom.rrh8maa5ianl.:tisKoennitaaa.nkbodenvT1tioe2,cg-12hlu4n0@Ko1la8aoss,gbımysu..L2e60da22wu1;..
2921
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
292
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
BilgYi üÇzaTğıanndıma İalgTielki nKoişloinjiilnerBi ivlegiMAalmhraemHiaykekt ı ve
Sertel ŞIRACI* Ticari Sır Çatışması
ÖŞeZhrEibTan İpek Aşıkoğlu*
GÖeZçmişte sinema filmlerine konu olup içselleştirdiğimiz kullanımlar, bugün gerçek
erdhtzGeedeeaüdhkyiynacbâaüirüetitvzbmrkaeeityzüaugobinznöymudıgcrmleeuiuertaatlbirankittimreikeınlkkklaöınnhiyzşcoeoaeiirslllhoogelaiajlejkşiizçvllalleeieemarrrrrriiiii,ladnmiosbiliırreünin.tşyadKttbeüiyariitakşy.ieikoMçstvlkmeıeekliarneaVhgietr,örertnneiırsklemitdmlesenörinraymrieitldeıelKetüelvikironneğitrcneibueüdhuniminasrötiaç.aezznoBrKeoaknululyleakieritkbieutd,liksmeleüiimrşvçiuitleriienbiğslmeuoiihyniıktiçzeuiiü2lkmntar0lneul2gioitl1ğegiylmo’liidailjtşziediaelıkeynecninraıışldmtyiaetneıürkmlni,aknnynleobaaamtlidipyormıaıaijğrsilyetıiı,
vgeeytiarmdioşğoruldlaunğmu ablıidlgıri. vYeüzalgtaıniılme aintseaknnlaorlıojgiseirniddee eblıdraekemdailketnadiınr.saGneryçüezkütengödrüenbtüilsgüi
üçazğerıninddaebçüeyşiütkli nvoekritahlaarcıimin,cehlıezr vvee eçledşeiteldikileönzevlelirkilleerrdiyelnebainlgıilsmayaakrtayavzeılıdmevlarbıiarrbaceılllıeğkı
iollearbaikr şçaablılşoınrkoelnu;şatuyrnuılzuarm. Ealnddeaeidnislaenn hkaaylıaptıdnaınvheerri ntaobkatnasınınddaakietkkiişsiilneriegöaisttebrimyoemkteetdriirk.
şBaiblgloi,nlbaerllileekkvareşıalalgştıı,rıilnasraanklıbğiırneşvleaşrmlığeınadraannıri.tibaren her zaman ilgi çekici bir konu
olmuştur. İnsanlığın bellek üzerine anlamlandırma çabaları sürerken, teknolojinin
Gyaürvaetnmliıkş toelddbuiğrlueribnuindeenv übsetlsleeğviiynedçealoışldmuağuprheanvsaibliim, asnolnaurçınavegirvieşrvieüçrıektımş eişlseimstleemrinindien,
caenzlaaşılimnfaaszı iskeuvreurmisliairşılneanengiirlgişilleirkdieş,ilecreepbirşhuabkeolbaarankkatecsıliısğeınddilamişmtiür.şKteirşiiseklimvelriiğlienriinn
tkaonrıumnmlanasmı aaslaınndınad, açabliırşeaynllearreıntemsiseseadiitlmakiişbhinadkela, rkvaemvuesrail saolraunmdalurlaekrılnaamgegtöirsitlemriimş ionldane
bakkkvyohluooielüuarurnlkklnalmşmüuuaytıunmkealgoarkaırilmlşltktmümtmueeiladkytüaukaiiçgkknsşrteuatıt[l1ahuednva].drırıerl,r.rKuıts.rbbmAğıliuizBaşurpalriensaipsk.ryirueÖtlseılealtyeaedzdvrlhymeeeıieılrannrrlr.ikeieitnUkklkteeliltsıkteşearnümiirmnansdraıkeeeyaenkkklınmloylvvliaiıçrüeıe-iuştirlRrnengkiüloulimieketlşlsüfiuraiyoaiklslnnasenleiaınşllskhnaimanvoarFdvdikeeraıanuğvralcşainızeıelyrnsemuIl,üiiDrdansziiattalisıegütndaıamkizasnlaaaeivkellıprtaaemikkıssrnnniaaılaıdşdedmnidertayadeikaırenonkaipkuldntvmkeieyaoeoksgtlarbpenouçsiimitjıolltriaigssiokşenmieilllngbedüaaeiümeelnndmbnngesekic,eatyvueHlrfliüalhaelşlogmmtaaakileklnrluialakiiyiınlcmnşmıleimla,dltaknıeivarnenârıı’edymıininrnnnaeıiı
skDyoüiaşrzinustımeaşltnlauvıymseıurnainlteaöernkgeüneetnorieriloşilijgmmiesiilnşehniaokklpakuneıllkkaanayçpıdomsıknaımlndadtıomnasdyyaaaoydilünagkcöeyüslemteernlrleüeişclbiiükibğleiüicrçevtdikeahtviairalt[gd2]io.ılrli.ukMşiuşerisykaeeintte,askKiisbişieidskeiollnmVuiseşuroinlledarnai
KKoişriusemlaveKruilreurilnu hduaksuokni btüokyeuttiucikyeişihliizkmhaetkkvıe,rmenülişklieytemt evleerfiakçrıismınüdlakniymetetşerourikleurlilaanltıımndına
staınrtıırşlıalrırınkeı nb[e3]l;irvleemri iişştlierm. Feamkaettioltglialriıtevkenbouloajliannidnakguelllaişntıimrilmaliaşnoı loankaadlgaorrgietmniaşltairr kisieottiecladrei
hmaüyşattetraiömneemmlinbuinriryeektianbdeetnaramcıaorklaertatek dfıerğsaetrleünrdüinrilömneekrtmedeiyre. Ykeandi aerkohneormgiünnin yyeanpiı tbaşirı
oulyagnuvlaemriadeanlaennı oolpatriamkakladrüşızmeyızdaeçyıkarmaralkatnamdıar.aBmuagçildı eyroeğkuanrtyaantıkruımllalanrıımn yoarpanılıdnığaıpdairjaitlaell
odsbusİoleoüütlygaobrgnyirumenuüyambçlkakaiadbyltmtiualiöekers,manuşgkleaneaeeamlkrullgriinahşolmtdrtarfiaiekreimtşkimvaılvrmemzşieakuıralmeaöaaıkkntzrküttıgiaeolnkzükdnrmairuıvpyrvlamü.esealaktazBavmlgrhceıeueaınrırçekyıiikdnallbaimaıkşşirçplllııeaiaesnnkvlşamdıçıtemşmealemidtdilvkimaacareaa.byeplrdmaatiraozesbatenılsiknraslıliiinrandşbıraineçiısnınseanrieılnzanğokimvlkmnoieoşürirekmuridnusinaninvmhgmeibaeaşrilallisleiesgıiş,nşıotiliearetraaanrmilcacnmisieıklrıealdinserşüdadihrrnaeaaebikkkrcnaitikimkdoıötıeelamzianrlkeneeıgtlndlaebvidddnkaeaüıilzrrnnetiı.
sBaeğnlzaenrmuaysgı ubliarmpraolabrldema boilraeryalkerkinarşfıimzikızsaelçınkimtelaiktlaedriınr.i kullanmak suretiyle uygulanan
biyometrik yöntemlerde makul amaç ile orantılı ve ölçülü bir şekilde davranılması
Tgeerkenkomloejkiktedgier.lişÖmzeelledre ıişlıgğilıindkaişiknainnubnirkeoyyseulcufalyadrıansıavrteayna şgeefnfaeflldıke kbaemkluensatilsifnaeydtaenzıant
bsöirz şkeokniludseuvoelrmi saodrıuğmı dluulraurım, blaürydüak, kviemriliukykgaurltaımilaelakriımnılnikçadloışğmrualapmreansgiipbliereisnkei iklilşaksiikn
vy*DŞöeaelnıöh,rtzİiesbetmaalnnliblİkepuellrekÜirnAniişnvuıkeiyronsgğitlvueues,liAarSinroatmsşaytıbaralmasBnaıiGlısinmuöralreeevrgltEiiisrnyiisİlltsemitt,aünsebübmiuÖrleezÜeysnliliHevveruerkisniuiştkelöseDiznoHekmultoknreuakmitPFereaolksigküiraltdtmeeasıioh,ÖAlağavrunreunypcbgaisiuBiyinorlmioğileuHtpurk,ikutkeuvmeArenilalbheilraiimknvine
özgürlükleri korunması adına daha isabetli bir yol olacaktır. Yüz tanıma verileri doğrudan
k[1i]şMineisnut öÇzekeiln,hAavyruaptıanBıirvlieği bHiurkeuykuoyllamMauknaiyteesleilği iOnlairiafka6d6e98eStatiyğıliı KiçişiinselkVeeyriflie,riön lKçoürsuünmz,asgıeKraenkusniuz,
bOicyaokm20e1t8r,isk. 8u8 ygulamalar ile müdahale edilmesine hukuk düzeni izin vermemektedir.
Bs[FP2arli]ooğyrtBleiodacimlitng,ioime“naWtlarRmhisekayıghuvvaaleaekRtrkiioikıglnneohı”nrtr, uIyetnornaitşesEmiramxnlapaahltsraiaıodnknakgaatıinilnobDdnkiaanaogtayfaenyPArrearuıikktvooalllmidacuynahğtLaeuaadnnlwlaeDz,iro2eldi0crşi1keus7iinno,inlslbgu.-kM1izlv6.ia-ekS1kia9knin.gaşdimrnDaiuoWnessaacrNhğıztoleaıtrğ,sEıBı,xrdkiesnaıtştmiıMnnuidtthtgaeelüsGvtvaeeedynnte,alrLiağudl ciiDniğaaientnora
0*H[30Aü]0vs2.İ,e-l1yBg5iainl6hi0çC-tea5şar4enth4ıA6şirmkÜasnolaiyvr,eriKçsiiitşneissbiekBl ziVlK.ieşEirİmilŞliefİHrSiKunEküuKLzkeoucrViuY,EnüKmkIRsi.aşeİUiksLsıe,LLElAiUsRVanneSkİsrLaiKPrlAearOro,RigÇnRrAaaKUmkRmoıMrAÖaukASğnrmYIeKtaaiymsOıın,GNeAövGnrie,kRv2al0iErsa1iS,,0sİT,eurst.reh8l.a5sni.raKcii@tasbche-v1lie2,g-a12l40.cK1o8ams,ı,ms0.026002201-;
29231
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ŞIRACI ; Yüz Tanıma Teknolojileri ve Mahremiyet
hallerde açık rıza ile işlenmesinden sonra, verilerin saklanması ve kontrol edilmesi
açısından kişilerin zarara uğramaması, özel hayatlarına müdahale edilmemesinin
temin edilmesi yükümlülüğü tamamen veri sorumlularının üzerindedir. Uygulama
geliştiricileri açısından ilgili kişiler verilerin bireye ait kullanım alanında bırakılması da
ticari kullanımlar açısından bir çözümdür. Yine özellikle ticari kullanımlarda anonim
veri kavramının netleştirilmesi gereklidir. Veri sorumluları kişisel verilerin korunması
hukuku kurallarına ne kadar yüksek seviyede uygun davranırlarsa, o oranda hak ihlali
görülme ve kişisel - kamusal zarara uğrama ihtimali azalacaktır. Diğer yandan tasarımdan
itibaren mahremiyet ilkelerinin uygulanması bireylere karşı ihtimalleri engellerken veri
sorumlusu tarafında daha başlangıçta mali kayıpların önüne geçilmiş olacaktır.
Anahtar Sözcükler: Kişisel Veri, Özel Nitelikli Kişisel Veri, Biyometrik Veri, Yüz Tanıma,
Açık Rıza
294
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Face Recognition Technologies and Privacy
ABSTRACT
The uses that we have internalized as the subject of movies in the past have been put into
practice in real life today. One of the technologies where privacy intersects the most is
facial recognition technologies. According to the guidance published by the Personal
Data Protection Authority in 2021, in order for personal data to have biometric features,
the distinctive biometric features of the relevant person must be revealed and his/her
identity must be identified or verified with these features. In facial recognition technology,
various points are examined on the human face image obtained and a template is created
from the obtained data through computer software. The resulting pattern is compared
with the biometric templates of people in the database and a match is sought.
They are used for entry and exit transactions at airports where security measures are
at the highest level, for entrances to penal institutions, for customer identification in
mobile branch banking, for monitoring employees’ working hours, and for advertising
in public spaces. Its usage area is increasing, especially as the use of facial recognition
technology in smartphones has become easier and this system is always at the disposal
of the relevant person. It has been the subject of many current developments, from the
detection of soldiers in the Ukraine-Russia war to the system used by a supermarket
in the Netherlands to identify thieves. The FaceID case against Apple is also a guiding
case in the use of facial recognition technology by application developers. While there
is established jurisprudence in many files brought before the Council of State regarding
overtime tracking, the KVK Board has also determined the limits of legitimate use for
businesses serving the end consumer. However, the usage area of the relevant technology
is so wide that it emerges as a new application area every day, from customer satisfaction
in hotels to offering special offers in supermarkets. In parallel with this increasing usage
rate, the rate of conscious or unconscious interference with fundamental rights and
freedoms is also increasing. Interestingly, although some applications with an overly
protective approach and sometimes an anonymous data processing process are outside
the scope of the legislation, their development is abandoned due to hesitation on the
part of the developers.
In similar applications, biometric methods applied by using the physical characteristics
of individuals must be acted in a proportionate and proportionate manner with a
reasonable purpose. In cases where the individual benefit of the person concerned in
particular or the public benefit in general is not in question, the private biometric data
and characteristics of individuals should not be entered into the database and processed
by applying old classical methods such as identity verification with an ID card. Since
facial recognition data directly expresses the person’s private life and his/her nature of
being an individual, the legal order does not allow intervention with arbitrary, excessive
and unnecessary biometric applications. After biometric data is processed without the
consent of the relevant person in cases where it is required by law and necessary to ensure
and protect public health and public security, or in other cases with express consent, the
obligation to ensure that people are not harmed and their private lives are not interfered
with in terms of storing and contIr.oUllLinUgSLthAeRdAaRtAa SisI entirely the responsibility of the
12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
295
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
ŞIRACI ; Yüz Tanıma Teknolojileri ve Mahremiyet
data controllers. For application developers, leaving the data under the control of the
individual is also a solution for commercial uses. Again, the concept of anonymous data
needs to be clarified, especially in commercial uses. The more data controllers comply
with the rules of personal data protection law, the less likely there will be a violation of
rights and the possibility of personal or public harm. On the other hand, while applying
privacy principles from design will prevent possible risks against individuals, financial
losses on the part of the data controller will be prevented from the very beginning.
Keywords: Personal Data, Sensitive Personal Data, Biometric Data, Face Recognition,
Explicit Consent
296
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KişiBseillgVieÇriaİğşılnemdae İFlgaialliiyKeitşlienrin dBeilRgisAklTmeamHelalikYkaı kvleaşım
TÜizcearriinSeıDr Çüşaütnışcmelaesrı
ŞŞuehrariNbaunr İPpEekLIATş*ıkoğlu*
KÖiZşisel verilerin işlenmesi faaliyetlerinin temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde
olması, hukukun bu faaliyetlere ilişkin olarak meşru sınırı çizmesini gerektirir. Bu sınırın
çGizüinlmümesüizsdueraetkiıyllleı ckihişaiszelal rv, ebrüiyiüşlkemveerif,anaelisyneetlleerriin, hinutkerunkeati,uüyçgubnoyyuatlduayahzuıkcıulkara, yaaypkaıryı
ozelakrâakvenibteulleuntdteirkilnior.loBjiirlekriişisleltveetirkilieşnleemn edöfaradlüiynectüinsiannhauyki udkeavruimygiuünrestaiymıldaebnilmtüekseitiçmine
itlegdialirihkuzkiunkcirdiünzinenhiertaarşaafmınadsaındeasaestkailgınöasctearkmkerkiterd,ivr.eBriuişeltekmi ieleişhleızvliatgeemlieşleindtekçnaolılşoajni,
vgetidrimjitiaşlloelşdmueğnuinbiglgetiirvdeiğai lygeıniileteiknnsoanloljairlıerginervidaerlıbğıraiçkimn aökntaedmır.taGşıemrçaekktatednır.dÇe übnilkgüi
sçöazğınkdoanubsüuyükkrivteerrinhabceilmir,lehnımz evseinçdeeşitklaiknuönzelkloikyluecriuyllaer atnaırlamfıankdtanvekidşiesvelbivrerbielellreink
koolarruankmçalsıışıhrkaeknk;ınayınnıöznacmealenndma einsisavnehamyahtırneımn ihyeertinozketdaeslıenydeanetmkiüsdinaihgaöleslteerremeykötneedlirk.
yBaislgaki,labyeılclıekbirveteraclighıt,einbsualunlnıuğılmn avsaır,lsığöıznkdoanuistuibayreenni theekrnozalomjialenriinlgiişlçeevksiizcikablimr aksoınua
yoolml uaçştaurrk.enİn, skarnitlıeğrıin vbeerlileikşleüyzeenrlienrebanklıammınladnadnırdmaahaçaebsnaleakrıbisrürşeerkkieldne, bteeklinrolelnomjineisni
dyaeravtemriışsaohldipulğeurinbiun dkeevndbielkleişğisinel çvaelırşilmerai pürzeenrsinibdie, ksionhuaçkimveiyveetlreiriünrietemnegeslilsetyeemninbiinr
eatnklai şdılomğuasrıaicsaekvtıerr.iBsiuişnleendeennillegsilöizkikşoilneuresubifrahaalikyeotllaerraekyteösniesleikdihlmukişutkiri. Kdüişziesnellevmereilleerriinn
tkeokrnuonlmojaiksı aglealnişımndealebriireeynlgeerleletyeisciis ebdirilmniitşehliağkelabrüvreünvmerei dseonrumkilşuislaerlınvaergietsiarhilimplieşroinlainn
myüakhürmemlüilyüektlaelra,nbıinreıykloerruinmkaişfiosnekl svieyroinleurninukyoerruinnemgaestıiramlaensıingdearkeiktier.mel enstrümanlarını
Toleukşntuorlomjiakktgaedliışr.mBeliererlyeletreemtsainl ıendmilıeşnoflaayndahailkelabri,reilygiinlimkaişhiryeemvieyreit iaşllaenmı ekofnaaulsiuynetdinaikni
mhueknufkaaatiuayrgausnınludğaukni udednegnee,tkleamnuenvkeokyiuşcisuellarvtearrilaefrıni düaznerkinişdiesekli vkeorni tirşolelmü edefavaalmiyeitmlekriânneı
yvöernmeleiktdedüizre[1n].leKmişeilseerlinvesröizlekrionnkuosruufnamalaiysıetmleervinzuteamtı eklahpsaakmvıenödazgbüirlglüikallemr abahkaıkmkı,nvdearni
sooluruştmurludsuuğnuatgehetlirkielm/risşkoinlatnemayedlıanllıantmasyı üsuküremtilyülleügğöüzveteilimlgeilyiekçiaşilıyşeılmtesaikstaedıirlm. Aişvroulpana
kBişrilsiğeil GveernileelreVerişKimorhuamkkaıTküazpüsğamü’nınddeayienrcealleannevbeileTcüerkktçire[2]l.iteratürde de “risk temelli
TytKtaeaairmksştlıileaşaslığeşlıılıh’mrnvkad”ekeraniolv[3ledea]r;arivanöbekzhregiuliüifikraşrlulldeüeknemkimlbeeedoirmşyitlaiueerçntt.ıousVtıbklneauidrrşiıiaölvniilkşeçlütehbamtauş,kıeadskloııafğ,nanımadloraiüiylslagekkretiaeilynkieşgdttöAievrrvieeylrmüfudikpikeşüarğoimelmBralliüneürlnllüaikdğlkigiiylroeeiYrrltamiitntpmeeaosbayriulialZberfueraiiksaaeaalliltytaiYıencnataddisrnaaai
hyaapyıaltatna öynaesmallidbüizrernelkeambeeltearrdaecıkoalbaural keddeilğeenrlöelnçdüitrihlmaleinketedgierl.mYeeknlieekboirnliokmteinriinskyianpnı taasşııl
otalnanımvlearnidaecnağeın, foarpktilmı raislkdügzrueypdlaerıynaırnarkliamnmtaaraafmınadçalınyhoağnugni ykartiıtreırmlelraerıgnöyreapbıelldiırğleındeicjietğali
dmüensyealedlae,riaalgyodrınitlmataıllmarıanyıvbeekvleeryieinşlseomreulamrıetooltulaşrtıunrımn akkotarudnırm. aBsuı, çtaalcışirmlear, briaskkımteımndeallni
byaükylüakşımöneomlartaakşımisaimktlaednıdr.irBileun kvaepsaymasdaa kdoayukciuşilsaerl tvaerraifsıindişalnenedna kbieşniniminseönzeenllikblue
odtüozmenalteikmkeaörlaçrütmüenkeaenleizşmtiraellabrıinrıgnöçzalelıbşmakamparyeınösnibeirnmeeiklitşekdiinr. bilgi alma hakkı ile veri
sorumlusunun fikri mülkiyet hakları ve ticari sırlarının korunması arasındaki dengenin
sAanğalahntamraKseılbimireplerro:bklieşmiseol lvaerraikişkleamrşeımfaıazlaiyçeıtki,mriaskkt,amdıar.hremiyet
Teknolojik gelişmeler ışığında kanun koyucuların artan şeffaflık beklentisine tezat
bir şekilde veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
*Şehriban İpek Aşıkoğlu, Araştırma Görevlisi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi
[1] Mesut Çekin, Avrupa Birliği Hukukuyla Mukayeseli Olarak 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,
Ocak 2018, s. 88
[2] Bilgi alma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
Floridi, “Why a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
Protection Regulation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
4*H[37Aü]8rs8aİe-şl3ytgı9iirnl4miXCataaGrntöıAşremkvlasiolsaiy,r,İsiKtçaiinşnibsubelklMzVK.eeEdrİielŞlniefİirySiKenEtüKÜLzeoncirVviue,EnrKsmIRiti.aeşİUsisLsiıe,LHElAuURVnkeSukİrkLaiKrlFAeaaOr,kRiÇnüRAaltKUkeRsmoMi,rAauskuASnrmYIaKnaauysOrıı.n,pNeAevlGinti@,kR2am0Erae1Sd,0eİT,nusiy.reh8ta5.en.duK.tirt,aObeRvC1i2I,D-12:400K108a0s,0ım-s0.026002231-;
29271
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
PELIT ; Kişisel Veri İşleme Faaliyetlerinde Risk Temelli Yaklaşım Üzerine Düşünceler
KAYNAKÇA1
ANDERSON Michael, ANDERSON Susan Leigh, Machine Ethics, Cambridge, 2011
BECK Susanne, KUSCHE Carsten, VALERIUS Brian, Digitalisierung, Automatisierung,
KI und Recht, Nomos, 2020
BINDING Karl, Die Normen und ihre Übertragung, die Fahrlässigkeit, Band 4, Leipzig,
1919
GLESS Sabine, WEIGEND Thomas, Intelligente Agenten und das Strafrecht, ZStW 2014
BORGES Georg, SORGE Christoph, Law and Technology in a Global Digital Society,
Autonomous Systems, Big Data, IT Security and Legal Tech, Springer, 2022
CUSTERS Bart, VILLARONGA Eduard Fosch, Law and Artificial Intelligence,
Regulating AI and Applying AI in Legal Practice, Springer, 2022
DUTTGE Gunnar, The Law in the Information and Risk Society, Göttingen, 2011
GERRIT Hornung, Rechtsfragen der Industrie 4.0, Dateneinheit, Verantwortlichkeit,
Rechtliche Grenzen der Vernetzung, Nomos, 2018
GURNEY Jeffry K. Driving into the Unknown: Examining the Crossroads of Criminal
Law and Autonomus Vehicles, 5 Wake Forest J.L. & Poly, 2015
HILGENDORF Eric, KUSCHE Carsten, VALERIUS Brian, Computer- und
Internetstrafrecht, Berlin: Springer, 2022
HOYER Andreas, Erlaubtes Risiko und technologische Entwicklung, ZStW 2009
KINDHÄUSER Urs, Analytische Strafrechtswissenschaft, Nomos, 2021
PASQUALE Frank, The Black Box Society, Harvard, 2015
ÜNVER Yener, Ceza Hukukunda İzin Verilen Risk, İstanbul Beta, 1997
WEBB K.C., Products Liability and Autonomous Vehicles: Who’s Driving Whom, 23
Rich. J.L. & Tech, 2017
WEICHBOLD Markus, Haftung und Versicherung bei Unfällen Automatisierter
Fahrzeuge, Manz, 2022
WIGGER Dominika, Automatisiertes Fahren und Strafrechtliche Verantwortlichkeit
wegen Fahrlässigkeit, Köln: Nomos, 2020
WINFRIED Hassemer, Produktverantwortung im Modernen Strafrecht, Heidelberg,
1996
1 Bildiri özeti metnine kaynak olarak faydalanılan eserlerin bir kısmı alınmış olup, bu eserlerin tümüne tam metinde yer
verilecektir.
298
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
BiKlgişiiÇsealğVınerdianiİnlgKiloi rKuinşimniansıBnialgYiöAnlemliak HGiazklikliıkve
SözleşmesTiincdaeriMSaırnÇevaitTışamzmasiınat Kaydı
TŞuehbraibBaInRİIpNeCk IAUşıZkUoğNlu**
ÖZET
KGiüşnisüeml üvezrdie, akkimılllıiğcihbaezlliarrl,i bvüeyyüakbveelirril,enneesbnielilrergineriçnetkernkeiştiy, eüçilbişokyiuntlhueyraztüıcrılülarb, iylgapidaiyr
(zKekVâKvKe mbudl.u3t /tde)k.nKolioşijsielelrvieirlienitnetilkkleunnesnurduöbrdilügnidciür.sKainşaisyeil vderviryiimoiluüşrteutriamndbeinlgtiü; kieştiinmine
bteodyaur,ikkzilionscuir,inyainşıhveer agşöazmraesnıgnidagiebtikisogmösutetrvmeeokbtejedkirt.ifBnuiteetlkiki tieleohlıazblailegceelğişiegnibteikknioşilnoijni,
dgeütşiürmncişe voeldiunğaunçblailrgı igivbei saolgyıutilveeisnusbanjelkatriıf gneitreidliektbeıdraekomlaabkitlaidr.ırB. ilGgie,rçgeizkltieonladbeilebcielgğii
gçaibğiınaldeanibdüeyüoklabvielirri1.hDacijiimta,llehşımz evyeleçbeşiritlilkikteöbzielglliiykeleerriiyşilme aonldılumkaçkatakovlaeydheavlebgierlmbeilşlteirk.
Aolnarcaakk çbaillıgşiıyrekekno;laayyneırizşaimm,angdizaliinksaalmn ahsaıygaetırneıknenhebrinlgoikletrasyıönndüanedtkeinsibniirgröissktetrirm. eGkitzeldiliirk.
sBöizlgleiş,mbeesllieykle vtaeraafllgarı,biunsraisnklıiğbınertvaarralfığeıtnmdeayni aitmibaaçrleanrlahre.rGzizalmiliaknsöilzglieşçmekeisciyi lebitrarkaoflnaur
soölmzleuşşmtuer.kİonnsuasnulığbıinlginbeinllegkizlüi zoeldriunğeu avnelabmu lbainlgdiınrminaüççüabnaclüarkıişsilüerrelerkpeany,latşeıklmnoalyoajcinaiğnı
pnaynaaorlykaaltşatamışslmmıınşaadmsoaıladiassunıeğklvauoeşşrıburisullaiuridy2şle.laevBnkuebanreşslilıölegtzğaillireinaşkfmaiçşaegiylliıezlşerlmei, babgiiilrzpglhriiyeaenkbseioilrgbliaiişy,rimiaskoaitnçmeıuskkçilsâavnyeeadınitlvamnekriıirşiş3ti.iü,rr.üeKçtmüişneisceüslisvkteeirşmiillieenrriilnne
Gkoizrulinlimk assöızalelaşmnınesdianibniriehyllaelriektieşsiliiskehdailkmlairşınhakslalrdvıreı vteşrki isloerudmebliulilra.rı6n6a98gestairyiıllmı iKşioşilsaenl
VyüekriülemrilnülKükolreurn, mbiraesyı Klearinnukniuş’insuelnv1e4r.ilmeraidndkeosriuunymaraınsıcal,a“nKıinşdilaikkihatekmlaerlı iehnlsatlreüdmilaenlaerıinı,
goelunşetluhrmükaükmtaldeırre. Bgöireytlaezrme itnaantınhmaıkşkıolsaanklıhdaıkr”la. r6, 0i9lg8ilsiakyiışlıiyTeürvkerBi oişrlçelmareKfanaulinyuet’ninuin
5h8u.kumkadudyegsiunndlueğduen,u“dKeişnielitklemhaekkvıenıknişziseedlelveenrmilersinüdzeenrinzdareakri kgöornetnro, luüğdraevdaığmı mimaknâenvıi
zvaeramreaktkeadrişrı[l1ı]k. Kmişainselvivetraizlemrinaktoraudnımaaltsıınmdaevbziuratmı ikkatpasrampaırnadaöbdielngmi aelsminai hisatkekyeı,bvileirr”i
sdoernuimlmlueksutendairg.eGtirizilmiliikş osölaznleaşmydeılnelraitnmdae,ysüökzülemşmlüelünğinü vihelaillgi ihliakliinşidyee ötedseinseecdeiklmmişaonleavni
ktaizşimseinl avteariilleişrkeienrihşüimkühmaklekrıekdaepysaemr vınerdialminecketleednier.bSilöezcleekşmtire[2s].el yükümlülüklerin borçlu
tarafından ihlal edilmesi halinde, alacaklının uğradığı zararın giderilmesine yönelik
oKliaşriaskel vbeorriçlelurintahruakfıunkdiabnoyöudtuenkeişcielkik htaazkmkıi,nmatüınlk, iyteartavfelafrickari ömnüclekdiyeent tbeeolriirlleernimaletısnindae
gtaörtüışrıülırtkaeznm[3i]n; vaterdieinşlier4m. eGmöteütroütlatarızmveinbautıanlaknadraarglealşitşıtriırlidlmığiışişolleamn ealigsoergitömtüarlaürtiaszemtiicnaarti
hanaylaaştmtaaösnı edmenliirb5i.rGreizklailbiketsaörzalceışomlaersainkddeeğyerleanladnirmilmaneekvtei dtairz.mYeinaitekoayndoımdianibniryagpöıtütarşüı
otalzamn vineartidean leanşmopastiımdıar.l dAünzecaykdemyaarnaervlainmtaazmaminaaçtlıaylaocğauğnınyaatıirliışmklianrıngöytaüprıüldıtğaızmdijiintatl
danülnayşamdas,ı aylagpoırliıptmyaalpaırlıanmvaeyavcearğiı itşalretmışme amlıedtıor.tlGariıznlıinlikksoörzulnemşmaseıs,intadceiryler ablankımıanndeavni
btaüzymüiknaötnkeamydıtnaşınımgaekçetardliılri.ğiBdue mkapnseavmi tdaazmdianaktiışnisheulkvuekriisniiteişlilğeinveen işklieşviinilne söözzellelşimkle
oötzogmüraltüikğüköazraerllimklekdaenikzimşilailğairnınkıonruçanlmışamsıaypörneünnsidbeineiniclieşlkeinnmbeiligdiira.lma hakkı ile veri
sskMaooğarnunluamesnvulmiudsautusarın.zubBmniurinnfpilakratorrıibınnlmebmnüailştkoeliıllyciağaeriltanakhriaık;kvatlaeratşrmıımişvilnıeezvgatiiöncçriaıükrşimaüsça,ıırkckletlaaazrmdaınıgraı.önyraküoşyüröuvnneemltieaklsaıfçaiergşaöistrılüni şdügadöküriürd.şeMlenrgaensneöivnzi
Ttaezkmnoinloatjıink tgeelalifşimişelelevri dışiıkğkıantdeaalkınanduığnınkdoay, umcualnaervıni taarztmaninşaetaffailfilşıkkinbegkölteünrtüisitnaezmteinzaatt
banirlaşşemkialsdıe yvaeprıilasboirluecmelğuilakraı,bublüyeüdkilmveerkiteudyigru6.laAmnaclaarkıngınizlçilailkışmsöazlperşemnessipinledreinyeeirliaşklainn
manevi tazminat kaydının miktar yönünden tazminat alacağını sınırlaması halinde,
b*Şuehrkibaayndİpıenk Asşoıkrouğlmu, sAurazşltuırmka Ganörleavşlimsi İastsaınbnuliÜtenliivğeirsitteasişHıyuakbukilFeackeüğlteisid, Aevruupna uBtirulilğmi HaumkukaulıAdnıarb.iliKmişi,
mDaalı,lvİsatarnlbığulıÜdneivğeersritleesriiSoüszyealrBinilidmelekr EunrsatiltüosülaÖrzaekl HsuekrubkeDsotkçteorataPsroagrrraumfı Öeğdreenbciisliir ve uğradığı maddi
*[1D]oMç.eDsur.t, AÇkedkeinni,zAÜvnriuvperasiBteisriliHğuikHuukkFuakkuüyltleasiMMuekdaeynei sHeulikuOklaArnaakbi6li6m98DSalaıyÖılğırKetiimşisÜelyeVsei,rtibleirriinnciKuozurnu@nmakadseınKiza.enduun.tur,,
OORcaCkID2-0I1D8: ,0s0.080-80002-0185-0619.
1[2A]kBsoiylg1i4a. lma hakkının erişim hakkından ayrı olduğuna ilişkin bkz. Sandra Wachter, Brent Mittelstadt, Luciano
2FGloirtmidei,z 6“4W1.hy a Right to Explanation of Automated Decision-Making Does Not Exist in the General Data
3PGroitmecetzio6n41R-6e4g2u.lation”, International Data Privacy Law, 2017, s. 16-19.
45H[3OBü]iesrİreilntyglciiiinNlUi.Czt2aua0rnn;tıM6Aş8mck.Casoolaryrm, iKçcikişni1s0be3kl;zVB.erEirgilhlieftrmiKnaünKz2eo7cr7iu;,nBKmeIni.aşjUiassmıe,LliAnUVn4eSk9rLa;irlKAeaar,pRiÇnaAnaKckRımo6rA5au6kSn-6mYI5aa7ys;ııEn,reAdvenim,k2a90r8a1.,0T, us.rh8a5n. Kitabevi, 2018, s. 62;
6 Hess 118 vd. (Oertli N.286 dn.4K26İ)Ş. İSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
12-14 Kasım 2021
29291
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BIRINCI UZUN ; Kişisel Verinin Korunmasına Yönelik Gizlilik Sözleşmesinde Manevi Tazminat Kaydı
zarara katlanabilir7. Ancak kişilik hakkını oluşturan değerler üzerinde serbestçe tasarruf
edilemez. Aksi takdirde sözleşme özgürlüğünün sınırlarını aştığı için böyle bir anlaşma
geçersiz olur. Önemle belirtmek gerekir ki bütün götürü tazminat anlaşmaları aynı
zamanda sorumsuzluk anlaşması niteliği taşımaz. O halde gizlilik sözleşmesinde yer
alan manevi tazminat kaydının baştan geçersiz olduğunu söylemek de uygun bir çözüm
yolu değildir. Bu durumda, gizlilik sözleşmesinde yer alan manevi tazminat kaydını
kesin hükümsüz saymak yerine, yalnızca anlaşmada belirtilen üst sınırı geçersiz saymak
ve tazminat alacaklısına, uğramış olduğu manevi zararın sözleşmede belirtilen miktarı
aştığını ispat etme ve aşan kısmı da borçludan talep etme imkânının tanınması yerinde
olur8.
Anahtar Kelimeler: Gizlilik sözleşmesi, kişisel veri, manevi tazminat, götürü tazminat
anlaşması.
7 Akman 115; Başalp 294.
8 Aynı görüşte bkz. KAPANCI 668.
300
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Moral Compensation Clause In Confidentiality Agreement
For The Protection Of Personal Data
ABSTRACT
Personal data is any information relating to an identified or identifiable natural person
(Art. 3 /d of Personal Data Protection Law). The first element of personal data is
information. The information constituting personal data may be concrete and objective,
such as the height, weight, age and eye colour of the person, or abstract and subjective,
such as the thoughts and beliefs of the person. Information may be confidential or
public. With digitalisation, access to information has become quite easy. However, easy
access to information is a risk for information that should remain confidential. With a
confidentiality agreement, the parties aim to eliminate this risk. With a confidentiality
agreement, the parties agree that the information subject to the contract is confidential
and this information will not be shared with third parties. With this agreement, the
person who discloses the confidential information authorises the other party to access
the confidential information, provided that it is not shared with third parties.
Violation of the confidentiality agreement may constitute an attack on personal rights.
In accordance with article 14 of the Personal Data Protection Law No. 6698, “The right
to compensation, under the general provisions, of those whose personal rights are violated,
is reserved”. Article 58 of the Turkish Code of Obligations No. 6098 states that “The
person who suffers from the damage to his right of personality may request that a certain
amount of money be paid under the name of moral compensation for the moral damage
he has suffered”. Confidentiality agreements also include provisions regarding moral
damages to be paid in case of breach of the agreement. Liquidated damages are the pre-
determination by the parties of the compensation to be paid by the debtor to compensate
for the damage suffered by the creditor in case of breach of contractual obligations by the
debtor. The transaction in which liquidated damages are agreed upon is called liquidated
damages agreement. The moral compensation clause in the confidentiality agreement is
also a liquidated damages agreement. However, it is controversial whether a liquidated
damages agreement can be made regarding the moral compensation. The validity of the
moral compensation clause in the confidentiality agreement should also be examined
in terms of the legal nature and function of moral compensation, and the freedom of
contract especially the protection of personality.
There are several views to explain the legal nature and function of moral compensation.
The main ones are the satisfaction view, the penalty view and the restitution view.
Taking into consideration the restorative function of moral compensation, it is accepted
that a liquidated damages compensation agreement can be made regarding moral
compensation. However, it should be kept in mind that if the moral compensation clause
in the confidentiality agreement limits the amount of compensation to be received, this
clause may constitute a non-liability agreement. As a rule, a person can freely dispose
of his/her assets and bear the financial losses he/she suffers. However, the values that
constitute personal rights cannot be freely disposed of. Otherwise, such an agreement
will be invalid because it exceeds the limits of freedom of contract. It is important to
VagErIRe. İeULmLEeURnSİtLsKAaOrReRAnURoMAt ASnIoKnO-lNiaGbRiliEtySİagreements1a2t-1t4hKeassımam202e1
note that all liquidated damages
KİŞİSEL
301
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
BIRINCI UZUN ; Kişisel Verinin Korunmasına Yönelik Gizlilik Sözleşmesinde Manevi Tazminat Kaydı
time. Therefore, it is not an appropriate solution to say that the moral compensation
clause in the confidentiality agreement is completely invalid. Instead of declaring the
moral compensation clause in the confidentiality agreement null and void, it would be
appropriate to declare only the upper limit specified in the agreement as invalid and to
give the compensation creditor the opportunity to prove that the moral damage suffered
exceeds the amount specified in the agreement and to claim the excess amount from the
debtor.
Keywords: confidentiality agreement, personal data, compensation for non-material
damage, liquidated damages clause.
302
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KAYNAKÇA
Akman, Galip Sermet. Sorumsuzluk Anlaşması. İstanbul, Sulhi Garan Matbaası, 1976.
Aksoy, Hüseyin Can. Kişisel Verilerin Korunması. Ankara, Çakmak, 2010.
Başalp, Nilgün. Sorumsuzluk Anlaşmaları, İstanbul, On İki Levha, 2011.
Benjamin, Peter. “Penalties, Liquiated Damages and Penal Clauses in Commercial
Contracts: A Comparative Study of English and Continental Law”. International and
Comaparative Law Quarterly, vol. 9, no. 4, 1960, pp. 600-627.
Birinci Uzun, Tuba. Götürü Tazminat. Ankara, Yetkin, 2015.
Brightman, Alvin C. “Liquidated Damages”. Columbia Law Review, vol. 25, no. 3, 1925,
pp. 277-304.
Erdem, Mehmet. “Tazminatın Götürü Olarak Belirlenmesi”. Gazi Üniversitesi
Sorumluluk ve Tazminat Hukuku Sempozyumu (28-29 Mayıs 2009), Ankara, 2009, ss.
97-123.
Gitmez, Emin. “Bulut Bilişimde Gizlilik Sözleşmesi”. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dergisi, c. 31, s. 2, 2023, ss. 629-663.
Hess, Claus. Die Vertragsstrafe, Ein unbekanntes Mittel privater Genugtuung, Berlin,
Duncker und Humblot, 1993.
Kapancı, Berk. “Götürü Tazminat Anlaşması ve Bunun Ceza Koşulundan Ayırt Edilmesi”.
Prof. Dr. Mustafa Dural’a Armağan, Filiz, İstanbul, 2013, ss. 655-683.
McCormick, Charles T. “Liquidated Damages”. Virginia Law Review, vol. 17, no. 2, 1930,
pp. 103-128.
Oertli, Theres. Der vertraglich pauschalierte Schadenersatz: unter Berücksichtigung der
Abgrenzung zur Konventionalstrafe. Luzern, Diss, 2004.
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
303
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
304
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
2I.. UULLUUSLARARASI 16 1-21-174KKaassımım 2200231
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
KişiBseilgVieÇrialeğrıinndKa oİlrguinlimKaisşıinBiankBımilgıni dAalmn Ka aHreakkokdı lvueÇek
Ufuk TEKİN1* Ticari Sır Çatışması
ÖŞeZhrEibTan İpek Aşıkoğlu*
YÖaZtırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
u7gDtzGeee8nüdark0sinaeâur.krürimKvtmkliaeğaazürindbaiznuidudfecnaleekiu’dsuratiieonnnktldeeiıa(nldkerl6ıanih7ldkcome2ierl8hboiğaşaajisştişznailairleykkma4rı.alrili,aıİğitsblelKaaıeünrvaygadetniefütadıuetknieinnkldtve,)lkaer1eainerny7giken,0vö,nnı.esçermthdeeisüölkrnaekmridenndmldeüeskeesrnesiötcrneieziyüdkilnilnekserutao.nTemnBnerüanunuaryeskreiu2tait.Tds,kıhfeüiiıcüviçkilalrkererbiaümeokhmtiyaıilzKreudületaaeçrklneuegoötukediynnmluaaiguşzl3döa’eınedrccnnuüaıaltnklaeteiül2rçknı,kle(nayTreodramtTıliipnoğmeKaıjesniyer)i,
egleletirrimndişe obludluuğnuanbçilegki ivlee çaelkgıheilseabiınssaahnilbarinı egevreidbeu bçeırkaikdmüazketnaldeıyre. nGleerreçeilkiştkenindveerbilielrgei
kçaağreınkdoad abrüaycüılkığıvyelariehriaşcimims,ahğlıazyvabeilçeecşeiğtliibkelöizrteillleirkelke,rikyalreekaondılmileaçketak hveesadbeıvsabhiirbibyealldeka
coilraarnaktaçnaınlışrıırzkaesnı a;raaynnmı zaakmsızaınndüaçiünnsacnü khiaşyilaetrıinnınerhieşirmnionketasusınnudlaaceatkkivseinriilgerössıtrearlmanemkteışdtıirr..
YBiinlgei,aybneıllheükkvmeeaelkglıe,niennsa3n.lfıığkırnadvaarbliırğıönndcaenkiitfiıbkarraedna shöezrüzeadmilaenn ivlegriilçeerekiucliaşbıilrmkaosınnuı
soalmğlauyşatucra.k İknasraenkloığdınokbuetmlleakveübzielrgiinpeayalnalşaımmlsainsdteımrminae,ç4a.bfaılkarraıdasüirseerkkaerne,kotedkunnotloanjiınminı
vyeariaçtemriıkşleorlidiuleğububmu addedvenbienlleuğyignulçaanlmışmasaınparielnişskibini,ussounluvçe veseasvleariınüTreitcmareetsBisatekmaninlıiğnı
ialnelHaşaızlminaesMı isüestveeşrairsliığişılneınnemn iülşgtielirekkişeinleçrıekbarirachağkıotelabrlaiğkletebseislierldeinlmecieşğtiirn. eKyişeirsveel rvielmrilieştrirn.
BkourudnümzeanslıemalaenleırnldeaKbainreuynl’uerneytüesriüsrelüdğilemgiişrmhaeksilnardevne kvıesrai süoreumönlucleakriındaöngemtirdilemiihştioylaarni
byiürkşüemkillüdleüukylegru, lbainreaygelelerinnkkairşeikseoldv, eçreikleinrinzokrournulnumuanssıuarlarnıınnddankibtiermi healliennestgreütmirailnmlaişrıvneı
1o.l1u2şt.2u0rm16aktataridhıirn. dBeinresyolnerrea btaannıknamlaışrcoalçaenkhhaekslaabrı, sialghiilpi lekriişniyeekavreerkioidşlevme seerfiaanluiymeatirnaisnı
ihçuekrmukeayeunygçuenklyuağpurnauğıdveenreitlleemmeeyevceeğkii,ş3is1e.l12v.e2r0il1e6ritaürziehriinnddeenkiöknocnetbroalsüıladnevçaemkleirmdekâisneı
bvuerumneskutreldairrı[n1].aKrainşimsealyvaecraiğleırhinükkmoreubnmağalasnı meışvtzıru(abtıkkz.apTsTaKm’ıynad6a7b2i8lgsi. aKlmanauhnamkk.ı7, 2veilrei
esokrleunmelnusGuneçaicgietMirialdmdieş o11la)n. Kayadnıunnla’utmn abayşülıkğüınmalüvleüğgüenveel iglgeirleikkçieşsiiyneetebsaiksıelddıiğlmınidşao, lbaun
dkieşğiisşeilkvliekrlielreirne yearitşırimımhoarktkaımkıanpısiaymileınştdiraminecsei,leknaerşbıillıekcseızktçier[k2].sayısındaki artış sebebiyle
çeklere karşı azalan güvenin artırılması ile karşılıksız çeklerin engellenmesi amaçlarına
hKiizşmiseetl evtetriğiliearninlahşuılkmuakkitbaodyıru5t.uGkeirşçielikktehna,kçkeık, müzüelrkiinydeet yveerfaiklmriamsıüglekrieykeetntekoarrielekroida,ltTınTdKa
mtar.t7ış8ı0lı/r3k’eten[b3]a;hvseirgi eişçleenmseismteemtoetloakrıuvtuelbduğaulannddaabgueliişşlteimrilimgieşrçoelkanleaştligroernitkmişail,açreiksehteiscaabriı
hsaahyiabtitavöenbeumçleikbiirdrüezkeanbletyaerialcişıkoilnarbaikrtdaekğımerlveenrdilierirlemeerkiştmedeikr. Ysuerneitieykloenboumkiinşinleyrianpımtaaşlıi
odluarnuvmeurihdaeknkeındoapftikmirasladhüizbeiyodlaebyilaercaerklatinrm. Bauaumygauçlaı myoağnuın,ykaatrışrılmıklsaırzınçeykaleprıildeınğgıedlliejimtael
damünaycaında, hailzgmoreittmedaelacreığni vaeçıkvteır.i Bişulenmunelambeitroltilkatreı,nıTnTkKormun.m78as0ı/,2’tdaecisrlaeyrılabnakvımerıinledrain
bçeükyühkesöanbeı msahtaibşiımyakdtaadıcr.iraBnutankaınps“armızdaası daarankimşiaskeslızvıenr”isüi çiüşnlecnüenkişkiilşeirninin eörizşeilmliiknle
osutonmulaatcikakkoalrmarasmı,ebkuanviezrmilearlianrıönzınellçikalıeşgmearçpekreknisşiibleinree6 ialitşkoilnmabsiılgihi taimlmaalinhdake,kkı oinleunvuerni
skoişriusmellvuesruilneurninfkikorriumnmülkasiyı hetuhkaukkluarbıavkeımticınadriasnırdlareılneınalkınomruansmınaısgıearreakstıinrmdaekkiteddeinrg7.eİnşitne
çsaağlılşamnmamasızıdbairTpTroKb’dleam67o2la8raskaykılaırşKımanıuzan’çlaıkymapakıltaandıdr.eğişiklikler hakkında kısaca bilgi
verildikten sonra karekodlu çek uygulaması hakkında gerekli açıklamalar yapılacak ve
T* Deokçn. Dorl.o, Ejsikkişeghier lOişsmmaneglaezri ÜınşivığerısnitedsiaHukkaunk uFankülkteosiyTuiccaruetlaHruıknukuarAtnaanbilişmeDffaalıf,luıtkekinb@eokultelonokti.csoimn.etr, 0t0e0z0a- t
b00i0r1-ş7e82k3i-l1d45e6.veri sorumluları, büyük veri uygulamalarının çalışma prensiplerine ilişkin
1 RG, 9.8.2016, S. 29796.
2 RG, 14.2.2011, S. 27846.
3S*DöŞBazelilıhlü,irşkİiisbm“taaK,nnaybİrapueykelıkomÜdAcn”ı,işlv1ııkke.1,ros0eği.ğtl2eui0ts,i2imA3S.roavİsnşbytg.ıariallmilzBaacnieGlldaimröedkrleaeivrkvlEaiesrrnişisılİletsıirğttiaüınnsQübguuiÖzilclzeÜkennlRdiHievğseuiprkoksuinatkreseesDiv(oHHekyuıtazoklrıudakCikPeFdrvaöoakrgptür)galetsmenösızibc,ÖiüAçğkivrmlreeunrinpicndaiisenBi sibirmalişğghiea,HrTfulDekruKiknudGeAünnnocaelbulişlTiamünrQkçRe
Code olan bu Türkçe karşılık, hem fonetik olarak “QR” kısaltmasıyla hem de kodların “kare” şekli sebebiyle oldukça isabetlidir.
4[1Ç]aMlışemsaumt Çızıenkkino,nAusvurusepbaebBiiyrlleiğhiükHmuekuekklueynleanMseuriknauymesaerlaisOınlaairliaşkkin66k9ıs8ımSabyilıilnıçKliioşliasrealkVkearpisleamrindıKşıonrduanbmıraaskıılKmaışntıur.nu,
5B6iTO[FPl2eiüYrlBşc]okotakuaçirttBinkeıeinvrd,ciKıe2lUimTtrg,oi0ifToilmu1“OenKakWr8irlis:,Rntmmy“ahsKoemba..yngii85şıurhuni4a8saltRıeaünkvlRatzdkiVpİeoi.yıolegninhrrlkhıei”üun”itş,şk,tKiTIüietyrnoamerBivitlmMşearlEeiairmterMxmnisopnaiılhDenltAmai,aıoömnnatknniaskcTaıeatacıiimhlnrcıoyiaaDd:nlrlsa2aieaın6nrtoBtdr,ŞafaıaYenizryaPAıkkskrKroeauıoitrmatvrlouoenuaalmrmudnciYnuamyBaılğltaaKLaıeu:krsiadd1ıınşmnwa,iasaSD,eıDnıil2ireleldaiVi0cğşşaSei1kiknsşrai7iiiinyDnkol,eılsnüsdirbık.i-şü:knMü14Yzzne06Ka.and4p-okS,ül1ırelisar9mumn.dn.n7gaüedm;slkreıkDlanareeesarzoWıiaeDy,KaÇsbaaahkcainNurzhnu.ttKkone6gaat7rueyn,2’naEnuB8eaÜnxlrsinge.hTsöKinütavrtsakeeianrüMnrsdumıisentitıetğlhetsm(ieeril1,elH./sh7G7gtua2a0öekk8’drinus)netıke,izoglrLeFearlmaeruPlkekclaküaaDilçnblaıtdaeenevsıttsoraieei,.
bD7H[3uKeü]lres2gnİe0ildsyg2iii,i3gnlC,eilsC.et.5an2a,r,9ntSA4ı.Aş,b1mpuk,.Nzas6eoli3arsy/5ra,K.niKıçr2cii0şna2i,s0bİe,sklmsz.VaK.3ei1lEr:İ3ilKŞl6ie.fıİrySiKmnEüeKtLzleiocErViuv,ErnaKmIRki.aşHİUisLsuıe,LkElAuURVknueSkİ,rLaiGKrlAeaeOr,nRiÇenRlAaEKUksRmoaMsrAaluakASrn,mYIKKaaaymsOıın,bNeiAyvGoni,kSR2ean0Erae1St,0leİT,rusi,.rOh8an5ni.kiKLietavbhaevY1ia2,y-12ın40cK1ıl8aıks,ı,msİ.s2t60an221-;
30251
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
TEKİN ; Kişisel Verilerin Korunması Bakımından Karekodlu Çek
bu çeklerdeki karekodun okutulmasıyla başkalarının paylaşımına açılan verilerin kişisel
verilerin korunması hukuku karşısında durumu değerlendirilecektir.
Anahtar Kelimeler: Çek, Karekod, Kişisel Verilerin Korunması.
306
12-14 Kasım 2021 KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
I. ULUSLARARASI
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
K.V.K.K. 2. ULUSLARARASI KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
Cheque With QR Code In Terms Of Protection Of Personal
Data
ABSTRACT
Article 780 of the Turkish Commercial Code (TCC) was amended by Article 70 of the Code
Amending Certain Codes to Improve the Investment Environment (No. 6728), stating that
the cheque must contain the serial number and QR code supplied by the bank in addition to
the other elements stipulated in the art. 780 of TCC. Furthermore, with paragraph 2 added
to the same provision, it is stated that the cheque creditors may access the data regarding the
cheque in their possession, the cheque account holder and the issuers of this cheque through
the QR code, and the data to be made available to third parties through the QR code without
the consent of the cheque account holder or endorser are listed. Paragraph 3 added to the
same provision stipulates that the QR code scanning and information sharing system that
will enable access to the data mentioned in the previous paragraph, and paragraph 4 states
that the definition and content of the QR code and the procedures and principles regarding
the implementation of this article will be determined by the communiqué to be issued jointly
by the Ministry of Trade and the Undersecretariat of Treasury. With these regulations, the
QR code, which was applied on a voluntary basis shortly before the entry into force of
the Code, has been made one of the mandatory elements of the cheque, and it has been
regulated that after 1.12.2016, banks shall not provide cheque account holders with cheque
sheets that do not contain the QR code and serial number elements, and that these elements
shall not be required for cheques issued before 31.12.2016 (see Provisional Article 11 added
to the TCC by Article 72 of Code No. 6728). Considering the title and general preamble
of the Code, it is understood that these amendments serve the purposes of improving the
investment environment, increasing the confidence in cheques due to the increase in the
number of bounced cheques, and preventing bounced cheques. Indeed, when the QR code
on the cheque is scanned into the system mentioned in Article 780/3 of the TCC, the person
who performs this transaction will be able to have an idea about the financial status of the
cheque account holder and the issuer of the cheque by accessing certain data. Considering
the title and general preamble of the Code, it is understood that these amendments serve the
purposes of improving the investment environment, increasing the confidence in cheques
due to the increase in the number of bounced cheques, and preventing bounced cheques .
Indeed, when the QR code on the cheque is scanned into the system mentioned in Article
780/3 of the TCC, the person who performs this transaction will be able to have an idea
about the financial status of the cheque account holder and the issuer of the cheque by
accessing certain data. It is clear that this practice will serve the purpose of preventing
bounced cheques. However, the fact that the data listed in Article 780/2 of the TCC will
be made available to third parties “without seeking the consent” of the cheque account
holder or endorser requires the issue to be addressed in terms of personal data protection
law, especially in the possibility that these data belong to natural persons. In this study,
after providing brief information on the amendments made to the TCC by Code No. 6728,
necessary explanations will be made about the application of cheques with QR code, and the
status of the data made available to others by scanning the QR code on these cheques will be
evaluated against the law on the protection of personal data.
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
Keywords: Cheque, QRKCİoŞdİSe,EPLeVrsEoRnaİLl DERatİaKPOrRotUecMtiAonK. ONGRESİ
307
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
TEKİN ; Kişisel Verilerin Korunması Bakımından Karekodlu ÇekKİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI
308
I. ULUSLARARASI 12-14 Kasım 2021
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ
309
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
Bilgi Çağında İlgili Kişinin Bilgi Alma Hakkı ve
310
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KONGRESİ 12-14 Kasım 2021
I. ULUSLARARASI