Lucy AI
← Mevzuat Arama
kurum_yayini

15 Temmuz Özel Sayısı (Demokrasi, Mahremiyet ve Direniş: 15 Temmuz'un Ardından)

Tarih bilgisi yok56 madde2 versiyon kaydı
Karşılaştır
Son sürümde değişti Önceki sürümde değiştiMülga

Madde Bilinmiyor-- 1 of 21 --

6 “Mahremiyet Beklentisi” Kavramına İlişkin Değerlendirme 36Öne Çıkan Gelişmeler 30 Olağanüstü Hal Dönemlerinde Temel Hak Ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Açısından Kişisel Verilerin Korunmasını İsteme Hakkı 5Giriş © Bütün hakları, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na aittir. Kaynak gösterilmek kaydıyla, tanıtım amaçlı kısa alıntı dışında yayımcının yazılı izni olmadan hiçbir yolla çoğaltılamaz. Yayımlanan yazıların ve fotoğrafların sorumluluğu yazarlarına ve sanatçısına aittir. Yönetim Yeri Nasuh Akar Mahallesi 1407. Sokak No:4 Balgat Çankaya/ANKARA Tel: (312) 216 50 00 Kişisel Verileri Koruma Kurumu KVKK Bülten www.kvkk.gov.tr Kişisel Verileri Koruma Kurumu Adına İmtiyaz Sahibi Prof. Dr. Faruk BİLİR 3 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı 2 -- 2 of 21 --

Madde BilinmiyorAkar Mahallesi 1407. Sokak

No:4 Balgat Çankaya/ANKARA Tel: (312) 216 50 00 Kişisel Verileri Koruma Kurumu KVKK Bülten www.kvkk.gov.tr Kişisel Verileri Koruma Kurumu Adına İmtiyaz Sahibi Prof. Dr. Faruk BİLİR 3 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı 2 -- 2 of 21 -- GİRİŞ Milletimizin unutulmaz fedakarlığının ve milli birliğin gücünün tarih sayfalarına kazındığı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün yıl dönümünde; birliğimizin ve beraberliğimizin sarsılmaz temellerini yeniden hatırlıyor, milletçe ortak bir hafızayı canlı tutuyoruz. Milletimizin tarih sahnesine çıktığından bu yana bağımsızlık konusunda taviz vermez tavrı, egemenliğine sahip çıkma kararlılığı ve demokrasiye olan inancı, 15 Temmuz 2016’da anayasal düzeni ve demokratik hakları hedef alan teşebbüsü akamete uğratmıştır. Vatandaşlarımız demokrasiyi yalnızca bir yönetim biçimi olarak değil, aynı zamanda toplumun bir ortak değeri olarak benimsediğini göstermiş, hukuk devletinden ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinden vazgeçmemiştir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu olarak, Anayasa ile temin edilen kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, bireyin mahremiyeti ve başta özel hayatın gizliliği olmak üzere diğer temel hak ve özgürlüklerle doğrudan ilişkili olduğunu biliyor, tüm hak ve özgürlüklerin temelinde insan onurunun korunması olduğu inancıyla faaliyetlerimize devam ediyoruz. Demokrasi ve bağımsızlık uğruna canlarını hiçe sayarak fedakârca mücadele eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. KVKK Bülten’in bu özel sayısını, demokrasinin bekası uğruna verdiğimiz bu büyük mücadelenin hatırasına ve milletimizin direniş ruhuna ithaf ediyoruz. “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.” 5 4 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı -- 3 of 21 --

Madde Bilinmiyor“MAHREMİYET BEKLENTİSİ”

KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME (Evaluation of the Concept of “Expectation of Privacy”) Prof. Dr. Faruk BİLİR Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Mahremiyet kavramı, geçmişten bu yana sıklıkla tartışılan önemli kavramlardan biri olmuştur. Özellikle günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ve artan dijitalleşme ile birlikte bu kavram daha çok evrilmeye başlamış, bireylerin özel hayatının gizliliği ile temel hak ve özgürlüklerinin korunması noktasında kritik bir öneme sahip olmuştur. Günümüzde, toplumsal yaşamın birçok alanında bireylerin kolaylıkla gözetlenebilir bir hale gelmesi, hükümetlerin ve diğer çeşitli kuruluşların gizli dinleme ve kayıt uygulamaları, kamera ve ses kaydı alan cihazlar, telefon dinleme ile internet ortamındaki birçok veriyi takip edebilme uygulamaları nedeniyle bireylerin mahremiyete olan ihtiyacı oldukça artmıştır. Bu sebeple toplumsal alanda kişiler, gönderdikleri e-postalarının okunmayacağından, telefon konuşmalarının dinlenmeyeceğinden, ekonomik durumlarına yönelik bilgilerin başkaları tarafından öğrenilmeyeceğinden, sağlık ve ilaç gibi bilgilerinin başkalarıyla paylaşılmayacağından emin olamamakla beraber, özel hayatına ve mahremiyetine saygı duyulup duyulmadığından da endişe etmektedirler.1 Mahremiyet kavramı, her ne kadar temel bir insan hakkı olarak değerlendirilse de, günümüzde teknolojinin ve dijitalleşmenin yarattığı etkilerle değişime uğramaktadır. Teknolojinin geçmişe göre nispeten ucuzlaması ve sağladığı çabukluk gibi faydalar nedeniyle başta uluslararası kuruluşlar olmak üzere birçok şirketin teknolojiden yararlanmak istemesine sebep olmuş, günlük hayatın hemen her yerinde kullanılmaya başlanması nedeniyle bireyleri teknolojinin getirileri ile mahremiyetini koruma altına alma içgüdüsü arasında ikilemde bırakmıştır.2 Teknoloji kullanımının hayatın hemen her alanında yaygınlaşması ise özellikle bireylerin sahip olduğu özel alan ile kamusal alan arasındaki dengeyi bozarak mahremiyet ve özel hayatın gizliliğini te

Madde Bilinmiyorireyleri teknolojinin

getirileri ile mahremiyetini koruma altına alma içgüdüsü arasında ikilemde bırakmıştır.2 Teknoloji kullanımının hayatın hemen her alanında yaygınlaşması ise özellikle bireylerin sahip olduğu özel alan ile kamusal alan arasındaki dengeyi bozarak mahremiyet ve özel hayatın gizliliğini tehdit edici bir unsur haline gelmiştir.3 Bu sebeple geçmişten bugüne bireylerin arzusu olan mahremiyet beklentisi, günümüzde daha fazla açığa çıkarak karşılanması beklenen bir ihtiyaç olarak değerlendirilmektedir. Toplumda yaşayan kişiler için mahremiyet, her ne kadar temel bir ihtiyaç olarak görülse de, her toplumun farklı dinamikleri ve alışkanlıkları olduğu göz önünde bulundurulduğunda çeşitli kültürel ve sosyolojik etkilere sahip toplumların yapısına bağlı olarak mahremiyet ihtiyacı da farklı görünümlerde ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple mahremiyet kavramı değerlendirilirken çok boyutlu bir kavram olduğu göz ardı edilmemelidir.4 Tarihsel süreçte ise özel yaşamın gizliliği ve bireyin mahremiyet ihtiyacı farklı şekillerde karşımıza çıkmıştır. Bu ihtiyaç, modernite öncesi geleneksel toplumlarda bir kimsenin 1 Yüksel, Mehmet: “Modernleşme ve Mahremiyet.” Kültür ve İletişim, (2003). s. 76. 2 Arık, Emel: “Dijital Mahremiyet: Yeni Medya ve Gözetim Toplumu”, Literatürk Academia, (2018), s. 64 3 Eroğlu, Şahika: “Dijital Yaşamda Mahremiyet (Gizlilik) Kavramı ve Kişisel Veriler”: Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğrencilerinin Mahremiyet ve Kişisel Veri Algılarının Analizi. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, (2018). s. 131. 4 Karagülle, Ayşegül Elif: “Günümüzde Değişen Mahremiyet Algısının Sosyal Ağlar Bağlamında İncelenmesi”, (Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, (2015). s.4 » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 7 6 ı KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 4 of 21 --

-- 4 of 21 --

Madde Bilinmiyoreşyasının karıştırılmaması, evine ve mülküne gizlice girilmemesi, bir eşyaya veya kazanca

el konulmaması şeklinde tezahür ederken, bireyin bir değer olarak görüldüğü, kendi kaderini belirlediği ve bireysel hak ve özgürlüklerin korunduğu günümüz modern toplumlarında farklı bir biçime evrilmiştir5. Ulus devletlerin yükselişi ile kişiler, kendilerini yatay bir çizgide eşitleyen vatandaşlık unvanı ile devlete karşı hak ve yükümlülüklere sahip bireylere dönüşmüşlerdir. Kişinin maddi ve manevi bütünlüğünü koruyan kişilik haklarının gelişmesi, bireylere devletin veya üçüncü kişilerin kendi hayatlarına müdahale edemeyeceği özel bir yaşam alanı sağlamıştır. Literatürde, bireyin çevresi ile ilişkilerini kapsayan yaşam alanı üç gruba ayrılmaktadır. Dıştan içe doğru birbirini saran bu katmanların en dışında, “ortak yaşam alanı” şeklinde ifade edilen bireyin herkesle paylaştığı, kamuya açık yaşam alanı bulunur. İkici katman bireyin hayatını yakın çevresi ile paylaştığı, daha çok yakınları tarafından bilinen ve “özel yaşam” olarak nitelendirilen yaşam alanını içerir. En içte yer alan ve yaşam alanın çekirdeğinde bulunan “sır alanı” ise kişinin güvendiği kimseler dışında herkese kapalı tuttuğu bir giz alanıdır6. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte söz konusu katmanların sınırları bulanıklaşmış, özel yaşamın nerede başlayıp bittiği, bireyin mahremiyet beklentisi ile kamu yararı arasındaki dengenin nasıl sağlanacağı tartışma konusu hâline gelmiştir. A. Kamusal Alanlarda Özel Hayatın Korunması Problemi Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler nedeniyle sosyal bir varlık olan bireylerin mahrem kabul edebileceğimiz özel alanı ile kamusal alan arasındaki sınır bulanıklaşmış, kamuya açık alanlarda kişilerin hukuki korumadan tamamen yoksun mu olacağı soruları gündeme gelmeye başlamıştır. Özellikle sadece devletlerin değil, uluslararası birçok özel nitelikli kuruluşun da çok sayıda veri toplamaya başladığı dikkate alındığında bu sorular daha da önemli hale gelmiştir. Örneğin, bir cafede otururken yan masada konuşulan

Madde Bilinmiyorilerin hukuki korumadan tamamen yoksun mu olacağı soruları gündeme gelmeye

başlamıştır. Özellikle sadece devletlerin değil, uluslararası birçok özel nitelikli kuruluşun da çok sayıda veri toplamaya başladığı dikkate alındığında bu sorular daha da önemli hale gelmiştir. Örneğin, bir cafede otururken yan masada konuşulanlara kulak misafiri olmak veya bir alışveriş merkezinde dolaşırken fotoğrafımızın çekilmesi gibi durumlarda özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmeyeceği konusunda çeşitli yorumlar yapılmaktadır.7 Bu kapsamda özellikle kamusal alanlarda bir “makul mahremiyet beklentisi” nin mümkün olamayacağına ilişkin yorumlar yapılsa da, kamunun gözü önünde aleni olacak biçimde gerçekleşen her davranışın kamusal olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı ifade edilmektedir.8 Her ne kadar kamusal yaşam alanlarında bireyler tek başına olmadıklarını bilseler de, onları kimsenin tanımadığını düşünerek ve bazen gözlemlendiğinin farkında bile olmadan çeşitli eylemlerde bulunabilmektedirler. Bazı yazarlar tarafından “Toplum içinde ayırt edilmeme hakkı” olarak adlandırılabilen bu hak ile bireylerin toplum içinde de rahat bir biçimde istediği gibi davranma ve bir nevi bilinmeme hakkına sahip olduğu belirtilmektedir.9 5 Yüksel, Mehmet: “Mahremiyet Hakkı ve Sosyo-Tarihsel Gelişimi” Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, C. 58, S. 1, 2003, ss.181-213, s.189-191. 6 Küzeci, Elif: Kişisel Verilerin Korunması, On iki Levha Yayıncılık: İstanbul, 2020, s.79. 7 Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (109), s. 62 8 Kleinig, John; Mameli, Peter; Miller, Seumas; Salane, Douglas and Schwartz, Adina: “Security and Privacy: Global Standards for Ethical Identity Management in Contemporary Liberal Democratic States”, Australia: ANU E Press. (2011), s. 195 9 Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (

Madde Bilinmiyor, Douglas and Schwartz, Adina: “Security and Privacy: Global

Standards for Ethical Identity Management in Contemporary Liberal Democratic States”, Australia: ANU E Press. (2011), s. 195 9 Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (109), s. 63 » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 9 8 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 5 of 21 --

-- 5 of 21 --

Madde BilinmiyorKişilerin kamusal alanda daha rahat şekilde hareket edebilmesi, sürekli gözetleniyor veya

takip ediliyor hissi olmadan eylemlerini rahatça gerçekleştirebilmesi önemlidir. Örneğin, üniversitede eğitim veren bir profesörün eczaneden ilaç satın alırken hemen arkasında duran öğrencisi tarafından reçetesinin incelenerek akabinde kullandığı tüm ilaçları üniversiteye yayması durumunda profesörün özel nitelikli kişisel veri kategorisinde olan sağlık bilgileri ifşa edilecektir. Bu sebeple, bireyler hakkında önyargıya sebep olacak veya çeşitli yaftalamalara maruz bırakabilecek bilgilerin herkes tarafından öğrenilmemesi, kamusal alanlarda da bireylerin makul mahremiyet beklentisinin bulunduğu düşüncesi önem kazanmaktadır. Mahremiyet beklentisi, pek çok hukuk sisteminde bulunan ve çok daha geniş bir kavram olan mahremiyet hakkıyla ilgilidir ancak onunla aynı anlama gelmemektedir. Bu kavram, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Anayasası’ndaki Dördüncü Değişiklik10 (Dördüncü Değişiklik) sonrasında ortaya çıkmış bir kavramdır. Mahremiyet beklentisinin tarihsel süreçte dönüştüğü aşama ve kamu yararı arasındaki denge Dördüncü Değişikliğin zaman içerisinde nasıl yorumlandığı ile açıklanabilir. ABD anayasa hukukunda mahremiyet beklentisi, Dördüncü Değişikliğin mahremiyete ilişkin getirdiği korumaların uygulanabilirliğinin kapsamını belirlemede son derece önem taşıyan yasal bir test olarak tanımlanmaktadır11. Mahremiyet beklentisi, kişinin Dördüncü Değişiklikte yer alan haklarının hükûmet tarafından arama ve el koyma yoluyla ihlal edilip edilmediğini anlama ve analiz etmede önemli bir bileşendir. Dördüncü Değişiklik, kişileri, makul kabul edilen ve sübjektif bir mahremiyet beklentisine sahip oldukları yerlerin izinsiz aranmasına, kişilere veya nesnelere el konulmasına karşı korumaktadır. Bu test de hükûmetin bir eyleminin, kişinin makul mahremiyet beklentisini ihlal edip etmediğini belirlemektedir12. B. Katz v. United States Davası Mahremiyet beklentisi, kaynağını Katz v. United States davasından13 almaktadır. Eyaletler arası telefon h

Madde Bilinmiyorinsiz aranmasına, kişilere veya nesnelere el konulmasına karşı korumaktadır.

Bu test de hükûmetin bir eyleminin, kişinin makul mahremiyet beklentisini ihlal edip etmediğini belirlemektedir12. B. Katz v. United States Davası Mahremiyet beklentisi, kaynağını Katz v. United States davasından13 almaktadır. Eyaletler arası telefon hattı üzerinden bahis bilgisi iletmekle suçlanan başvurucu, FBI tarafından halka açık bir telefon kulübesine yerleştirilen bir dinleme cihazından elde edilen bilgilerin mahkemeye delil olarak sunulmasına itiraz ederek konuyu Yüksek Mahkemeye taşımıştır. Yüksek mahkeme bu davada, Dördüncü Değişiklik ile bireylere tanınan hakkın içeriğini tartışmış, hakkın ihlal edilip edilmediğine ilişkin bireylerin “makul mahremiyet beklentisini” bir kriter olarak belirlemiştir. Dava neticesinde verilen karar, geçmişten günümüze “makul mahremiyet beklentisini” formüle eden ve Dördüncü Değişikliğin elektronik 10 “Kişilerin üstlerinin, evlerinin, belgelerinin ve eşyalarının makul olmayan arama ve el koymalara karşı güvende olma hakkı ihlal edilmemelidir ve hiçbir arama emri, muhtemel sebeplerle desteklenen ve yemin veya beyanla teyit edilen ve aranacak yerin ve el konacak kişilerin veya şeylerin belirtilmesini özellikle içeren bir emir olmadıkça verilmemelidir.” 11 Wikipedia, “Expectation of Privacy”, https://en.wikipedia.org/wiki/Expectation_of_privacy_(United_States), (E. T.: 14.06.2024). 12 Wex Definiton Team, Wex, Cornell Law School Legal Information Institute, “Expectation of Privacy”, December 2022, https://www.law.cornell.edu/wex/expectation_of_privacy (E. T.: 14.06.2024); Surbey, Brett: “Reasonable Expectation Of Privacy: What It Is And How It Works”, https://www.forbes.com/advisor/legal/personal-injury/resonable-expectation-of- privacy/ (E. T: 24.06.2024). 13 Katz v. United States, 389 U.S. 347 (1967). » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 11 10 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 6 of 21 --

-- 6 of 21 --

Madde Bilinmiyorgözetimi kapsayıp kapsamadığına dair bir dönüm noktası niteliğine sahip olmuştur14. 17

Ekim 1967 tarihli Katz v. United States davasının hâkimlerinden biri olan Hâkim Harlan, kendi mutabakat görüşüyle Makul Mahremiyet Beklenti Testi’ni (Reasonable Expectation of Privacy Test) oluşturmuş; çoğunluğun katılımıyla şekillendirilmiş olmasa da bu test, davaya konu olayın ana çıkarımı olmuştur. Anılan teste göre kişinin mahremiyet beklentisinin makul olup olmadığı iki aşamada belirlenmektedir. İlk olarak kişinin gerçek (sübjektif) bir mahremiyet beklentisine sahip olup olmadığına bakılmakta; ikinci olarak ise bu beklentinin toplumun makul olarak kabul etmeye hazır olduğu bir beklenti olup olmadığı incelenmektedir. Kişinin gerçek bir mahremiyet beklentisine sahip olması ve bu beklentinin toplumun makul olarak kabul etmeye hazır olduğu bir beklenti olması halinde hükûmet bu beklentiyi ihlal eden bir eylemde bulunmuşsa bu eylem, kişinin Dördüncü Değişiklik haklarını ihlal etmiş demektir15. Mahkeme, bu kararı ile Dördüncü Değişikliğin yerleri değil, insanları koruduğunu; bu nedenle kamuya açık bir alanda bile özel tutulmak istenen şeyin anayasal olarak korunabileceğini ifade etmiştir16. Bu noktada Yüksek Mahkeme'nin Katz kararı, Dördüncü Değişiklik'in korumalarının kapsamını önemli ölçüde genişleterek Amerikan arama ve el koyma uygulamalarında daha önce karşılaşılmayan bir değişime yol açtığı ifade edilmiştir. Daha önce Dördüncü Değişiklik'in "görüş alanı" içinde olmayan kamu telefonlarının dinlenmesi gibi birçok kolluk kuvveti uygulamalarının artık Dördüncü Değişiklik kapsamında olduğu ve önce bir arama emrinin alınması gerektiği sonucunu ortaya çıkarmıştır.17 Makul Mahremiyet Beklenti Testi (Reasonable Expectation of Privacy Test) uyarınca, bireylerin hayatın olağan akışına göre özel hayatına müdahale edilme potansiyeli bulunan faaliyetlerine ilişkin tedbir alabilecek durumda bulunduğu hallerde söz konusu tedbirleri almamış olmasından, bir nevi özel hayatını başkaları ile paylaşmakta sakınca görmediği sonucu çıkarılmaktadır. Örneğ

Madde Bilinmiyoruyarınca,

bireylerin hayatın olağan akışına göre özel hayatına müdahale edilme potansiyeli bulunan faaliyetlerine ilişkin tedbir alabilecek durumda bulunduğu hallerde söz konusu tedbirleri almamış olmasından, bir nevi özel hayatını başkaları ile paylaşmakta sakınca görmediği sonucu çıkarılmaktadır. Örneğin, ABD’de izinsiz dinleme fiilinin suç teşkil edebilmesi için, “kişinin konuştuklarını gizli tutma iradesi ve özel hayatın gizliliğine saygı duyulması hakkının korunması konusunda makul/meşru bir mahremiyet beklentisi” içinde olup aynı zamanda bu beklentinin de makul olması gerekmektedir. Bu kapsamda örneğin bir parkta veya bir restoranda yüksek sesle yapılan konuşmalarda, söz konusu restoranda bulunan diğer masaların veya gelen geçen insanların bunu duyabilme ihtimali yüksek bulunduğundan, makul bir kişinin gizli tutma iradesinin varlığından söz edilemeyecektir.18 Bu değerlendirmelerle birlikte, Yüksek Mahkeme’nin Katz kararı; Dördüncü Değişikliğin uygulanması kapsamında belirsizliğe yol açtığı ve başarısız bir test olduğu yönünde birtakım eleştirilere de maruz kalmıştır. Yüksek Mahkeme'ye göre Dördüncü Değişiklik, bir bireyin makul gizlilik beklentisini ihlal eden hükümet davranışlarını düzenlese de, gizlilik beklentisinin anayasal olarak "makul" olmasını sağlayan şeyin ne olduğuna ilişkin kesin bir değerlendirmenin yapılamaması ve söz konusu “makullük” düzeyinin belirsiz kalması, ayrıca Yargıç Harlan'ın 14 Winn, Peter: “Katz and the Origins of the Reasonable Expectation of Privacy Test,” McGeorge Law Review 40, 2009, No. 1. ss.1-12, s.1. 15 Wex Definiton Team, Wex, Cornell Law School Legal Information Institute, “Expectation of Privacy”, December 2022, https://www.law.cornell.edu/wex/expectation_of_privacy (E. T.: 14.06.2024). 16 Katz v. United States, 389 U.S. 347 (1967). 17 Wikipedia, “Expectation of Privacy”, https://en.wikipedia.org/wiki/Katz_v._United_States (E.T.: 21.12.2024) 18 Kaymaz, Seydi: “Ceza Muhakemesinde Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi”, (2009), s. 76. » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİ

Madde Bilinmiyor389 U.S. 347 (1967).

17 Wikipedia, “Expectation of Privacy”, https://en.wikipedia.org/wiki/Katz_v._United_States (E.T.: 21.12.2024) 18 Kaymaz, Seydi: “Ceza Muhakemesinde Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi”, (2009), s. 76. » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 13 12 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 7 of 21 --

-- 7 of 21 --

Madde BilinmiyorKatz v. United States davasındaki katılımında testi sunmasının üzerinden çok uzun bir süre

geçmiş olmasına rağmen "makul mahremiyet beklentisi (reasonable expectation of privacy)" ifadesinin anlamının hala oldukça belirsiz olması nedeniyle başta akademisyenler tarafından eleştirel yorumlar yapılmıştır.19 C. Mahremiyet Beklentisi Kavramının Sübjektif/Objektifliği Meselesi Genel olarak mahremiyet beklentisi sübjektif veya objektif olabilmektedir. Sübjektif mahremiyet beklentisi belirli bir kişinin, belirli bir yer veya durumun özel olduğuna dair kişiden kişiye büyük ölçüde değişen bir mahremiyet beklentisini; objektif mahremiyet beklentisi ise genel olarak toplum tarafından tanınan ve kimi zaman da kanunlarla korunan bir mahremiyet beklentisini ifade etmektedir20. Konutlar, otel odaları21, umumi tuvaletler, cezaevlerinin bazı özel bölümleri, telefon kulübeleri, motorlu taşıtların bazı bölümleri gibi alanlarda kişilerin makul bir mahremiyet beklentilerinin var olduğu kabul edilebilir22. Kişilerin makul mahremiyet beklentisinin olduğu alanları belirlemedeki temel düşünce, kolluk kuvvetlerinin, mahremiyetin makul olarak beklendiği alanlarda arama yapabilmesi için önce bir arama emrine gereksinim duyulmasıdır. Arama izninin bulunmaması halinde, kişinin makul mahremiyet beklentisinin olduğu bir alanda, yalnızca belirli ve sınırlı koşullar altında arama yapılabilir. Söz konusu alan, kişinin makul bir mahremiyet beklentisinin olmadığı bir alan ise polisin arama yapmak için izne ihtiyacının olmaması muhtemeldir23. 26 Mart 2013 tarihli Florida v. Jardines davasında24, ABD Yüksek Mahkemesi; polisin, esrar yetiştirmek için kullanıldığından şüphelenilen bir evin ön kapısına uyuşturucu koklayan bir köpeği yönlendirmesinin, önceden arama izni alınmamış olması sebebiyle bir ev sahibinin Dördüncü Değişiklik haklarını ihlal ettiğine karar vermiştir. Bir kişinin oturduğu evde yüksek düzeyde makul bir mahremiyet beklentisi vardır; ancak evin havadan veya sokaktan görülebilen herhangi bir alanı için makul mahremiyet beklentisinden söz edilemeyecektir. Örneğin, arka bahçesinde yasa dışı faaliyet gösteren bir evin üzerinde uçan bir polis hel

Madde Bilinmiyorine karar vermiştir.

Bir kişinin oturduğu evde yüksek düzeyde makul bir mahremiyet beklentisi vardır; ancak evin havadan veya sokaktan görülebilen herhangi bir alanı için makul mahremiyet beklentisinden söz edilemeyecektir. Örneğin, arka bahçesinde yasa dışı faaliyet gösteren bir evin üzerinde uçan bir polis helikopterinden bahçenin fotoğraflarının çekilerek delil olarak kullanılması Dördüncü Değişikliği ihlal etmeyecektir25. Kişiler, aynı zamanda telefon görüşmeleri, mektuplar ve günlükler gibi kişisel iletişim araçlarında da makul bir mahremiyet beklentisine sahiplerdir. Cep telefonları, bilgisayarlar, banka kasaları, kilitli dolaplar ve bagajlar 19 Kerr, Orin S. "Dördüncü Yazılım Korumasının Dört Modeli". Stanford Hukuk Dergisi, (2007). 503–52. 20 Wikipedia, “Expectation of Privacy”, https://en.wikipedia.org/wiki/Expectation_of_privacy_(United_States), (E. T.: 14.06.2024). 21 Bkz. Miller, Jason C.: “Do Not Disturb: Fourth Amendment Expectations of Privacy in Hotel Rooms”, Seton Hall Circuit Review, Vol. 7, No. 2, 2010, Social Science Research Network, https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_ id=1718669 (E. T.: 27.06.2024). 22 Berry Law, “When Do You Have a Reasonable Expectation of Privacy from Police Searches?”, https://jsberrylaw.com/ blog/when-do-you-have-reasonable-expectation-of-privacy-from-police-searches/ (E. T.: 25.06.2024); Legal Match, “Reasonable Expectation of Privacy”, https://www.legalmatch.com/law-library/article/reasonable-expectation-of- privacy.html (E. T.: 26.06.2024). 23 Legal Match, “Reasonable Expectation of Privacy”, https://www.legalmatch.com/law-library/article/reasonable- expectation-of-privacy.html (E. T.: 26.06.2024). 25 Surbey, Brett: “Reasonable Expectation Of Privacy: What It Is And How It Works”, https://www.forbes.com/advisor/legal/ personal-injury/resonable-expectation-of-privacy/ (E. T: 24.06.2024). » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 15 14 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 8 of 21 --

-- 8 of 21 --

Madde Bilinmiyorgibi bir anahtar ya da şifre yardımıyla girilebilen fiziksel ya da dijital ortamlarda da kişilerin

mahremiyet beklentisi bulunmaktadır26. Kişinin makul bir mahremiyet beklentisi olsa dahi izinsiz arama ve el koymalar belirli koşullar altında hukuka uygun kabul edilebilir. Aramanın doğrudan hukuka uygun bir karara dayanması, kişinin rızasının bulunması, uçağa binmeden önce yolcuların aranması gibi durumlarda yapılan müdahaleler hukuka uygundur27. Mahremiyet beklentisi kişinin bulunduğu alana göre değişmektedir28. Kural olarak kamusal alanda mahremiyet beklentisi makul kabul edilmemektedir29. Örneğin, kaldırım kenarına bırakılan çöp kutuları ve torbaları, bir üst geçitten çıplak gözle görülebilen alanlar, sokaklar ve kamu binaları gibi halka açık yerlerde makul bir mahremiyet beklentisinden söz edilememektedir30. Bu sebeple kamuya açık alanlarda mahremiyet konusunda makul bir beklentinin olup olmadığını belirlemek kolay değildir. Kamusal alanda davranışlar ve konuşmalar kamuya açık olduğundan gizli tutulmaları makul olarak beklenemeyecektir. Örneğin, bir restoranda bir kişinin yakın arkadaşıyla arasındaki özel sohbete başka biri kulak misafiri olabilir ve bunda herhangi bir sorun yoktur. Ancak, bu konuşmaları duyan kişinin konuşmaları çarpıtarak kamuoyu ile paylaşması durumunda ihlal gündeme gelebilir31. Bir aracın GPS lokasyonunda, elektronik banka kayıtlarında, e-posta, sohbet odası veya sosyal medya dahil internet üzerinden yapılan iletişimlerde, dosya paylaşım yazılımı aracılığıyla erişilebilen dosyalarda, müşterilerin kimlik bilgileri de dahil olmak üzere internet sağlayıcılarına sağladıkları bilgilerde mahremiyet konusunda makul bir beklenti yoktur32. Sosyal medyada paylaşılan veriler bakımından da makul bir mahremiyet beklentisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir33. Kişinin kendisinden veya bagajından gelen kokular bakımından da makul bir mahremiyet beklentisi bulunmamaktadır. Bu nedenle örneğin sürücünün nefesinden alkol kokusu alan bir polis memuru bu durumu sürücü aleyhine delil 26 Reasonable Expectation of Privacy, https://www.lawshelf.com/shortvideoscontentview/reasonable-expectation-of- privacy (E. T.: 25.06.2024). 27 Lifelong Legal Learning, “

Madde Bilinmiyorgelen kokular

bakımından da makul bir mahremiyet beklentisi bulunmamaktadır. Bu nedenle örneğin sürücünün nefesinden alkol kokusu alan bir polis memuru bu durumu sürücü aleyhine delil 26 Reasonable Expectation of Privacy, https://www.lawshelf.com/shortvideoscontentview/reasonable-expectation-of- privacy (E. T.: 25.06.2024). 27 Lifelong Legal Learning, “Reasonable Expectation of Privacy Under the Fourth Amendment”, 16 April 2024, https:// www.lawforseniors.org/lifelong-legal-learning/reasonable-expectation-of-privacy-under-the-fourth-amendment (E. T.: 26.06.2024) 28 Surbey, Brett: “Reasonable Expectation Of Privacy: What It Is And How It Works”, https://www.forbes.com/advisor/legal/ personal-injury/resonable-expectation-of-privacy/ (E. T: 24.06.2024). 29 Wex Definiton Team, Wex, Cornell Law School Legal Information Institute, “Expectation of Privacy”, December 2022, https://www.law.cornell.edu/wex/expectation_of_privacy (E. T.: 14.06.2024); Reasonable Expectation of Privacy, https:// www.lawshelf.com/shortvideoscontentview/reasonable-expectation-of-privacy (E. T.: 25.06.2024). 30 Berry Law, “When Do You Have a Reasonable Expectation of Privacy from Police Searches?”, https://jsberrylaw.com/ blog/when-do-you-have-reasonable-expectation-of-privacy-from-police-searches/ (E. T.: 25.06.2024); Legal Match, “Reasonable Expectation of Privacy”, https://www.legalmatch.com/law-library/article/reasonable-expectation-of- privacy.html (E. T.: 26.06.2024). 31 Surbey, Brett: “Reasonable Expectation Of Privacy: What It Is And How It Works”, https://www.forbes.com/advisor/legal/ personal-injury/resonable-expectation-of-privacy/ (E. T: 24.06.2024). 32 Reasonable Expectation of Privacy, https://www.lawshelf.com/shortvideoscontentview/reasonable-expectation-of- privacy (E. T.: 25.06.2024). 33 Mund, Brian: “Social Media Searches And The Reasonable Expectation Of Privacy”, Yale Journal of Law & Techonology, Volume 19, 238(2017), ss. 238-273, s. 273. » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 17 16 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 9 of 21 --

-- 9 of 21 --

Madde Bilinmiyorolarak kullanabilir34. ABD Yüksek Mahkemesi, Illinois v. Caballes davasında35, eğitimli polis

köpeklerinin, bir araçtan uyuşturucu madde kokusu alması durumunda, polisin aracı araması için olası bir sebebe sahip olduğu yönünde karara varmıştır. D. “Makul Mahremiyet Beklentisi” Kavramına İlişkin AİHM’in Yaklaşımı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) (European Convention on Human Rights)’de özel hayatın gizliliği, açıkça “Özel ve Aile Hayatına Saygı” başlığıyla sekizinci maddede ayrı olarak düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.36 Söz konusu maddede özellikle özel hayata saygı gösterilmesinin gerekliliği vurgulanmış, hakkın kullanılmasına kamusal müdahalenin gerçekleşebilmesi ise yasayla öngörülmüş olması, demokratik toplumda gerekli olma ve kamu güvenliği ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması gibi koşullara bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), koruma altına alınmış olan diğer hak ve özgürlüklerde olduğu gibi özel hayatın gizliliğinin korunması hakkıyla ilgili uygulamalarında da söz konusu hakkın kullanılmasına ilişkin kuralları mümkün olduğunca geniş tutarak istisna hükümlerini ise dar yorumladığı ifade edilmektedir.37 AİHM, özel hayata makul saygı beklentisi kriterini sekizinci madde kapsamında ilk kez 1997 yılında Case of Halford v. The United Kingdom başvurusunda38 yer vermiş olup söz konusu davada, polis memuru olarak görev yapan başvurucunun iş yerindeki telefondan yaptığı görüşmelerin dinlenmesinin AİHS’in sekizinci maddesini ihlal ettiğini

Madde Bilinmiyorözel hayata makul saygı beklentisi kriterini sekizinci madde kapsamında ilk kez 1997

yılında Case of Halford v. The United Kingdom başvurusunda38 yer vermiş olup söz konusu davada, polis memuru olarak görev yapan başvurucunun iş yerindeki telefondan yaptığı görüşmelerin dinlenmesinin AİHS’in sekizinci maddesini ihlal ettiğini belirterek AİHM’e başvurmuştur. AİHM, polis merkezinde çalışan başvuranın dahili telekomünikasyon sisteminin bir kullanıcısı olarak, bu sistemde yapacağı görüşmelerin müdahaleye açık olacağına dair başvurucuya bir uyarı yapılmadığını belirterek başvurucunun ofisinden gerçekleştirdiği telefon 34 Reasonable Expectation of Privacy, https://www.lawshelf.com/shortvideoscontentview/reasonable-expectation- of-privacy (E. T.: 25.06.2024); Berry Law, “When Do You Have a Reasonable Expectation of Privacy from Police Searches?”, https://jsberrylaw.com/blog/when-do-you-have-reasonable-expectation-of-privacy-from-police- searches/ (E. T.: 25.06.2024). 35 Illinois v. Caballes, 543 U.S. 405 (2005). 36 “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” (European Convention on Human Rights), https://www.echr.coe.int/documents/d/ echr/convention_tur (Erişim Tarihi: 04.01.2025) 37 Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (109), s. 74. 38 Halford v. The United Kingdom, (1997), AİHM, Başvuru No: 20605/92 https://hudoc.echr.coe.int/tur#{%22itemid%22:[%22001-58039%22]} (Erişim Tarihi: 04.01.2025) » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 19 18 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 10 of 21 --

-- 10 of 21 --

Madde Bilinmiyorgörüşmeleri için özel hayatının gizliliğine yönelik olarak makul mahremiyet beklentisine

sahip olacağını ifade etmekle söz konusu şikâyetin özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.39 Bir başka “makul mahremiyet beklentisi” testinin konu olduğu olduğu P.G. ve J.H./ Birleşik Krallık Başvurusunda ise başvurucular, polisin bir dairede ve polis karakolunda gözaltındayken konuşmalarını izlemek ve kaydetmek için gizli dinleme cihazları kullandığından şikayetçi olarak AİHS’in sekizinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca söz konusu dinleme eyleminin haklı gösterilemeyen bir müdahale olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu davada AİHM, bir kişinin evinin veya özel mülkünün dışında alınan önlemlerin, bir kişinin özel hayatını ilgilendirip ilgilendirmediğini değerlendirerek, buna ilişkin birçok unsurun olduğu yorumunu yapmıştır. İnsanların bilerek veya isteyerek kamuya açık bir şekilde kaydedilen faaliyetlere dahil oldukları durumlarda bireylerin gizlilik konusundaki makul mahremiyet beklentilerinin önemli olduğunu vurgulamış ancak bu faktörün de kesin olmadığını ifade etmiştir. Sokakta yürüyen bir kişi, kaçınılmaz olarak, orada bulunan herhangi biri tarafından görülebilir, aynı kamusal sahnenin teknolojik araçlarla izlenmesi (örneğin, bir güvenlik görevlisinin kapalı devre televizyondan izlemesi) de benzer bir karaktere sahiptir. Ancak, kamusal alandan böyle bir izlemenin sistematik veya kalıcı bir kaydı söz konusu olduğunda özel hayatın gizliliği hususları ortaya çıkabilir. Bu nedenle, güvenlik servisleri tarafından belirli bir kişi hakkında toplanan dosyaların, bilgi herhangi bir müdahaleci veya gizli yöntemle toplanmasa bile, sekizinci maddenin kapsamına girebileceği sonucuna varılmıştır.40 AİHM’e göre, bir olayın özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında korunup korunamayacağı değerlendirilirken; bulunulan yer, makul mahremiyet beklentisi, fail ve mağdurun statüsü, hak sahibinin iradesi gibi birçok farklı kriter kullanılarak özel hayatın gizliliğinin ihlaline sebebiyet verip vermediği her somut olayın koşullarına göre belirlenmek

Madde Bilinmiyorizliliğinin korunması kapsamında korunup

korunamayacağı değerlendirilirken; bulunulan yer, makul mahremiyet beklentisi, fail ve mağdurun statüsü, hak sahibinin iradesi gibi birçok farklı kriter kullanılarak özel hayatın gizliliğinin ihlaline sebebiyet verip vermediği her somut olayın koşullarına göre belirlenmektedir.41 Bu noktada AİHM’in, makul gizlilik beklentisine yer verdiği kararlarında, bunu tek bir ölçüt olarak belirlemeyerek olayın dinamiklerine göre farklı çerçeveler çizme eğiliminde olduğu söylenebilir. AİHM’in 2017 tarihli Bărbulescu v. Romania davasına42 ilişkin makul mahremiyet beklentisi testiyle birlikte kişiye yeterli bilgilendirmenin yapılmış olması, iletişimin izlenmesi için gerekli olan sebebin ağırlığı gibi farklı kriterlere de değinerek almış olduğu karar, kamusal alanlarda özel hayatın gizliliğine yönelik tutumuna örnek teşkil edicidir. Bu davada başvurucu, “Yahoo Messenger” üzerinden nişanlısı ve kardeşi ile yapmış olduğu mesajlaşmaların içeriğinin 5-13 Temmuz 2007 tarihleri arasında işveren tarafından kaydedilerek hakkında sözleşmeyi feshetme kararı verilmesinin, sekizinci maddede güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve yazışmaların gizliliğine saygı hakkının ihlaline dayandığını, yerel mahkemelerin bu hakkı koruma yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ileri sürmüştür. Ayrıca başvurucu, söz konusu 39 Öztürk, Mehmet İlteriş: “Türk Hukukunda Özel Hayatın Gizliliği Hakkının Sınırları Ve Korunması”, (Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi), Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, s.7 40 P.G. ve J.H./ Birleşik Krallık Davası, (2001), AİHM, https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-59665%22]} (Erişim Tarihi: 04.01.2024) 41 Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (109), s. 84. 42 Bărbulescu v. Romania Davası, (2017), AİHM,

Madde Bilinmiyor]}

(Erişim Tarihi: 04.01.2024) 41 Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (109), s. 84. 42 Bărbulescu v. Romania Davası, (2017), AİHM, https://hudoc.echr.coe.int/fre#{%22itemid%22:[%22001-177082%22]} (Erişim Tarihi: 07.01.2025) » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 21 20 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 11 of 21 --

“Yahoo Messenger” hesabını kendisinin oluşturduğunu ve şifreyi bilen tek kişinin kendisi olduğunu, dolayısıyla iletişimlerinin gizliliği konusunda “makul bir beklentisinin” olduğunu ileri sürmüştür. AİHM bu davada, mahremiyete ilişkin makul bir beklentinin önemli olduğunu ancak kesin bir faktör olmadığını belirterek özel hayata ve yazışmaların gizliliğine saygı hakkının somut olay bazında ve gerektirdiği ölçüde kısıtlansa bile varlığını sürdürebileceğini ifade etmiştir.43 AİHM bu kararında, özel hayatın gizliliği hakkının yalnızca kamusal olmayan alanlarda geçerli olan bir hak olarak değerlendirmeyerek işyerinde ve hatta kamuya açık alanlarda da bireylerin söz konusu haktan yararlanması gerektiğine ilişkin yerleşik nitelikteki kararlarına atıfta bulunmuştur. AİHM’e göre, olay bazında başvurucunun işveren tarafından iletişiminin izleneceği ve dokuz gün boyunca söz konusu mesajlaşma içeriğinin okunarak kayıt altına alınacağına yönelik tam olarak bir bilgilendirme yapılmadığı için, başvurucunun mahremiyet makul beklentisi olsa da olmasa da özel hayatının gizliliğine saygı hakkı kapsamında korunması gerektiğini belirtmiştir.44 43 Bărbulescu v. Romania Davası, (2017), AİHM, https://hudoc.echr.coe.int/fre#{%22itemid%22:[%22001-177082%22]} (Erişim Tarihi: 07.01.2025) 44 Gemalmaz, Haydar Burak: “Çalışanların İnternet İletişiminin İşverence İzlenmesi Özel Yaşam Hakkına Aykırı Mıdır?: AİHM Büyük Dairenin 05 Eylül 2017 Tarihli Barbulescu Kararı”, (2017), https://blog.lexpera.com.tr/calisanlarin-internet- iletisiminin-isverence-izlenmesi-ozel-yasam-hakkina-aykiri-midir-aihm-buyuk-dairenin-05-eylul-2017-tarihli- barbulescu-karari/ (Erişim Tarihi: 07.01.2025) » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 23 22 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı -- 12 of 21 --

Madde BilinmiyorSONUÇ

Mahremiyet kavramı, geçmişten günümüze bireyler için her zaman önemini koruyan çok yönlü bir kavram olmuştur. Özellikle artık teknoloji çağında yaşıyor olmamız sebebiyle de hayatın dinamik akışı içerisinde mahremiyet beklentisinin bireyler tarafından karşılanması zorunlu bir ihtiyaç haline geldiğini söylemek mümkündür. Bu noktada, özel hayat kavramının tam olarak neyi ifade ettiği belirli olmadığından sınırlarının kesin olarak belirlenerek hukuksal düzlemde koruma altına alınabilmesi pek de mümkün görünmemektedir. Yine bazı durumlarda bireylerin özel hayatının gizliliğinin ihlal edilip edilmediği konusunda çeşitli sorunlar ortaya çıkabileceği gibi dünya genelinde birçok farklı kültür ve alışkanlıklara sahip olduğumuz gerçeği göz önünde bulundurulduğunda mahremiyet beklentisinin makul karşılanıp karşılanamayacağı hususunda da fikir ayrılıkları oluşabilir. Ayrıca, teknolojik gelişmelerin de mahremiyet kavramına ve mahremiyet beklentisinin makul olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin düşüncelerde zamanla değişikliğe uğrayabileceğine yönelik yorumlar yapılmaktadır.45 Günümüzde makul mahremiyet beklentisi görüşü, internet çağında uygulanması zor bir test haline gelmiştir. Bireyler mesajlaşma, e-posta, görüntülü konuşma gibi yöntemlerle haberleşirken bir mahremiyet beklentisine sahip olabilmekte; ancak bilgilerini gizli tutmak için bilinçli bir çaba sergilemeyebilmektedir. Ayrıca toplum nezdinde neyin makul olduğu da kültürden kültüre değişebilmektedir46. Makullük, mahremiyet bakımından Dördüncü Değişiklik ile getirilmek istenen korumaya yön veren ana husustur47; ancak, mahremiyet beklentisinin makul olup olmadığının belirlenmesi bakımından sınırsız sayıda faktörün bulunması uygulama bakımından zorluklara ve karışıklıklara yol açabilmektedir48. Bu sebeple ABD Yüksek Mahkemesi, Oliver v. United States davasından49 itibaren kararlarında, makul mahremiyet beklentisinin analizini etkileyen fiili ve hukuki değişkenlerin kapsamını daraltmaya başlamıştır. Yüksek Mahkeme, kararlarında, Katz v.

Madde Bilinmiyorması uygulama bakımından zorluklara ve karışıklıklara yol açabilmektedir48.

Bu sebeple ABD Yüksek Mahkemesi, Oliver v. United States davasından49 itibaren kararlarında, makul mahremiyet beklentisinin analizini etkileyen fiili ve hukuki değişkenlerin kapsamını daraltmaya başlamıştır. Yüksek Mahkeme, kararlarında, Katz v. United States davasında ortaya atılan kriterlerin uygulanması bakımından somut olaya göre gözetlemenin yapıldığı yer veya ortam, gözetlemenin doğası ve müdahalecilik derecesi, gözetlemenin nesnesi veya amacı hususlarının da makul mahremiyet beklentisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu şekildeki bir analizin rasyonel ve tutarlı bir uygulamaya yardımcı olacağı ileri sürülmektedir50. 45 Kaymaz, Seydi: “Ceza Muhakemesinde Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi”, s.79, Dipnot 189: “Amerikan Federal Yüksek Mahkemesinin kararına (United States v.Smith (1992) konu olan bir olayda Yüksek Mahkeme, teknolojik gelişmelerle birlikte kablosuz telefonların üçüncü şahıslar tarafından dinlenmesinin zorlaştığı, o nedenle bu telefonları kullananlarda mahremiyet beklentisinin makul karşılanması gerektiği sonucuna varmıştır. Mahremiyet beklentisinin makul bulunması, yapılan haberleşmenin Anayasanın Ek-4. maddesindeki korumadan yararlanması sonucunu doğurmaktadır.” United States v.Smith (1992).” 46 Plourde-Cole, Haley: “Back to Katz: Reasonable Expectation of Privacy in the Facebook Age”, Fordham Urban Law Journal 38, 2010, No. 2, ss.571-628, s.580. 47 Mund, Brian: “Social Media Searches And The Reasonable Expectation Of Privacy”, Yale Journal of Law & Techonology, Volume 19, 238(2017), ss. 238-273, s. 272. 48 Wilkins, Richard G.: “Defining the "Reasonable Expectation of Privacy": An Emerging Tripartite Analysis”, Vanderbilt Law Review, Volume 40, Issue 5, October 1987, ss. 1077-1129, s. 1128. 49 Oliver v. United States, 466 U.S. 170 (1984). 50 Wilkins, Richard G.: “Defining the "Reasonable Expectation of Privacy": An Emerging Tripartite Analysis”, Vanderbilt Law Review, Volume 40, Issue 5, October 1987, ss. 1077-1129, s. 1128-1129. » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 25 24 » KVKK

Madde BilinmiyorStates, 466 U.S. 170 (1984).

50 Wilkins, Richard G.: “Defining the "Reasonable Expectation of Privacy": An Emerging Tripartite Analysis”, Vanderbilt Law Review, Volume 40, Issue 5, October 1987, ss. 1077-1129, s. 1128-1129. » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 25 24 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 13 of 21 --

Kamusal alanda bir makul mahremiyet beklentisinin olup olamayacağına ilişkin yapılan tüm değerlendirmeler ışığında, her ne kadar bireyler kamuya açık bir alanda bulunsa bile yine de özel hayatın gizliliğinin korunması hakkına sahip oldukları göz önünde bulundurulduğunda, bu beklentinin karşılanmasının gerekli olduğu sonucuna varılmaktadır. Kamusal alanda görüntü ve ses kaydı alan birçok kamera kaydının yapılması, söz konusu kamera kayıtlarının yalnızca devlet eliyle değil birçok özel şirket vasıtasıyla da benimsenmesi nedeniyle günümüzde söz konusu makul mahremiyet beklentisi üst düzeye çıkmaktadır. Ayrıca, kamusal alanlardaki özel hayata müdahale edici uygulamalar nedeniyle bireylerin kendini güvensiz bir ortamda hissetmesi ve rahat hareket etme özgürlüğünü kısıtlamasının, toplumun huzurunu bozarak verimliliğinin düşmesine sebep olabileceği değerlendirilmektedir.51 Bu sebeple, özel hayatın gizliliğinin sınırları mümkün olduğunca dengeli bir biçimde çizilerek bireylerin makul mahremiyet beklentilerinin karşılanmasının, hem toplum içerisinde yaşayan kişilerin güven duygusunu destekleyeceği hem de veri güvenliği ile mahremiyet kavramına ilişkin farkındalığı arttırarak ifade özgürlüğü ile temel hak ve hürriyetlerin korunması bağlamında önemli bir adım atılacağı değerlendirilmektedir. 51 Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (109), s. 90. » “MAHREMİYET BEKLENTİSİ” KAVRAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME 27 26 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı -- 14 of 21 --

Madde BilinmiyorArık, Emel: “Dijital Mahremiyet: Yeni Medya ve Gözetim Toplumu”, Literatürk Academia,

Konya, (2018). “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” (European Convention on Human Rights), https://www.echr.coe.int/ documents/d/echr/convention_tur (E. T.: 04.01.2025). Bărbulescu v. Romania Davası, (2017), AİHM, Başvuru No: 61496/08 https://hudoc.echr.coe.int/ fre#{%22itemid%22:[%22001-177082%22]} (E. T.: 07.01.2025) Berry Law, “When Do You Have a Reasonable Expectation of Privacy from Police Searches?”, https://jsberrylaw. com/blog/when-do-you-have-reasonable-expectation-of-privacy-from-police-searches/ (E. T.: 25.06.2024). Bozlak, Ayhan: “Kamusal Bağlamda Özel Hayatın Korunması: ABD Federal Yüksek Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması Arasında Mukayeseli Bir İnceleme”, TBB Dergisi 2013 (109), ss: 55-92. Eroğlu, Şahika: “Dijital Yaşamda Mahremiyet (Gizlilik) Kavramı ve Kişisel Veriler”: Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğrencilerinin Mahremiyet ve Kişisel Veri Algılarının Analizi. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, (2018). 35(2), ss. 130-153. Gemalmaz, Haydar Burak: “Çalışanların İnternet İletişiminin İşverence İzlenmesi Özel Yaşam Hakkına Aykırı Mıdır?: AİHM Büyük Dairenin 05 Eylül 2017 Tarihli Barbulescu Kararı”, (2017), https://blog.lexpera.com.tr/calisanlarin- internet-iletisiminin-isverence-izlenmesi-ozel-yasam-hakkina-aykiri-midir-aihm-buyuk-dairenin-05-eylul- 2017-tarihli-barbulescu-karari/ (Erişim Tarihi: 07.01.2025) Halford v. The United Kingdom, (1997) AİHM, Başvuru No: 20605/92 https://hudoc.echr.coe.int/ tur#{%22itemid%22:[%22001-58039%22]} (E. T.: 04.01.2025) Legal Match, “Reasonable Expectation of Privacy”, https://www.legalmatch.com/law-library/article/reasonable- expectation-of-privacy.html (E. T.: 26.06.2024). Lifelong Legal Learning, “Reasonable Expectation of Privacy Under the Fourth Amendment”, 16 April 2024, https://www.lawforseniors.org/lifelong-legal-learning/reasonable-expectation-of-privacy-under-the-fourth- amendment (E. T.:26.06.2024). Karagülle, Ayşegül Elif: “Günümüzde

Madde Bilinmiyor://www.legalmatch.com/law-library/article/reasonable-

expectation-of-privacy.html (E. T.: 26.06.2024). Lifelong Legal Learning, “Reasonable Expectation of Privacy Under the Fourth Amendment”, 16 April 2024, https://www.lawforseniors.org/lifelong-legal-learning/reasonable-expectation-of-privacy-under-the-fourth- amendment (E. T.:26.06.2024). Karagülle, Ayşegül Elif: “Günümüzde Değişen Mahremiyet Algısının Sosyal Ağlar Bağlamında İncelenmesi”, (Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, (2015). Kaymaz, Seydi: “Ceza Muhakemesinde Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi”, Seçkin Yayıncılık, Ankara, (2009). Kerr, Orin S.: "Dördüncü Değişiklik Korumasının Dört Modeli". Stanford Hukuk Dergisi, (2007). 60 (2): 503–551. Kleinig, John; Mameli, Peter; Miller, Seumas; Salane, Douglas and Schwartz, Adina: “Security and Privacy: Global Standards for Ethical Identity Management in Contemporary Liberal Democratic States”, Australia: ANU E Press. (2011). Küzeci, Elif: Kişisel Verilerin Korunması, On iki Levha Yayıncılık: İstanbul, 2020 Miller, Jason C.: “Do Not Disturb: Fourth Amendment Expectations of Privacy in Hotel Rooms”, Seton Hall Circuit Review, Vol. 7, No. 2, 2010, Social Science Research Network, https://papers.ssrn.com/sol3/papers. cfm?abstract_id=1718669 (E. T.: 27.06.2024). Mund, Brian: “Social Media Searches And The Reasonable Expectation Of Privacy”, Yale Journal of Law & Techonology, Volume 19, 238(2017), ss. 238-273. Öztürk, Mehmet İlteriş: “Türk Hukukunda Özel Hayatın Gizliliği Hakkının Sınırları Ve Korunması”, (Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi), Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, (2020). » KAYNAKÇA Plourde-Cole, Haley: “Back to Katz: Reasonable Expectation of Privacy in the Facebook Age”, Fordham Urban Law Journal 38, 2010, No. 2, ss.571-628. P.G. ve J.H./ Birleşik Krallık Davası, (2001), AİHM, https://hudoc.echr.coe.int/ eng#{%22itemid%22:[%22001-59665%22]} (Erişim Tarihi: 04.01.2024) Reasonable Expectation of Privacy, https://www.lawshelf.com/shortvideoscontentview/reasonable-expectation- of-privacy (E. T.: 25.06.2024). Surbey, Brett: “Reasonable Expectation Of Privacy: What It Is And How It Works”, https://www.forbes

Madde Bilinmiyor2001), AİHM, https://hudoc.echr.coe.int/

eng#{%22itemid%22:[%22001-59665%22]} (Erişim Tarihi: 04.01.2024) Reasonable Expectation of Privacy, https://www.lawshelf.com/shortvideoscontentview/reasonable-expectation- of-privacy (E. T.: 25.06.2024). Surbey, Brett: “Reasonable Expectation Of Privacy: What It Is And How It Works”, https://www.forbes.com/advisor/ legal/personal-injury/resonable-expectation-of-privacy/ (E. T: 24.06.2024). Wex Definiton Team, Wex, Cornell Law School Legal Information Institute, “Expectation of Privacy”, December 2022, https://www.law.cornell.edu/wex/expectation_of_privacy (E. T.: 14.06.2024). Wikipedia,“Expectation of Privacy”, https://en.wikipedia.org/wiki/Expectation_of_privacy_(United_States), (E. T.: 14.06.2024). Wilkins, Richard G.: “Defining the "Reasonable Expectation of Privacy": An Emerging Tripartite Analysis”, Vanderbilt Law Review, Volume 40, Issue 5, October 1987, ss. 1077-1129. Winn, Peter: “Katz and the Origins of the Reasonable Expectation of Privacy Test,” McGeorge Law Review 40, 2009, No. 1. ss.1-12. Yüksel, Mehmet: “Modernleşme ve Mahremiyet.” Kültür Ve İletişim, 6 (1)(11), (2003). ss. 75-108. Yüksel, Mehmet: “Mahremiyet Hakkı ve Sosyo-Tarihsel Gelişimi” Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, C. 58, S. 1, 2003, ss.181-213. KAYNAKÇA 29 28 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 15 of 21 --

-- 15 of 21 --

Madde Bilinmiyorİnsan haklarının doğrudan anayasalarda düzenlenmiş kısmı, temel hak ve özgülükleri ifade

etmektedir.1 Yürürlükte olan 1982 Anayasasında temel hak ve özgürlükler ikinci kısım altında ele alınmıştır. İkinci kısım birinci bölüm temel hak ve ödevlere ilişin genel hükümleri, ikinci bölüm kişi hakları ve ödevlerini, üçüncü bölüm sosyal ve ekonomik haklar ve ödevleri, dördüncü bölüm ise siyasi haklar ve ödevleri düzenler. Bilindiği gibi, 2010 yılında 5982 sayılı Kanun’la yapılan Anayasa değişikliği ile Anayasa’nın 20. maddesine bir fıkra eklenerek kişisel veriler, “özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı” kapsamında Anayasal güvence altına alınmıştır. Söz konusu fıkrada; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeye ilişkin değişiklik teklifinin gerekçesinde; “Anayasada kişisel verilerin korunmasına yönelik dolaylı hükümler bulunmakla birlikte yeterli değildir. Mukayeseli hukukta ve tarafı olduğumuz uluslararası belgelerde de kişisel verilerin korunması önemle vurgulanmaktadır. Maddeyle, herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hak olarak teminat altına alınmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin kendilerini ilgilendiren kişisel veriler üzerinde hangi hak ve yetkilere sahip olduğu ve kişisel verilerin hangi hallerde işlenebileceği hükme bağlanırken, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği öngörülmektedir.” açıklamasına yer verilmiştir.2 Bu düzenleme ile kişisel verilerin korunması hakkına anayasal bir nitelik kazandırılmış olup; bir temel hak ve özgürlük olan bu hakkın sınırlandırılması da ancak An

Madde Bilinmiyorği hükme bağlanırken, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin

kanunla düzenleneceği öngörülmektedir.” açıklamasına yer verilmiştir.2 Bu düzenleme ile kişisel verilerin korunması hakkına anayasal bir nitelik kazandırılmış olup; bir temel hak ve özgürlük olan bu hakkın sınırlandırılması da ancak Anayasanın 13 üncü maddesine uygun bir şekilde gerçekleştirilecektir. Toplumsal düzenin korunması, hak ve hürriyetlerin her şart ve durumda mutlak olarak kabul edilmemesini gerektirir. Anayasanın olağan dönemlerde temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin hükmü “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. 1 Işık, Kübra. Türkiye’de Olağanüstü Hal Dönemlerinde Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılması. Yüksek Lisans Tezi, Çankaya Üniversitesi, 2019. 2 Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Kişisel Verilerin Korunması Kanuna İlişkin Uygulama Rehberi, Mart 2025, Ankara. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 12.03.2020 tarihli ve 2020/212 sayılı Kararında;3 “Anayasa Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2016/125 E. 2017/143 K. sayılı kararında da; … 24. Anayasa’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında ise “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. 25. 108 sayılı Sö

Madde Bilinmiyorveya silinmesini talep etme ve amaçları

doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. 25. 108 sayılı Sözleşme’nin 9. maddesinde de devlet güvenliği, kamu güvenliği, devletin ekonomik menfaatlerinin korunması ve suçlarla mücadele edilmesi, ilgilinin veya üçüncü kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması ile verilerin istatistiki veya bilimsel amaçlarla kullanılması durumlarında kişisel verilerin korunmasına sınırlamalar getirilebileceği belirtilmektedir. 26. Ancak bu sınırlama yapılırken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini belirleyen Anayasa’nın 13. maddesine de uyulması gerekmektedir. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakları, yalnızca kanunla ve demokratik bir toplumda gerekli olduğu ölçüde sınırlanabilir. Ayrıca getirilen bu sınırlamalar hakkın özüne dokunamayacağı gibi Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. 27. Temel hak ve özgürlükler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’da öngörülen sebeplerle ve ancak kanunla sınırlanabilir. Dokunulamayacak “öz”, her temel hak ve özgürlük açısından farklılık göstermekle birlikte kanunla getirilen sınırlamanın hakkın özüne dokunmadığının kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surette güçleştirip amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcı bir nitelik taşımaması gerekir. 28. Temel hak ve özg

Madde Bilinmiyorel hak ve özgürlük açısından

farklılık göstermekle birlikte kanunla getirilen sınırlamanın hakkın özüne dokunmadığının kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surette güçleştirip amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcı bir nitelik taşımaması gerekir. 28. Temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın yapılan sınırlamaların ise demokratik toplum düzeninin gerekleri ile ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Öze dokunma yasağını ihlal etmeyen müdahaleler yönünden gözetilmesi öngörülen “demokratik toplum 3 https://kvkk.gov.tr/Icerik/6892/2020-212 (Erişim tarihi:26.07.2025) OLAĞANÜSTÜ HAL DÖNEMLERİNDE TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN SINIRLANDIRILMASI AÇISINDAN KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINI İSTEME HAKKI 31 30 ı KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 16 of 21 --

-- 16 of 21 --

Madde Bilinmiyordüzeninin gerekleri” kavramı, öncelikle ilgili hak yönünden getirilen sınırlamaların zorunlu

ve istisnai tedbir niteliğinde olmalarını gerektirmektedir. “Demokratik toplum düzeninin gerekleri”nden olma, bir sınırlamanın demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olmasını ifade etmektedir. 29. Anayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen “ölçülülük ilkesi”, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin başvurularda dikkate alınması gereken bir diğer ilkedir. Demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkeleri, iki ayrı kriter olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu iki kriter arasında sıkı bir ilişki vardır. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarak temel haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerekir. 30. Demokratik toplum kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin en geniş şekilde güvence altına alındığı bir düzeni gerektirir. Demokrasilerde devlete düşen görev temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmek, bunların etkili şekilde kullanılmasını sağlayacak tedbirleri almaktır. Bu kapsamda devlet, özellikle temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıracak veya bunlara ölçüsüz müdahale teşkil edecek tutumlardan kaçınmalı ve başkalarından gelebilecek tehditlere karşı bireyleri korumalıdır. 31. Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı, temel hak ve özgürlükler arasında önemli bir yer alır. Özel hayatın gizliliğinin korunması, bu hayatın başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Kişinin özel hayatının, yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini isteme hakkı, kişinin temel haklarından biridir ve bu niteliği nedeniyle insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde yer almış; demokratik ülkelerin mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında devlete, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. Kişisel verilerin korunması hakkı ise özel hayatın gizliliği hakk

Madde Bilinmiyorı, kişinin temel haklarından biridir ve bu niteliği

nedeniyle insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde yer almış; demokratik ülkelerin mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında devlete, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. Kişisel verilerin korunması hakkı ise özel hayatın gizliliği hakkının özel bir biçimi olarak bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır. Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sağlanan anayasal güvencenin yaşama geçirilebilmesi için bu hakkı ilgilendiren yasal düzenlemelerin açık, anlaşılabilir ve kişilerin söz konusu haklarını kullanabilmelerine elverişli olması gerekir. Ancak böyle bir düzenleme ile kişilerin özel hayatlarını ilgilendiren veri ve bilgilerin resmî makamların keyfî müdahalelerine karşı korunması mümkün olabilir. … açıklamalarına yer verilmiştir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, temel hak ve özgürlük niteliğini haiz kişisel verilerin korunması hakkının sınırlandırılmasının, demokratik bir toplumda gerekli olduğu ölçüde, hakkın kullanımının ciddi surette güçleştirilip amacına ulaşmasının engellenmemesi ve etkisinin ortadan kaldırılmaması şartıyla mümkün olmasının yanı sıra, Devlet’in de bu tür hakları ortadan kaldıracak veya bu haklara ölçüsüz müdahale teşkil edecek tutumlardan kaçınması gerekmektedir. Dolayısıyla, kişisel verilerin korunması hakkını sınırlayan hükümlerin, hakkın kullanımını ciddi surette güçleştirip amacına ulaşmasını engelleyecek ve etkisini ortadan kaldıracak şekilde geniş yorumlanmaması, aksine bu hükümlerin bir Anayasal hakkın istisnası olduğu bilinci ile dar yorumlanması gerektiği değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Olağanüstü hallerde ise temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması, olağan dönemlerden farklılık gösterir. Olağanüstü hal, kısaca ‘derhal hareket isteyen ani, beklenmedik ve genellikle tehlike ve tehdit içeren kriz halleridir’ şeklinde tanımlanabilir.4 Özgürlükler, anayasal düzende bu düzeni yıkmak isteyenler tarafından kötüye kullanılabilir

Madde Bilinmiyorsınırlandırılması, olağan dönemlerden farklılık

gösterir. Olağanüstü hal, kısaca ‘derhal hareket isteyen ani, beklenmedik ve genellikle tehlike ve tehdit içeren kriz halleridir’ şeklinde tanımlanabilir.4 Özgürlükler, anayasal düzende bu düzeni yıkmak isteyenler tarafından kötüye kullanılabilir ve bu durum olumsuz sonuçlar doğurabilir. Her ne kadar demokratik devletlerde özgürlüklerin tanınması ve korunması çok önemli olsa da bunların kötüye kullanılması neticesinde devletlerin olumsuz sonuçlarla (krizlere) karşılaşabilmesi olasıdır. Bu ihtimal karşısında anayasaların, hazırlıklı olması ve bu krizlere derhal müdahale imkânını sunması gerekir. Bu durumla mücadelede başarı, devletin olağanüstü araçlara sahip olmasından geçer.5 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan askeri darbe girişimi sonrası, 20 Temmuz 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla 3 ay süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, süreç içerisinde 7 kez uzatılan ve 19 Temmuz 2018’de sona eren olağanüstü hal dönemi, toplamda 2 yıl sürmüştür. Olağanüstü dönemler, yaratabileceği tehlikeler göz önünde bulundurulduğunda, olağan dönemlere göre temel haklara daha fazla müdahale alanı doğurur ve devletin bu dönemlerde de haklara saygı yükümlülüğü kısmi olarak devam eder.6 Olağanüstü hal rejimi Anayasanın 119’uncu maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Cumhurbaşkanı; savaş, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı

Madde Bilinmiyori veya

temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir. Olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile 15 inci maddedeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği kanunla düzenlenir. 4 A.g.m. 5 A.g.m. 6 A.g.m. 33 32 ı KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 17 of 21 --

-- 17 of 21 --

Madde BilinmiyorAnayasanın “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15’inci maddesi

ise “Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.” hükmünü haizdir. Anayasa koyucunun bu madde için kullanmış olduğu ‘durdurma’ kavramı bilinçli bir tercihtir. Anayasa yapmış olduğu bu bilinçli tercihle temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında 13’üncü madde ve 15’inci madde ile iki ayrı sistemi kabul etmiştir. Buna göre olağan dönemlerde temel hak ve özgürlüklere 13’üncü madde çerçevesinde müdahale edilmeli, olağanüstü dönemlerde ise 15’inci madde çerçevesinde müdahale edilmelidir.7 Bununla birlikte bu maddede temel hak ve özgürlüklere müdahale için bir hukuki çerçeve çizilmiş, temel hak ve özgürlüklerin kullanımının kısmen veya tamamen şu şartlar dâhilinde durdurulabileceği belirtilmiştir:8 > Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerden biri mevcut olmalıdır, > Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemelidir, > Durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve özgürlüklere müdahale edilmelidir, > Anayasa 15’inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan çekirdek haklara dokunulmamalıdır. Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış bir temel hak olmakla birlikte Anayasanın 15’inci maddesinin ikinci fıkrasında say

Madde Bilinmiyorde temel hak ve özgürlüklere müdahale edilmelidir,

> Anayasa 15’inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan çekirdek haklara dokunulmamalıdır. Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış bir temel hak olmakla birlikte Anayasanın 15’inci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan çekirdek haklardan biri değildir. Olağanüstü hal durumlarında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, olağanüstü hali gerektiren sebebin yarattığı gerekçe ile iletişim takibi ve kişisel verilerin kurumlar arasında paylaşılması örneklerinde olduğu gibi hakka durumun gerektirdiği ölçüde müdahale edilmek ve milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek suretiyle durdurulabilir. 7 A.g.m. 8 A.g.m. 35 34 ı KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 18 of 21 --

-- 18 of 21 --

Madde Bilinmiyor* Avrupa Komisyonu, Dijital Hizmetler Tüzüğü (DSA) kapsamında küçüklerin çevrim içi ortamda

korunmasına yönelik hazırlanan Rehber’in son halini yayımladı1. DSA kapsamında çocuklar ve gençlerin çevrim içi güvenliğini artırma konusunda bir dönüm noktası olarak nitelendirilen Rehber’de sunulan temel tavsiyeler arasında; • Reşit olmayanların kişisel bilgilerinin, verilerinin ve sosyal medya içeriklerinin, bağlantıda olmadıkları kişiler tarafından görülmesini önlemek ve yabancılarla istenmeyen temas riskini azaltmak amacıyla, bu kullanıcıların hesaplarının varsayılan olarak gizli hale getirilmesi, • Platformların öneri sistemlerinin, çocukların zararlı içeriklerle karşılaşma veya belirli içerik döngülerine takılı kalma riskini azaltacak şekilde değiştirilmesi ve bu doğrultuda çocukların kendi içerik akışları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaları konusunda teşvik edilmeleri, • Çocuklara, herhangi bir kullanıcıyı engelleme veya sessize alma imkânı tanınması, açık rızaları olmaksızın gruplara eklenmelerinin önüne geçilmesi ve bu sayede siber zorbalığın önlenmesine katkı sunulabilmesi, » ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER • Reşit olmayan kullanıcıların paylaştığı içeriklerin indirilmesinin veya ekran görüntüsünün alınmasının yasaklanması; bu sayede cinsel içerikli veya mahrem içeriklerin istenmeyen biçimde yayılması ve cinsel istismar amacıyla kullanılmasının önlenmesine katkı sağlanabilmesi, • Özellikle etkileşimi artırmaya yönelik tasarlanmış ikna edici tasarım özelliklerinin kaldırılması ve çevrim içi platformlara entegre edilen yapay zekâ sohbet robotlarına yönelik güvenlik önlemleri getirilmesi, • Çocukların ticari okuryazarlık eksikliklerinin istismar edilmemesinin sağlanması ve onları manipülatif olabilecek, istenmeyen harcamalara yol açabilecek veya bağımlılık yaratabilecek davranışlara neden olabilecek ticari uygulamalardan (bazı sanal para birimleri veya ganimet kutuları gibi) koruyacak önlemlerin alınması, • İçerik denetleme ve şikâyet mekanizmalarının iyileştirilmesini, hızlı geri bildirim sağlanmasını ve ebeveyn denetim araçları için asgari gerekliliklerin getirilmesini içeren ted

Madde Bilinmiyorcek davranışlara neden olabilecek ticari uygulamalardan (bazı sanal para

birimleri veya ganimet kutuları gibi) koruyacak önlemlerin alınması, • İçerik denetleme ve şikâyet mekanizmalarının iyileştirilmesini, hızlı geri bildirim sağlanmasını ve ebeveyn denetim araçları için asgari gerekliliklerin getirilmesini içeren tedbirlerin uygulanması gibi hususlar yer almaktadır. Ayrıca Rehber’de, doğru, güvenilir, sağlam, müdahaleci olmayan ve ayrımcılık taşımayan etkili yaş doğrulama yöntemlerinin kullanılması önerilmektedir. Bu çerçevede, çevrim içi platformların doğası, büyüklüğü, amacı ve kullanıcı kitlesine göre çocuklara yönelik farklı türde riskler barındırabileceği kabul edilmekte; platformların aldığı önlemlerin çocukların haklarını orantısız veya gereksiz şekilde kısıtlamaması gerektiği vurgulanmaktadır. * Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL), kullanıcı rızasına tâbi olmadan uygulanabilecek hedef kitle ölçüm çözümlerinin belirlenmesine yardımcı olmak amacıyla bir öz değerlendirme aracı yayımladı2. * Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB) ile Avrupa Veri Koruma Denetçisi (EDPS), AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında özellikle kayıt tutma yükümlülüklerinin basitleştirilmesi önerisine ilişkin olarak kabul edilen ortak görüş metnini yayımladı3. * Birleşik Krallık Veri Koruma Otoritesi (ICO), 01.04.2024-31.03.2025 dönemini kapsayacak şekilde faaliyet raporunu ve mali tablolarını yayımladı4. * Hollanda Veri Koruma Otoritesi (AP), algoritmik karar süreçlerinde anlamlı insan müdahalesinin sağlamasına yönelik hazırlanan rehberi yayımladı5. . 37 36 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 19 of 21 --

-- 19 of 21 --

Madde Bilinmiyor* Avrupa Komisyonu, çocuklar ve gençler için daha güvenli bir çevrim içi dünya

oluşturma yönündeki kapsamlı çalışmaların bir parçası olarak, 2026 yılının başlarında yayımlanması beklenen siber zorbalığa karşı eylem planının geliştirilmesini desteklemek amacıyla, siber zorbalık konusunda kamuoyu görüşüne başvurulduğunu duyurdu6. * Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi (EPRS), yapay zekâ ile üretilen sahte içeriklerin çocuklar üzerindeki etkilerinin ele alındığı “Çocuklar ve Deepfake” başlıklı bir çalışma yayımladı7. Bahse konu çalışmada; deepfake teknolojisinin gelişimi, yaygınlaşması ve toplumsal etkilerinin yanı sıra bu teknolojinin dolandırıcılık, manipülasyon, veri gizliliği ihlalleri ve siber zorbalık gibi kötü amaçlı kullanımları ile risklerin azaltılmasına yönelik alınabilecek tedbirler gibi hususlar incelenmektedir. * Fransa Veri Koruma Otoritesi (CNIL), yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde AB Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (GDPR) uygulanabilirliğine ilişkin önerilerini yayımladı ve bu konuya ilişkin yapılacak çalışmaları duyurdu8. * ABD’de “Yarışı Kazanmak: Amerika’nın Yapay Zekâ Eylem Planı” başlığını taşıyan kapsamlı bir eylem planı yayımlandı9. Bahse konu eylem planı; yapay zekâ inovasyonunu hızlandırma, yapay zekâ altyapısı oluşturma ve küresel yapay zekâ diplomasisi ile güvenliğinde liderlik olmak üzere üç temel sütun kapsamında yapılandırılmıştır. * Avrupa Komisyonu, 13 bağımsız uzman tarafından geliştirilen ve model sağlayıcılar, küçük ve orta ölçekli işletmeler, akademisyenler, yapay zekâ güvenliği uzmanları, hak sahipleri ve sivil toplum kuruluşları da dahil olmak üzere 1000’den fazla paydaşın katkılarıyla oluşturulan genel amaçlı yapay zekâ uygulama kurallarının nihai halini yayımladı10. * Avrupa Komisyonu, genel amaçlı yapay zekâ modelleri sağlayıcılarının AB Yapay Zekâ Tüzüğü kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan ve genel amaçlı yapay zekâ uygulama kurallarını tamamlayan rehberi yayımladı11

Madde Bilinmiyorının nihai halini yayımladı10.

* Avrupa Komisyonu, genel amaçlı yapay zekâ modelleri sağlayıcılarının AB Yapay Zekâ Tüzüğü kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan ve genel amaçlı yapay zekâ uygulama kurallarını tamamlayan rehberi yayımladı11. * AB Yapay Zekâ Tüzüğü’nün uygulanmasının ertelenmesine ilişkin olarak bazı şirket ve ülkelerden gelen çağrılara karşılık Avrupa Komisyonu, mevzuatta öngörülen yasal takvime riayet edileceğini belirterek bu yöndeki taleplerin karşılanmayacağını ifade etti12. » ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER 1 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/library/commission-publishes-guidelines-protection-minors, 14.07.2025. 2 https://www.cnil.fr/fr/cookies-solutions-pour-les-outils-de-mesure-daudience, 04.07.2025. 3 https://www.edpb.europa.eu/our-work-tools/our-documents/edpbedps-joint-opinion/edpb-edps-joint- opinion-012025-proposal_en, 09.07.2025. 4 https://ico.org.uk/media2/1wyfliqp/annual-report-2025-ico-v4-1-complete.pdf, 15.07.2025. 5 https://www.autoriteitpersoonsgegevens.nl/actueel/betekenisvolle-menselijke-tussenkomst-bij- algoritmische-besluitvorming, 23.07.2025. 6 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/news/commission-seeks-views-rising-threats-cyberbullying, 22.07.2025. 7 https://www.europarl.europa.eu/thinktank/en/document/EPRS_BRI(2025)775855, 03.07.2025. 8 https://www.cnil.fr/en/ai-cnil-finalises-its-recommendations-development-artificial-intelligence-systems, 22.07.2025 9 https://www.whitehouse.gov/articles/2025/07/white-house-unveils-americas-ai-action-plan/, 23.07.2025. 10 https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_25_1787, 10.07.2025. 11 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/news/commission-publishes-guidelines-providers-general- purpose-ai-models, 18.07.2025. 12 https://www.reuters.com/world/europe/artificial-intelligence-rules-go-ahead-no-pause-eu-commission- says-2025-07-04/, 04.07.2025. İLGİLİ LİNKLER 39 38 » KVKK Bülten 15 Temmuz Özel Sayı

Madde Bilinmiyor-- 20 of 21 --

-- 21 of 21 --